Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: TAPINAK ŞÖVALYELERİ TARİKATI’NIN SONU GELİYOR - 2  (Okunma sayısı 2655 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Aralık 05, 2009, 09:58:50 öö
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



4. Philippe'in Hayalleri

Tapınakçıların merkezi Languedoc’a taşınınca, Fransa Kralı 4. Philippe açısından bu durum çok daha dayanılmaz hale geldi. Artık nefret ettiği bu örgüt, burnunun dibine kadar sokulmuştu. Ona göre, keşke şu Hastaneciler ile birleşme işi gerçekleşmiş olsaydı da uzakta kalsalardı. Hatta her ikisinin de ortadan kaldırılıp, tüm varlıklarıyla birlikte sıfırdan kurulacak bir başka tarikata katılmaları çok daha iyi olurdu. O zaman belki kendisi de bu yeni tarikatı papanın sultasına girmeden doğrudan kendi denetimi altına alabilirdi. Böylelikle, Kutsal Roma İmparatorluğu’na karşı kendi imparatorluğunu oluştururdu. Tüm Akdeniz’e egemen bir imparatorluk...

Ne hayaller!...

O sıralarda ne Fransa kralı ne de bir diğer kral Tapınak Şövalyelerine karşı tek başına bir girişimde bulunabilirdi. Bu tarikatın ortadan kaldırılabilmesi için mutlaka papa ile iş birliği yapmak gerekirdi. Sadece İber yarımadasındaki krallıklar hariç... Çünkü onlar daha Tapınak Şövalyeleri Tarikatı kurulduğu zaman önlem almış, ülkelerinde etkinlik gösterip karargâh kurabilmeleri için, papadan önce kendi krallıklarına bağlı olmalarını zorunlu tutmuştu. 4. Philippe, keşke o sırada Fransa Kralı 6. Louis de ağırlığını koyup onlar gibi yapsaydı diye düşünüyordu. Basit bir şövalyelik tarikatı gibi kurulan bu örgütün böylesine güçleneceği bilinememişti.

Şimdi ise bu tarikatı ortadan kaldırmak hiç de sanıldığı kadar kolay değildi. Çünkü papa, Tapınak Şövalyelerinin yapıp etmelerinden pek hoşnut olmasa bile doğrudan kendisine bağlı olan bu büyük ekonomik ve siyasal gücü elinden çıkarmak istemezdi. Askeri gücünü göz ardı edelim, çünkü onun zaten pek bir işe yaramadığı anlaşılmıştı. Tapınak Şövalyelerinin askeri gücü bir balondan başka bir şey değildi.

Dolayısıyla, ayrıntıları inceden inceye iyi düşünülerek özenle düzenlenmiş bir entrika çevirmek gerekiyordu.

Bu bağlamda Fransa kralının bir akıl hocası vardı: Guillaume de Nogaret... İlerleyen yıllarda onun âdeta sağ kolu gibi oldu. [Sayın Karahan’ın bir önceki bölümde aktardığı yazının kapsamında bu kişinin adı geçiyordu. Ben onu kendi tarzımla anlatayım.]

Guillaume de Nogaret, daha Tapınak Şövalyelerinin üzerine gidilmesine başlanmadan önce Fransa kralına, ekonomik sıkıntılarını gidermesi için bir öneri getirmişti. Buna göre; Fransa’daki tüm Yahudiler ve İtalyan asıllılar alelacele ve yanlarına tek bir çanta almalarına bile izin verilmeksizin, sınır dışı edilmişti. Ardından tüm paralarına ve mallarına el konmuştu.

Ancak bu da Fransa kralının ekonomik sıkıntılarını aşmasına yetmedi.

Papalık Üzerine Oyunlar


4. Phlippe kral olduğundan beri Papa 8. Bonifacius ile uyuşamıyordu. Ekonomik sıkıntılar içinde olan kral, Fransa’daki kilise gelirleri üzerinde vergi almak istiyordu. Papa buna karşı çıkıyordu. Hele “Clericos Laicos” (Ücretsiz Rahiplik) başlığı altında yayımladığı bildirgeyle, bir din görevlisinin papanın onayını almadan herhangi bir prens ya da krala vergi ya da benzeri bir ödeme yapmasını yasaklayınca, 4. Philippe çileden çıktı. Papa, Fransa kralının niçin tepki gösterdiğini anlayamamıştı. Çünkü bundan ötürü sızlanan başka hiç kimse olmamıştı.

Şimdi bu aşamada ilginç bir olay var…

1300 yılında 4. Philippe, papadan Languedoc bölgesindeki bir piskoposun görevden alınması dileğinde bulundu. Bunun tümüyle bir politik nedenden kaynaklandığını anlayan papa, bu dileği göz ardı ettiği gibi Fransa kralından bir başka şey istedi: “Katharlar üzerine yapılmış haçlı seferinin ertesinde el konulmuş olan Languedoc bölgesinin eskiden olduğu gibi serbest bırakılması.” [Eyvah!... Burada yazılarımın kapsamı bakımından bir boşluk ortaya çıkıyor. Şu Katharları ve onların üzerine yapılmış haçlı seferini belki daha önce anlatmalıydım. Ancak oldu bir kere… Bu anlatımları durabileceğim belirli bir noktaya getirebilirsem, ara verip o konuya geçeyim.]

Papanın bu isteği 4. Philippe’in tepesini attırdı. Araları daha da açıldı.

Bu bağlamdaki tartışmalarından birinde papa krala aslında çok zengin olduğunu ve Paris’te Tapınak Şövalyelerinin koruması altında bulunan hazinesinin bir bölümünü bozarak kullanmasını önerince, 4. Philippe bundan böyle papa ile hiçbir konuda görüşmemeye karar verdi.

Durumu görebiliyor musunuz?... Fransa Krallığı’nın hazinesi tamtakır ama kralın kendi öz varlığı belki de ülkeyi bu ekonomik sıkıntıdan kurtarabilecek denli zengin. Ancak ona dokunulamaz. O, kralın kendi öz taşınır varlığı.

Tapınak Şövalyeleri bu aşamada kendilerini Fransa kralı ile papa arasında sıkışmış görerek, 1303 yılında kralın hazinesini kendi kasalarından çıkarıp onun sarayına aktardılar. Böylece bu itiş kakışın dışında kalmayı yeğlediler.

Tam o sırada 4. Philippe, papanın istemlerini kendisine iletmek üzere kullandığı bir piskoposu sapkınlık ettiği iddiasıyla tutuklattı. Bunun üzerine papa da Fransa kralına karşı çok sert bir tepki göstererek onu aforoz etmekle tehdit etti.

Aynı yıl, Papa 8. Bonifacius birilerince kaçırıldı. Sonradan ölü bulundu.

Papanın eceliyle mi yoksa birisinin eliyle mi öldüğü anlaşılamadı. Ancak, papayı kaçırmış olanın, yanında birtakım başka kişilerle birlikte İtalya’ya gelmiş olan Guillaume de Nogaret olduğu ortaya çıktı.

Bunun üzerine 4. Philippe, papanın niçin öldüğü kesin bir şekilde anlaşılamasa, Guillaume de Nogaret ya da adamları tarafından öldürüldüğü kanıtlanamasa bile, bu olayda sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle onu Fransa’daki kardinallerden çoğunun önünde ağır bir dille azarladı ve bir süre için hapse attırdı.

Danışıklı dövüş!…

Kardinallerden kimileri bu oyuna geldi ve bu kaçırma olayının gerçekten de Guillaume de Nogaret tarafından Fransa kralının bilgisi dışında tezgâhlandığına inandı. 

Buna kanmayanlar da vardı elbette... Onlara göre Guillaume de Nogaret, kralın haberi olmadan şuradan öte yana bir tek adım bile atamazdı.

Seçilen yeni papa 9. Benedictus adını almıştı. Bir süre sonra Guillaume de Nogaret’in önceki görevine iade edilmesi üzerine, Fransa kralına Kilise’nin bunu uygun bulmadığını bildirmek gafletinde bulundu. Daha seçilmesinin üzerinden bir yıl bile geçmemişken, zehirlenerek öldü.

Ondan sonraki papanın seçimi konusunda 4. Philippe, Kardinaller Kurulu ile bir yıl kadar bir süre didişti. Sonunda, kendi adamı olan Bordeaux Başpiskoposu Bertrand de Goth’un seçilmesini sağladı. Ona 5. Clementhus dını verdirdi.
Bu kadarla da kalmayıp, 1307 yılında Katolik Kilisesi’nin merkezini Roma’dan Fransa’nın güneyindeki Avignon kentine getirtti.

Bundan sonra papalık 1377 yılına kadar Avignon’da kaldı. Bu 70 yıl, kimi Katoliklere göre “papalığın sürgün dönemi” sayılır.

5. Clementhus

5. Clementhus, papa oluşunu açıkça Fransa kralına borçluydu. 4. Philippe ona arka çıkmasaydı, papa olmayı hayal bile edemezdi. Dolayısıyla, her dediğini yapmak zorundaydı.

Fransa kralı, papadan Tapınak Şövalyeleri Tarikatı’nın ortadan kaldırılmasını sağlamak üzere şövalyeleri suçlamasını istedi.

Papanın buna bir diyeceği yoktu. Zaten önceki papalar da bu şövalyelerden yakınmış, zaman zaman birtakım önlemler almak zorunda kalmışlardı. Fakat bir papanın kardinallere karşı da sorumlulukları vardı. Durup dururken böyle bir iş yapamazdı. Sonra onlara ne derdi?... Elinde sağlam deliller olmalıydı.

4. Philippe, papanın istediğini sağlayabilmek için de elinden geleni yaptı. Bir anlaşmazlık sonucunda tarikattan ayrılmış bulunan Esquein de Florian adlı bir şövalye buldu. Ondan çok önemli bilgiler elde etti. Bunları yazılı olarak aldı.

Elindeki bu bilgilere göre, artık papadan ricada bulunmasına bile gerek yoktu. Nitekim papa da bunları görünce, Tapınak Şövalyeleri hakkında soruşturma açılması gereğini duydu.


Buraya kadar Tapınak Şövalyelerinin ardından nasıl bir dolap çevrilmiş olduğunu özetle görmüş olduk. Bundan sonrasını bir sonraki bölüme bırakıyorum. Bu arada eksikler varsa tamamlanabilir; yanlışlar varsa düzeltilebilir.

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
4973 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 09, 2009, 07:47:38 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2778 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 10, 2009, 07:51:58 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2689 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 12, 2009, 07:40:00 öö
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
3741 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 13, 2009, 04:57:14 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2172 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 14, 2009, 08:28:16 öö
Gönderen: ADAM
6 Yanıt
10766 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 04, 2009, 07:04:17 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2031 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 06, 2009, 07:34:42 öö
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
2603 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 07, 2009, 03:31:07 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
4786 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 09, 2009, 10:57:42 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
7497 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 16, 2009, 09:53:03 öö
Gönderen: ADAM