Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: YEDİ KOLLU ŞAMDAN – 2 (Tevrat anlatımları)  (Okunma sayısı 8389 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 17, 2010, 12:31:37 ÖS
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7278
  • Cinsiyet: Bay



Bu nesnenin Tevrat’taki özgün anlatımından da kısaca söz etmeliyim.

Tevrat’ın “Çıkış” (Exodus) adlı ikinci kitabının üzerinde durduğu konulardan biri, İsraillilerin Mısır’dan ayrılarak özgürlüklerini elde edişleridir. Bu kitabın 25. bölümünde, Yehova’nın Musa’ya bu şamdanı nasıl yapacağını anlatışı uzun uzun yazılıdır. En başına şöyle bir bakalım:

“Halis altından bir şamdan yapacaksın. Şamdan, ayağı ve direği dövmeci işi olacak. Kadehleri, yumruları ve çiçekleri kendinden olacak. Şamdanın üç kolu bir yanından, üç kolu öbür yanından olmak üzere, yanlarından çıkan altı kol olacak.”


Tevrat’taki anlatımların ayrıntısına girmiyorum. Gerek yok. Fakat ona bakılacak olursa; Musa’nın Haşim adlı bir dövmeci ustasına yaptırdığı şamdanın şöyle olması gerekiyor:



Tevrat’ın “Çıkış” adlı kitabını izlemeyi biraz daha sürdürelim.

26. bölümde, Yehova, Musa’ya bir çadır yapmasını buyurur ve bunun da nasıl olacağını anlatır. Bu çadır, “tabernkl” olarak anılır. Sözlük anlamı bakımından “konut” demektir. Tevrat’taki anlatıma bakılırsa, bu çadırın duvarlarının sökülüp yeniden takılabilir tarzda tahtadan olması, ayrıca bir çitle de çevrelenmesi gereklidir. Böylece, çadır bir avlunun ortasına yerleştirilecektir. Avluda sunak ve buhurdan gibi öğeler olacaktır. Yedi Kollu Şamdan ise, içeriye konacaktır.

Tevrat’taki anlatıma bakılırsa, bu çadır ile çevresinin şöyle bir görünümünün olması gerekiyor:



Buradaki avlunun ölçülerini metre cinsinden verirsek, dıştan dışa yaklaşık 22,5 m x 45 m olması gerekiyor. Çadır ise 4,5 m eninde ve 13,5 m boyunda.

Bu çadırın bir kesitini alırsak, içerideki yerleşimin şöyle olması gerek.



Belki tam yandan bakacak olsak daha iyi.


Buradaki en önemli nokta, çadırın içeride ikiye bölünmüş olması. Girişte (sağ uçta) daha büyük bir bölme var: Eni 4,5 m, boyu 9 m. Buraya “Kutsal Yer” denir, Yedi Kollu Şamdan burada bulunurmuş. Sonra bir perde ile ayrılmış olmak üzere bunun yarısı kadar bir iç bölme daha var. Oraya da “Kutsalların Kutsalı” denirmiş. Orada bulunan en önemli öğe ise “Ahit Sandığı”.

Tevrat’ta anlatıldığına göre; M.Ö. 10. yüzyıl ortalarında denk düşen bir dönemde Süleyman Tapınağı yapılırken, ana tapınak binasının planı da buna göre düzenlenmiş. bu tapınağın Tevrat’taki anlatımlara dayanılarak yapılmış bir tasarımsal görünümüne(maket) bakacak olursa, tabernakl alanı ile benzerliği hemen sezilir. Ancak Süleyman Tapınağı çok geniş bir alana yayılmış. Önce bir dış avlusu varmış. Tabernakl ile benzerliği olan bölümü ise iç avlusu imiş. Onun da içinde de ana tapınak binası yer alıyormuş.



Tevrat’taki anlatıma bakılacak olursa, yedi kollu şamdanın aslında pek büyük bir şey olmaması gerekiyor. Olsa olsa 50-60 cm. yüksekliğinde. Kimilerinin yorumuna göre belki biraz daha büyük. Üzerinde yedi kandil bulunduğu ve hepsinin birden yakıldığı düşünülürse, tabernakl denilen 4,5 x 9 m. boyutlarındaki çadırın ön bölmesini iyi kötü aydınlattığı kanısına varılabilir.

Süleyman Tapınağı yapıldığında, oraya yerleştirilmiş olan yedi kollu şamdanın Musa’nın yaptırmış olduğu özgün şamdan olduğu ise biraz kuşkulu. Çünkü İsraillilerin Filistinliler ile tutuştuğu bir savaşta, bu şamdanı Filistinlilerin ele geçirip erittiği anlatılır.

Demek ki Süleyman Tapınağı için yeniden bir şamdan yapılmış olsa gerektir. Bu ise, sonradan Kudüs’ü ele geçirip talan edenler tarafından alınıp götürülmüştür. Kimin aldığı, nereye götürdüğü ya da ne yaptığı belli değil.

Daha ileri bir tarihte (M.Ö. 6. yüzyılda) Süleyman Tapınağı yerle bir edilmiştir. Hem öylesine yakılıp yıkılmıştır ki, çağımızın araştırmacıları orada özgün olarak Süleyman Tapınağı’ndan kalma hiçbir bulgu elde edemiyor. Bu yüzden de tarihte Süleyman Tapınağı diye bir yapının gerçekten de olup olmadığına kuşku ile bakılıyor. Nitekim Tevrat dışında hiçbir kaynakta böyle bir yapıdan söz edilmiyor.

Kudüs’te çok yıllar sonra Süleyman Tapınağı’na benzer olmak üzere ve “İkinci Tapınak” olarak anılan bir diğer tapınak yapıldığı zaman; elbette yedi kollu şamdan da yine yapılıp yerine konmuş. Bu ikinci yapının tarihteki varlığını destekleyen başka kaynaklar da var. Bilindiği kadarıyla, bu tapınak sonradan terk edilip kullanılmaz olmuş ve zaman içinde bir yıkıntıya dönüşmüş. Dolayısıyla üçüncü Yedi Kollu Şamdanın ne olduğu gene belli değil.

Kudüs’teki tapınak bakımından üçüncü aşamaya, M.Ö. 20 yılı dolaylarında geliyoruz. (Bazı yazılarda o birinci ve ikinci tapınak özdeş tutulup, üçüncüsü “İkinci Tapınak” olarak niteleniyor.) Bu aşamada artık Tevrat ile bağlantımız yok. O sıralardaki Kudüs Kralı Herodes, çok büyük ve görkemli bir tapınak daha yaptırmış. Genellikle “Herod Tapınağı” diye anılmakla birlikte, bu bina aslında onun ölümünden çok sonra bitirilebilmiş.

Elbette Yedi Kollu Şamdan bu tapınakta da yerli yerindeymiş.

Herod Tapınağı’na ilişkin maket çalışmaları ötekilerden çok daha fazla. İşte bunlardan biri.



1. yüzyılın ortalarında Yahudiler Roma İmparatorluğu’na karşı başkaldırı hareketleri göstermeye başlar. Sonunda Roma İmparatoru Vespasianus’un buyruğu üzerine oğlu Titus, 70 yılında Kudüs’ü işgal ederek yakıp yıkar. Oradaki Yedi Kollu Altın Şamdan’ı alıp Roma’ya götürür.

Ancak bu aşamada şamdanın bir adam boyunda yani ilk şamdandan en az üç kat daha büyük olduğundan söz edilir. Büyük tapınakta büyük şamdan.

Bu aşamada şu tarihçeden bağımsız olarak bir bilgi notu eklemek istiyorum:

İsrailliler, geleneksel olarak Yedi Kollu Şamdanı “Menorah” diye anar. Bunun sözlük anlamına bakılırsa yaklaşık olarak “Tanrı’nın Lambası” gibi bir anlama gelir. Bunu grafik olarak görmek istersek:



Sonradan bu şamdana simetrik olarak iki kol daha eklenmiştir. Böylece dokuz kolu olan şamdan ise İbranice’de “Hanukah” olarak anılır. Bu terim, Yahudilerin M.Ö. 2. yüzyılda benimsenmiş bir bayramını dile getirir ama sözlük bakımından “Tanrı’nın sunumu” gibi bir anlama gelir.


Kimi zaman ve yerde dokuz kollu bir şamdanın da Menorah diye anıldığı görülse de aslında bu yanlıştır. Menorah mutlaka yedi kolludur.

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
8 Yanıt
10929 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 03, 2010, 08:56:02 ÖS
Gönderen: Onien
0 Yanıt
3639 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 18, 2010, 01:27:17 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
3227 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 19, 2010, 01:38:51 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2375 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 20, 2010, 04:37:00 ÖS
Gönderen: ADAM
5 Yanıt
6668 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 27, 2010, 11:12:10 ÖÖ
Gönderen: Maledictum
7 Yanıt
7573 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 29, 2010, 05:28:24 ÖS
Gönderen: alcyone
0 Yanıt
4218 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 24, 2010, 11:56:24 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
5077 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 25, 2010, 01:08:35 ÖS
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
4428 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 26, 2010, 10:22:44 ÖS
Gönderen: ozak1977
1 Yanıt
4260 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 01, 2010, 03:49:22 ÖS
Gönderen: karahan