Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Aslan Yürekli Rişar  (Okunma sayısı 1808 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 18, 2010, 11:05:37 ÖÖ
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay




«İngiltere’nin en ünlü kralı kimdir?» sorusuna, kimileri «Richard» diye yanıt veriyor.

Oysa Richard, 1189-1199 yılları arasında süren krallığı boyunca İngiltere’de toplam en çok altı ay kadar kalabilmiştir. Zaten çocukluğundan beri hep Fransız kültürünün yaygın olduğu topraklarda yaşamıştır. Bu nedenle, İngilizce’yi doğru dürüst bilmezdi. Daha 14 yaşındayken, annesi Eleanor’un Fransa’nın güneybatısında sahip olduğu toprağa konmuş, “Aquitaine dükü” unvanını almıştı.

Richard, kral olur olmaz İngiliz halkını “Salâhaddin Vergisi” adını taktığı ağır bir ödeme yükü altına soktu. Kimilerine göre, Kral Richard’ın en büyük ülküsü Salâhaddin Eyyubî’yi tepelemekti. Fransız asıllı olduğu için bu işi Fransa kralı ile anlaşarak birlikte yapmak istemişti.

Bir başka açıdan bakıldığında ise, kimi tarihçilerin bu görüşünün pek yüzeysel bir değerlendirme olduğu görülüyor. Üçüncü Haçlı Seferi’ne çıkarken Kral Richard’ın bambaşka bir niyeti vardı. Bunu bir bakıma Godfrey de Bouillon’un ilk haçlı seferine çıkışındaki gizli amaç ile benzeştirebiliriz.

Az önce değinmiş olduğum gibi, Richard kralı olduğu ülkede doğru dürüst bulunmamıştı. Bundan ötürü de “olmayan kral” anlamına gelen bir nitelikle de anılmıştır.

Hastalandığı için Üçüncü Haçlı Seferi’nden Salâhaddin Eyyubî ile bir anlaşma yaparak dönerken, oraya giderken olduğu gibi Akdeniz’de yine fırtınaya yakalandı. Kendini zar zor kıyıya attığında, bir rastlantı sonucu Töton Şövalyeleri’nin eline düştü.

Sırf Kutsal Roma İmparatoru 3. Konrad haçlı seferine giderken aptalcasına boğularak öldüğü için iş birliğini terk ettiklerinden ötürü Töton Şövalyelerine bozuk çalmıştı. Şimdi bunun hesabını ödeyecekti.

Bu hesap hayli ağır çıktı. Yeni imparator 6. Heinrich, Viyana’ya götürülen Kral Richard’ın İngiltere’ye gidebilmesi için resmen oldukça yüksek tutarda fidye istedi. Onu âdeta bir savaş tutsağı gibi nitelendirmişti.

İstenen paranın ödenmesi sağlanıp Richard İngiltere’ye gidebildiğinde, daha önce ancak birkaç ay kalmış olduğu bu ülkede âdeta bir kahraman gibi karşılandı. Ancak, bu amaçla yapılan ödemenin devletinin ekonomisini ne hallere sokmuş olduğunu görünce, tek dileği bir an önce ölüp bu dertten kurtulmak oldu.

Nitekim ekonomik sıkıntıları giderip bir düzen kuramadan, birkaç yıl sonra öldü. Fakat hiç de “arslan yürekli” olarak nitelenişine yakışır bir tarzda değil. Ölümü bir rastlantıydı ama kimilerine göre babasından ona kalmış inatçı karakterin de bunda çok etkisi olmuştu. Zaten niçin “aslan yürekli” olarak nitelendirildiğine de bir türlü anlayamıyorum.

Bulamadığını Bulma Umudu

Fransa’nın Aquitaine adlı bölgesindeki Chalus adlı bir köyde tarlada çift süren bir köylü, içinden “hazine” çıktığı söylenen küçükçe bir sandık bulmuştu. Sandıkta, altından yapılma biblo gibi birtakım heykelcikler, yanında bir miktar da altın para vardı.

O tarihte bir köylü böyle bir buluntuya kendi başına sahip çıkamazdı. Derebeyi, içinden çıkanlar pek değerli olmasa bile sandığa el koydu.

Bu gibi olaylar çok çabuk duyulur. Nitekim Kral Richard, çok geçmeden bunu öğrendi. Ele geçirilen sandığın kendi memleketinde bulunmuş olduğunu ileri sürüp, bunu derebeyinden istedi.

Gerçi İngiltere’nin ekonomisi allak bullaktı ama Kral Richard öyle birkaç parça altının peşinde değildi. Yıllarca önce İngiltere’nin doğusunda, Glastonbury’de Arimatealı Yusuf’tan kalma olduğunu umut ettiği o “şey”i bir türlü bulamamıştı. Derinlemesine bir araştırma yapmak olanağını elde edemediği Kudüs’ten de eli boş dönmüştü.

Bir başka umut!... Acaba söylentilerin ötesinde, yıllardan beri aradığı ve bir türlü bulamadığı “şey” o sandıkta olabilir miydi?

Derebeyi, Richard’ın mektubunu aldı. Okuttu. Sonra şömineye attı.

Mektubu getiren kuryeye, «Çok istiyorsa, gelip bilek gücüyle, zorla alsın.» dedi.

Açıkça meydan okuyordu. Nesine güveniyordu ki?...

Richard, hiç vakit geçirmeden pek de büyük bir yer olmayan bu köyün kalesini İngiliz askerleriyle kuşatıverdi.

Kaleye saldırmaya bile gerek yoktu; değmezdi. Nasıl olsa birkaç güne kalmaz köyü teslim ederlerdi. Halk enayi değildi ya!... Gelenin doğrudan İngiltere kralı olduğunu biliyorlardı. Beklemek yeterdi.

Hani “Ummadık taş baş yarar.” derler ya; işte öyle bir şey oldu.

Richard, zırhını bile giymemiş olarak atına binmiş kalenin çevresinde ağır ağır dolanıp duruyordu. Derken bir okçu, kale duvarı üzerinden kim olduğunu bilir bilmez Richard’a nişan aldı. Ok Richard’ın omzuna saplandı.

Richard “aslan yürekli” ya!... Oku kendi eliyle hızla çekip çıkardı. Bundan ötürü omzu paramparça oldu.

Çok kızdı. Askerlerine köyü hemen almalarını buyurdu.

Köy herhangi bir sorunla karşılaşılmaksızın alındı... Sandık da alındı. İçinden hiç de Richard’ın umduğu, beklediği gibi bir şey çıkmadı. Dendiği gibi, sadece birkaç parça altın.

Çıkarıp saklamış olabilirler miydi?

Hayır!... Daha önce Richard hakkında atıp tutan derebeyi şimdi onun karşısında korkusundan tir tir titriyordu. Yalan söyleyecek, bir şey saklayacak hali yoktu. Canının bağışlanması ona yeter de artardı bile.

Richard’ın kötü bir biçimde yaralanmış omzu sızım sızım sızlıyor, zonkluyordu.

Doğru dürüst tedavi edilmesini istemedi. «Benim bir şeyim yok. Bir iki güne kalmaz, geçer.» dedi. “Aslan yürekli” ya!

Ateşlenerek yatağa düştü.

Yarası mikrop kapmıştı. Gerçekten de sıkıntısı bir iki gün içinde geçti; ateşi de düştü ama iyileştiğinden değil, öldüğü için.

Kral Richard’ın öldüğü tarih Hıristiyanların Kudüs’ü ele geçirişinin tam 100. yıldönümüydü. Zaten Hıristiyanlar için bu bağlamda kutlanabilecek başka bir yıldönümü yoktu.

Kardeşi John tahta çıkarak İngiltere kralı oldu. Hani şu Tapınak Şövalyelerinin baskısı üzerine 1215 yılında “Magna Charta” adlı sözleşmeyi kabul eden kral.

Küçücük bir rastlantı tarihin akışını nasıl da değiştiriyor.



ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
4 Yanıt
3714 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 16, 2008, 09:22:59 ÖÖ
Gönderen: Prenses Isabella
4 Yanıt
2565 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 05, 2008, 11:27:35 ÖS
Gönderen: blossom
4 Yanıt
2242 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 11, 2016, 10:59:11 ÖS
Gönderen: NOSAM33
0 Yanıt
928 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 11, 2015, 03:11:56 ÖÖ
Gönderen: Risus