Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: BİR GİZLİ ÖRGÜT: “KARBONARİLER” - 2  (Okunma sayısı 5559 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 08, 2010, 11:34:29 öö
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay






Karbonariler, gösterdikleri eylemlere doğrudan katılmayıp, başka kurum ve dernekleri kullanmayı öngörmüş... (Prieuré de Sion’un izlediği strateji de öyleydi.)

19. yüzyıl sonlarına doğru Fransa ve Batı Trakya’da adı hayli duyulmuş olan Jön Türkler, bu tür örgütlerin arasında gösteriliyor. Bunda bir tarih uyumsuzluğu görünüyor ama olsun!... Bir toplumdaki insanların tarihe ilişkin genel bilgi birikimi yetersiz ise, bu gibi tutarsız iddialarda bulunanlar da «Nasıl olsa farkına varmazlar.» diye düşünerek bu çelişkileri önemsemiyor.

19. yüzyıl sonlarında, başta Selânik olmak üzere Batı Trakya’da etkinlik göstermeye başlayan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin de Karbonariler ile yakın bağlantısı olduğunu ileri sürenler çıkmıştır. Bu iddia, açıkça bir art niyet üzerine kuruludur. Amaç, Karbonarilerin masonlar ile özdeş tutulması üzerine, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ni de Karbonarilere bağlamaktır. Masonluğun çok kötü bir şey olduğu zaten bilindiğine göre, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin de kötülenmesini sağlamak amaçlanmıştır. İttihat ve Terakki Cemiyeti, doğrudan masonların bir ürünü de sayılmıştır ama o ayrı… “Fazla mal göz çıkarmaz!” diye düşünülmüştür.

Burada tüm bu kurumların hiçbirinin savunmasını yapmakta değilim ama İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Karbonariler arasında doğrudan bir bağlantı kurmanın, tarihsel gerçekler ile çeliştiğini belirtmeden de geçemem.

Karbonarilerin tarihteki örgütsel varlığı, 19. yüzyıl ortasında sona ermiş görülüyor. Elbette sonradan çeşitli ülkelerde aynı amacı benimseyen başka kişi ve gruplar oluşmuştur ama onların Karbonariler olduğunu ileri sürmek, ancak komplo teorileri yaratmaya pek meraklı olanların kurgularından biri olur.

Buna benzer bir yanlışlığın, İtalya’daki Karbonariler için de yapılmış olduğu görülüyor.

İtalya’nın ünlü ulusal kahramanı, 19. yüzyılın ikinci yarısında bu ülkenin kendi içindeki birlik ve bütünlüğünün gerçekleşmesini sağlamış olan Giuseppe Garibaldi’nin de, hem mason hem bir karbonari olduğu söyleniyor. Mason olduğunu kimse yadsımamış; birçok kaynakta adı, tarihteki mason olan ünlüler arasında geçer. Karbonariler ile bağlantısının bulunması ise, kronolojik bakımdan yanlış. Ancak bazı çevreler, insan haklarını ve özgürlüğü savunan, ülkesinin bağımsız bütünlüğünü gözeten, bu uğurda çaba harcayan herkesi kötü bir kişi olarak görür. Onları doğrudan yaptıklarıyla değil, başka yakıştırmalarla suçlamaya girişir. Kimi İtalyanlar Giuseppe Garibaldi’yi göklere çıkarırken, kimileri de hem mason hem karbonari olduğunu belirterek yerden yere vurur. Kuşkusuz, bunda Katolik Kilisesi’nin de çok etkisi var.

Fransa’ya tam anlamıyla monarşiyi yeniden getirmeye girişen 10. Charles, 1830 yılındaki darbeyle tahttan indirildi. Yerine göstermelik bir kral olarak, Bourbon hanedanından bir soylu olmakla birlikte, gençliğinde Büyük Fransız Devrimi’ni desteklemiş olan Louis Philippe geçirildi. O da 1848 yılındaki devrimle tahttan indirilip, Fransa’da krallığa son verildi.

İşte Fransa’da burada sadece pek kısa bir özetini verdiğimiz bu olaylar dizisi, Karbonarilerin tarihte açıkça bilinen en büyük başarısı sayılmaktadır.

Böylece Fransa’daki Karbonariler, amaçlarına ulaştı. Amacı gerçekleşmiş olan bir örgüt ya da kurumun varlığının gerekçesi kalmadığı için, dağıldılar.

Kuşkusuz, bu sadece Fransa için geçerliydi. Gerçi o dönemde Fransa, kavuştuğu cumhuriyeti ancak üç yıl yaşatabildi. Genellikle 3. Napoléon adıyla anılan Louis Bonaparte, Fransa’da krallık yine yıkılınca cumhurbaşkanı oldu ama sonra imparatorluğunu ilan etti.

Karbonariler için çok geç!... Fransa’daki dükkânlar dağılmıştı. 1870 yılında Fransa, Prusya’nın o dönemdeki ünlü şansölyesi Otto von Bismarck tarafından bir diplomatik oyunla savaşa sürüklenmesinin ertesinde, yine cumhuriyete kavuştu ama artık bunda Karbonarilerin de payının olduğu söylenemez.

19. yüzyıl ortasında Avrupa’daki diğer birçok ülkenin politik durumu, Karbonarilerin amaçları bakımından henüz içler acısıydı. Buna karşın, 1850 yılı sonrasında bu gizli örgütün adından söz edilmez oldu. Kimilerine göre, Fransa deneyiminden sonra gelecek için umutlarını yitirip dağıldılar. Kimilerine göre ise; aslında varlıklarını koruyorlardı ama gizlilik düzeyi çok yükseltilmişti. Bundan böyle bu örgütün adının bile hiçbir yerde duyulmaması öngörülmüştü. Öyle ya!... Bir gizli örgüt, değil var olduğunu bilinmesini, adını bile duyurmak istemez. (Bu bakımdan “gizli örgüt” ve “yer altı örgütü” gibi mkavramları birbirinden ayrı tutmak gerekir.)

Komplo senaryolarına meraklı olanlardan kimisinin şöyle bir tezi var: “Karbonarilerin etkinlikleri, Prieuré de Siion’un amaçlarıyla çelişiyordu. Üstelik kendi kullandıkları yöntemi uyguluyorlardı. Bu çok tehlikeli olabilirdi. Bu yüzden Siyonistler (Prieuré de Sioncular), ne yapıp edip Karbonarileri ortadan kaldırdı.”

Yine Prieuré de Sion... Bu tez doğruysa, bu örgüt ya da organizasyonun tarih boyunca kendi işine gelmeyen daha birçok örgütü ortadan kaldırmış olması gerekir. Böylece, tarihte kurulmuş olup da sonradan bilinmeyen bir nedenle ortalıktan yok olmuş birçok örgütün sonunu Prieuré de Sion getirmiş olduğu gibi bir fantastik kurgu bile oluşturulabilir.



Karbonariler ile bağlantılı olmak üzere anlatacaklarım burada sona erdi. Forum üyelerinden bu konuda bilgisi olanların katkısını beklerim.

Ancak ilginç bir nokta var: Karbonariler elbette açıkça toplumlarda devrimden yanaydı. İster son zamanlarda ülkemizde popülerleşen su “darbe” biçiminde ister bir başka yolla. Devrilmesi istenilenler de krallıklardı, monarşi idi hatta oligarşi idi. Cumhuriyet peşindeydiler ama ille de günümüzde benimsenen tarzdaki bir demokrasi tarzında olmayabilirdi bu. Böyle olunca, 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında mason örgütleri de devrimcilikle suçlandı, Karbonariler ile özdeş görülerek. Nitekim 1917’deki Büyük Rus Devrimi bile masonlara mal edildi. Oysa Masonluğun bir de kendi içinde geçirmiş olduğu devrime değinilebilir. Bir başka başlık altında ondan da söz etmek isterim.




ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
28 Yanıt
55918 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 03, 2017, 08:24:27 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
12063 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 05, 2008, 02:15:26 öö
Gönderen: bugfree
13 Yanıt
6287 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 03, 2009, 12:31:49 öö
Gönderen: aashooter
31 Yanıt
32653 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 17, 2015, 05:15:38 öö
Gönderen: Risus
1 Yanıt
1948 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 16, 2010, 10:43:59 ös
Gönderen: Maledictum
0 Yanıt
6797 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 07, 2010, 05:22:52 ös
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
3837 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 17, 2010, 01:52:56 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2191 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 18, 2010, 07:37:39 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
3736 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 19, 2010, 08:39:54 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2603 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 20, 2010, 08:56:41 öö
Gönderen: ADAM