Masonlar.org - Harici Forumu

 

Anket

Türkiye'deki "mimarlık" ve "şehircilik" uygulamalarından memnun değilseniz, bunun sorumlusu olarak kimi veya neyi görüyorsunuz? (Birden fazla şık seçebilirsiniz)

Mimarlar
Türkiye'de yaşayan herkes
Yerel Yönetimler
Hükümetler
Sanatçılar
Toplumun kültür seviyesi
Toplumun vandallık seviyesi
Türkiye'deki mimarlık eğitimi

Gönderen Konu: Türkiye'deki "mimarlık" ve "şehircilik" uygulamaları (anket) - 2  (Okunma sayısı 9054 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 11, 2010, 09:22:48 ÖÖ
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay

Yaşadığımız şehirlerden, yapılardan ve mekanlardan memnun değiliz.

Peki bunun sorumluları kim? Neden şehirlerimiz yapılarımız mekanlarımız bu kadar estetikten uzak, çarpık ve kuralsız yapılıyor?

Bu sorunun cevaplarında "Toplumu nasıl bilinçlendirebiliriz?" sorusunun da cevabı yatmıyor mu? Peki o zaman Türkiye'deki masonluğun da bu sorunun cevabının içinde kendisinden bir parça bulması gerekmez mi?

Bu ülkede yaşayan herkesin, hepimizin parmağı yok mu bu işte?

Neden yurt dışına çıktığımızda yüzlerce mekan ve yapı fotoğrafı çekerken yaşadığımız bu çevrede bir tane bile fotoğrafımız yok? Neden?

Katılım yaparsanız ve ankete katılırsanız sevinirim.
« Son Düzenleme: Şubat 11, 2010, 09:27:16 ÖÖ Gönderen: alcyone »
veritas lux mea.


Şubat 11, 2010, 11:03:15 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Adam'dan gelen uyarı üzerine yazıyorum. Anketteki cevap şıklarında şehir plancılarının olmamasının nedeni:

Ben mimarları ve şehir plancılarını meslektaş olarak görürüm. Şehir plancılığını da şehir tasarımı olark görmek gerekir, aradaki fark sadece ölçektir. Bu nedenle anketteki seçeneklerde şehir plancıları yok. Zaten tarihte de şehir plancılığı mimarlıkla hep iç içe olmuştur, ayrım yoktur.

Son yüzyılda bir ayrıma gidildi, belki amaç uzmanlaşma idi ama bence bu ancak yüksek lisans ve doktora çalışmaları olarak mimarlığın içinde yer almalı. Tıpkı iç mimarlık ve endüstri ürünleri tasarımı bölümleri gibi...

Saygı ile.
veritas lux mea.


Şubat 17, 2010, 06:31:47 ÖS
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

sn Alcyone, şahsi fikrim olarak şehirlerimizin gelişmemesinin sebepleri ilk olarak Türkiye'deki vandalizmden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. toplumun bütün kesiminden bahsetiyorum. bana göre mimarlık en iyi sanattır, mimarlar da en iyi  sanatçılar... sanata, satatçıya değer vermeyen, desteklemeyen bir toplumda gelişimin olmaması tarihte de gördüğümüz gibi gayet doğaldır.

İkinci olarak Türkiye'deki eğitim sisteminin iyi olmadığını düşünüyorum. her gelen idareci kendileri adına öyle şeyler eklemişler ki eğitim konusunda, şimdi kendileri bile işin içinden çıkamıyor. öncelikle üniversiteye gidecek olan öğrencilerin niteliklerine göre ayrılması gerekiyor. Birisinin hedefinde doktor olmak var, tıp fakültesini kazanmayı hedefliyor, ancak puanı yeterli gelmeyince sırf üniv. okumak için mühendislik, mimarlık gibi bölümler seçiyor. öğrenciler niteliklerine göre bölümlere ve sınıflara ayrılırsa sistemin de değişeceğinden eminim.

üçüncü sebep olarak, bu zamana kadar gelen hükümetleri ve onlara bağlı olan "yerel yönetimleri" sorumlu tutuyorum. hükümetlerin bu zamana kadar şehirciliğe çok fazla değer verdiklerini düşünmüyroum. öncelikle ceplerini doldurmayı bırakıp bu işlere odaklanmalılar ki hem ekonomik olarak, hem de sanatsal olarak gelişim gerçekleşebilsin. hükümetler insanı bu konulara teşvik etmediği sürece ve örnek olmadığı sürece malesef bu düzen böyle devam eder diye düşünüyorum.

Saygılarla...


Ağustos 05, 2010, 06:00:11 ÖS
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

Anitsal ve kültürel tasinmazlarin tahribatinda iç ve dis etkenler olarak ikiye ayrilmaktadir. Bunlardan ic etkenlerden bir tanesi Insan faktörüdür ;

*Vandalizim
*Kötü iscilik ve malzeme kullanimi
*Trafik
*Savaslar
*Iskan
*Kötü kullanim ve onarim
v.s..diye devam etmektedir.

Kanun : 2863
K.Tarihi : 21.7.1983 gün ve 18113 sayili kara ile sabitlenmistir.

Madde 1-Bu kanunun amaci ; korunmasi gerekli tasinir ve tasinmaz kültür ve tabiat varliklari ile ilgili tanimlari belirlemek, yapilacak islemve faliyetleri düzenlemek , bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarini alacak teskilatin kurulus ve göreclerini tespit etmektir.
Madde 2- Bu kanun ; korunmasi gerekli tasinir ve tasinmaz kültür ve tabiat varliklari ile ilgili hususlari ve bunlarla ilgili gercek ve tüzel kisilerin görev ve sorumluluklarini kapsar.

Yani sayin alcyone ;
Mimari yapilarin kaybolmasinda ve tahribata ugramasinda gerek yerel yönetimlerin gerek sivil toplum kuruluslarinin gerekse toplum bilincinin cok önemli rolleri vardir.

Türkiye genelinde tasinmaz kültür varliklarini koruma bilinci ile ilgili calismalar yürüten girisimciler ve otoriteler mevcud olmasina ragmen bu bilincin gelisim sekli her daim cikarlar ölcüsünde yön degisimine maruz kalmaktadir.

O yüzden ki anketinizde tamamida etkili tamamida etkisiz olan basliklar bulunmakta.
Emeginize saglik .

Saygi ve sevgilerimle.

 
« Son Düzenleme: Ağustos 05, 2010, 06:05:33 ÖS Gönderen: belit »


Ağustos 06, 2010, 11:46:35 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Belit'in güzel katkısı ile uzun zamandır yazı yazılmamış bu başlık ve bu konu da canlanmış oldu.
Kendisine katılıyorum, anket zaten bu konuya dikkat çekmek için açılmıştı. Başlıklardan istediğiniz kadarını seçmek ve işaretleme şansınız vardır. Amaç burada bir tespit yapmak değil, entellektüel bir tartışma ortamı sağlamaktır.

Sizlerin değerli katkılarıyla önce ülkemiz sonra da dünyada mimarlık ve insan kavramını tartışmak sonra buradan hareketle mimarlığın ve şehirciliğin artan nüfus artışı ile dünyayı nasıl yok etmeye başladığına dikkat çekmektir.

Katkılarınızın devamını bekliyorum.

Saygı ile.
veritas lux mea.


Ağustos 06, 2010, 01:02:17 ÖS
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi

Anitsal ve kültürel tasinmazlarin tahribatinda iç ve dis etkenler olarak ikiye ayrilmaktadir. Bunlardan ic etkenlerden bir tanesi Insan faktörüdür ;

Kendimi düzeltiyorum Ic ve Dis etkenlerden Dis etkenler arasinda yer alan insan faktörü dür.
Diger dis faktörler ise ;

*Uzun süreli dogal etkenler
*Dogal afetler
ve Insanlarin sebeb olduklari hasarlardir.

Ic etkenler ise ;
Zemin özellikleri , Strüktür tasarimindaki hatalar , Hatali malzemem kullanimi ,Kötü iscilik ve Detay kullanimi'dir.


Ekim 18, 2010, 11:11:13 ÖÖ
Yanıtla #6
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bay

Öncelikle mimarları sanatçı olarak değerlendiren ve bu kadar değer veren arkadaşıma teşekkür ediyorum.
Konu benim branşım olduğu için geçde olsa cevap yazmayı uygun buldum.
1. Sebep elbettedeki insanlarımızın kültür seviyesidir.
2. Birinci Sebebe dayalı olarak yerel yönetimlerin ve hükümetlerin suçudur.
3. Yine birinci sebepden dolayı eğitimdeki, düşünce yapımızdaki eksikliklerdir.

Basit bir örnek vereyim. Şehirlerin şehir olma sebepleri vardır.
Örneğin Üniversite şehirleri(İstanbul,vb.). , avrupada ve abd de bir sürü örnekleri vardır
diğer örnek sanayi şehri olmasıdır(İstanbul,vb.).
diğeri ticari yoların kesiştiği yerdir(İstanbul, Eskişehir, vb.).
diğeri turizm şehirleri,sahiller doğal güzellikler gibi(İstanbul, Antalya vb.)
diğeri turizm şehirleri, tarihi eserler (İstanbul, vb.)
diğeri finansal ve siyasi şehir olma vasfı (İstanbul, Ankara vb.)

Örneklerimde İstanbulu sürekli belirtmem sorunları daha rahat görebilme açısından. İstanbuldaki nüfus artışının ve bozuk kentleşmenin sebebi, İstanbulun şehir olma özelliğinin çok fazla olmasıdır. Tarihi eserleri ve sanayiyi taşıyamayacağınıza göre geri kalanları hafifletmeye çalışırsınız ve şehirin halen nüfusu artması durur. Bu bilgiyi çoğu mimar bilmez, bilenlerde asıl sorunu görmez ve dile getirmez.
Bu artışa ve oluşan ranta dayalı olarak çağdışı, ucube bina üretimlerinin(toplu konutlar) önüne geçmekde eğitimle alakalıdır. Tabiki eğitim derken sadece akademik bilgiden bahsetmiyorum. İnsanların erdem ve etik değerler üzerine eğitimi daha önemlidir.

Saygılarımla..
Bir yere ait olmayı hiç istemedim. Ya kendim olurum yada başkalarının arkamdan övgüleri ile ölmüş olurum.


Nisan 25, 2012, 09:26:01 ÖS
Yanıtla #7
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2887
  • Cinsiyet: Bay

En büyük sebep AÇGÖZLÜĞÜMÜZ'dür ve ben yaptım oldu   göçer ruhlu toplumda yerleşik düzen kuralları işlemez sonuç ortada .Saygılar

 ??? ??? ???
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Mayıs 17, 2012, 09:55:15 ÖÖ
Yanıtla #8
  • Ziyaretçi

Merhaba,
Çok kapsamlı ve zor bir konu olmuş. Özellikle bir inşaat mühjendisi için. :)
Aslında bu sorunun cevabına birde şu yönden bakmak lazım. bir şehirden ne bekleniyor. Bir tepeden İstanbula bakltığınızda sizi rahatsız eden nedir? Düzen mi? Tek düzelik mi? Herşeyin dört dörtlük yaşanması mı (Altyapı ve yollar olarak) ? Tamamen birbirinden farklı olsada mimarlari dizaynların fazlalığı mı?
Bir şehirden ne beklediğimizi bulabilirsek daha iyi bir analiz yapabiliriz.
Ancak bu işin bu kadar karmaşık olmasının sebeplerini aşağıda kendimce açıklayayim. Alt başlıklarını yazi,m anlaşılır herhalde.
1)Para: Yeni düzen toplumlarda herşeyin para üzerine kurulduğunu hepimiz biliyoruz.
a) Tekrar seçilme kaygısı yaşayan yerel yönetimler
b) Ne kadar az alana ne kadar çok daire yaparım diye düşünen inşaat şirketleri. Ne kadar dair o kadar paradır.
c) Eğitim vermek yerine bir nev-i banka gibi  çalışmaya başlayan üniversiteler
d) Para kazanmak derdine düşüp mimarlığın anlamını unutanlar
e) Mimarlığı toplumun ihtiyaçlarını dinlemeden, masa başında çizim yapılmadan ibaret olduğunu düşünen mimarlar

Neyse burada durayim. Konuyu çok fazla genişletmeden teker teker üstünden geçelim derim.
Saygılarımla


Haziran 17, 2012, 09:00:35 ÖS
Yanıtla #9
  • Ziyaretçi

       
         Paris , meydanlarının  ve onların etrafında şekillenmiş  bir düzeye kadar ki yapısının zuhur ediş amacına zıt , insanlık için bir mabet konumlamasını kazırken yaşadığımız topraklar  hayatı idame etme anlayışından çıkan muazzam  zenginliğine aykırı tekdüze,  ne kendine ait olduğu ne de başkasına ait olduğu belli olan ucube kutucuklarla, bir dizi yapılarla  doldu taştı. Elindeki  kıt imkanlara razı olup yanlış işlere sapmayan bir adamın davranışı erdem olarak kabul görebilir ama  aynı paralellikte   bu nevi bir elinde olanı benimseme durumu  ülke insanları için erdem kavramının tam karşısında olmasada  karşısında duran birşeydir yöneticisiyle yönetileniyle.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
34 Yanıt
38479 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 09, 2015, 03:38:15 ÖS
Gönderen: Ati
9 Yanıt
17412 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 16, 2011, 11:16:33 ÖS
Gönderen: AMON RA
36 Yanıt
17681 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 23, 2012, 10:20:17 ÖÖ
Gönderen: Masor1976
49 Yanıt
20302 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 29, 2014, 11:29:47 ÖÖ
Gönderen: ABCDEF
8 Yanıt
7186 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 09, 2018, 12:28:29 ÖÖ
Gönderen: Tık-Tik-Tak
0 Yanıt
3239 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 30, 2010, 02:58:20 ÖS
Gönderen: karahan
15 Yanıt
11729 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 08, 2011, 05:35:53 ÖS
Gönderen: alcyone
11 Yanıt
9318 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 12, 2014, 04:25:08 ÖÖ
Gönderen: resurrected
3 Yanıt
2743 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2015, 02:19:45 ÖÖ
Gönderen: ruzber
17 Yanıt
5001 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 17, 2016, 10:38:10 ÖS
Gönderen: resurrected