Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: YAHUDİLERİN HELENLERE KARŞI İSYANI  (Okunma sayısı 2764 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 05, 2010, 07:53:57 öö
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

   
   
   
   Helenli yöneticilerin yayımladığı bildirgeye karşı çıkan 90 yaşındaki başyazıcı Eleazar ve 7 haham, reformcular tarafından dövülerek öldürülmüştü. Bu sırada, bir de Yahudiye tepeleri yakınındaki Modin kentinde, yeni onaylanmış bir töreni yöneten reformcu bir Yahudi, eski bir rahip ailesinin başındaki Matthias Hasmon tarafından öldürülünce, ayaklanma başladı. Matthias’ın dört oğlu, en büyükleri “Çekiç” lâkaplı Maccabee Judas önderliğinde gerilla savaşına giriştiler.
   
   Bu ayaklanma giderek siyasî bir bağımsızlık mücadelesine dönüştü. Bu savaş için Yahudi tarihçi ve araştırmacılar, bunun dünya yüzündeki ilk ideolojik dinsel savaş olduğunu ileri sürer.
   
   İsyancılar, M.Ö. 166-164 yıllarında Kudüs’ün çevresindeki Helenleri ve reformcu Yahudileri kovdu. Kendi deyişleriyle, “Tapınağı günahlardan arındırırdılar.” Sonra da büyük bir tören düzenleyerek, tapınağı yine Yehova’ya sundular. Bu olay, Yahudilerce günümüzde de kutlanır: Hanuka Bayramı.
   
   Ayaklanmanın liderliğini üstlenen Makkabi kardeşlerin kurmuş olduğu Hasmon (Haşmonay) hanedanının Yahudi kralları, -kendilerine kral unvanı yerine prens ya da lider anlamına gelen “nasi” derlerdi. Zira kral olmak için Davut’un soyundan gelmek gerekliydi.- kısa sürede Davut’un ve Süleyman’ın hüküm sürmüş olduğu toprakların büyük bölümünü geri aldı. Makkabi kardeşlerin sonuncusu olan Simon’un Helen adı kullanan oğlu 1. Hyrcanus Jehohanan, büyük bir paralı asker ordusu kurarak komşu krallıklara saldırdı. Samaria’yı ele geçirdikten sonra kentin sular altında bırakılması emrini verdi ve kent tam bir yıkıntı haline getirildi.
   
   Ardından Scytopolis kenti kuşatıldı. Tek suçları Helence konuşmak olan kalabalık bir insan kitlesine karşı yoğun ve kanlı bir katliama girişildi.
   
   Idumaea eyaletinin Adora ve Marisa kentleri ele geçirildi; kent halkı kılıç zoruyla Yahudi inancına döndürülürdü; kabul etmeyenler hemen öldürüldü. Bu işlemdi bilgelerce yadsınır çünkü din değiştirerek Musevî olma olayına Yahudi toplumu hiçbir zaman sıcak bakmamıştır.
   
   Çok geçmeden başlayacak olan Roma işgâlinde, dönek Idumaea Yahudileri büyük ihanetlere imza attı. 1. Hyrcanus’un oğlu Alexander Jannaeus, M.Ö. 1. yüzyıl başında tahta çıktı ve babasından da acımasız bir tutum sergiledi. Kıyımları yalnızca Pagan Helenler değil kendisini onaylamayan dindar Yahudiler üzerinde de uyguladı. Kudüs’te bir töreni başrahip sıfatı ile yönetirken yaptığı uygulamayı onaylamayan dindar Yahudiler onu limonlarla topa tuttu. (Bu okuduğumda içimde bir espritüel düşünce belirdi: «O tarihte orada yumurta yok muymuş?)
   
   Ardından bir iç isyan patlak verdi. Bunu kanlı bir biçimde bastıran Jannaeus, tarihçi Josephus’un yazdığına göre 6 yıl süren iç savaş sırasında 50 bin Yahudiyi öldürttü. Kudüs’e büyük bir törenle giren Jannaeus, tüm kent halkının gözleri önünde sevgilileri ile eğlenirken, tutsaklardan sekiz yüz kadarını çarmıha gerdirdi. Çarmıh üzerinde can vermekte olan bu adamların acılarını çoğaltmak için de onlara çoluk çocuklarının da boğazlarının kesilmesini izlettirdi. Kumran parşömenlerinde bu olay şöyle anlatılır:  “Hiddetin ve şiddetin aslanı. …. İnsanları canlı canlı astırıyor...”
   
Jannaeus M.Ö. 76 yılında ölünce, Yahudiye Krallığı bir anda bölünmeye uğradı. Hasmon hanedanının yönettiği krallık, o tarihlerde artık iyiden iyiye çökmeye yüz tutan Helenistik krallıklar ile hızla yükselen Roma dünyasının ara döneminde kurulmuştu ve işte aynı dönem içinde de de yıkıldı. Yahudiler Helenler ile çarpışırken, Roma İmparatorluğu’nun yöneticileri onlardan yana çıkmıştı; işlerine öyle geliyordu çünkü..

   Roma, güçsüz ve küçük devletlerin var olmasına hatta özgür yaşamalarına her zaman göz yummuştur. Fakat Roma Senatosu, yayılmacı zihniyetli, kaybettiği toprakları geri isteyen, komşularına kendi katı ve toleranssız dinini kabul ettirmeye zorlayan bir Yahudi devletini kesinlikle kabul edemezdi. Bu nedenle Roma, Yahudi Krallığı iç çatışmalar nedeniyle zayıf düşene dek oyalandı; bekledi. Sonra da bölgeyi işgal etmek için bir bahane uydurmasına gerek kalmadı.




   
İşte bundan sonra Yahudi dünyasında Roma egemenliği dönemine geliyoruz. Ancak onu ayrı bir başlık altında gözden geçirelim.
   

   
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
6 Yanıt
10084 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 07, 2013, 02:15:53 ös
Gönderen: NOSAM33
0 Yanıt
2862 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 04, 2007, 10:30:49 öö
Gönderen: just_McCann
1 Yanıt
2281 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 18, 2008, 10:40:10 ös
Gönderen: shemuel
4 Yanıt
3035 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 08, 2009, 12:35:24 ös
Gönderen: Prenses Isabella
0 Yanıt
19689 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 20, 2010, 01:54:27 ös
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
19898 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 02, 2010, 04:54:16 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2667 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 03, 2010, 05:43:27 ös
Gönderen: ADAM
3 Yanıt
5064 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 10, 2011, 11:57:35 ös
Gönderen: Masor1976