Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Mitraizmin;Masonluk;Hristiyanlık;Persler;Ermenilerle İlişkisi  (Okunma sayısı 6623 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 07, 2010, 01:40:23 ÖS
  • Ziyaretçi

İran'daki Köken
"Mithra ayinleri, zamanla Dionysos-Sabazius gizemlerinin yerini alırken, Mithra'nın "mağara"ları da, Babil'den İngiltere'ye kadar yayılan bir alanda, eski tanrıların yeraltı tapınaklarının yerine geçiyordu."

M. P. Blavatsky, Isis Unveiled

 

"Geç Helenistik dönem kötümserliğin egemen olduğu bir çağdı. Bu çağda hem Helen akılcılığı, hem de Doğu'nun otoriter din kurumları iflas etmişti. Her ikisi için de tek çıkar yol, kurulu yasaları yok sayan, akıl ve mantık üstü bir kurtarıcı bulmaktı."

"Batı'daki Mithra'nın köklerinin, İran'daki Zerdüşt Mithra'sı inançlarında değil de, Mezopotamya ve Anadolu'da tapınılan "daevic" tanrı kültünde bulunma olasılığı daha fazladır. Batı'nın Mithra'sı, kurtarıcı tanrılar çağında, bir kurtarıcı tanrıydı."

Richard N. Frye, The Heritage of Persia

 

"Mithra kültü, eski Ari'lerin Ahura-Mazda tapımlarından türemiş ve yaklaşık olarak İÖ on beşinci yüz yılda eski İran'da ortaya çıkmıştır. "Mihr" (Mithra'nın Farsça karşılığı) yalnızca "güneş" anlamına gelen bir sözcük olmakla kalmaz, aynı zamanda "dost, arkadaş" anlamını da taşır. Bu pagan tanrıya özgün tapımın, yani hem güneş tanrısı, hem de sevgi tanrısı olarak tapılmasının, asıl nedeni belki de bu anlamlardan kaynaklanmaktaydı. İÖ üçüncü yüz yıl başlarında, Pers İmparatorluğunun Batı sınırlarında bulunan askeri yönetimler Mithra'ya "ilahi savaşçı" olarak tapmaya başladılar. Mithra, artık sevgi dolu güneş tanrısı olmaktan çıkıp, gücün dostu, askerlerin "yenilmez" tanrısı haline gelmişti."

Quest for the Past

 

"Eski Ermenilerin inançları arasında en evrensel olanı Mithra kültüydü. Mithra bir yandan güneş, yani Helios ile, diğer yandan Apollon ve Hermes ile eşdeğerdi. Özgün olarak bu tanrı, Ahura-Mazda'nın yandaşı olarak savaşan bir ışık kaynağı, bir tür melek biçiminde kabul edilmişti. Mithra'nın savaşçı niteliğini daima koruduğu anlaşılmaktadır...Mithra bayramları, Mithrakana'lar, İran'da her yıl yedinci ayın on altıncı gününde kutlanırlardı. Bu bayram, değişiklik geçirmiş haliyle, İslam'ın doğuşuna kadar devam etmiştir."

Barney and Lang, The People of the Hills

 

"Mithra'nın Ahura-Mazda'nın gözü olduğuna ve dünyayı onun yönettiğine inanılırdı. Bu kültün inançlarına göre, en yüce tanrının yerine Mithra geçmiş, İyi ve Kötü arasındaki büyük mücadeleye katılmış ve zaferle sonuçlandırmıştı. Mithra, kendi zaferini güven altına almak için, doğanın prototipi olarak kabul edilen, büyük bir boğa kurban etmişti. Bu kurban edilen boğa sayesinde, doğa verimliliğe kavuşmuştu."

Ninian Smart, The Religious Experience of Mankind

 

"Mithra'cılık Pers ordularının fetihleri ile yayıldı. Pers'lerin muhteşem savaş makinası Suriye, Kalde ve Küçük Asya'ya doğru genişledikçe, Mithra'nın ünü ve etkisi aynı ölçüde gelişiyordu. Ünlü Pers general ve yöneticisi, Darius'un ölümünden sonra bile, Helen kültürünün rekabetine rağmen, Mithra'cılık halkın ilgisini çekmeye devam etti."

"Mithra'cılık hiç bir zaman Yunanistan'da değerli bulunmadı ve kabul görmedi. Bu ilgi eksikliği, Helen'lerin Pers'lere karşı hissettiği antipatiden ve iki ulusun aralarındaki unutulmaz savaşlardan kaynaklanıyordu. Ancak, bu antipati yalnızca Helen'lere özgü olarak kaldı; zira Hıristiyanlığın başlangıcında, Mithra inancı, Doğu'da İndüs vadisinden, Batı'da Karadeniz'e kıyılarına kadar yayılmış durumdaydı. Mithra'cılık Anadolu yaylasında büyük ölçüde kabul görmüştü. Roma'lılar, Mithra'cılık ile, Aziz Paul'un memleketi Kilikya'da tanıştılar."

"...Roma'lı askerler kısa sürede Mithra inancını başkentlerine taşıdılar. Helenistik dönemde, Doğu'nun dışında pek fazla tanınmayan Mithra'cılık, böylece tüm İtalya'ya yayıldı."

Harry Kenison, The Mystery of Mithra

 

"Mithra kültü, Romalı lejyonerlerce büyük ilgi ve hevesle karşılandı. Mithra'cılık lejyonerlerle birlikte İran'dan Roma'ya, Tunus'a, Ren nehri boylarına ve ta Londra ve Hadrianus surlarına kadar yayıldı. Mithra, insanları Hıristiyanlığa yönlendiren hemen hemen aynı gereksinim ve dürtüleri tatmin etmekteydi, zira rütbe ve karşılıklı sorumlulukların, yerleşik toplumsal statüye göre değil, kapalı bir çevrenin gizli bağlarına göre oluştuğu bir kardeşlik topluluğuydu. Mithra'cılık, Roma İmparatorluğu'nun toplumsal yapısının içine yayılmış ve güçlü sadakat gerektiren bir yeraltı şebekesiydi."

John Romer, Testament

 

Kült Uygulamaları
"Diğer gizem dinlerinin aksine, Mithra'cılık yalnızca erkeklere açıktı. Bu nedenle, hiç bir bakımdan evrensel bir inanç olarak değerlendirilmesi olası değildir. Mithra, yenilmeyen ve hiç bir zaman da yenilmeyecek olan güneşi (sol invictus) temsil etmekte ve askerlerin cesaret, başarı ve özgüvenini simgelemekteydi. Kültün etik değerleri, bir asker için gerekli olan özdenetim ve benzeri erdemleri içermekteydi. Bu değerler, Mithra'cılığın Roma ordusunda yaygınlaşmasının ana nedeniydi. İmparatorların koruyuculuğu da oldukça etkin olmuştu. İS İkinci yüz yıldan başlayarak, Roma İmparatorları "invictus" unvanını takınmışlardı."

Ninian Smart, The Religious Experience of Mankind

   

"Mithra'cılık, tanrısal bilginin yedi derecede düzenlendiğini kabul ediyordu. Üyelerin bir dereceden bir sonrakine geçmeleri, her dereceye özgü özel bir inisiyasyon töreni, cesaret ve dayanıklılık sınavları ile gerçekleşmekteydi. Yedi bilgi derecesi, yedi gezegene karşılık geliyor, dereceleri tırmanmak ruhun gezegen katmanlarını aşarak cennete doğru yükselmesini simgeliyordu."

Ancient Wisdom and Secret Sects

 

"Yeni üyenin ölümünü ve bambaşka bir insan olarak yeniden doğumunu simgeleyen inisiyasyonun en düşük derecesi "Sacrement" (dinsel tören) olarak adlandırılırdı."

Arkon Daraul, Secret Societies

 

"Liturgy of Mithra" (Mithra Ayini) adlı, Hermetik Gnostizm'in etkisinde olan bir metinde şu sözler yer alır:"Bugün, senden yeniden doğan kişi, ölümsüzlüğe kavuşan sayısız kişilerden biridir..." ve "Yaşam veren doğumun yinelenmesi için yeniden doğan..."

Mircea Eliade, Rites and Symbols of Initiation

 

"Yükseliş, her biri bir gezegen tarafından yönetilen, yedi inisiyasyon derecesi ile simgeleniyordu: Kuzgun (Merkür), Gelin (Venüs), Asker (Mars), Aslan (Jüpiter), Pers (Ay), Güneşin Habercisi (Güneş) ve Baba (Saturn). En son amaç, kozmosun tüm düzeylerini aşmak ve durağan yıldızlara, sonsuzluğa ulaşmaktı."

An Encyclopedia of Archetypal Symbolism

 

"Mağaralarda gizlice düzenlenen ayinlerde, her bir derece için ayrı bir maske ve giysi giyilirdi."

"Adaylar, Mithra kültüne on iki ayrı sınavdan başarı ile geçerlerse kabul edilirlerdi. Bu sınavlar arasında ateş, su, açlık, soğuk, kırbaçlanma, dağlanma ve kan akıtılması gibi zorlu denemeler vardı. Adayları neredeyse tüketen bu sınav süreci yedi hafta kadar sürerdi. Başarılı olanlar, dinin gizemlerini saklayacaklarına and içerler ve ondan sonra vaftiz edilirlerdi."

Quest for the Past

 

"Adaylar gizlilik andı içtikten sonra, yalnızca kült üyelerinin bildikleri kutsal sözcükleri öğrenirlerdi. Adaya sivri bir başlık, üzerinde takımyıldızların resimleri bulunan bol bir tünik ve burç simgeleri ile süslü bir kemer giydirilir, eline bir çoban değneği tutuşturulurdu. Göğsüne takılan altın bir yılan adayın bir Mithra müriti olarak inisiye olduğunu kanıtlardı."

"Mithra törenlerinin arasında en dikkat çeken uygulama, adayın sahte bir ölüm deneyimi yaşamasıydı. Ölüm, yaşamın yenilenmesinin ve tüm manevi değerlerin baştan oluşturulmasının mantıklı bir hazırlığı olarak düşünülüyordu. Mithra'cılıkta ölüm, yeni bir yaşamın başlangıcıydı. Ölüm ve yeniden doğuş özelliği o denli inandırıcıydı ki, İmparator Commodus, ritüelin uygulamasında gerçek bir cinayet işlemekten kendini alamamış ve töreni lekelemişti."

Harry Kenison, The Mystery of Mithra

 

"Mithra'cılığın başlıca töreni "taurobolium" idi. Ritüelik olarak bir boğanın kurban edildiği bu törende, Mithra'nın ilk eylemi yinelenir ve anısı kutlanırdı. Adaylar, boğa kanıyla vaftiz edilerek, boğanın yaşam veren özelliklerini kendilerine aktarırlardı. Törenin bu bölümünün, Küçük Asya'nın Büyük Ana'sı olan Kybele kültünün ayinlerine çok benzediğine dikkat etmek gerekir."

Ninian Smart, The Religious Experience of Mankind

 

"Boğayı öldürdükten sonra Mithra ve Sol, boğanın etini paylaştıkları bir ziyafet ile dostlıklarını kesinleştirirlerdi. Bu sırada, hayvan maskeleri takmış kişiler onlara hizmet ederlerdi. Şölenin sonunda, iki tanrı Sol'un arabası ile cennete yükselirlerdi. Bu şölen, inisiyasyon düzeylerini gösteren maskeler takmış bulunan iyilik yandaşlarının hep beraber paylaştıkları bir ortak sofra paradigması oluşturmaktaydı. Aynı biçimde, Mithra'ya iman edenler, boğanın etini yemek ve kanını içmekle, yeniden doğacaklarına ve Mithra ile birlikte güneşin göklerdeki evine yükselerek, ölümsüzlüğe kavuşacaklarına inanırlardı."

An Encyclopedia of Archetypal Symbolism

 

"Günümüzdeki gizli örgütlerden bazılarının kökeninde bulunması olası olan Mithra'cılığın, bu tür örgütlerin esasını oluşturan bir çok öğeyi içerdiği görülmektedir. Mithra kültü, mensuplarının üzerinde, yüce bir varlıkla gerçek ya da kurgusal bir ilişki kurma deneyimini yaratmaya çabalayan bir eğitim sistemidir. İnsanoğlunun gücünü aşan bazı olayları sağlamak için birtakım sözcüklerin kudretine inanmak, Mithra'cılıkta bulunan büyüsel yönü göstermektedir."

"...Dinin gizli öğretisi, kendi bedeninin üzerinde kudret kazanmak için kendini fiziksel olarak dizginlemekti. Cinsel arzuyu psişik alanlara yönlendirme eğitimi özünde Mithra'cılığın da, tüm mistik akımlarda bulunan disiplin sayesinde tinsel güç kazanma yöntemini izlediğini göstermektedir. Bu bakımdan Mithra kültü, tüm tapımları ayrım gözetmeyen cinsel düşkünlük ve toplu ahlaksızlıktan ibaret olan, daha ilkel ve daha önemsiz akımlardan kesin çizgilerle ayrılmaktadır."

Arkon Daraul, Secret Societies

 

Mithra'cılık ve Hıristiyanlık
"Mithra dini ve ayinleri hakkında yeterince bilgimiz olmamasına karşın, Paul'ün mektuplarında kullandığı anlatım tarzının, İncil'lerden çok Mithra kültünün terimlerine yakın olduğunu açıkça görebilmekteyiz."

E. Wynn-Tyson, Mithras

 

"Mithra'cılıkta kıyamet, yargı günü, diriliş ve Mithra'nın bizzat kötülük ilkesini alt ettiği ikinci gelişi dinsel gerçekler olarak kabul edilmiştir. Bir mağarada dünyaya gelen Mithra'ya çobanlar hizmet etmişler ve armağanlar getirmişlerdir."

Baigent, Leigh and Lincoln, The Messianic Legacy

 

"Tıpkı Hıristiyanlar gibi, Mithra'cılar da kurtarıcılarının göklerden yere indiğine, on iki yandaşı ile son yemeğini paylaştığına, kendi kanını saçarak insanlığı günehlarından kurtardığına ve öldükten sonra yeniden canlandığına inanırlardı. Boğa kanı ile olsa bile, geçmiş günahlardan arınmak için yeni inananları vaftiz ederlerdi."

Quest for the Past

 

"Mithra'nın simgesi olan güneşin doğuşu ve batışı, İsa'nın ölüm ve dirilişini anımsatır. Üstelik, güneş tanrının doğuşunun kutlandığı Mithra bayramı, İsa'nın doğum günü olan 25 Aralık'tadır. Her iki dinde de, vaftiz ile ekmek ve şarabın kutsanması törenleri vardır."

Ancient Wisdom and Secret Sects

 

"Benim bedenimi yemeyenler ve kanımı içmeyenler, böylece benimle birleşmeyenler kurtulamayacaktır."

J. M. Vermaseren, Mithras, The Secret God

 

"Onlar yemek yerken İsa ekmeği alıp kutsadı. Sonra bölüp öğrencilerine verdi. "Alın, bedenimdir bu" dedi. Ardından bir bardak aldı, teşekkür sunduktan sonra onlara verdi. Hepsi içtiler. İsa, "Bu birçokları için akıtılan antlaşma kanımdır"dedi."

Markos 14:22-26

 

Matta İncilinde, İsa'yı Mithra ile eşitleyen son yemek sahnesi yer almaktadır, ancak rahiplerin "Baba" ve başrahibin de "Babaların Babası" biçiminde adlandırılmasıyla ilgili Mithra'cı adet reddedilmiştir."

William Harwood, Mythologies Last Gods: Yahweh and Jesus

 

"Ama sizler Rabbi diye çağrılmayın. Çünkü Öğretmeniniz tektir, hepiniz de kardeşsiniz. Yeryüzünde hiç kimseye baba demeyin. Çünkü Göksel Babanız tektir. Size yönetici demelerine de izin vermeyin. Çünkü Yöneticiniz birdir: Mesih."

Matta 23:8-10

 

"Mithra'cıların Kutsal Baba'sı (başrahip) kırmızı başlık ve giysi giyerdi, yüzük takar, bir çoban değneği taşırdı. Hıristiyanların başı da, aynı unvanı aldı ve aynı biçimde giyindi. Hıristiyan rahipler, aynı Mithra rahipleri gibi, İsa'nın kesin yasaklamasına karşın, "Baba" (peder) adını kullandılar."

"...Mithra rahipleri, görevlerinin simgesi olarak, uzun bir başlık takarlardı. Hıristiyan rahipler de bu başlığı benimsediler. Mithra'cılar, güneş-tanrının yükselişini anmak için, "mizd" adı verilen, üzeri Mithra haçı kabartmalı, güneş biçiminde bir çörek yerlerdi. Bu çörek de Hıristiyanlığa uyarlanmıştır. Katoliklerde, mayasız ekmek güneş biçimini hala korumaktadır."

"Julius Caesar'dan Gratianus'a kadar tüm Roma İmparatorları tanrıların "pontifex maximus"u (büyük rahip, papa) unvanını taşımışlardı. Theodosius, bir Hıristiyan olarak bunun kendi statüsüne uygun olmadığını düşündü ve unvanı reddetti. Bunun üzerine, Roma başpiskoposu bu unvanı kendisine aktardı."

William Harwood, Mythologies Last Gods: Yahweh and Jesus

 

 

Mithra'cılık ve Masonluk
"Mithra'cılığın masonlar için büyük önemi vardır, zira bu eski gizem dini, masonluğun simgelerinin bir çoğunu içermektedir. Mason bilgeliğinin bazı yönlerinde Mithra'cılığın katkısının bulunması pek olasıdır."

Harry Kenison, The Mystery of Mithra

 

"Mithra'cılık mukaddes masonluktur."

Sir Samuel Dill, Roman Society in the Last Century of the Western Empire

 

"Mason yazarlar, masonlukla Mithra'cılık arasında bir çok benzer noktalar bulunduğunu açıklamışlardır. Bir keresinde, Albert Pike, Masonluğun eski gizem dinlerinin modern mirasçısı olduğunu söylemiştir. Bu benim pek onaylamadığım bir iddiadır. Eski gizem dinleri ile bizim kardeşliğimiz arasında benzerlikler vardır, ancak bu benzerliklerin çoğu yüzeysel niteliktedir ve içerikten çok, örgütlenme ve rit uygulamaları gibi dış özelliklerdedir"

"...Yine de, masonlukla Mithra'cılık arasında bulunan benzerlikler şaşırtıcıdır."

H. L. Haywood, Mithraism: Freemasonry and Ancient Mysteries

 

"Mithra inancına bağlı Roma lejyonları Almanya, Fransa ve Britanya Adalarına doğru yayılırken köprüler, yollar ve kaleler inşa etmek için mimarları ve duvarcı ustaları yanlarında götürmüşlerdi. Masonluk ile Mithra'cılığın bazı yönlerden benzerlikler içermesi, buradan kaynaklanıyor olabilir."

Harry Kenison, The Mystery of Mithra

 

"Mani'cilik, Mithra'cılığın küllerinden doğmuştur. Roma Katolik kilisesi ve teolojisini düzenlemek için çok çaba harcamış olan Aziz Augustine, önceleri ateşli bir Mani'ciydi. Bu yüzden, Aziz Augustine sayesinde eski Mithra inancının pek çok özelliği Hıristiyanlığa aktarılmıştır. Mani'cilikten Paulisianizm, Paulisianizm'den de Orta Çağın güçlü kültleri olan Kathar'lar, Patari'ler, Waldenses'ler ve Hugenot'lar ile daha nice benzer gelişmeler kaynaklanmıştır. Bu farklı kanallar vasıtasıyla Mithra'cılık Avrupa'da sürüp gitmiştir. Sıkça ileri sürüldüğü gibi, bu eski kültün izlerini mason tören ve simgelerinde bulmak olasıdır. Ancak, bu tür kuramların belirsiz ve kanıtlanması zor olmaları kaçınılmazdır; üstelik bu kuram üzerinde fazlaca tartışılacak kadar öneme sahip de değildir."

H. L. Haywood, Mithraism: Freemasonry and Ancient Mysteries

 

"Masonluk, değişime uğramış Mithracılıktır...ve onun gizli inisiyasyon törenlerinin kalıntılarına sahiptir."

Ursus Major (www.nwlink.com/justin49/mithra.htm) The Mithraism - Freemasonry Connection





Nisan 07, 2010, 02:55:27 ÖS
Yanıtla #1
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Bu derlemeye hiçbir şey demeyecektim aslında.

Fakat son tümceyi görünce dayanamadım.

Masonluk değişime uğramış bir Mithracılık DEĞİLDİR.

Masonluğun amaçları da, ilkeleri de, yöntemleri de, ritüelleri de, ritüellerinin içeriği de Mithracılığın değişime uğratılmış olduğu söylenen bir kalıbı içine sokulamaz.

Şurası doğrudur: Masonluğun öğretisinin oluşturulmasında diğer birçok esinlenme kaynağının yanı sıra Mithracılığın da bir yeri, bir payı vardır.

Fakat işte o kadar.




ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Nisan 07, 2010, 04:27:05 ÖS
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

 Yukarıdaki yazı Sn.Adam şu adresten alıntılanmış olması lazım www.hermetics.org Ben gizemcilik ezoterizme pek bulaşmayı istemiyorum sadece Mitraizm ilgimi çekti,içindede Masonluk olunca sitedeki arkadaşlarında ilgisini çeker diye düşündüm.

Saygılarımla..


Nisan 10, 2010, 11:39:29 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

Pers Gizem Okulları Güney Avrupa’ya göç edince, Latin zihni onları hemen benimsedi. Kült, özellikle Romalı askerler arasında hızla büyüdü ve öğretiler Roma’nın fetih savaşları sırasında lejyonlar tarafından Avrupa’nın hemen her yerine taşındı. Mitra kültü öyle güçlendi ki Roma imparatorlarından en az biri Roma şehrinin altındaki büyük mağaralarda bu tarikata inisiye edildi. C. W. King, Gnostics and Their Remains [Gnostikler ve Kalıntıları] adlı eserinde gizem okullarının Avrupa’nın farklı kesimlerine yayılması hakkında şunları söylüyor: “Eskiden Roma İmparatorluğu’nun Batı eyaletlerini oluşturan ülkeler, taş tabletlere veya kayaların yüzeyine kazınan rölyefler açısından çok zengindir; Almanya’da bunlardan çok vardır, Fransa’da ise daha fazla. Bu ülkede bile (İngiltere) Bath’ta ve başka yerlerde bulunmuşlardır.”

Alexander Wilder, Philosophy and Ethics of the Zoroasters [Zerdüştlerin Ahlakı ve Felsefeleri] adlı eserinde Mitra kelimesinin güneş yerine geçen bir zendi isim olduğunu söylüyor. Mitra’nın bu parlak kürenin içinde ikamet ettiğine inanılıyordu. Mitra cinsiyetsiz değildi, hem eril hem de dişil niteliklere sahipti. Güçlü ve parlak Mitra Yazata’ların en yücesiydi. Mitra ismiyle bu tanrı dişi ilkeyi temsil ediyordu; bildiğimiz evren onun sembolü olarak kabul ediliyordu. Dünyevi ve alıcı doğayı ve Güneş küresinin ışığında yıkandığı zaman ise bereketi temsil ediyordu. Mitra kültü Persli ateş büyücüsü Zerdüşt’ün daha karmaşık öğretilerinin basitleştirilmesidir.

Perslere göre sonsuzlukta bir arada var olan iki ilke mevcuttu. Bunların ilki olan Ahuramazda veya Hürmüz, İyiliğin Ruhu’ydu. Hürmüz’den çeşitli güçlerde birçok iyi ve güzel ruh çıkmıştır (melekler ve başmelekler). Sonsuz varoluşa sahip ikinci ilkeye Ahriman deniyordu. O da saf ve güzel bir ruh olmasına rağmen, Hürmüz’ün güçlerini kıskanarak ona karşı isyan etmişti. Bu isyan Hürmüz ışığı yarattıktan sonra gerçekleşmiştir; çünkü Ahriman bundan önce Hürmüz’ün var olduğunu bilmiyordu. Bu kıskançlık ve isyandan dolayı Ahriman Kötü Ruh oldu. Hürmüz’e zarar vermek için kendinden bir sürü yıkıcı yaratık yarattı.

Hürmüz yeryüzünü yarattığı zaman Ahriman onun daha kesif unsurlarının içine girdi. Hürmüz ne zaman iyi bir şey yapsa, Ahriman onun içine bir kötülük koydu. Hürmüz sonunda insan ırkını yarattığı zaman, Ahriman insanın aşağı doğasına bedenlendi ve Kötülük Ruhu onu ele geçirmek için savaştı. Üç bin yıl boyunca Hürmüz göksel âlemleri ışık ve iyilikle yönetti. Sonra insanı yarattı. Bir üç bin yıl daha insanı bilgelik ve bütünlük içinde yönetti. Bundan sonra Ahriman’ın gücü ortaya çıktı ve insan ruhu için mücadele sonraki üç bin yıl boyunca devam etti. Sonuncu üç bin yıllık dönemde Ahriman’ın gücü yok edilecektir. İyilik tekrar yeryüzüne inecek, kötülük ve ölüm yok olacak, Kötülük Ruhu, Hürmüz’ün tahtı önünde eğilecektir. Hürmüz ile Ahriman, doğanın egemenliği ve insan ruhunun hâkimiyeti için savaşırken, Mitra, Akıl Tanrısı bu ikisinin arasında bir arabulucudur. Birçok yazar Merkür ile Mitra arasındaki benzerliğe dikkat çekmiştir. Merkür’ün kimyasal karşılığı olan cıvanın (simyacılara göre) evrensel eriyik oluşu gibi, Mitra iki göksel muhalif güç arasında uyumu bulmaya çalışır.

Hıristiyanlık ile Mitra kültü arasında birçok benzerlik mevcuttur. Bunun nedenlerinden biri de Persli mistiklerin Hıristiyanlığın ilk asrında İtalya’ya yığınlar halinde gelmeleri ve iki kültün ilk asırlarının iç içe geçmiş olmasıdır. Britannica Ansiklopedisi Mitra kültleri ve Hıristiyan Gizemleri için şu ifadeyi kullanmaktadır:

“İlk toplulukların kardeş örgütleri olup, demokratik ve mütevazı bir ruha sahip olmaları, tapınma nesnesinin ışık ve güneşle kişileştirilmesi, birçok yeteneğe sahip imanlı çoban efsanesi, tufan ve gemi, sanatta ateşten savaş arabası temsilleri, kayadan su çıkarma meseli, çan ve mumun kullanılması, kutsal su ve Aşai Rabbani ayini, pazar gününün ve 25 Aralık gününün kutsallaştırılması, ahlaklı davranış konusundaki ısrar, perhiz ve öz hâkimiyet üzerindeki vurgu, cennet ve cehennem, ilksel vahiy, ilahi kökene sahip Kelam’ın aracılığı, kefaret için kurban verme, iyilik ve kötülük arasında süre giden savaş ve iyiliğin sonunda galebe çalacak olması, ruhun ölümsüzlüğü, kıyamet, bedenin yeniden dirilmesi ve kıyamet günü, evrenin yok edilecek olması… (bütün bunlar), gerçek veya görünürde olsun, Mitraizmin Hıristiyanlığa uzun süre direnmesini sağlayan benzerliklerden bazılarıdır.”


Mitra ritüelleri mağaralarda gerçekleştirildi. Porphyry, Cave of the Nymphs [Periler Mağarası] adlı eserinde Zerdüşt’ün Tanrı’ya tapınmak için bir mağarayı kutsayan ilk kişi olduğunu söyler. Çünkü mağara yeryüzünü veya alt karanlık dünyayı sembolize ediyordu. John P. Lundy Monumental Christianity [Anıtsal Hıristiyanlık] adlı eserinde Mitra mağaralarını şu şekilde tarif eder:

“Bu mağaralarda Yengeç ve Oğlak burçlarının sembolleri olurdu. Yaz ve kış gündönümleri, bu hayata inen veya Tanrılar katına yükselişlerinde bu hayattan çıkan ruhların kapısı olarak çok önemliydi. Yengeç inişin, Oğlak ise yükselişin kapısıydı. Bu iki alan fânilerin yeryüzünden gökyüzüne, gökyüzünden yeryüzüne geçiş yerleriydi.”

Roma’da Aziz Petrus’a ait olduğu söylenen koltuğun, pagan gizem okullarından birinde kullanıldığına inanılır, muhtemelen bu okul Mitra kültüne aitti ve Hıristiyanlığın ateşli taraftarlarının bir dehlizde bulduğu bir şeydi. Anacalypsis adlı eserinde Godfrey Higgins, 1662 yılında bu koltuk temizlenirken üzerinde Herkül’ün On İki İşi’nin temsilinin bulunduğunu, daha sonra da Fransızların aynı sandalye üzerinde kelime-i şahadetin Arapçasını bulduğunu belirtir. Tıpkı birçok kadim felsefe okulunda olduğu gibi Mitra kültüne inisiye olma, anlaşıldığı kadarıyla üç aşamalıydı. Bu derecelere hazırlanmak için arınma, akli melekelerin güçlendirilmesi ve hayvani doğanın kontrolü şart koşuluyordu. İlk derecede adaya bir kılıcın ucunda bir taç sunuluyor ve ona Mitra gizemlerinin gizli gücü öğretiliyordu. Muhtemelen ona altın tacın kendi ruhani doğasını temsil ettiği ve Mitra’ya tam anlamıyla şükredebilmesi için bu tacın dış dünyada ortaya çıkarılması gerektiği öğretiliyordu. Çünkü Mitra, onun ruhu olan Hürmüz ile hayvani doğası olan Ahriman arasında bir aracı görevini görüyordu. İkinci derecede ona bir aklın ve saflığın zırhı veriliyor, yozluk, tutku ve şehvet hayvanlarıyla savaşması için yerin altına gönderiliyordu. Üçüncü derecede ona bir takke veriliyordu. Bu takkenin üzerinde Zodyak burçları ve diğer astronomik işaretler işlenmiş veya çizilmiş oluyordu. Bu inisiyasyonların ardından o ölmüş ve dirilmiş kişi olarak selamlanıyor ve Persli mistiklerin öğretilerini öğrenmeye başlayarak tarikatın tam üyesi oluyordu. Mitra inisiyasyonlarını başarılı bir şekilde geçen adaylara Aslanlar deniyordu ve alınlarına Mısır haçı çiziliyordu. Mitra birçok yerde bir aslan başı ve iki kanatla tasvir edilmiştir.


Bir ritüel boyunca Mitra’nın Güneş Tanrısı olarak doğuşu, insanlık için kendini kurban edişi, insan sonsuz hayata kavuşsun diye ölümü ve nihayet, dirilişi ve Hürmüz’ün tahtı önünde bulunduğu şefaatle tüm insanlığı kurtarması canlandırılır. (Bakınız Heckethorn) Mitra kültü Zerdüştçülüğün ulaşmış olduğu felsefi yüksekliklere çıkamasa da, onun Batı dünyası üzerindeki etkisi derindi. Bir dönem neredeyse bütün Avrupa onun öğretilerini kabul etmişti. Roma diğer uluslarla olan ilişkisinde kendi dini ilkelerini onlara aşılamıştı, daha sonraki birçok dini kuruluş Mitra kültüne özgü nitelikler sergilemiştir. Usta Mason derecesinde “Aslan” ve “Aslan pençesine” yapılan gönderme bu kültten geliyor olabilir. Mitra inisiyasyonunda yedi basamaklı bir merdiven vardır. Faber bu merdivenin esasen yedi katlı bir piramit olduğu görüşündedir. Masonluğun yedi basamaklı merdiveninin, bu Mitra sembolünden kaynaklanmış olması mümkündür. Mitra tarikatına kadınların girmesini izin verilmezdi, fakat erkek çocuklar ergenlikten çok önce alınırdı. Kadınların masonluğa katılmasına izin verilmemesi Mitra kültlerinde verilen gizli öğretilere dayanıyor olabilir. Bu kült, efsaneleri daha ziyade güneş ile onun gökyüzü evlerindeki yolculuğunun sembolik temsilleri olan gizli cemiyetlere çok güzel bir örnektir. Mitra’nın bir taştan doğması Güneş’in bahar ekinoksunda ufuktan doğmasından başka bir şey değildir.

John O’Neill, Mitra öğretilerinin bir güneş tanrısını işaret ettiğini tartışmaya açar. In The Night of the Gods (Tanrıların Gecesi) adlı eserinde şunları yazar: “Avestadaki ışık tanrısı Mitra’nın, yükseklerden bakan, bilgide eksiksiz (perethuvaedayana), güçlü, uykusuz ve hep uyanık 10,000 gözü vardır. En büyük tanrı Ahura Mazda’nın da bir gözü vardır, başka yerlerde de onun ‘gözleri olan güneş, ay ve yıldızlarla’ her şeyi gördüğü söylenir.” Mitra unvanının esasen –güneşe ait olmayıp– mutlak gökyüzü tanrısı olduğu teorisi, olgularla çok iyi uyuşmaktadır. Buradan görülecektir ki nunquam dormio [asla uyuklamayan] mason gözün kökenine dair hayli kanıt vardır. Okuyucu, Persli Mitra ile Vedic Mitra’yı birbirine karıştırmamalıdır. Alexander Wilder’a göre, “Mitra ritüelleri Baküs Gizemleri’nin yerine geçmiş, Asya, Mısır ve hatta uzak Batı’da asırlarca egemen olan Gnostik sistemin temeli olmuştur.”

Batiniler.comdan alıntı..


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
4322 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 25, 2012, 12:39:31 ÖS
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
3180 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 25, 2012, 09:54:56 ÖS
Gönderen: NOSAM33
18 Yanıt
9052 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 01, 2012, 04:00:11 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2154 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 29, 2012, 05:42:18 ÖS
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
3504 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 30, 2012, 02:08:10 ÖS
Gönderen: karahan
39 Yanıt
12578 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 09, 2017, 06:15:42 ÖS
Gönderen: NOSAM33
1 Yanıt
3497 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 08, 2012, 06:56:14 ÖS
Gönderen: karahan
2 Yanıt
4081 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 09, 2012, 11:38:05 ÖS
Gönderen: Alşah
9 Yanıt
7866 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 18, 2015, 11:59:31 ÖS
Gönderen: akcanmd
15 Yanıt
5283 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 25, 2014, 11:45:03 ÖÖ
Gönderen: Sade