Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: TÜRKİYE’DE ÖZGÜR MASONLUĞUN YAŞAMA BAKIŞI (6)  (Okunma sayısı 2117 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 01, 2010, 11:29:27 ÖÖ
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay






Masonluk ve Gizlilik


Masonluk gizli bir örgüt müdür? Bu soruyu yoldan geçen yüz kişiye sorsak, önemli bir bölümü “evet” diye yanıtlar. Oysa ki, mason dernekleri bulundukları ülkelerin yasaları uyarınca kurulan ve öncelikle ulusal yasalara tam bağlılığı ilke edinen kuruluşlardır.

Türkiye’de Özgür Masonluğun çatısı altında çalışma yaptığı kurum, “Büyük Mason Mahfili Derneği” adını taşımaktadır. Bu dernek, Türkiye Cumhuriyeti yasaları uyarınca kurulmuştur ve bu yasalarla tam bir uyum içinde çalışmaktadır. Kurucuları, yöneticileri, üyeleri bellidir. Dernekler Masası’nda kayıtları vardır. Derneğin yasal tüzükleri uyarınca iki yılda bir başkan ve yönetim kurulu, genel kurulun oylarıyla belirlenmektedir. Genel kurulda, hükümet komiseri de yer almakta, tam bir açıklık ve şeffaflıkla, çağdaş demokratik anlayışla uyumlu seçim süreci tamamlanmaktadır. Derneğin başkanı ve yönetim kurulu üyeleri tüm işlemlerinde Dernekler Yasası’nı ve yasaları gözetmeyi önde gelen görevleri saymaktadırlar.

Çok açıktır ki, kurumsal boyutta bir gizlilikten söz etmek mümkün değildir.

Peki masonların kimlikleri gizli midir? İlgili kamu görevlileri için üye kayıtlarının gizli olması düşünülemez. Ama bir üyenin mason olup olmadığının başkalarına açıklanması onun kendi bileceği iştir. Büyük Mason Mahfili Derneği üye ve yöneticileri kendi mason kimliklerini özel ya da genel anlamda açıklamakta özgürdürler. Sadece, bir kardeşin mason olduğunu, ondan onay almadan açıklayamazlar. Bu en basit nezaket kuralı olduğu kadar uyum ve esenlikle birlikte yaşama duyarlılığı açısından da çok anlaşılabilir bir tutumdur. Ayrıca, yüzlerce yıllık gelenekten gelen bir öz savunu anlayışıdır. Dış ortamda, yanlış bilgilenme ya da kışkırtmalar yüzünden mason olduğu için bir kardeşin zarar görmesine neden olmamak ve mason kimliğinin açığa vurulmasını sadece onun kararına bırakmak geleneksel bir yaklaşımdır.

Masonlar gizli işler mi yaparlar? Hayır, gizli işler yapmazlar!

Masonluk bireylerin düşünsel gelişimini amaçlar. Masonluk’ta üyeler, insanlığın barış ve mutluluğu ülküsüne engel olan nedenleri sorgulayarak, kendilerini bilimsel yöntem, akıl, bilgelik, erdemler ve güzellikle donatmaya, bu şekilde bireysel gelişimlerini destekleyen düşünsel ve töresel gücü sağlamaya çalışırlar. Çalışma yapılacak konu önceden bir gündem ile duyurulur. Yapılan çalışmalar sonrasında da bir tutanak tutulur. Genellikle iki haftada bir toplanılır ve kavramlar, erdemler, simgeler ya da Masonluğun tarihçesi üzerinde yapılan bir konuşma sonrasında dileyen kardeşlerin katkılarıyla konu zenginleştirilir. Toplantıdan çıktıktan sonra da kardeşler edindikleri izlenimi kendilerince değerlendirir, dilerlerse benimser ve özümserler ya da sadece dinlemiş olmakla yetinirler. Bu tür bir çalışma “gizli” sözcüğüne yüklenen derin anlamlar gölgesinde yıpratılmak istenirse, bu insansal değerler ve özgürlük kavramı açısından büyük bir haksızlık olur!

Peki, masonların çalışmalarına mason olmayanlar da katılabilir mi? Ya da çalışma tutanakları isteyene verilebilir mi? Bu tür soru soranlara bir karşı soru sormakta yarar vardır: “Bir büyük şirketin yönetim kurulu toplantısına her isteyen girebilir mi? “ Böyle bir şirketin yasal karar defteri yasanın belirttiği kişiler dışında her isteyene gösterilir mi?” Büyük bir şirketin yönetim kurulu toplantısı yasaldır, gizli değildir ama ilgililer dışında kalanlara kapalıdır! Bu Masonluk için de böyledir! Toplantılarımız üyelerimiz ve yasal yetkililer dışında olanlara kapalıdır. Bu bütün kulüp, dernek ve işletmelerde hatta partilerin özel toplantılarında da geçerli bir kural değil midir? Masonluk “gizli” değildir, “kapalıdır”.

Masonluğun gizli olduğu savı, biraz da, tartıştığımız konuları irdelerken kullandığımız simgesel dilden kaynak bulmaktadır. Gerçekten de uzun bir geçmişin taşıdığı geleneksel yapısıyla Masonluk, pek çok simge barındırmaktadır. Tek bir sözcükle belirtilen bir simge, masonca çalışmalara alışık olanlar için sayfalar dolusu açılım anlamına gelebilir. Biz simgeleri günün koşullarında yeniden yorumlayarak gelişiriz. Simgesel dil, bizim evrensel dilimizdir. Bu tür çalışmalara ilk kez katılanlar tüm konuşulanları kavramakta zorluk çekebilirler. Bunun gizlilikle hiçbir ilgisi yoktur. Üzerinde çok çalışılmış, çok yorumlanmış ve işlenmiş konular bilim adamlarının dilinde de kısacık simgelere dönüşmez mi? Hukukçuların, doktorların hatta din adamlarının konuşmaları yorum gerektiren konuya özgü sözcükleri içermez mi?

Masonlar aralarındaki barış ve kardeşliği, karşılıklı saygıyı, düşünce özgürlüğü ortamını, bilgece sevecenliği algılayacak, benimseyecek ve yansıtacak kişilerle çoğalmak isterler. Niceliğe değil, niteliğe önem verirler. Aralarına alacakları yeni kardeşler konusunda dikkatli ve özenlidirler. Mason olacaklarda para, güç ya da ün değil kendi dar kalıplarını aşabilme yeteneği aranır. Bu nedenle Masonluğa girmek çok da kolay değildir. Niceliksel gelişim konusundaki bu titizlik dıştan bakınca gizli bir örgüt izlenimi verebilir. Oysa ki, kullanılması gereken doğru sözcük “seçici” olmalıdır. Masonluktaki seçicilik ile “sosyal seçkinlik” kavramını karıştırmamak gerekir. Masonluk, gelişebilme yetisi olan tüm uygar ve erdemli bireylere açıktır.

Düşünen beyinlerin yok edildiği, aydınların yakıldığı, cadı avına çıkıldığı günler Ortaçağ’da kalmıştır. O günlerin koşullarında değişim ve gelişime dönük her yenilik yaşayabilmek için gizlenmek zorunda kalırdı. Özgürlükçü demokratik rejimlerde ise, ancak yasa dışı kuruluşlar gizli olabilirler.

Masonluk Türkiye Cumhuriyeti yasalarının bir kurumudur !





Bu yazının kapsamında diyebileceğim bir şey bulamadım. Belki üslubu eleştirilebilir; bir başkası olsa aynı şeyleri bir başka biçimde anlatır. Önemli değil. Ancak şu son paragrafa biraz takıldım. Onu aşırı iyimser buldum. Düşünen beyinler, aydın insanlar Ortaçağ Avrupası’nda olduğu gibi günümüzde de yakılıp yok edilmiyor değil. Sadece yakıp yok etmenin tarzı değişmiş durumda. Cadı avı olmasa da özgür düşünceliler, ilericiler, bilimsellikten ve evrimden yana olanlar avlanıyor. Orada “özgürlükçü demokratik rejimler” diye bir söz kullanılmış. Öyle demokratik rejimler var ki, özgürlüğe göz açtırmıyor. Bu yazıda başlık Masonluğun gizli olup olmadığı için, Masonluğun nelere karşı olduğuna hiç değinilmemiş; belki bir başka bölümde vardır.




ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2668 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 22, 2010, 04:12:42 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1974 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 23, 2010, 11:25:47 ÖÖ
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
4447 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 12, 2012, 07:38:09 ÖS
Gönderen: Tij
1 Yanıt
2429 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 25, 2010, 05:18:44 ÖS
Gönderen: ceycet
0 Yanıt
3066 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 26, 2010, 02:18:46 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2066 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 30, 2010, 08:04:07 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2087 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 03, 2010, 04:13:14 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
3711 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 04, 2010, 11:13:42 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2020 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 19, 2010, 05:12:46 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2855 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 20, 2010, 11:17:04 ÖÖ
Gönderen: ADAM