Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Nietzsche Din Kavramı ve Kökeni  (Okunma sayısı 7681 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 18, 2008, 10:27:41 ÖS
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3123
  • Cinsiyet: Bay

Nietzsche'nin özelde Hristiyanlığa , genelde ise insanın değerini alçaltan tüm nihilistik dinlere karşı savaş açtığına , böyle bir durumda kendini "DECCAL" ilan ettiğine değinmiştik.Bu yazıda ise , Nietzsche'nin şiddetle karşı çıktığı bu tür dinlerin , yine Nietzsche'ye göre kökenine inmeye çalışacağız.

Nietzsche , herşeyden önce hümanizmden farklı bir biçinde insanın değerini ve dolayısıyla hayatın değerini önemser. Tüm felsefesini insan üzerine kurar ve insanın değerini alçaltan , onu aşağılayan her fikrin eleştrisini yapar.

Özellikle de nihilistik dinlere karşı ayaklanması , isyanı , günümüzde dahi ses getirecek türdendir. Nietzsche, din kavramı hakkındaki düşüncelerini / yorumlarını , "Güç İstenci" adlı eserinin 135.bölümünden başlayarak dile getirmiştir.

Nietzsche , "Güç İstenci" adlı yapıtının bahsi geçen bölümüne şöyle başlar ;

"Bizim gerçek ve tevehhüm ettiğimiz nesnelere atfettiğimiz bütün güzellik ve yücelikleri , ben insan malı ve ürünü olarak geri istiyorum.Onun en güzel savunması olarak..."

Nietzsche'ye göre Tanrısal veya ilahi olarak kabul edilen tüm kavramlar , aslında insanın kendi dışında ve insandan bağımsız şeyler değildirler.Tersine ve bizzat insan ürünüdürler.

İnsan, Tanrı ürünü değildir. Tanrı , insanın en büyük yanılsaması ve ürünüdür.Nietzsche'ye göre Tanrı , insanın en büyük yaratısıdır.Bununla birlikte "cennet" , "cehennem" , "şeytan" , "melek" gibi kavramlar , aslında tamamen bir uydurmadan ibarettir.

"Böyle Buyurdu Zerdüşt" adlı eserinde Nietzsche , Zerdüşt'ün ağzından şöyle konuşur ;

"Bir zamanlar Tanrı'ya isyan en büyük günahtı.Fakat Tanrı öldü.Onunla birlikte bu günahlar da öldü.Şimdi ise en korkunç şey , yaşama karşı günah işlemek ve bilinemeyecek olanı (Tanrı'yı) , yaşamın amacından üstün tutmaktır.."

"...Şerefimle söylerim ki dostum ,söylediklerinin hiçbirisi , aslında yoktur.Şeytan yoktur ve cehennem yokturçRuhun , bedeninden daha önce ölecektir.Artık hiçbirşeyden korkma!"

Dinin kökenini , insanın kendindeki yüce gücü/yetiyi tanıyamamasına , kendini aşağılık bir varlık olarak görmesine bağlayan Nietzsche , insanın aslında çok özel ve şaşırtıcı özelliklerle donanmış olduğuna kanaat getirir.

İnsanın bu tür bir gücü kendine izafe edememesi sonucunda insan Tanrı'yı yarattı ve Tanrı'nın ağzından konuştu...ve tekrardan Tanrı'nın ağzından konuşan insan , yine kendi buyruğuna Tanrı sözüymüş gibi uydu.

Nietzsche'nin , bu konuda şöyle bir açıklaması vardır ;

"İnsan bütün güçlü ve şaşırtıcı momentlerini , kendine izafe etmeye cesaret edemedi.O,onları "edilgen" , "acı çekilmiş" , kendisine yönelik tahakkümler olarak tasarladı..."

Nietzsche'ye göre , böylelikle oluşan Tanrı inancının yanında "din" kavramı da ortaya çıktı.Din , kısa ve öz olarak Tanrı'nın sözleri gibi algılanıyordu.Halbuki Nietzsche'ye göre din , insanın şaşırtıcı yanını kendine atfedemeyip , onu , yarattığı sonsuz güç sahibi Tanrı'ya maletmesinden kaynaklanıyordu.

Nietzsche , Güç İstenci adlı başyapıtında bu konuya değişik bir açıdan yaklaşır. İnsandaki ilahi olarak tanımlanan şaşırtıcı gücü , psikolojik olarak inceler ve şöyle der ;

"Akıllı , güçlü ve hayat dolu ırklar arasında çoğu kez sara hastasında , bir yabancı kuvvetin rolü olduğuna kanidir.Ama ona her akraba olan özgürsüzlük , örneğin vecid dünyanın, şairin , büyük mücrimin özgürsüzlüğü , sevginin ve intikamın şiddetli heyecanları , insan dışı kudretlerin icadına yararlı olur.Bir ruh durumu , sadece bir şahısta somutlaştırılır.Ve eğer bu ruh durumu bizde ortaya çıkarsa , o şahsın etkisi diye idda edilir.Başka bir ifadeyle : Psikolojik Tanrı teşkilinde ruh durumu , bir sonuç olmak için sebep olarak kişileştirilir."

Bu açıklamaya göre , insan kendi gücünü çeşitli "özgürsüzlük"ler sebebiyle , kendi dışında ve imgeleminde yarattığı bir varlığa atfeder.Ve sadece bir şahısta somutlaştırılır. Aslında her insanın içinde çeşitli ruhi durumlarla yeşerebilecek olan bu tür duygu taşkınlıkları , çoğu zaman somutlaştırılan kişiden kaynaklandığı düşünülür. Etkiye sebep olarak , somutlaştırılan kişi gösterilir.

Dinin tam da çıkış noktası , bu tür düşünlerin eyleme dökülmesi olayıdır.Bunu daha net bit biçimde Nietzsche , şöyle açıklar ;

"Psikolojik mantık şudur : Kudretin duygusu , eğer o , bir insanın birden bire ve ona tahaküm ederek kaplarsa , bu bütün şiddetli heyecanlarda karşılaşılan bir haldir.Onda , kendi şahsından kuşku etmeye yol açar.O kişi , bu şaşırtıcı duygunun sebebi olarak kendini düşünmeye cesaret edemez.Böylece bu hal için daha güçlü bir şahsı , bir uluhiyeti ikame eder."

Dinin kökeni hususunda bu çıkarsamayı yapan Nietzsche , din kavramına verdiği değeri netleştirir.Dinin ,kişiliğin değişmesi olarak tanımlayan Nietzsche , aslında tüm bu duygu durumlarının , coşkunluğunun , güç istencinin bir ifadesi sonucuna varır.Fakat insan , kendinde yeterli güç potansiyelini hissedemediğinden , kendine güvenemediğinden dolayı , bu durumu dışsallaştırır ve bir Tanrı icat eder.

Nietzsche , özet olarak sözlerine şöyle son verir ;

"Dinin kökeni yabancı olarak insanı sürprize uğratan gücün aşırı duygularından kaynaklanır.Bir azasını ağır ve acayip olarak hisseden bir hasta gibi , onun üzerinde bir başka insanın durduğu sonucuna varan naif dindar insan , kendini birden çok şahsa ayırır.Din , kişiliğin değişmesi halidir.Bir tür kişinin , kendi kendisinin karşısında , korku ve dehşet duygusuna kapılmasıdır.Ama keza olağanüstü bir mutluluk ve yükseklik hissidir.Hstalar arasında Tanrı'ya , Tanrı'nın yakınlığına inanması için sağlık hissi yeterlidir."



Aralık 21, 2011, 08:55:07 ÖS
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1808

Sayin shemuel,
bildigim kadariyla hernekadar Tanri"yi öldüren veya Tanri"nin öldügünü ilan eden kisi olarak Nietzsche aniliyorsada bunu ilk dile getiren Hegel"dir.
ama benim size bir sorum var, Nietzsche Tanri"yi öldürdükten veya ölümünü ilan ettikten sonra onun yerine baska bir sey koymusmudur?
Nietzsche"de bir "üst insan" kavrami vardir, bunu nasil ve hangi anlamda degerlendiriyorsunuz?

Saygilar


Aralık 22, 2011, 02:22:01 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 379
  • Cinsiyet: Bay

 Sevgilimle “Nietzsche Ağladığında” Filmini izlerken, filmin yarısına doğru bana dönüp “Bir deli ile hiç sevgili olmamıştım” demesini hiç unutamıyorum:)

Acaba, 200 Yıl sonra Salome yaşıyor olsaydı, onu anlar mıydı..? Belkide onu Nietzsche yapan Salome'ydi..!

Saygılar.


« Son Düzenleme: Aralık 22, 2011, 02:30:03 ÖÖ Gönderen: agnusdei »
Odi Profanum Vulgus Et Arceo.


Aralık 22, 2011, 08:01:58 ÖS
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3002
  • Cinsiyet: Bay

Bir zamanlar Tanrı'ya isyan en büyük günahtı.Fakat Tanrı öldü.Onunla birlikte bu günahlar da öldü.Şimdi ise en korkunç şey , yaşama karşı günah işlemek ve bilinemeyecek olanı (Tanrı'yı) , yaşamın amacından üstün tutmaktır.."
Sevgili Nietzschen olayı çözmüş , sonuçta hepimiz kurtulduk. YOK OLARAK !!! Syg. :'( :'( :'(
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
7 Yanıt
8854 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 05, 2008, 11:31:55 ÖÖ
Gönderen: nietzsche
16 Yanıt
7485 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 02, 2016, 04:49:36 ÖÖ
Gönderen: ayhanbakkal
7 Yanıt
11254 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 20, 2008, 09:18:44 ÖS
Gönderen: saskin
2 Yanıt
4052 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 15, 2009, 02:55:29 ÖS
Gönderen: ceycet
1 Yanıt
6150 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 04, 2010, 10:54:36 ÖS
Gönderen: ZAKABUNYA
7 Yanıt
7366 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 27, 2012, 12:46:38 ÖÖ
Gönderen: CAMPANELLA
0 Yanıt
11449 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 17, 2010, 02:23:35 ÖÖ
Gönderen: scherif
16 Yanıt
17226 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 13, 2011, 10:39:41 ÖÖ
Gönderen: Genius Loci
7 Yanıt
8786 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 27, 2011, 07:41:38 ÖÖ
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
1835 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 30, 2015, 11:21:44 ÖÖ
Gönderen: ARARAT