Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: TAPINAKLAR VE SÜTUNLAR - 1  (Okunma sayısı 2114 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Haziran 24, 2010, 01:03:05 ös
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay




Yeni bir yazı dizisine başlıyorum. Neden söz edeceğimi üç aşağı beş yukarı biliyorum da, el altındaki birikimden neler alıp aktaracağımı, bunların arasında nasıl bağlantılar kuracağımı doğrusunu isterseniz şu aşamada kestiremiyorum. Konu öyle geniş ki, sıkıcı olmaması için özetler yapmam gerektiği de kuşkusuz. Dizinin başlığını “Tapınaklar ve Sütunlar” diye koyarken bunun aslında bu bölüme yakışacağından da pek emin değilim. Bir ara şu “Mimarlık ve Mühendislik” bölümüne yerleştirmeyi düşündüm ama bu arada çeşitli inançlarla bağlantılar kuracağım; sapa kaçacak. Bu bölümde karar kıldım. Umarım yanlış bir şey yapmıyorum.



Tapınak ya da mabet… Bana göre ikisi de aynı şey. Masonlara sorarsanız, bir mason mabedi asla bir tapınak değil. Ancak bu yazı dizisinin Masonlukla doğrudan ilgisi olmayacak. Belki bir iki noktada bağlanır ama onlar da zayıf kalır. Belki masonlar kendi bilgileri çerçevesinde birtakım bağlantılar kurar ben tapınak sözcüğünde diretsem de…

Hemen tüm inançlarda (gerek ilkel inançlarda gerekse gelişmiş kitaplı dinlerde) doğanın oluşumuyla (isterseniz buna oluşturulma ya da yaratılış deyin, bir şey fark etmez) bağlantılı şöyle bir benimseyiş izleriz: Karmaşa ya da kaos içinde olan sulardan bir kara parçası yükseldi ve bir tepe ortaya çıktı. Bu tepe kutsal olarak nitelendi ve zaten öyleydi de… Onu göstermek üzeri ortaya bir nokta konuldu simgesi olarak. Sonra o nokta kendini bir taş ya da kaya üzerinde belirginleştirdi. (Çeşitli inançlarda “taş” konusu üzerinde hayli yazı yazmıştım bu forumda.) Sonra o taş kendini sütun biçiminde gösterdi. O da yetmedi; son biçimi tapınak oldu.

İnsanın yaradılışı ve yeryüzünde var oluşundan beri kendi üstünde olduğunu varsaydığı hayal ettiği ya da edemediği sınırsız ve sonuz güç ile iletişim kurma yerleri, hemen her kültürde aşağı yukarı aynı şekilde gelişti. Bunun kapsamında aşağı yukarı aynı simgeselliği barındırdı. Tapınak, tanrısallığın bulunduğu yer olarak nitelendi.

Kimileri bu anlatıma karşı çıkar. Yaratıcı ilkenin sadece bir yer hatta bir yapı ile sınırlandırılmış olduğunun nasıl açıklanabileceğini sorar. Dahası bunun olamayacağını ileri sürer.

Kimileri de yaratıcı ilkenin sadece tapınakta değil, evrenin bütününde, evrenin her yerinde olacağını belirtir.

Kimileriyse, yaratıcı ilkenin insanın kendi içindeki tapınakta, bir kavram, bir simge olduğunu söyler.  Hatta Hıristiyanlıkta Aziz Pavlus’un şöyle bir sözü var: “Sen bilmez misin ki aynı zamanda tanrının tapınağısın.”

Aslında tapınak kavramı tüm inanç sistemlerinin temelini oluşturan öğeleri içinde barındırır. Bunlar öncelikle şu kavramlardır: Merkez, kutsal dağ, inisyasyon, kozmos ve kaos ile ilgili düşüncelerin tutamı, yaradılış mitosları, kutsal sular, hayat ağacı, sevgisel güçler ve gizemler, yeni yıl kutlamaları, kutsal geometri, dolayısıyla dört asal nokta ve bu asal noktalar ile uyuma girme.

İşte belki de bu kavramların hepsi tek bir ana kavram ve simgenin içinde binlerce yıldır gerçek anlamını bulmuş ve korunmuştur. Bu çerçeve içinde en derin ve doğru anlamları tutabilmiş, daha iyi anlaşılmış ve kitlelere yayılabilmiştir.



Bu arada şu “kutsal geometri” kavramı elbette başlı başına bir inceleme konusudur. Ona da değineceğim ama ayrıntılarına girmeyeceğim. Bu yazı dizisinin izleyecek olan bölümünde, tapınak konusunu bir simge olarak ele alarak şöyle bir gözden geçirmek niyetindeyim.

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2299 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 25, 2010, 01:21:13 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2035 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 27, 2010, 12:46:05 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1827 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 28, 2010, 12:30:20 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2702 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 29, 2010, 04:48:43 ös
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
4313 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 02, 2010, 10:04:57 öö
Gönderen: ceycet
0 Yanıt
1809 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 06, 2010, 11:41:15 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2186 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 09, 2010, 11:41:16 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
5514 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 13, 2010, 10:18:35 öö
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
5388 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 15, 2010, 11:50:33 öö
Gönderen: ceycet
4 Yanıt
4735 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 17, 2010, 07:42:51 ös
Gönderen: martı