Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Yahudiler ve Amerika'nın Kuruluşu  (Okunma sayısı 9101 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 01, 2007, 01:39:50 ÖÖ
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3125
  • Cinsiyet: Bay

Amerika Birleşik Devletleri’nin kuruluşu dünya tarihinde benzersiz bir olaydır: başlangıçtan beri bir demokrasiydi, kökünü İncil’den alıyordu ve ilk ilkelerinden biri dini toleranstı. Bunun nedeni 17. yüzyılın başında Amerika’da “New England”a yerleşen ilk göçmenlerin Avrupa’daki dini zulümlerden kaçan Püriten sığınmacılar olmasıdır. Bu Püritenler İngiltere’den göçlerine, Yahudilerin Mısır’dan Çıkış’ı gözüyle bakıyordu. Onlar için İngiltere Mısır, kral firavun, Atlantik Okyanusu Kızıldeniz, Kızılderililer ise eski Kenaanlılar idi. Onlar yeni bir Vaat Edilen Toprak’ta Tanrı ile yeni bir anlaşmaya giren yeni Yisraelliler idi. İlk kez 1621 yılında, Mayflower gemisinin yanaştığı yılın ertesi yıl kutlanan şükran yortusu başta Yahudi Yom Kipur’una paralel olarak tasarlanmıştı; bir oruç, içe dönme ve dua günü olacaktı. Gabriel Sivan The Bible and Civilization (İncil ve Medeniyet) adlı eserinde şöyle yazar (sh.236): “Tarihteki hiçbir Hıristiyan cemaati, hayatını İbrani ulusunun Tevratsal dramının tekrarı olarak gören Massachusetts Bay Colony’ye ilk yerleşenler kadar kendilerini Kitabın Ulusu ile özdeşleştirmemiştir... Bu göçmen Püritenler durumlarını, “Babil felaketi” ile yoldan çıkmış Kilise’nin haklı artıkları şeklinde dramatize ediyor, kendilerini ilahi takdirin aletleri, Sinay Dağı’nda yapılan antlaşma uyarınca yeni uluslarını kurmak üzere seçilmiş bir halk olarak görüyorlardı.” İngiltere’deki Püriten İsyanı (1642-1648) sırasında Püriten ekstremciler İngiliz hukukunu Eski Ahit ile değiştirmeye çalışmış ancak engellenmişlerdi. Amerika’da kolonilerin yasalarında Tevrat kanununu uygulamayı deneme özgürlükleri çok daha fazlaydı; ilk yerleşimcilerin yapmaya koyulduğu da tam olarak bu oldu. New England’daki kolonilerin ilk yasaları kutsal yazıları temel aldı. New Haven’da 1639 yılındaki ilk mecliste John Davenport koloninin yasal ve manevi temeli olarak İncil’in önceliğini açıkça belirtti. “Kutsal yazılar bütün insanların Tanrı’ya ve insanlara karşı bütün görevleri ile ailelerin ve ulusun Kilise konularında yönetimi için mükemmel kurallar içermektedir... Tanrı’nın sözü burada hükümet işlerini organize etmede göz önüne alınacak tek kural olacaktır.” New Haven meclis üyeleri daha sonra 79 kadar hüküm içeren ve yarısı İncil’den alıntılar –hemen hepsi Tevrat’tan- olan 1655 Yasası’nı benimsedi. Plymouth kolonisi 1641 yılında neredeyse tamamıyla Moşe kanununa dayanan “New England Ana Kanunu”nu benimseyen Massachusetts meclisininkine benzer kanunlara sahipti. Yahudilerin Tora’yı anlamasına yardım eden Sözlü Gelenek olmadan, Püritenler kendine hallerine bırakılmış oluyor ve kelimesi kelimesine yorumlamaya eğilim gösteriyordu. Bu bazı durumlarda Yahudiliğin hiç tanık olmadığı daha katı ve köktendinci bir uygulamaya yol açtı. YAHUDİLERİN EĞİTİM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Harvard, Yale, William and Mary, Rutgers, Princeton, Brown, King’s College (daha sonra Columbia olarak bilinecek), Johns Hopkins, Dartmouth, vb. dahil çeşitli eğitim kurumunun kuruluşunda Tevrat merkezi bir yol oynadı. Bu okulların birçoğu resmi amblem veya mühürlerinde İbranice bir sözcük ya da cümleyi benimsemiştir. Yale mührü Latince “Lux et Veritas”ı içeren bayrağın altında, Koen Gadol’ün Bet Amikdaş zamanında göğüs levhasının üzerinde bulunan İbranice “Urim ve Timum” sözcüklerinin yer aldığı açık bir kitap vardır. Columbia’nın mühründe üstte ortada Tanrı’nın İbranice adı, ortadaki bayrakta ise meleklerden birinin İbranice ismi yer alır. Dartmouth’un mührünün üst ortasında bulunan bir üçgenin içinde “Her şeye kadir Tanrı” anlamına gelen İbranice sözcükler yazılıdır. İbranice 16. yüzyılın sonunda ve 17. yüzyılın başında öylesine popülerdi ki Yale’deki öğrencilerden çoğu ilk söylevlerini İbranice yapardı. Harvard, Yale, Columbia, Brown, Princeton, Johns Hopkins ve Pennsylvania Üniversitesi’nde İbranice dil kursları vardı. Bu çok dikkat çekiciydi çünkü o zamanlar İngiltere’deki hiçbir üniversitede böyle bir uygulama yoktu. (Amerika’da İncil ve İbranice öğrenimi bu okulların hemen hepsinde gerekli olup öğrenciler ilk söylevlerini İbranice, Latince ya da Yunanca yapma seçeneğine sahipti.) Nüfusun büyük kısmı, Amerika’nın kurucu atalarının önemli kısmı dahil, bu Amerikan Üniversiteleri’nden mezundu. Örneğin Thomas Jefferson, William and Mary’ye; Alexander Hamilton ise King’s College’e (yani Columbia’ya) gitmişti. Dolayısıyla bu siyasi liderlerin çoğunluğunun yalnızca Eski ve Yeni Ahitlerin içeriğini değil, bir miktar İbranice de bildiğinden emin olabiliriz. Abraham Katsch The Biblical Heritage of American Democracy (Amerikan Demokrasisinin İncilsel Mirası) adlı eserinde şöyle yazar (sh.70): “Amerikan Devrimi sırasında İbranice öğrenmeye ilgi öylesine yaygındı ki meclisin bazı üyelerinin Birleşik Devletler’de İngilizce kullanımının resmen yasaklanmasını ve yerine İbranice’nin geçmesini önerdiği söylentileri dolaşır.” AMERİKA’DA YAHUDİ SEMBOLİZMİ İncil eğitimleri Amerika’nın kurucularının yalnızca din ve etik konularındaki tutumunu değil, politika alanındaki tutumlarını da etkilemiştir. Püritenlerin İncilsel görüşlerini siyasi nedenlerden de benimsediklerini görürüz. Örneğin eski İbranilerin kötü firavuna karşı mücadelesi, yerleşimcilerin İngiliz tiranlara karşı mücadelesini temsil eder. Kolonilerin siyasi mücadelelerinin nasıl eski İbranilerle özdeşleştirildiğini açıkça gösteren çok sayıda örnek bulunabilir. • Birleşik Devletler’in Benjamin Franklin, John Adams ve Thomas tarafından 1776 yılında önerilen resmi mührünün ilk şekli, Kızıldeniz’i geçen İbranileri resmetmektedir. Mührün etrafındaki slogan ise “Tiranlara direnmek Tanrı’ya itaattir” şeklindedir. • Philadelphia’daki Independence Hall’daki Liberty Bell’in üzerindeki yazı Levililer’den (25:10) doğrudan bir alıntıdır: “Ülkede bütün yaşayanlar için özgürlük ilan edeceksiniz.” Bağımsızlık mücadelesi dönemindeki vatansever söylev ve yayınlar çoğu zaman İncil’den bölüm ve alıntılarla doluydu. Amerika’nın temel anayasası bile Amerika’nın siyasi şekillenmesine İncil’in etkisi ile Yahudi fikirlerinin gücünü yansıtır. Bağımsızlık Bildirisi’nin açılış cümlelerinde bu gayet açıktır: “Bütün insanların eşit yaratıldığı, Yaradanları tarafından, aralarında hayat, özgürlük ve mutluluk arayışı da bulunan, ellerinden alınamayan bazı haklarla donatıldıkları aşikar gerçeklerdir.” Bu sözcükler kuşkusuz Aydınlatma Dönemi’nin fikirlerini yansıtsa da, bu hakların Tanrı’dan geldiği kavramı Tevrat kökenlidir. Amerika’nın ilk dönemlerine ait bu ve diğer belgeler, Tanrı tarafından verilen bir ahlak standardının Amerikan demokrasisinin merkezi sütunu olduğunu açıkça gösterir. Yeni demokrasinin parası bile “Tanrı’ya inanıyoruz” diye ilan eder. Amerika’nın değerleri üzerindeki Yahudi etkisi konusunda daha çok şey söylenebilir. Biz Yahudilere dönelim. İLK AMERİKAN YAHUDİLERİ Yahudilerin Amerika’daki tarihi Birleşik Devletler bağımsız bir ülke olmadan öncesinde başlar. İlk Yahudiler Amerika’ya Kristof Colomb ile 1492 yılında gelmiştir. Hıristiyanlığı yeni seçen Yahudilerin da Conquistador (Fatih) Hernando Cortez ile 1519 yılında Mexico’ya gelen ilk İspanyolların arasında bulunduğunu da biliyoruz. Aslında o kadar çok sayıda Yahudi dönme Mexico’ya geldi ki İspanyollar dört nesil öncesine kadar Katolik atalara sahip olduğunu kanıtlayamayanların göçünü engellemeyi kural haline getirdi. Engizisyonun bu Yahudi dönmelerin aslında sapkın olmadığından emin olmak için onları izlediğini ve yakılarak öldürülmenin Mexico City’de yaygın hale geldiğini belirtmeye gerek yok. Kuzey Amerika’da kayıt edilen Yahudi tarihi 1654 yılında, 23 Yahudi sığınmacının Recife, Brezilya’dan (Hollandalılar orada sahip oldukları her şeyi Portekizlilere kaptırmıştı) New Amsterdam’a (daha sonra New York olarak bilinecek) gelmesiyle başlar. New Amsterdam da Hollandalılara aitti ancak vali Peter Stuyvesant Yahudileri istemiyordu. Arthur Hertberg The Jews in America (Amerika’daki Yahudiler) adlı eserinde şöyle yazar (sh.21): “Geldiklerinden iki hafta sonra Stuyvesant yerel tacirlerden ve Kilise’den ‘gelen Yahudilerin hemen hepsinin orada kalmak isteyeceği’ konusunda şikayetler duydu. Stuyvesant onları kovmaya karar verdi. Dini hakaret formüllerini kullanarak Yahudilere “iğrenç, hileci ve İsa’nın düşmanları ve ona küfredenler’ dedi. Stuyvesant yöneticilerine ‘dostça bir şekilde gitmelerini istemelerini’ tavsiye etti.” Yahudilerin kovulmamasının tek sebebi, Yahudi yatırımlarına çok bağımlı olan Dutch West Indian Company’nın (Hollanda Batı Hindistan Şirketi) buna engel olmasıdır. YAHUDİLER VE AMERİKAN DEVRİMİ 1776 yılında ve Bağımsızlık Savaşı sırasında Amerika’da tahmini 2.000 Yahudi (erkek, kadın ve çocuk) vardı, buna rağmen davaya katkıları önemliydi. Örneğin Charleston, South Carolina’da yetişkin hemen her Yahudi erkek bağımsızlık için savaştı. Georgia’da öldürülen ilk vatansever bir Yahudi (Francis Salvador) idi. Ayrıca Yahudiler vatanseverlere önemli finansman sağlıyordu. Finansmancıların en önemlisi Continental Congress’e büyük miktarda para borç veren Haym Salomon idi. Savaşın son günlerinde Salomon Amerikan hükümetine 200.000 Dolar verdi. Parası hiçbir zaman geri ödenmedi; öldüğünde iflas etmişti. Başkan George Washington ilk sinagog (adı Turo Sinagog olup Sefarad sinagogu idi) Newport, Rhode İsland’a 1790 yılında açıldığında Yahudilerin katkılarını hatırladı. 17 Ağustos 1790 tarihli bu mektubu gönderdi: “Ülkede yaşayan Abraham’ın çocukları diğer yaşayanların iyi niyetini hak eder ve yararlanır umarım. Herkes kendi bağının ve incir ağacının altında güvenle oturduğu sürece onu korkutacak hiç kimse olmayacaktır.” “Bağ ve incir ağacı” sözcüklerine dikkat edin. Bu cümle Peygamber Michah’ın Mesihsel ütopya kehanetinde yer alır: Ama son günlerde, Tanrı’nın evinin dağı, dağların tepesinde kurulacak ve tepelerin üzerinde yükselecek; insanlar oraya akın edecek. Ve birçok ulus gelecek ve şöyle diyecek: ‘Gelin, Tanrı’nın dağına ve Yaakov’un Tanrı’sının evine gidelim; bize tarzını öğretecek ve O’nun yollarında yürüyeceğiz; çünkü Tora Sion’dan çıkacak ve Tanrı’nın sözü Yerulaşayim’den çıkacak. Ve birçok halkı yargılayacak ve uzaklardaki güçlü uluslar hakkında karar verecek; kılıçları tırpana ve mızrakları budama çengellerine dönüşecek; ulus ulusa karşı kılıç kaldırmayacak ve artık savaşmayı öğrenmeyecek. Ama her zaman kendi bağının ve kendi incir ağacının altında oturacak; ve hiç kimse onları korkutmayacak; çünkü Tanrı’nın ağzı böyle dedi. Washington’un bu sözcükleri seçmesi ilginçti ama yukarıda belirtildiği gibi Tevrat’ın seyyahlar ve yeni ulusun kurucu babaları üzerindeki büyük etkisinin ışığında, bu şaşırtıcı değildir. AMERİKA’NIN YAHUDİLERE KARŞI KARIŞIK DUYGULARI Diğer kurucu atalardan bazılarının Yahudilere karşı Washington’dan biraz daha kararsız olduğunu belirtmek gerekir. Yahudiler hakkında çok iltifatçı sözler söyleyen John Adams aynı zamanda “onların (Yahudiler) birçoğunu sevmenin çok zor iş” olduğunu da belirtmiştir. “Karakterlerinin pürüzlerinin ve tuhaflıklarının” aşınacağı ve “liberal ünitaryen (teslis –üçleme- doktrinini kabul etmeyen) Hıristiyanlar” olacakları günü bekliyordu. Thomas Jefferson Yahudilerin daha laik öğrenim görmesi gerektiğini düşünüyordu. Böylece “eşit saygı ve himaye görecekler” ki bu da böyle bir öğrenimin saygı görmesinin beklenmediğini ima etmektedir. Arthur Hertzberg The Jews in America adlı eserinde şöyle yazar (sh.87): “Jefferson Aydınlanma’nın ana görüşünü dile getiriyordu: her insan toplamda eşit bir yere sahip olabilirdi ama ‘giriş bileti’, ‘aydınlanmışın tarzını ve görünümünü benimsemesiydi. Jefferson, Yidiş konuşan ve Talmud’u bilen Yahudi’nin topluma kendisi gibi klasik öğrenim görmüş bir düşünür kadar yararlı olmadığını düşünüyordu Amerika’da “fazla Yahudi” olmadığınız sürece sizin için Amerika’da özgürlük var fikri, Yahudilerin büyük kısmını oradan uzak tuttu. 1820 yılına kadar Amerika’daki Yahudi nüfusu sadece 6.000 idi. Geleneksel Yahudiliği bir yana atan ve “fazla Yahudi” olmayan Reformcu Alman Yahudiler 1830’lu yıllarda gelmeye başlayınca durum değişti. Doğru Avrupa’dan yoksul, zulüm görmüş Yahudilerin gelişi ise sonraki yüzyılın başında gerçekleşti. Ancak devam etmeden önce Avrupa Yahudilerine ne olduğuna bakmalıyız. 




Ağustos 24, 2007, 03:23:33 ÖS
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

ama amerikanın ilk sahiplerinin kızılderililer olduğu söyleniyor


Ağustos 24, 2007, 03:26:55 ÖS
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

Caktirmayin :) Her irk zaten Amerika'nin kurulusunun sebebi olduunu iddia eder...

Bu da onlardan birisi iste :)


Ağustos 24, 2007, 03:28:09 ÖS
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

 :D çok haklısınız bence de   ;)


Ağustos 24, 2007, 03:29:50 ÖS
Yanıtla #4
  • Ziyaretçi

Aslinda Gazi Osman Pasa'li ve Fatih'li gencler de iddia ediyorlar ama, tesis yok...


Ağustos 24, 2007, 03:30:31 ÖS
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi



Ağustos 29, 2007, 10:30:31 ÖS
Yanıtla #6
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3125
  • Cinsiyet: Bay

ama amerikanın ilk sahiplerinin kızılderililer olduğu söyleniyor
kızılderililer Amerikanın sahipleridir.asıl sahipleri
Ama kast ettiğim ABD nin kurucularıda değil şimdiki yöneticileri.
Asıl kurucularıda Avrupadan sürgün edilmiş katiller topluluğudur.
Yahudiler Amerikanın kuruluşu içerisinde yer almışlarmıdır bunun yorumu size kalmış.


Ağustos 29, 2007, 10:41:51 ÖS
Yanıtla #7
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3125
  • Cinsiyet: Bay

Caktirmayin :) Her irk zaten Amerika'nin kurulusunun sebebi olduunu iddia eder...

Bu da onlardan birisi iste :)
Hay Birader yazdıklarım sadece normal bir yazıdır.iddia değildirki gerçekler ortada en zengin şirketler kimlere ait
Üstelik bu o kadar gurur duyulacak bir şey değilki ABD ortalıkta gezinip sülük gibi kan emmiyormu?
ABD (Asalak Böcekler Düzeni)

Ne bununla nede bunu Kuranlarla gurur duyarım.İddia etmem sadece yazarım.
Ben bir şey demiyorum site sakinleri söylesinler Amerikada bir Yahudi hakimiyeti varmıdır yokmudur?
Bu gün hakim olanlarında dün kuruluşunda  ufacık bir katkısı olmuştur elbette...


Ağustos 30, 2007, 12:02:21 ÖÖ
Yanıtla #8
  • Ziyaretçi

Zaten ben YAZIYA demistim sana degil. Amerika'nin tarihini hic arastirdin mi yoksa, bu sadece senin "Boyle olmustur" teorin mi?

Teori senin degil bir yerden alinti ise zaten bir onceki mesajimdan alinmana gerek yok.

Ayrica Baslikta KURULUSU diyor, ve ilk cumleler de bundan bahsediyor.
Sonra da:

"Ama kast ettiğim ABD nin kurucularıda değil şimdiki yöneticileri.
Asıl kurucularıda Avrupadan sürgün edilmiş katiller topluluğudur."

Bizler sen tamamen baska bir sey yazinca "acaba bu baska br sey mi kasdediyor " diye dusunme geregi duymadiysak, ve yazdiklarini oldugu gibi okuysak kusura bakma, bundan sonra degisik anlamlar arariz yazdiklarindan. ::)

Bu arada Avusturalya'nin tarihini de arastirmani tavsiye ederim ;) Isine gelmeyebilir ama, nasilsa bilgi almak ve bilgi vermeyi seven bir insansin, ilgilenebilirsin.


Ağustos 30, 2007, 09:29:45 ÖÖ
Yanıtla #9

''Asıl kurucuları da Avrupa'dan sürgün edilmiş katiller topluluğudur'' Shemuel Kardeş, ömürsün nerden çıkardın bu anlamı?
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2119 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 26, 2007, 09:45:10 ÖS
Gönderen: shemuel
0 Yanıt
3584 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 15, 2007, 05:10:27 ÖS
Gönderen: Einsof
0 Yanıt
2790 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 19, 2007, 09:40:36 ÖS
Gönderen: Draug
0 Yanıt
4026 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 16, 2009, 11:06:54 ÖÖ
Gönderen: karahan
1 Yanıt
2450 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 18, 2012, 09:27:36 ÖS
Gönderen: akcanmd
2 Yanıt
2964 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 15, 2010, 02:29:33 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
4259 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 07, 2011, 06:42:08 ÖS
Gönderen: Mozart
2 Yanıt
2484 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 14, 2012, 10:33:37 ÖS
Gönderen: Masor1976
0 Yanıt
1234 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 01, 2012, 01:59:02 ÖÖ
Gönderen: Ares
0 Yanıt
1056 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 03, 2015, 02:39:07 ÖS
Gönderen: karahan