Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: RE-FE-RAN-DUM  (Okunma sayısı 1195 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 13, 2010, 01:54:41 ÖÖ
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 200
  • Cinsiyet: Bay

   Yaklaşık 5 saat önce sandıklar açıldı ve halk Türkiye'nin geleceğini çizdi. Referandumdan evet çıktı. "Eee? Evet çıktıysa ne olmuş?" Bakalım...
   Öncelikle şunu bilelim ki meclis  karar almakta hiç ama hiç zorlanmayacak. Daha doğrusu iktidar parti karar almakta hiç zorlanmayacak. Çünkü artık anayasa mahkemesinin çoğu adayını cumhurbaşkanı ve meclis atayacak. Biliyoruz ki bugün, meclis demek iktidar parti demek.
   Neyse bunu biliyoruz zaten. Öyleyse olabileceklere bakalım.
     1-İktidar parti, devlete ait olan kurumları yabancıya satmaya devam ederek, ekonomiyi yabancı sermayenin ayakları altına alabilir. Ya da kimseye yalvarıp yakarmadan ülkeyi finansal olarak kalkındırmaya başlayabilir.
     2-Başkanlık sitemine geçilerek (ki geçilmesi düşünüldüğünü bugünün iktidar partisi genel başkanı söylemiş bulunmakta) Türkiye Cumhuriyeti, cumhuriyet olmaktan çıkabilir. Diktatörlüğe kadar gidebilir. (Ki bazı ülkelerde bunun korkusuyla başkanlık sisteminden vazgeçilmiştir.) Fakat aynı şekilde başkanlık sistemine geçilerek ülkenin gelişimi, kalkınması hızlandırılabilir.
     3-İktidar parti 367'ye gerek duymadan her isteğini yerine getirebilir. Ve iktidar partinin başkanı, parti içerisinde sözünü geçirebilen, arkasından uçuruma gözü kapalı atlanacak biriyse bu ifadeyi değiştirip "İktidar partisi başkanı 367'ye gerek duymadan her isteğini yerine getirebilir" diyebiliriz.
     4-Ordunun darbe yapma olanağı fazlasıyla kısıtlandı. Askeri mahkemeler artık savaş durumu haricinde neredeyse kimseyi yargılayamaz duruma geldi. Yani artık OHAL durumunda bile sivil yargı var. Darbe ülkeyi bildiğimiz gibi belki de yıllarca geriye götürür. Peki ya insanlar birbirlerini öldürmeye başladığında? Devrim yapılmaya çalışıldığında? Ufukta, ülkede iç savaş göründüğünde? HAYIR! İşte o zaman da asker eli kolu bağlı durmak zorunda. Sanıyorum ki askeri mahkemede çalışanların boş zamanlarını değerlendirecek bazı hobiler bulmaları gerekmekte.
   Daha fazlasını eklemek isteyenler lütfen eklesinler.
   Unutmayalım ki bu saydığım 4 madde ülkenin yararına da olabilir zararına. Bu saydıklarım ya ufukta çiçek açtıracak ya da garbın afakını çelik zırhlı duvarla sardıracak!
   Sanıyorum bu yazıyı yazarken tarafımı fazlasıyla belli ettim. Aslında yazmaya başlarken tarafsız bir yazı yazmaya çalışmıştım ama olmadı.  Ama şunu da unutmayalım. Benim sandığım gibi olmayabilir. Belki de ufukta çiçek açar.
  Kim bilir?
                                      GÖRECEĞİZ...
Size ne yapacağınızı söyleyebilirler ama ne düşüneceğinizi asla!