Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Potansiyel düşman olarak 'Türkiye'  (Okunma sayısı 2698 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 17, 2010, 05:38:33 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 269
  • Cinsiyet: Bay

BİR Bilen, kariyeri açısından saygı duyduğum, bilgisine, deneyimine güvendiğim bir centilmen. Ama konuştuğum tek kaynak da değil tabii ki.
Washington’da bir süre temsilcilik yapmış olmanın sağladığı avantajlarla yıllar içinde bazı kaynak olabilen arkadaşlıklarım oluşmuş. Bu kişilerle konuştuğumda ise beni hayli ürküten ve eğer mümkünse Türkiye’nin bu algıyı mutlaka değiştirmesini gerekli gördüğüm bir durum da var.
Bütün bu insanlar, Amerikan yönetiminde Türkiye’nin artık yavaş yavaş potansiyel bir düşman olarak görülmeye başlanılmasını savunanların olduğunu söylediler.
Herhalde böyle bir gelişmenin neden tehlikeli olabileceğini uzun uzun anlatmama gerek yok.
Bir Bilen de bir defasında konuşmasının arasında bu “potansiyel düşman” lafını etmişti ve ben bunu kafama not etmiştim.
Savunma konusunda uzman olan bir kaynağım bana, “Ben şimdi 2014 yılında Türkiye’ye verileceği vaat edilen F-35 Joint Strike Fighter’larının verilip verilmeyeceğine bakıyorum. Eğer sözlerinden geri dönüp vermezlerse bence Türkiye bu potansiyel düşman olarak görülme tehlikesini iyice dikkate almaya başlamalıdır” dedi.

http://www.haberturk.com/yazarlar/551613-obamadan-referandum-telefonu-mu

“TÜRKİYE’de kaldığın birkaç saat içinde haberleri izleme imkânın oldu mu?” diye söze başladı New York’ta telefonlaştığımız “Bir Bilen”. Ben “Tabii ki” diye cevap verince de “Dikkatini çeken bir şey oldu mu?” diye sordu. Öncelik verilen haberleri, nelerin tartışıldığını saydım.
“Bu kadar fazla yolculuk yormuş olmalı seni, yine yeterince dikkatli düşünemiyorsun. Bence en önemli haber neydi biliyor musun, İngiltere’nin Daily Telegraph Gazetesi’nde çıkan, Türkiye’nin İran’dan 25 milyon dolar aldığını iddia eden yazı, gündemin en önemli konusuydu.”
Ben “25 milyon dolar mı?” diye itiraz edecektim ki (Türkiye için fındık fıstık parası biliyorum) dedi ve lafı ağzımdan aldı.“Bir Bilen”, “It’s peasnuts of course”
“Burada önemli olan, iddia edilen paranın miktarı değil” diye sözüne devam etti.
Merakımı iyice abartmıştı, lafı nereye getireceğini gittikçe artan bir ilgiyle dinliyordum.
“Burada önemli olan, o yazıyı yazan insanın kimliği ve o yazıyı neden şimdi yazdığıdır.
O yazının altında imzası olan yazar, Irak operasyonunun başlamasından önce ‘Saddam’ın şeytanlaştırılması’ operasyonuna karar verildiğinde devreye giren veya sokulan bir gazetecidir. O devreye girince ABD, İngiliz ve İsrail gizli servislerindeki bütün bilgiler ona aktarıldı. O da Daily Telegraph gibi önemli yönetici sınıfların dikkatle okuduğu bir gazetede yazdı. Böylece Saddam’ı şeytanlaştırma operasyonu başlatıldı ve başarıyla yürütüldü.
Şimdi aynı kişi, Türkiye aleyhine bir yazı yazdı. İran’ın verdiği iddia edilen parayla ilgili bilgi doğru olsa da olmasa da önemli olan, bu yazının neden bu dönemde bu kişiye yazdırılmasına gerek duyulduğudur.
Umarım yanılıyorumdur ama bence Türkiye hakkında da bir karar alındı ve o karar şimdi devreye sokuldu; bu yazı ve iddia buna işaret ediyor. O yazarı incele, çok ilginç bir adamdır, çok renkli bir yaşamöyküsü var onun. İran konusu üzerinden Türkiye’yi yalnızlaştırmak ve Irak operasyonuyla benzerlik kurarsak Türkiye’yi şeytanlaştırma operasyonu başlatıldı.”
Ben, Bir Bilen’in arada soru sorulması için fırsat vermeden bu kadar uzun konuştuğuna ilk kez rastlıyordum. Biraz durduktan sonra konuşmasına devam etti:
“Hatırla, Boston’dayken sana Washington’da her devlet biriminde yapılan ve Türkiye’yi sanki potansiyel düşmanmış gibi konumlayıp ele alan bir dizi toplantıdan söz etmiştim. Şimdi kongre de devrede, Daily Telegraph’- taki yazı daWashington’daki gelişmenin uluslararası bir yansıması gibi. Mesele çok büyüyor Serdar. AKP iç gelişmelerin sarhoşluğuna kapılıp dışarıda olanları, özellikle Amerika, İngiltere ve İsrail’de olanları aman ihmal etmesin. Bu gibi durumlarda kendine fazla güvenmenin maliyeti hiç tahmin edilmeyen bir an ve noktada çıkabilir. AKP içeriye (Türkiye’yi kastediyor- S.T.) ne kadar hâkimseWashington’dan görülen dışarıdaki kontrolü de o kadar kaybetmiş durumda. Bunun ciddi boyutta bir dış operasyon olduğu görülüp bir pozisyon alınması gerekiyor.”
“Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı bugün New York’talar, herhalde onlar bir şeyler yapacaktır” dedim ve der demez de Bir Bilen, “O konu hakkında söyleyecek başka şeylerim var” dedi ve bu konuya girdi.

BAŞKANLIĞI ANLAMSIZLAŞTIRDILAR

“New York’ta biliyorsun, Türkiye açısından en önemli konu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Başkanlığı’nızdı, değil mi?” dedi.
“Evet, Cumhurbaşkanı da bu yüzden burada zaten” dedim ben.
“Bir şeye dikkat ettin mi?” diye sordu.
Ben, dikkat etmem gereken konuların bu kadar fazla artmasından fena halde bunalmaya başlamıştım ama bir şey demedim. Çünkü Bir Bilen, hayatını böyle şeyleri düşünerek yaşamaya alışmış durumda, beni anlayamayabilirdi.
“Bir süredir malum güçler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin içini boşaltıyorlar” diye devam etti. “O da ne demek?” diye sordum.
“Türkiye’nin başkanlığı döneminde konseyin gündeminde önemli hiçbir işin kalmaması için planlama yaptılar ve uyguluyorlar bunu.
Örneğin, Türkiye ve dünya açısından en önemli konu ne? Ortadoğu barış görüşmeleri değil mi, Türkiye bu konuda ciddi bir oyuncu olmak istiyor değil mi?” Ben iki soruya “Evet” diye cevap verince de... “Bak şimdi ne oldu, o barış görüşmelerini tamamen Güvenlik Konseyi’nin dışına taşıdılar ve Türkiye’nin başkanlığı döneminde bu konuda oyuncu olma imkânını tamamen gündemden çıkardılar. Emin ol bu tesadüfi bir gelişme değil. Türkiye düşünülerek planlanmış ve uygulanmış bir strateji söz konusu. ‘Biz size güvenmiyoruz ve önemli konulara müdahil olmanıza izin vermeyiz’ işareti var ortada. Serdar, sana bir şey söyleyeyim mi, Cumhurbaşkanı Gül’ün burada başkanlık edeceği en önemli toplantı başlığı ‘dünya barışı’ olan bir görüşme.
Sakın ha bunu izleyeyim filan deme. Ben seni tanırım, sen sıkıntıdan dayanamazsın uyursun o toplantıda” dedi. Pazar günü Cumhurbaşkanı’yla konuşma ihtimalimiz olduğunu öğrenince de “İstersen yazma bunları” dedi.
“Niye, kendin için mi söylüyorsun bunu?” diye sordum. “Yok, ben kendim için neden söyleyeyim ki, Cumhurbaşkanı’nın gözüne sen bakacaksın, bu yazacakların onu rahatsız edebilir” dedi.
“Vallahi ben burada yorum yapmıyorum ki, olan biteni aktarıyorum sadece. O nedenle yazacağım bunları. Buna kızılsa da gerçekçi olunması gerekir, ben de işimi yaparak buna yardımcı olurum” dedim. “Şehre gelince (Belki inanmayacaksınız ama ben New Jersey’de kalıyorum da) beni ara buluşalım” dedi Bir Bilen ve bir telefon maratonunu daha bitirdik.  Ben buna karşı NATO hatırlatmasını yapınca kaynağım, “Ne olacak canım, NATO Fransa olmadan da hayatın devam ettiğini öğrendiğine göre” dedi. İması güçlü bir cümleydi ve bence bu da yönetimdeki insanların şu anki ruh halini iyi yansıtıyor.

http://www.haberturk.com/yazarlar/552709-turkiyeyi-seytanlastirma-operasyonu


Texan:

Yazılar, bana şunu hatırlattı:

-Türklerin başına geçecek 11. devlet adamı, ülkenin bekasını belirleyecektir.

-Önce, Müslüman şeriatı artacaktır. Eğer yedinci seneye kadar kaldırılmazsa, on ikinci seneye kadar buranın hâkimi olacaktır. Sonra, Hıristiyan silahlarıyla bir tutsaklık dönemi gelecektir.

-İstanbul'un camileri ve Ayasofya üzerinde haçlar dikilecektir. Bu haçlar, saplanacağı yere silahlı ellerle saplanacaktır. Bu muhteşem şehrin yıkımı gelecektir. Yıkım, sadece orada yaşayanlar sevdiği dini değiştirirse duracak ve şehir lanetten kurtulacaktır.

-Yıkım, adaletsizliklerin en kötülerinin gerçekleştiği bir dönemin ardından olacaktır. Tüm Doğu ülkeleri de Hıristiyanlarca fethedilecektir. Böylece, ölü yaşayan, soyulmuş ve felç olmuş bir yönetim sona erecektir.

 http://www.masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=9152.0
Çöl Bilgesi


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2574 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 01, 2007, 02:23:45 ÖS
Gönderen: Supeluta
78 Yanıt
26911 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 28, 2008, 04:09:23 ÖS
Gönderen: shemuel
3 Yanıt
3513 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 12, 2009, 06:21:00 ÖS
Gönderen: Prenses Isabella
0 Yanıt
2276 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 06, 2011, 06:18:15 ÖS
Gönderen: AQUA
7 Yanıt
5642 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 21, 2011, 01:23:24 ÖS
Gönderen: Noah
6 Yanıt
13945 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 03, 2011, 12:20:23 ÖÖ
Gönderen: Alşah
25 Yanıt
14846 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 20, 2012, 09:52:24 ÖÖ
Gönderen: peacewings
0 Yanıt
620 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2015, 04:28:41 ÖÖ
Gönderen: Risus
0 Yanıt
1065 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 16, 2015, 07:24:40 ÖS
Gönderen: karahan
1 Yanıt
1121 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 19, 2016, 08:42:37 ÖÖ
Gönderen: Felix Steiner