Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: EUM Tabirinin Kökeni ve Tarihçesi Nedir?  (Okunma sayısı 8860 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 21, 2011, 02:45:57 ÖS

Evrenin Ulu Mimarı tabiri, Masonlar tarafından "yüce yaratanı" tanımlamak için kullanılır. Kökeni ve tarihçesi içinse tek bir cevap vermek kolay değildir.

Bu başlığı, konu (köken ve tarihçe) hakkında bilgisi olanların katkıda bulunması için açıyorum.

Benim gördüğüm en eski kullanım 1248, Charter of Bologna'da (Bologna Beratı) geçen "A la Gloria del Gran Arquitecto del Universo" cümlesi. Berat, tahmin edileceği gibi Operatif Masonlukla ilişkili.

Spekülatif Masonlupa nasıl ve ne zaman girdiği konusunda konuşalım biraz.

Saygılarımla.
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Ocak 21, 2011, 03:33:48 ÖS
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

Bu konuda çok fazla görüş var. Benim bildiğim görüşlerden bir tanesi, Kalvinizm ile ilgili. Kalvin düşünce akımında kullanılan tanımlamalardan bir tanesi olduğunu okumuştum. Kalvinist düşünce akımıyla Masonik tanımlamalar arasına girdi diye biliyorum.

Saygılarımla


Ocak 24, 2011, 04:23:46 ÖS
Yanıtla #2

Başlığı açarken yazdıklarımla ilgili bir düzeltme yapma gereği hissettim. Daha doğrusu bir endişemi paylaşmak...

Benim EUM tabirini gördüğüm en eski metin olarak belirttiğim Bologna Beratı, İspanyolca bir metin. Neler anlatıldığını anlayabilmek için yaptığım araştırmalarda İngilizcesini buldum. Ancak İngilizce metnin başında bu ibare yok !

İngilizceye tercüme edilirken mi çıkartıldı, İspanyolca metin yayınlanırken baş tarafa sonradan mı eklendi emin olamadım. Araştırmaya devam ediyorum. Ancak bu başlık altında yazacak olanlar için belirtmek istedim.

Sanırım, en azından şimdilik, yazacak olanların kendi bilgilerini doğru olarak kabul etmesi daha doğru.

Saygılarımla.
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Ocak 24, 2011, 05:02:36 ÖS
Yanıtla #3
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Mustafa Kemal haklı.

Bologra Patenti ya da Beratı olarak anılan 1248 tarihli belgenin Latince olan aslının başında bu deyiş yok. (O belge bir tarihsel değer taşır; o ayrı.) EUM kavramının ilgili dildeki karşılığını içeren sözcükler, bu belge ile bağlantılı sonradan yapılmış olan anlatımların başına konmuş. Bu Masonlukta bir kesin kural/zorunluluk olmasa da bir geleneksel uygulama danha doğrusu bir görenektir; bir bakıma Müslümanların yazılarının en başına besmele yerleştirilişi gibi bir şeydir. (Rahmetli babamın bir yere özel mektup yazarken, başına Arap harfleriyle "Allah" yazma alışkanlığının olduğunu anımsıyorum.)

EUM teriminin tarihsel kökenini ya da ilk uygulamasını Sayın Mustafa Kemal arıyor. Ben de fırsat buldukça şöyle bir bakıyorum. Sanırım ikimiz de henüz bir sonuca varabilmiş değiliz. Bize yardımcı olabilecek kimse yok mu?   
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 24, 2011, 06:51:36 ÖS
Yanıtla #4
  • Skoç Riti Masonu
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 206

Son zamanlarda islerim dolayisiyla pek yazi yazamiyorum ancak bu konuya vakit bulabilirsem mutlaka katilacagim.

-Potentate
In Thy name we have assembled!


Ocak 26, 2011, 02:43:07 ÖS
Yanıtla #5
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Bu konu üzerine benim deyişimle "çalaklavye" bir şeyler yazacağım.

Bunların ne denli doğru olduğunu bilemem. İsteyenler bir varsayım olarak bile netelendirebilir.

Ancak bunu kabul etmeyen ve karşı çıkanların da kendilerine göre daha doğrusunu ortaya koymaları gerektiğini düşünürüm.

Bu bağlamda aslında oldukça uzun bir anlatım da gerekiyor ama onu zaten yapmıştım "Masonluk Tarihinde Anlatılmayanlar" diye bir başlık altındaki dizi yazılarımda.

İşte o anlatımlardan yola çıkarak diyorum ki; her ne kadar Londra Büyük Locası'nın özgün belgeleri 6. Büyük Üstat Wharton Dükü Philip bunları koltuğunun altına kıstırıp götürmüş ve bir daha hiç bulunamamışsa da, herhangi bir mason locasına üye olup olmadığını bilmediğimiz Sir Isaac Newton'un günümüzdeki Masonluğun oluşum ve örgütlenmesinde olağanüstü düzeyde payı ve etkisi olduğunu yadsıyamayız.

Zaten masonik yazında "Spakülatif Masonluğun Babası" olarak da nitelenmiş Jean Theophile Desaguliers'nin Oxford'da Newtıon'un asistanı olduğunu ve özellikle onun önerisiyle 1714 yılında Royal Society üyeliğine alındoığını da biliyoruz. 

Ötesi, Londra Büyük Locası'nın kuruluş amacının ardında aslında büyük bir politik komplo tasarımı bulunduğunu ve Newton'un bu tasarım çercevesindeki rolünün ne olduğunu da biliyoruz.   

Konuyu dağıttığımı ve uzattığımı düşünmeyin sakın.... Tam göbeğindeyiz.

Sir Isaac Newton'un genelde bize sadece büyük bir fizik bilgini olarak tanıtıldığını, oysa onun çok daha derin başka uğraşıları da olduğunu, felsefe ve alşiminin bunun başında geldiğini hatta bir ara şu Süleyman Tapınağı konusuna kafayı taktığını ve onun varsayımsal planları üzerinde bir çalışma yaparak o tarihlerde orada alşimi deneyleri yapıldığın kantlamaya giriştiğıini de biliyoruz.

Dahası, birçok çalışmasını özellikle yayınlatmadığını, bunları çok gizli tuttuğunu, sadece kendisine pek yakın alşimistlerle paylaştığını, ancak sağlığının giderek bozulması üzerine ölümünden bir süre önce o dostları şiddetle karşı çıkmış olsa da tüm bu çalışmaların kendi gözü önünde yakılarak yok edilmesini istediği ve öyle yapıldığını da bu bağlamda sonradan yazılmış olan birtakım anlatımlardan öğrenmiş bulunuyoruz. (Bu sonuncusunun ne denli doğru olduğunun günahı anlatmış olanların boynuna.)

İşte tüm bu çalışmaları çerçevesinde uzay, astronomi, kozmos (ne derseniz deyin) üzerine yaptığı çalışmaların bir bölümünde bilimsel bulgu ve değerlendirmeler üzerine felsefi bir yorum yaparken, evreni bir ulu makineye benzetmiş, her öğesinin birbirine bağlı ve birbiriyle bağlantılı olarak pek düzenli bir şekilde işleyen bir ulu makineyi hayranlıkla anlatmış.. Sonra da düşünmüş: Bu dehşetengiz makineyi kim tasarımladı, kim böyle tıkır tıkır, hiç aksaksız, kendi yasaları çerçevesinde bir uyum içinde çalışmasını sağladı diye... Ona "Evrenin Ulu Mühendisi" demiş.

Şayet Londra Büyük Locası'nın kurulmasından önceki hazırlıklar ve niyetler çerçevesinde, çok önceden düşünülmüş olduğu üzere günümüzde "Masonluk" adını almış olan örgüt Rolyal Society adlı bilimsel kurumun bir ürünü olarak gerçekleştirilebilseydi, kuşkusuz adı "Masonluk" olarak konmayacak, başka bir şey olacaktı. O zaman elbette simgelerinn çoğunluğunu da  sonradan Operatif Masonluk denilmiş olan geleneksel inşaatçılık mesleği ve zanaatının öğelerinden değil, hangi bilim ve zanaat dalı üzerine oturtulacak olursa ondan alacaktı. Böylece belki de Newton "Evrenin Ulu Mühendisi" kavramı olduğu gibi kullanılacaktı. Kim bilir, ritüelik bağlamdaki simgesel değerlendirmeler uyarınca belki de "Evrenin Ulu Fizikçisi", "Evrenin Ulu Kimyacısı", "Evrenin Ulu Bilimcisi" hatta belki^"Evrenin Ulu Geometricisi" dolarak anılacaktı.

Şu son tümceyi yazınca bunu okuyacak olan masonları düşündüm...  Yüzlerine bir gülümseme yayıldığını  sanıyorum.

Koşullar ve olanaklar öylesine geliştiği için, yeni kurulacak olan örgüt, geleneksel inşaatçı localarının üzerine oturtulmuş gibi gösterildi. Bu kadarla da kalınmadı; o measleğin ve zanaatın tarihçesine de sahip çıkıldı, sağlam bir kökeni olsun diye. (Bu yapılırken önceleri sanki bu meslek ve zanaat başlı başına İngiltere'de, kısmen de İskoçya'da oluşmuş gibi saçma sapan bir iş de yapıldı şu pek saygıdeğer James Anderson tarafından ama onu geçelim bir kalem. Hatta alkışlayalım çünkü Birleşik Krallık ortamında o İngiliz kendini beğenmişliği açısından hayli gurur okşayıcı, koltuk kabartıcı  bir tarihçeydi o.)

1720'li yılların ortalarında ritüeller sil baştan düzenlenirken, Masonluk ile doğrudan ilgisi olmayan birçok kimsenin (örneğin Francis Bacon ve John Locke'un) çalışmalarından yararlanıldı. Elbette Elias Ashmole'ün bir zamanlar yapmış olduğu çalışmalardan da. Bunlara Isaac Newton'un çalışmalarının hiçbir etkisi, katkısı olmadığını ileri sürmek, sanırım ya safdillik ya da pek bambaşka ve bana göre yanlış bir değerlendirme olur.

Çok güzel, çok anlamlı bir kavramdı Isaac Newtıon'un"Evrenin Ulu Mühendisi"... Ancak o tarihlerde henüz "İnşaat Mühendisliği" diye bir meslek yoktu.  Bina inşaatçılığının en üst aşaması mimarlıktı; bugünkü inşaat mühendisliği onun kapsamında yer alırdı. Nitekim önceleri hayli yetenekli bir mekanikçi olan Sir Christopher Wren de (onun kim olduğunu ve tüm bu işlerin kapsamındaki önemli işlevini anlatmama gerek yok sanırım) pek meraklı olduğu Mimarlığın çağdaş gelişimini öğrenmesi için eğitim amacıyla Paris'e gönderilmişti.  Sonra da İngiltere'nin en ünlü mimarı olup çıkmıştı. (En ünlü yapıtını gerçekleştiren St. Paul Locası, Lonndra Büyük Locası'nın omurgası oldu.)

İşte şimdi (1720'li yılların ortalarında), ritüellere deist bir yaklaşımla bir yüce kavram yerleştirilmesi öngörülmekteydi. Bu ne olabilirdi? Elbette "Evrenin Ulu Mimarı".
 
Bu bağlamda belki daha ayrıntılı bir anlatım da yapabilirdim ama sanırım bu özet çok şeyi açıklıyor.
 
Şimdi söz diğer katılımcılarda.

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 26, 2011, 03:01:20 ÖS
Yanıtla #6


İşte şimdi (1720'li yılların ortalarında), ritüellere deist bir yaklaşımla bir yüce kavram yerleştirilmesi öngörülmekteydi. Bu ne olabilirdi? Elbette "Evrenin Ulu Mimarı".


Sn. Adam,

1720'lerde "eklenen", kavram mı yoksa sadece ismi mi o devirde belirlendi?

Sormamın sebebi şu: İnanç konusu baştan beri var benim bildiğim kadarıyla. 1723 yasalarında geçen cümle: "Eski devirlerden beri Masonlar üyesi oldukları ülkelerin veya milletlerin cari dinleri neyse onu kabul etmekle yükümlü olmuşlardır."

Saygılarımla.
Bir kavramın tarihini bilmediğiniz sürece
Kavramın kendisini idrak edemezsiniz


Ocak 27, 2011, 07:41:38 ÖÖ
Yanıtla #7
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Bu işin içine 1723 tarihli yasanın birinci yükümlülüğünün o bölümünü karıştırmanın ne denli doğru olacağını bilemiyorum. Aslında elbette o tümce o kadarla kalmıyor ve "Her ne kadar.... " diye başlayıp  ".... olmuşlarsa da bugün....." tarzında bir de devamı var.

Burada sözünü ettiğimiz ise sadece kavram.

Eğer pek kritik ve ayrıntılı bir saptama yapmak istersek, daha önce belirtmiş olduğum üzere bunu 1725 yılı öncesine ilişkin yapma olanağı yok. Bu nedenle de ben "1720'li yıllar" diyorum.

Öte yandan daha önce Sayın sundance'ın belirtmiş olduğunu da göz ardı etmemek gerek. Bu terimi Jean Calvin'in kullanıdığını, dolayısıyla bunu Masonluğa James Anderson'un getirmiş olabileceğini söylemişti. İlk dediği doğru ama bu terimin Kalvihnist Protestanlıkta ne kadar benimsenmiş ve kullanıma sokulmuş olup olmadığını incelemekte yarar var. Kaldı ki, Prespiteriyenlikte değiştirilenler de olmuştur. James Anderson 1738 tarihli kitabın tümünü doğrudan kendisi yazmış.  Ancak bildiğimce o kitapta da bu terim geçmiyor. Yoksa yanılıyor muyum? Bir bakmalı. Ancak benim dediğim gibiyse yani yasa kitabında yoksa, öte yandan bu terimin 1720'li yıllarda kullanılmasına geçildiğini de biliyorsak, o zaman o tarihlerde bu terimin sadece ritüelik bir nitelik taşımış olduğu gibi bir durum çıkar ortaya.

Biraz daha araştırsak mı bu konuyu? Başka hiç kimsenin bunun üzerinde bir diyeceği yok mu?
   



   
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
2530 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2007, 01:33:39 ÖÖ
Gönderen: shemuel
3 Yanıt
7745 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 22, 2011, 08:01:58 ÖS
Gönderen: NOSAM33
0 Yanıt
2171 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2008, 04:49:47 ÖS
Gönderen: MASON
1 Yanıt
6179 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 04, 2010, 10:54:36 ÖS
Gönderen: ZAKABUNYA
5 Yanıt
5770 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 29, 2010, 07:45:02 ÖS
Gönderen: ozkann
0 Yanıt
2180 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 29, 2010, 11:34:50 ÖS
Gönderen: shaGrot
4 Yanıt
16540 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 05, 2010, 12:07:04 ÖS
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
4431 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 12, 2011, 12:25:49 ÖS
Gönderen: Genius Loci
9 Yanıt
11762 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 30, 2011, 08:53:27 ÖS
Gönderen: Mustafa Kemal
3 Yanıt
4078 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 13, 2013, 07:10:43 ÖS
Gönderen: karahan