Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İrfan Öğretileri Dinler ve İnançlar Bahçesi Hint İrfanı (Hikmeti)  (Okunma sayısı 4714 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 05, 2011, 11:42:20 ÖÖ
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 159
  • Cinsiyet: Bay

HİNT İRFANI

İRFAN ÖĞRETİLERİ DİNLER VE İNANÇLAR BAHÇESİ HİNT İRFANI (HİKMETİ)

Metin BOBAROĞLU
 
Dünyada çeşitli kültürler, dolayısıyla da çeşitli inanç, düşünce ve felsefeler vardır. Bu kültürlerin en eskilerinden biri de Hint -Kültürü'dür.
Çeşitli ırkların kaynaştığı ve birbirlerinin içinde eridiği Hindistan, genellikle "Dinsel-Felsefe"nin beşiği sayılır. Hindistan'da en basit inançlar bile bir felsefe değeri taşır. Hind'e ait felsefenin ayırt edici özelliği bireysel oluşudur.
Bu felsefenin dış görünüşü altındaki öz, öğretilemez ve öğrenilemez. Her kişi, kendi kurtuluşunu sağlayacak bu özü ancak kendi derin düşüncesiyle (tefekkür) elde edebilir.

Bireysel derin düşünme, gizemciliğin (tasavvuf) de kaynağıdır. Bu nedenle Hindistan gizemciliğin gerçek vatanı olarak bilinir. Hindistan'da din ve inanç sayısı binleri bulmaktadır. Bu bakımdan Hint kültürü, inanç çeşitliği ile dünyada rakipsizdir. Hint inançlarının bir başka özelliği de bütün Hint dinlerinin birbirinden türemiş olmasıdır.

Böylesine binlerce farklı inançların bir arada bulunabilmesi ve birbirlerini tasfiyeye kalkışmamaları büyük bir hoşgörü ortamı yaratmıştır. İnsanlar başkalarının farklı inançta olmalarını tepkiyle değil doğal karşılamaktadır. Bunun nedeni, bireysel derin düşünmenin bütün bu din ve inançların ortak kabulü olmasıdır.
"Bireysel-derin-düşünme" olgusu Batı dünyasında Meditation olarak bilinmektedir. Meditation, bir ibadet biçimi olmaktan çok bir mistik deneyimdir. Her birey doğrudan doğruya kendinde kendi varlığını deneyimleyerek yaşamı kavramayı amaçlar.

Hint din ve inançlarının temel kaynağı, dünyanın en eski kutsal yazmaları olarak bilinen "Rig-Veda"dır. (M.Ö.1500) Brahmanizm ve Hinduizm, Rig-Veda'dan doğmuştur. M.Ö. VI. Yüzyılda Budizm ve Janizm reform niteliğinde ortaya çıkmıştır. Budizm ve Janizm tanrısız din niteliğindedir.

Hint İrfanı

Çok zengin felsefi ve mitolojik bir kaynak olan "Veda" lara daha sonra "Mahabarata" ve "Ramayana" destanları eklenmiştir.
Hindin çok tanrıcılığı özünde panteisttir; tek bir tanrının çok görünüşlerini dile getirir. Tüm varolanlar Brahman adında tanrısal tek bir güç olarak soyutlanmıştır, Brahman, tek olmasına karşın üçlü bir biçimde tezahür eder.


Rig-Veda'nın içindeki bilgilere "Veda-Anta" denmektedir.
Veda: Bilgi, Anta: Erek anlamına geldiği için;
Vedanta: Ereksel-Bilgi, eski dille Gayi-Bilgi anlamına gelir.
Demek ki Vedanta, belli bir gayeye yönelik bilgiyi içermektedir. Rig-Veda'da bütün bilgiler bir ilkeye bağlanarak felsefeleştirilmiştir: "Varlığı varlaştıran eylemdir."

Bu ilkeye bağlı olarak Brahman yaşantıyı, kuramsal bir bilgiyi değil, eylemsel bir irfanı öngörür. Bu yaşamda ne düşündüğünden çok, ne yaptığın önemlidir.
Bütün eylemler tek bir gayeye yöneliktir, o da Brahman ile birlik deneyimidir. Böyle bir birlik deneyiminde, insani ruh Atman ile tanrı Brahman, aynı varlık olarak idrak edilir.

Upanishadlar'da (Kutsal Vahiy) yazılı ünlü "Vedanta" bunu çok güzel ifade eder:
"O (Brahman) birdir ve her şeyin görünmez nedeni ve içeriğidir; her şeyle ve her şeyde tecelli eden (görünüşe çıkan) O'dur; O, Atman (nefs) dır ve dolayısıyla O, sensin."

Mandukya Upanishad'da Brahman şöyle tanımlanmıştır:

O, bütün ilişkilerin ve ilgilerin ötesindedir.
Onun hiçbir karşıtı ve hiçbir yönü yoktur.
O, düşünülemez ve idrak edilemez.
O, her şeyin içinde dinginliğe erdiği (sükun bulduğu) Brahman'dır.

Brahmanizm'in en ünlü kişiliği Crishna'dır. Krişna, Brahma ile birleşmiş bir yol gösterici olarak kabul edilir. Krişna'nın sözleri doğrudan Brahman'ın sözleridir; o hiçbir şeyi kendi nefsinden söylemez.

Hint düşünce ve inancını derleyip toparlayan, Mahabaratha destanının belirli bölümlerini de içeren kutsal yazmalar (purana) niteliğindeki en önemli eser Bhagavad Gita'dır. Bu kitapta, tefekkür, amel (edim) ve bilgi hakkında bir çok açıklama bulunmaktadır.

Tefekkür (derin düşünme) hakkında:

· Ne zaman geçici olanlardan ilgini kesip yönelişe (gayeye) geçersen ve bu yönelişinde derin düşünmeyle sürekli ve sarsılmaz olursan, işte o zaman Yoga'ya erersin.
· İnsan ruhunu saran bütün arzulardan kurtulduğu vakit, kendi nefsiyle kendi rıza ve hoşnutluğunu bulduğunda, o insan için, Hikmet'le yaşıyor denir.
· Çektiği zorluklar nedeniyle ümitsizliğe düşmeyen, hiddetten ve korkudan kurtulan yolcu Nur'a kavuşmuş demektir.

Amel (edim) hakkında:

· Hareketsiz kalma, eylemde bulun; çünkü etkinlik hareketsizliğe üstündür; hareketsizlik manevi yaşamı köreltir.
· Duyguların yeri yüksektir, ancak duyguların üstünde Manas yani ruhsal merkez bulunur, ruhun üstünde de düşünme yani Budhi vardır.
· Düşünmenin üstünde olan özü (zatı) bilerek kalbini sağlamlaştır.

Bilgi ve Amel hakkında:

· Yoga ile amelden yakasını kurtaran ve bilgiyle, kuşkuyu ortadan kaldıran kimse nefsine hakimdir. O artık tören ve ibadetlerin şeklinden kurtulmuş ve Zevk'e kavuşmuştur.
· Yoga'ya yükselmek için, amel gereklidir, Yoga'ya ulaştıktan sonra ise ameli terk etmektir. Çünkü duygular ve amellerden kalbin bağını kesen Yogi'dir.
· İnsan kendini ancak kendi kurtarabilir; bunun için de insan nefsini yenmelidir.
· Istırap ve acıdan kurtuluşa Yoga denir; Yogi, Atman'ı (Bireysel ruh) Brahman'da (Tümel ruh) ve Brahman'ı da bütün varolanlarda görür ve bütün varolanları Atman'da bulur. Yogi, birliğe (Vahdet) kavuşmuş kişidir.
· Brahma evreni Om (Aum) sözüyle (sesiyle) yaratmıştır ve bu ses her yerde ve her şeyde tınlamaktadır. Sen de Om sözünü söyle (sesini çıkar) ki o her şeyin kaynağı olan Brahma'ya eresin.
· Om, seni ateşe, güneşe ve nura kavuşturur.

Hint İrfanı'nın özeti şudur:

"Atman (Bireysel ruh, nefs)'ın, Maya (Aldatıcı görünüşler dünyası)'nın aldatıcılığından Vedanta (ereksel bilgi) ile kurtulup, tek ve evrensel hakikat sayılan Brahman ile birleşmesidir."

Upanishadlar'da Brahman bir inanç değil, bir akıl ilkesi olarak da ele alınmıştır. İnanç ve mistik deneyim yerine düşünmeyi ve bilgi gücünü önermiştir.

Bu yolla kendi üstüne düşünerek ve kendini tanıyarak, Atman'ın Brahman'la özdeş olduğunun bilincine varmayı "Aydınlanma" olarak kabul etmiştir.
 
« Son Düzenleme: Şubat 05, 2011, 12:46:43 ÖS Gönderen: dogudan »
veritas lux mea.


Şubat 06, 2011, 03:21:44 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 106
  • Cinsiyet: Bayan

Hint İrfanı İslam Tasavvufuna ne kadar yakın ,aydınlanmaya yani ermeye giden yol ne kadar benzer ,
teşekkürler sayın alcyone.
İmzanızın anlamını belirtirmisiniz?


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2372 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 14, 2007, 05:05:02 ÖÖ
Gönderen: MASON
0 Yanıt
2062 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 04, 2008, 06:54:44 ÖS
Gönderen: Santander
3 Yanıt
1748 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 08, 2009, 05:23:41 ÖS
Gönderen: Prenses Isabella
39 Yanıt
15952 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 27, 2015, 12:32:33 ÖS
Gönderen: ARARAT
7 Yanıt
4523 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 03, 2009, 11:55:35 ÖS
Gönderen: goksel475
4 Yanıt
4329 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 14, 2009, 03:26:40 ÖÖ
Gönderen: Dino
36 Yanıt
31878 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 07, 2012, 02:39:31 ÖÖ
Gönderen: gnothi
1 Yanıt
2037 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 11, 2009, 05:41:05 ÖÖ
Gönderen: Supeluta
3 Yanıt
3126 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 11, 2012, 03:37:23 ÖS
Gönderen: ADAM
16 Yanıt
5516 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 16, 2013, 02:39:50 ÖS
Gönderen: GOASISG