Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İngiliz Papağanı.......  (Okunma sayısı 4553 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Temmuz 01, 2011, 11:56:03 öö
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 308
  • Cinsiyet: Bay

“Bir korkak, koca bir orduyu bozar!”
Türk atasözü
 
“Bir değişimin önünde gidenler lider, ortasında gidenler durumu kavramış, sonunda gidenler sürüklenmiş olurlar ama karşı çıkanlar mutlaka yok olurlar.”
Napolyon

“Bir iç bunalımı ancak bir dış bunalım doğurur! Öncelik her zaman dış politikadadır.”
Alman tarihçi Franz Altheim

“Üç tür politikacı vardır: Suyu bulandıranlar, bulanık suda balık avlayanlar ve en yeteneklileri olan bulanık suda balık avlamak için suyu bulandıranlar!”Arthur Schnitzler

Ortalık savaş alanı gibi!
Düşmanın veremeyeceği hasarı, Türkiye’ye, “Hakem” koltuğunda oturan Abdullah Gül veriyor!
Sanki yaşanan “kepazelik”ten kendisi sorumlu değilmiş gibi, üstüne üstlük bir de “yüzü kızarmadan”, “Yeni Anayasa”dan bahsediyor, bahsedebiliyor!
Yargılamaları bitmemiş, tutukluluk hali cezaya dönüştürülmüş, içerde rehin hayatı yaşayan Balbay, Haberal vb isimlerin vekilliği ile “Yeni Anayasa”nın ne alakası var?
Hüküm giymiş, mahkum olup ceza yemiş Hatip Dicle, “Yeni Anayasa” onaylanırsa TBMM’nin mi yoksa büyük Kürt devletinin mi vekili olacak?!

Yoksa Kraliçe’nin Gül’ü şunu mu demek istiyor:
“Turkuaz Anayasa TBMM’den bir geçsin, o zaman laik eksenli devlet yıkılacak, nasılsa siyasal Kürtler devlet kuracak, o vakit de devlet ortadan kalktığı ve yerine yeni devletçikler kurulacağı için devlete karşı hakaret vb suçlar da ortadan kalkacağı için ortada sorun diye bir şey kalmayacak!”
Kafa buysa, “Nato kafa nato mermer!”
Mazi kalpte bir yara!

Nitekim…
AKP iktidarında “İstihbari darbe” üzerinden demokrasi ve/veya özgürlükler askıya alınmış durumda!
AKP iktidarında, “Yasama, Yürütme, Yargı” üzerinde “İngiliz vesayeti” var!
12 Haziran 2011 seçimleri sonrasında, “millet iradesi”nin üzerine “Yargıç”ların koyduğu “ipotek” var!
Realite bu!

Bir değer realite de şu:
“Yeni Anayasa”yı ve/veya “Turkuaz Anayasa”yı mecbur kılmak için Londra, Abdullah Gül üzerinden operasyon yapıyor!
Neo Sevr!
“Kontrollü kaos” süreci!
Hülasa, İngiliz istihbaratı, Kraliçe’nin adamları, Gül üzerinden şu alçakça mesajı veriyor:
“Hapisteki vekiller, Meclis’e mi girsin istiyorsunuz, o zaman Yeni Anayasa”ya destek verin, sizi özgürleştirelim” ve/veya “Devletiniz bölünsün parçalansın, o vakit zaten hür kalacaksınız”!
Operasyon ortada!
“Hainler, alçaklar, işbirlikçiler”in de maskeleri düşeli uzun zaman oldu!

Sözün özü:
27 Nisan uyarısını yapan Yaşar Büyükanıt’a komplo kuran, 28 Şubatçı medya üzerinden linç kampanyası yaptıran kimdi?!
Deniz Baykal’ı kaset komplosu üzerinden CHP’nin başından tasfiye ettirme operasyonu yapan kim?!
TSK’ya karşı düzenlenen asimetrik saldırıların perde arkasında kim var?!
28 Şubatçıların kankası kim?!
Seçim sürecinde MHP’ye kaset komplosu kurup Erdoğan’ı köşeye sıkıştırmak isteyen kim?!
Önünde ceket ilikleyen Kılıçdaroğlu ile “Turkuaz Anayasa” hayalleri kuran, laikliğin altını oyma operasyonu yapan kim?!
Vs vs vs…
“Neo BİP” operasyonu bağlamında (Londra arka planlı) Abdullah Gül, “Atatürk Türkiyesi”ni tasfiye, laik, çağdaş yaşamı düşürme, ulus devleti yıkma, parçalama, üniter yapıyı ortadan kaldırma operasyonu yapıyor!
Nokta!
 Balyoz davasının tutuklu sanığı Genelkurmay Muhabere ve Elektronik Bilgi Sistemleri (MEBS) Başkanı Koramiral Kadir Sağdıç, İstanbul 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada şunları söylemiş:

“Neresinden bakarsanız hepsi saçmalık dolu! Ben istihbarat subayı mıyım, araziden anlayayım? Ciddi bir komplocu grup var. Gölcük ve Eskişehir de bunların yaptığı son icraat. Suç duyurusunda bulundum. Bir adım ilerlemiyor. Silahlı Kuvvetler personeline yapılmış hukuksuzluk had safhaya çıkartılmış durumda. ÖSYM’deki şifre iddiaları ile ilgili olarak, YÖK, ÖSYM Başkanı’nın savcıya ifade vermeye gitmesine izin vermezken, biz kaçmıyoruz hukuktan. Bizi tutukluyorlar. Bireysel olarak yargılanıyoruz. Bizim kurumumuz arkamızda bile durmuyor. Biz masumuz sayın başkan. Ne yazık. Çok incindik, çok yaralandık.”
Koramiral Kadir Sağdıç yerinde bir saptama yapmış ama TSK ile ilgili düşünceleri duygusal, eksik!
Neden mi?!

Anlatayım:
Birincisi, yaşanan sürecin adı “post modern savaş”! İstihbaratlar savaşı! Akıl ile değil de duygular ile masaya vurmaya kalktığınız an, devlet yıkılır, parçalanır! BOP’çuların değirmenine su taşımış olursunuz!

İkincisi; ÖSYM Başkanı başta olmak üzere, AKP kendinden olan hiçbir kimsenin hesap vermesini istemiyor, kaldı ki kendi de vermiyor! Dokunulmazlıkların ardına saklanıyor!

Üçüncüsü; Abdullah Gül ve/veya İngiliz İstihbaratı, Türkiye’deki iç bunalımı artırıp, Erdoğan’ı askeri bir darbe (28 Şubat, Ç. Bir & Ç. Doğan, F. Çekirge vb) üzerinden tasfiye etmek istiyor! Sonra da “laik rejim”i tasfiye etmek ve “turkuaz karşı darbe sürecini (Neo Sevr)” tamamlamak istiyor! Kadir Sağdıç ya da benzeri komutanlar da bu yüzden içerde! Yani, askeri tahrik edip darbe ve/veya yanlış hamle yapmaya zorluyorlar!

Dördüncüsü; neden tepki vermek bu kadar uzun sürdü? Elcevap; “büyük resim”e bakılacak olursa, “neden, niçin”i çok kolay anlaşılır! “Lafın tamamı aptala söylenir!” Zamanı gelmeden yapılacak her hamle, o hamleyi yapanı vurur! Basınç altında sakin kalmak zordur, Çevik Bir’in 28 Şubat’ta yaptığı çıkış ve şimdi durduğu yere bakılacak olursa, “buz gibi akıl”la neden masaya vurulduğu -bir kez daha, o da anlamak isteyenler için- çok net anlaşılacaktır. Hiçbir süreç sonsuz değildir!

Beşincisi, elbette ki, bu alçaklığı yapanlardan hesap sorulacak! Yaptıkları fitil fitil burunlarından getirilecek ama her şeyin doğru bir vakti var! 2002 – 2012! Şu anda, AKP kendinden alacaklı olan küresel tefecilerle “alacak verecek” sorunu yaşıyor! Araya zamansız girmek olmaz! Onların işleri bitince zaten önümüze atacaklar, az kaldı!

Altıncısı; 27 Nisan bildirisi dikkate alınmış olsaydı bunlar yaşanmayacaktı! “Cumhurbaşkanı” ve/veya “Başkomutan” konumunda olan zat, doğru kişi olmuş olsaydı ve/veya görevini layığı ile yapacak “er kişi” olmuş olsaydı bu kördüğüm en başından yaşanmazdı! Sorun devletin tepesinde çözülürdü! 1 numara sorunu çözülmeden sorun çözülmez! Kısır döngü devam eder.

Yedincisi; görünen gerçeklik üzerinden bakılacak olursa, Mustafa Kemal, Samsun sonrası “askerlik mesleği”nden istifa etti, “Milli Direniş”i örgütledi, hakkında ölüm fetvaları verildi ama hiçbir şekilde “direniş süreci”nde ordudan yana ölüm, yakalama vb sıkıntılar yaşamadı! Osmanlı tasfiye edilmeden önce tüm maaşları ödendi ve rütbeleri verildi, öyle olmasa “Mareşal” olabilir miydi?! Demem şu deme: Kurum her türlü zorluğuna rağmen, mücadelenin çok zor geçtiği o günlerde, Gazi’nin arkasında “kaya gibi” durmamış olsa, Mustafa Kemal “Mareşal” olabilir miydi?! Mustafa Kemal’i önder yapan, zorlu mücadeledeki asla vazgeçmeyen, ölümüne zafere yürüyen sarsılmaz iradesi, zaten bu yüzden lider oldu, Atatürk oldu, Mareşal oldu, tarihe geçti değil mi?! Bazen bir “Hiç”ken rütbelerin ve maaşın işler, bazen hapisteyken rütben düşer, maaşın düşer, çenen gereksiz yere düşer, her şey düşer vs?!

Sözün özü:
“Post modern savaş” ortamında, “İMECE” usulü büyük bir mücadele veriliyor!
Yaşanması gereken bir süreç var ise mutlaka yaşanır!
“Post modern savaş”ın ruhuna uygun “muharebe” etmekten şikayeti olan varsa, askerlik mesleğinden istifa edip, Çankaya’da herhangi bir katiplik işine talip olabilir!
Kaldı ki, savaş savaştır! Kuş tüyü yastıkta size bir mücadele vaad eden mi oldu?!
Hülasa, kaotik sürecin sonuna gelindi! Glokal resim bağlamında “Savcı & Yargı” üzerinden komplo kuranlara “çok sert” ve nitelikli bir uyarı geliyor!
Ezcümle, sadece ter akıtmak yetmez, neyi neden yaptığını bilmek de şart! ( Hayrullah Mahmud ÖZGÜR )


IŞIK ve SEVGİ ile KALIN.......
Işık, sadece ışık ama daha fazla ışık.......


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
Amerikalı,İngiliz ve Iraklı

Başlatan bilmeliyimgalilei Mizah

2 Yanıt
3856 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 01, 2008, 01:27:49 öö
Gönderen: bilmeliyimgalilei
5 Yanıt
7465 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 23, 2015, 11:38:27 ös
Gönderen: kudüs prensi
0 Yanıt
5663 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 20, 2010, 04:08:14 ös
Gönderen: Mozart
3 Yanıt
5210 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 22, 2011, 03:16:34 ös
Gönderen: Tij
18 Yanıt
15703 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 02, 2012, 03:27:41 ös
Gönderen: Masor1976
19 Yanıt
10857 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 14, 2014, 08:46:32 öö
Gönderen: ADAM
6 Yanıt
4953 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 20, 2014, 09:56:15 ös
Gönderen: asimov
2 Yanıt
3977 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 10, 2015, 11:09:22 öö
Gönderen: Risus