Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Suç sayılmayan suçlar.  (Okunma sayısı 7285 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Temmuz 09, 2011, 12:19:05 öö
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 668
  • Cinsiyet: Bay

  Saygılar
   Suç olmayan suçlar toplumda giderek yaygınlaşmakta. Eskiden benim bildiğim otobüste yaşlılara yer vermemek suç olmayan suç kategorisindeydi. Günümüzde ise bu durumu gölgede bırakacak suçlar işlenmekte. Bunun adına işlenen suça göre kimi zaman ''özgürlük'' denilmekte kimi zaman ''serbes piyasa'', yerine göre de ''kanmasaydın'' denilmekte. Halbuki işlenen ortada ''suç'' var. Bizim gözümüzden kaçırmak için sanki,suçların adları değişti. Bu durum en başta aile yapısını zedelemekte. Mevzuya, iştirak edenler olursa bunları ( özgürlük,serbest piyasa,kanmasaydın vs ) örneklerle açıklarım. İştirak eden olmazsada canımız sağolsun... :)
Saygılarımla


Temmuz 09, 2011, 01:32:24 öö
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1790
  • Cinsiyet: Bay

       Sayın Hacamat, suç ve ceza  kavramları toplumun yapısına göre zaman zaman değişiklik gösterebilir. Günümüzde suç olan bir hareket veya eylem , ilerleyen yıllar içinde toplumun gelişmesiyle suç olmaktan çıkabileceği gibi  aksi durumlarda daha ağır yaptırımları gerektiren  cezaları kapsayabilir. Eski ceza yasamızda yazılı bazı suçlar bu gün için suç olmaktan çıkmış,  teknolojinin ilerlemesi sonucu bir çok  yeni suç oluşmuştur.
        Katılanlar oldukça konunun renkleneceğini düşünüyorum.
        Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


Temmuz 09, 2011, 02:02:19 öö
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 324
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Hacamat,

Suç kavramı derin olarak irdelenmesi gereken bir konudur. Suç, devlet tarafından kanun ile ceza ile müeyyidelendirilmiş bir olgudur. Bıu bağlamda irdelersek tabirde bulunduğunuz kavramlar suç değil ahlaka aykırı davranıştır. Ahlaka aykırı her davranış  suç olarak kabul edilmez!!!
Suçların adı kanun maddesi değişebilir ama suçun yapısı ve tabiri sadece değişir ve güncellenir ceza normu toplumda uygulanabilir hale getirilir.

Unutmayın suçların kimsenin gözünden kaçıralamaz:

" Ceza kanununu bilmemek hiç bir zaman bahane olarak kabul göremez!"

Saygılarımla


Temmuz 09, 2011, 02:58:07 öö
Yanıtla #3
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 668
  • Cinsiyet: Bay

Örneğin  eşinin aldatması  yeni yasa çerçevesinde suç olarak sayılmıyor ( zina ). Bunun adı  ,özgürlük oldu.
Örneğin susuz kalsak suyun bedeli 100 katı olur.  Bunun adı serbest piyasa oldu
Kaza yaptın, yerde can çekişiyosun, ambulans hemşiresi sana yerde can çekişirken''sigortalımısın, bağkurlumusun'' diye soruyor.
Bunun adı, profosyonellik oldu.
Hastalandığında ilaç  yazdırmak için sigortalı gözükmen gerekecek, sigortalı değilsen (öl). Bunun adı, ''sistemde kayıtlı değilsiniz'' oldu.

benim aklıma bukadar geldi şimdi... :)
 

« Son Düzenleme: Temmuz 09, 2011, 03:04:30 öö Gönderen: Hacamat »
Saygılarımla


Temmuz 10, 2011, 12:37:21 öö
Yanıtla #4
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1790
  • Cinsiyet: Bay

      Sayın Hacamat,  bir insan olarak aslında doğru söylüyorsunuz . Yasalarımızda bu eylemlerde bulunanlara karşı uygulanacak yaptırımlar var ama yaşamda uygulanmamaları veya yanlış uygulanmaları örnek teşkil etmemeli. Anlattıklarınız tamamen toplumun yapısı ve oluşan karekteri ile ilgilidir. Bu oluşumun içinde siyasi ideolojiler olduğu gibi ekonomik nedenler de etkendir. En önemlisi de eğitimin dejerasyonu, yargının yargı özelliğini kaybetmesidir. Sizi anlıyor ve bir ölçüde de hak veriyorum.
       Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


Temmuz 10, 2011, 03:52:05 ös
Yanıtla #5
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 668
  • Cinsiyet: Bay

         Bu başlıkta genel olarak, insanlık suçları suçtan sayılmıyor diyebiliriz. Kurumlara işlenmiş suçlar ise en ağar şekilde cezalandırılıyor. İnsanı dolandır, kandır,ittir,kaktır,hiç bir karşılığı yok. Hadi bankayı dolandır bakalım ne oluyor. Benim gördüğüm, banka tahsilatçılığını artık polis yapıyor. Desem ki ''adamın teki benim para mı aldı vermiyor,bak senedine'' desem, 4 yıl mahkeme sürer. Sen bir kart borcu ödemiyorsun adamlar 4 ayda işini bitiriyor,hemen evindeki buzdolabını götürmeye geliyor...   ...    Demek istediğim ''tek bir insansan, baştan suçlusun''. bu da, suç sayılmaması gereken suç :)
Saygılarımla


Temmuz 10, 2011, 11:51:22 ös
Yanıtla #6
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1790
  • Cinsiyet: Bay

       Sayın Hacamat, hak vermemek mümkün mü söyledikleinize. Ama sistem böyle.Kapitalizmin en acımasız yönlerinden biride bu işte. Şimdi bazıları çıkıp kapitalizm ile diğer izimleri karşılaştırmaya çalışacaklar. Ben bu polimiğe girmekten çok, sade bir vatandaş olarak en basit mantıkla ve her gün yaşadıklarımızı sizin dile getirmenizi takdirle karşılıyorum.
        Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


Temmuz 22, 2011, 04:20:43 öö
Yanıtla #7
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 324
  • Cinsiyet: Bay

Sayın üyeler,
Diyaloğun biraz gerisinde kalsam da af buyrun!

İnsanlık tarihinin en eski suçlarından biri olan zina, birçok kültürde, ölüm de dahil olmak üzere farklı yöntemlerle cezalandırılmıştır. 20. YY ortalarından itibaren ise yavaş yavaş ceza kanunlarından çıkarılmaya başlanmıştır. Ancak günümüzde de zinayı suç kabul eden devletler bulunmaktadır.

 Türk hukukunda da zina yakın bir geçmişe kadar suç olarak kabul edilmiştir. Türk hukukunun kronolojik evrelerine bakıldığında, gerek İslamiyet’in kabulünden önceki ve sonraki dönemde, gerek Batı hukukunun benimsediği Türkiye Cumhuriyeti döneminde zinanın cezalandırıldığı görülmektedir. Bugün ise zina ülkemizde artık suç değildir.
Yani hapse attırma olanagı yoktur.Yani zina sadece boşanma sebebbidir.


Türk Hukuk Tarihi'ni incelersek uzun süre zina yapan eşe ceza ve yaptırımlar uygulanmıştır. Hatta recm cezasına varacak kadar. Zİna günümüzde her ne kadar suç sayılmasa da bir boşanma sebebidir.Eşler bu hakkı ileri sürebilir. Zamanla kanunkoyucu suçu ve konusunu yeniden yorumlayabilir Suçun unsurları kanuna aykırılık teşkil etmiyorsa yani suçun hukuki konusu oluşmuyorsa bu suç değildir ancak ANTİSOSYAl ya da AHLAK DIŞI davranış olarak nitelendirilebilir.

Kanunlar toplumun yapısı,refah düzeyi ve demokrasi kültürü dikkate alınarak yapılabilir! Sizin istediğiniz ceza normu uygulayıcılığı İngiltere de mevcutttur. İngiltere öze ilişkin biçimsel kanunilik ilkesi kurumunu kullandığı için kanuni tanımı olmayan suçlar da hakim tarafından cezalandırılabilmektedir.Ama biz o seviyeye daha gelemedik!

         Bu başlıkta genel olarak, insanlık suçları suçtan sayılmıyor diyebiliriz. Kurumlara işlenmiş suçlar ise en ağar şekilde cezalandırılıyor. İnsanı dolandır, kandır,ittir,kaktır,hiç bir karşılığı yok. Hadi bankayı dolandır bakalım ne oluyor.
Bahsi geçen tabiriniz insan haklarının ihlalini teşkil eder. İnsanlık suçları tabirini yanlış kullandığınızı düşünüyorum. Sırp kasabı bir insanlık suçu işlemiştir. Ama siz iş arkadışınızı dolandırırsanız bu insanlık suçu değil insana karşı işlenmiş suçtur.

          Benim gördüğüm, banka tahsilatçılığını artık polis yapıyor. Desem ki ''adamın teki benim para mı aldı vermiyor,bak senedine'' desem, 4 yıl mahkeme sürer. Sen bir kart borcu ödemiyorsun adamlar 4 ayda işini bitiriyor,hemen evindeki buzdolabını götürmeye geliyor...   ...    Demek istediğim ''tek bir insansan, baştan suçlusun''. bu da, suç sayılmaması gereken suç :)

Nasıl baktığınızı bilmemekle beraber yanlış gördüğünüzü söyleyeyim. Polisin hiçbir yargı yetkisi yoktur! Tahsilat yapmak bir yana idari işlemler de bile çok büyük sorumluluklar yükleyen vesayet ilişkisine tabidir. Sizin daha önce bir senet tahsil etmediğiniz ya da bu hususta bilginiz olmadığı aşikar. Usul sizin anlatımınız gibi değildir. Sizin kart borcunuz bankayla olan sözleşmeden doğan bir borçtur. Aynı şekilde normal bir insanla olan borcunuz da aynı hüküm ve sonuçlara tabidir. Yani cebri icra her ikisinde de gerçekleşecektir.


Son olarak ekleyeceğim dünyanın hiçbir yerinde yargı sizin anlattığınız gibi işlemiyor!Adalet ve nihayetinde yargı insanların toplumsal düzen içinde yaşaması için ve bu düzeni sürdürmesi için var. Türkiye'nin demokrasi kültürü ve pratiğini göz önüne alın ve ona göre bir daha düşünün!Siz adalete kendinizi teslim ederken o adalete güvenmiyorsanız; toplumsal yapının bütünü de bunu kaldıramaz. Bu sebeple adalete ve yargıya güven gerekmektedir!
« Son Düzenleme: Temmuz 22, 2011, 04:23:20 öö Gönderen: Nomen est omen »


Temmuz 23, 2011, 12:04:03 öö
Yanıtla #8
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1790
  • Cinsiyet: Bay

         Sayın Nomen est omen,  anlatınız hukuk mantığı açısından tamamen doğru, ne varki sade vatandaşın bakış açısından konuya baktığınız  zaman sayın Hacamat  her gün binlerce örneği yaşanan bir durumu  dile getiriyor. Bankaların hazıtrladıkları sözleşmeler gibi sözleşme hazırlamadan bahsediyorsunuz  , acaba günlük yaşantıda bu tip sözleşme imzalayan her hangi bir kişiye rastladınız mı? . En nihayet senet veya çek alabilirsiniz. Çekin yaptırım güçü biraz daha fazla ama senedin yaptırım gücü nedir ki ? Sanırım Sayın Hacamat bu kunuya dile getiriyor,  netice itibariyle senetle veren de sözleşmeyle  verende para veriyor ama iş tahsilata geldiğinde ikisi aynı konumda olmuyorlar.
        Saygılar-sevgiler.
         
"Vur ama dinle beni"


Temmuz 23, 2011, 12:30:38 öö
Yanıtla #9

Suç sayılmayan suçların (!), ceza sayılmayan cezaları vardır. Onları da görünüz.

Eşin aldatmasının cezası boşanmadır mesela. Veya güven kaybıdır. Aldatan eş, artık eski eş gibi muamele göremeyecektir. Sadece eşinden de değil. (Gerçi evlilik sözleşmesi yaparsanız, aldatma durumunda talep edeceğiniz bazı haklarınız olur. Ama bu ayrı bir konu)

Susuz kalındığında suyun bedeli 100 katı olabilir. Çünkü arz azalır. Talep artar. Suyun bedelini bu derece arttıran, satıcının değil, alıcının (yani sizin) teklifidir. Susuz bir ortamda, o suyu ben mi, yoksa siz mi içeceksiniz? Satıcı 1 liraya satıyor. Fakat alıcılar rekabet ediyor. Bu bir suç değil, temel ekonomi yasasıdır.

Kaza yapılan yerde ambulans hemşiresinin böyle bir soru sorması onu hapse attırır. Bu bariz suçtur. Suç olmayan suç değildir. Cezai yaptırımı vardır.

Hastalandığınızda sosyal devletten yararlanabilmeniz için o sosyal devlete sizin de katkıda bulunmanız gerekir. Bu katkıyı yapmadan, faydalardan yararlanmak istemek, bir adaletsizlik talep etmektir. Bence böyle bir talep suç olmayan suç kategorisine girer. İstediğiniz merhamet veya bir çeşit lütufsa, bunu sivil toplumdan fazlasıyla bulabilirsiniz. Ama bunu bir hak olarak talep edemez, ve bu durumu bir suç olarak göremezsiniz.

Saygılar
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
2 Yanıt
6967 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 05, 2010, 10:42:43 öö
Gönderen: ADAM
6 Yanıt
5335 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 18, 2010, 03:38:48 ös
Gönderen: fajir