Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Yüce Türk Milletinin Şerefli Komutanları İstifa Etti!!!  (Okunma sayısı 22539 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 03, 2011, 11:43:47 öö
Yanıtla #40
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Sn.SERIM

Ben size benim için benim bakışıma göre bir millet oluşturulurken neler yapılması düşünülmüşse ve hangi mantıkla o algıladıklarımı anlattımYaşadığım deneyimleri anlattım,ordumun güçlü ve koruyucu olması herkes gibi benimde işimede gelir hoşumada gider.Ordu aslında 5-10 yıldır kendi yüklerinden kurtuluyor sanırım bundan sonraki süreçte bambaşka bir ordu modeli göreceğiz toplum için varolduğunu anlayan kurumların başında ordu geliyor bundan sonra diğer tüm kurumlarda asıl patronun vatandaş olduğunu anlarlar.Vatandaşa sadece seçim zamanlarında bu iradenin gücü sizsiniz diyen siyasilerde umarım bu farkın farkına varırlar.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ağustos 03, 2011, 11:54:12 öö
Yanıtla #41
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 89
  • Cinsiyet: Bay

Askeriye, dünyanın tüm ülkelerinde askeriyedir.. demokratik bir yapı beklenmesi anlamsızdır.çünkü askeriyenin kendi doğasından gelen bir hiyerarşik yapı vardır.Bizim ülkemizin başka ülkelere karşı ekonomik bir caydırıcılığı yoktur, politik bir caydırıcılığı yoktur..Dolayısıyla bu zamana kadar enbüyük caydırıcılığımız Ordumuzun karizması idi..Mevcut hükümetimiz sayesinde ne yazıktır ki buda tarihe gömüldü..Zamanında 1 karış toprak için savaşı göze alan liderlerimizin yerini şimdi yunanistana ada bırakan(kıbrıstan bahsetmiyorum), terör örgütüyle pazarlık yapan(teröristle pazarlık yapan tek ülkeyiz)..Üstüne Terör sorununu "Kürt Sorunu" diye değiştirip tüm Kürt halkını zan altında bırakan bir hükümete sahibiz...Dünyanın hiçbir yerinde bir hükümet ordusunu bukadar yıpratmamıştır..
Ben ordunun içinde düzensizlikler yoktur mükemmeldir demiyorum lakin bir kesim kişinin yaptığı yanlışları(ki yaptıkları hala kanıtlanamadı, suçsuz hapisde aylardır,yıllardır birçok insan) , tüm orduya yüklemek kadar saçma bir durum söz konusu değildir..
Omnia in numeris sita sunt/her şey sayılarda gizlidir


Ağustos 03, 2011, 12:25:29 ös
Yanıtla #42
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Sözlerinizde anlatımınızda çok doğru benimde anlattığım başlangıçtaki temel ilkelerdi.Doğru dünyanın hertarafında bu insanların yapısıda hiyerarşiside budur tarihte pek çok örneği de var,benim anlatmak istediğim sonuç şu öncelikle belli teammülleri kabul etmeden yanlış olduklarını ki öyle ise belirtmek.Bir işi körü körü basma kalıp toplumun kabul değerlerine uygun olmasa bile böyledir bu deyip kabul etme mantıksızlığına düşmeyelim deme sadece budur.

Şu tesbitlerinde doğru ama konunun özü ile çelişik şöyleki evet bu hükümet yada siviller orduya bir nizam veriyorlar dönüştürüyorlar ama benim inancım bunu hükümet istediği için yapıyorlara inanmak güç.Hükümetler bu gücü kendilerinde görse idi çok önceden yapma sevdalıları vardı rahmetli özal ki bu grubun başında gelir idi.Ordu ile amerikanın ne zaman ilişlkileri bozuldu körfez savaşı dönemlerinde destek olunmadı o zaman orduyu çizdiler.

Dönüştürmek ve orduyu eski hali ve havasından çıkarıp tayyibin meşhur deyimi uysal koyuna çevirme projesi yapıyorlar.Bu düşülen durumunda ordunun kendi hata payı çok fazla.Bu yapısal bozukluk devletin hemen her kurumunda var acıda olsa gerçek madem başladın kendinide dönüştüreceksin bu iş sadece ordu ile sınırlanamaz.

Asıl bana göre korkuncu pek dile getirilmeyeni işin dış boyutu var ise ve hükümet dışarıdan aldığı güçle bu işi yapıyor ise vay anam vayki 5-10 sene sonra başımıza gelecekleri tahmin etmek bile istemiyorum.Böyle bir teori doğru ise dış yardım ile ordu hizaya sokuluyor ise bu bir vatana ihanettir.Bugün o desteğe güvenip bu işe kalkışanşlar yarın kimbilir neler yaparlar.Arka tarafındaki senaryolar ve teorile böyle uzar gider.

Lakin bir söz var alma mazlumun ahını çıkar  aheste aheste,ordu sanki yıllarca bu sonu kendine hazırladı bilnmezki
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ağustos 03, 2011, 05:07:06 ös
Yanıtla #43
  • Ziyaretçi

Demokrasinin ileri seviyesi nedir? hayat boyu anlayamadım.Biri çıkar derki dağdaki çoban ile profun oyu bir olurmu der demokrasiyi küçümser ordaki oyu eşit görmez,bir başkası çıkar istifayı ileri demokrasi olarak görür ve daha neleri.Şu demokrasi denen şeyin ne olduğunu hala anlayabilmiş değilim.İşine gelen şey ne ise karşısındakini ona inandırmak için söylenen bir kılıfmıdır acaba,hergün yeni bir tarif hem laiklik tarifi hem demokrasi şöyle olursa demokrasi olur böyle olursa şu olur,sanki yemek tarifi yapılıyor.
Saygılar

Sayın Karahan, bu gibi konular ülkemizde dile getirilmesi yasak mevzular dahilinde olduğu için insanların içi çok dolu. O nedenle konunun neresinden tutarsanız tutun çürümüşlükle karşılaşmamak mümkün değil.

"Doğruya doğru" diye bir cümle vardır. Elit kesimi hiç sevmem normalde çünkü hayat hikayeleri memleket insanının kanını emmekle geçmiştir. Benim gözümde dracula dan hiç bir farkları yok. Fakat demokrasinin onların korkuları açısından tanımı mantıklıdır. Yani cahil insanların çoğunlukta olduğu bir yerde demokrasiyle cahiller başa geçer. Demokrasinin ülkemizde benim hoşuma giden fakat elitlerin hoşuna gitmeyen tarafı ise halk ne kadar cahil de olsa 10 senede bir gün de olsa sandığa elitleri gömerek psikolojik açıdan rahatlıyorlar. Tabi ki ekonomik açıdan kıtlıkta da bollukta da elitler zenginliklerine zenginlik katıyorlar.

Manzara gittikçe değişiyor şimdi. Artık insanlar cehaleti üzerinden atmaya başladılar. Özgürlükler, ekonomik refah, musluktan su akması, elektriklerin kesilmemesi, üniversitelerin ve üniversite mezunlarını çoğalması gibi etkenler ileri demokrasiye doğru yol aldığımızı göstergeleri. İleri seviye demokrasi benim gözümde oy veren halkın cahil olmadan özgür irade ve beyinleriyle tartarak oy verebilmesidir. Yani memlekete her gelişinde kıtlık gelen adamlara futbol takımı tutar gibi kaybetsen de senin için ölürüz salaklığını göstermekten vazgeçen insanlar görmek beni umutlandırıyor.

Saygılarımla.


Ağustos 03, 2011, 05:58:26 ös
Yanıtla #44
  • Ziyaretçi

Herkesin askerle, askerlikle ilgili değişik deneyimleri var. Çoğunluka da bu deneyimler kafamızdaki algının kaynağı. Ancak, halkın bu deneyimlerde hiç sorumluluğu yok mu sizce ? Ordunun yaptığı hataların oluşmasında bizim suçumuz yok mu ? Şimdiye kadar sonuçlarını düşünmeden yaptığımız tercihlerin sonuçları ile karşılaştığımızda hep ordu göreve gelsin diye kışkırtan olmadı mı ? Halkın ekonomik ve kültürel seviyesinin, halkın tercihlerinde etkili olduğunu ve demokrasi içerisinde idare edildiğimizi biliyor olmamıza rağmen, çoğulcu politikalar üretmeden, belli katmanlara dayalı, kısa erimli amaçlara bağlı siyasi iktidarların hiç bir sorumluluğu yok mu ?, askere sınırsırz itaat eden, onun önünde el pençe divan durup arkasında türlü söylemlere giren insanların ikircikli durumları ne olacak ? 5 Yıldızlı subay gazinolarının yanında gece kondu gibi astsubay gazinoları kuruldu yıllarca. İdari personel sayısının çoğunluğunu oluşturan astsubay sınıfı sizce bu olanları nasıl karşılıyor?  Herkesin içerisinde birikmiş bir hınç varmış ve bu olaylar olduğunda herkes içinde "oh olsun" diyormuş gibi düşünüyorum ben. Bu ülkeyi asker kurdu. Ülkeyi kuran kuruma ülkenin insanları şimdi sahip çıkmıyor çünkü hiçkimse masum değil. Zamanında göstermediğimiz tepkilerin şimdi faturasını ödüyoruz. Ve yazılanlardaki gibi, 10 Yıl sonra ne olacağı konusunda hiç kimse iyimser değil şimdi.


Ağustos 03, 2011, 06:11:25 ös
Yanıtla #45
  • Ziyaretçi

Sayın SERIM, insanlar babasından ve annesinden çocukken sürekli bir baskı görür. Fakat bu çocuklarının iyiliği içindir. Bunu büyüdüklerinde  anladıkları için yaşlanan ailesinden intikam almaya çalışmazlar.

Fakat baskı çeşitleri önemlidir. Her öğün çocuğuna fiziksel şiddet uygulayan bir ailenin çocuğu büyüyünce kendilerine olmasa da topluma zararlı bir fert olacaktır. En büyük baskı sevgidir. Karşılığı da saygıdır. Sevgi olmayan bir ortamda saygı beklentisi boşta kalır ve bu saygıyı zorla şiddet uygulayarak elde etmeye çalışırlar.

Yani hiç kimse çıkıp da askeriyede yapılan zulüm derecesindeki yasalarca yasak olduğu halde yaşanılan olumsuzlukları savunmasın. Ki yasalarda hiç bir mantık yok. Örneğin bir er onbaşı, bir er asker arkadaşımın gözünü çıkartacak derecede dövmüştü. Mahkeme sonucunda onbaşı 30 lira civarında "ağır" para cezasıyla çarptırıldı, dayak yiyen er ise 6 ay askeri hapishanede hapis cezasıyla çarptırıldı.

Memleketin geleceği olan gençleri eğitmek için alıp psikolojilerini bozarak sosyal yaşama sunan bir yapıyı neden kimse eleşiremiyor..

Saygılarımla.


Ağustos 03, 2011, 07:06:47 ös
Yanıtla #46
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 162
  • Cinsiyet: Bay

Umarım; ordu kendi içinde temizleniyor diye düşünenler bir gün vay be gözümüzün önünde ülkemiz ve kurumlarımız göz göre göre nasıl ele geçirilmiş demezler de doğru olan onların dediği olur...

doğru olsunda ne olursa olsun diyelim bari... ama ya yanlış yolddaysak...
bekle, izle, gör, hisset, anla...


Ağustos 04, 2011, 01:15:37 öö
Yanıtla #47
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1665
  • Cinsiyet: Bay

Başbuğ: Allah diye hücum eden Ordu nasıl Allahın evi Camileri bombalar? Vicdansızlar


Ağustos 04, 2011, 02:39:36 ös
Yanıtla #48
  • Ziyaretçi

Askeri Vesayetten şikayet edenlerin artık mutlu olması lazım. Ülkemiz pürü pak bir demokrasiye kavuştu çok şükür. Her kurum artık haddini biliyor sivil idare karşısında. Artık herkes kendine çeki düzen vericek. Yaşasın demokrasi ve halkın egemenliği. Halkımız ne eylerse güzel eyler. Askeri vesayet biter yerine artık sivi bir vesayet rejimi çıkar, insanlar sokakta rahat yürüyemez kameralar altında, telefona konusamaz, iş yapamaz duruma gelir ama kimse kendisine dokununcaya kadar sesini çıkarmaz ve bu gidişat böyle giderse, kendi ayaklarıyla uçurumdan aşağı düştüğümüzü anladığımızda yere çakılmaya çok az kalmış olacak. En son kale düşürülünceye kadar atılacak her adım erken adımdır diye yüce türk düşünürü beyefendi deniz aşırı mesajlarıyla ülkemizi güneş gibi aydınlatıyor çok şükür. Yakında herşey daha hayırlı bir çizgide tamam olacak çok şükür. Asker istifa ederek tepki koyarmış, masada artık tek başına oturulurmuş gibi durumları konusmuyor olacağız cok yakında, artık daha hayırlı bir çizgiye kavuşuyoruz. Çok Yakında bu maddi alemin bu detay işleriyle uğraşmayacağız.


Ağustos 04, 2011, 05:16:01 ös
Yanıtla #49
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Sn.SERIM

İfade ettiğiniz duygular bir pencereden o kadar doğruki ben bile muhalif olmama rağmen katılıyorum.Lakin yeryüzünde hiç bir rejim hiçbir yönetim şekli yokki baskıya maruz kalmasın yada güçlünün değil adaletin yönettiği bir sistem yok.O kadar açmazki bu okuduğum tüm yorumlardan şunu anlıyorum en iyisi ne olursa olsun askerdi bunlarda o beğenmediğimiz insanlardan daha beterini yaparlar sivil cunta kurarlar, vallahi doğru benim bu konuya itiraz noktam hayatımın bu evresine kadarki kısmında ülkemin ve dolayısı ile halkımın baskılarla bilgisizlikle nasıl geri bırakıldığımızdır.

Şimdi askerin vesayetinden kurtulduk yaşasın durumumuz yok bir dikta gider bir başka yapıda bir başka dikta gelir.Çünkü bizim nasıl yönetileceğimizi onlar bizden daha iyi bilir halk dediğin geçmişte dendiği gibi çiftçilik yapacak üreyecek istendiğinde çocuğunu askere verecek,benim itirazım bu bakışa ne askerle zorum var nede siville ben adil yönetildiğimi hissetmek istiyorum fikirlerimi özgürce ama saçmalamadan söylemek özgürlüğüm olsun istiyorum,

Ben bu ülkede türban,şeriat,yobaz,bağnaz,alt tabaka üst tabaka kavramları olmadan herkesle eşit yaşamak istiyorum.İslamda nasıl insan halk tabiri teneşir tahtasında eşit hale geliyorsa yaşamın tamamında bu eşitliği bu devlet bana sağlasın istiyorum,bu devleti yöneten her birim asıl patronun halk olduğunu anlamasını istiyorum,bakınız her neyi savunursanız savunu ama birde şurdan bakınız biz bu sistem içinde halk olarak vergi veren ve üreten olarak bizi yöneten bizim adımıza o işlere talip olmuş tüm birimlerin,bu devlete vergi veren her birey patronudur.Devlet yöneticileri ile aramızda bir patron eleman ilişkisi vardır normalde.

Bu ilişki bu sistemlerin içinde bir tek ekonomide işliyor,muhasebecim yada imalattan bir adamım bana bir darbe yapmaya kalksa ya yada işimi baltalasa ya hangi patron göz yumar bu duruma.Sen patronken eni kazımayan düzenedir isyanım.

Bundan gayrisi devleti yöneten tüm kurumlarda bu bakış açısı haricinde herkes halka karşı haddini aşıyordur ben sadece bunu bilirim.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
2 Yanıt
3661 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 01, 2008, 12:25:21 öö
Gönderen: tcorbaci
Bergman vefat etti

Başlatan Deadly Sinema

0 Yanıt
1766 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 31, 2007, 08:32:21 ös
Gönderen: Deadly
0 Yanıt
2370 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 04, 2007, 09:53:43 ös
Gönderen: shemuel
15 Yanıt
20534 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 21, 2017, 10:43:05 öö
Gönderen: Ankara
4 Yanıt
3516 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 13, 2012, 09:52:22 öö
Gönderen: Tij
7 Yanıt
6489 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 04, 2011, 01:58:58 ös
Gönderen: ADAM
5 Yanıt
2919 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 25, 2009, 11:32:02 ös
Gönderen: asoraman
0 Yanıt
6932 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 18, 2010, 08:36:19 ös
Gönderen: Onien
7 Yanıt
7038 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 26, 2015, 11:19:00 öö
Gönderen: irukanji
4 Yanıt
1249 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 31, 2015, 03:07:28 öö
Gönderen: MEDUSA