Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Türkiye'nin en ırkçı partisi.......  (Okunma sayısı 4564 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 01, 2011, 12:27:33 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 304
  • Cinsiyet: Bay

Türkiye'nin en ırkçı partisi

Başlığa bakınca pek çok insanın aklına MHP gelmiş olabilir.

Türkiye’de bir ırk üzerine organize olmuş, başkalarını bünyesinde barındırmayan, politikanın ve propagandanın bütün araçlarını o ırkın politize edilmesi için kullanan bir parti var. Bu partinin hedefinde, perspektifinde sadece bir bölge ve o bölge kökenli insanlar var. “Halkların kardeşliği”nden bahseden bu silahlı-siyasi hareket, kardeş kavgasını körüklemekte, ülkede gerilimli bir ortam oluşturacak beyanatlar vermekte; “başkaldırı”dan, “isyan”dan bahsetmektedir. Bu parti “silahlar sussun, savaş dursun” derken, dağdaki teröristlerin arkasına saklanarak ülkenin geri kalanını tehdit etmekten utanmayan bir partidir. Demokrasi, özgürlükler konusunda mangalda kül bırakmayan, ancak demokratik açılımlar, anayasa değişikliği gündeme geldiğinde meydandan savuşan; çözüm ortamları oluştuğunda dağdaki terörü devreye sokarak çözüm ve barış ortamlarını sabote eden bir parti. Bir taraftan Kürtlere yapılan zulüm ve eziyetleri siyasi malzeme olarak kullanırken, diğer yandan ülkenin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engel militer zihniyetle ve tek parti kalıntılarıyla problemi olmadığını deklere eden, ama demokratik siyasal partilere kin kusan bir parti. Seçim bölgelerine, başbakan bakanlar geldiğinde ortalığı savaş alanına çevirirken, Genel Kurmay Başkanı’nın bölgeye yaptığı seyahatlerde kılını kıpırdatmayan bir zihniyet.

Türkiye’nin en ırkçı partisi BDP dir. BDP tam bir Kürtçü partidir. BDP’nin söylemleri ve politikaları Kürtleri keskinleştirmeye, “şoven”, “militan”, “ötekine hasım” bir Kürt nesli oluşturmaya yöneliktir. PKK ve onun siyasi uzantısı BDP Güneydoğuyu ırkçılığın ve Kürt şovenizminin mektebi haline getirmiştir. Özellikle Kürtlerin yoğun, homojen yasadığı yerleşimlerde kapalı devre propagandalarla, ajitasyonlarla, provokasyonlarla gençlerin heyecanlarını tahrik ederek bir “sosyal dönüştürme projesi” uygulamaktadır. BDP sosyal tabanını genişletmek için sürekli devleti, devletin güvenlik güçlerini, TBMM’yi, Yargıyı ve diğer etnik gurupları tahrik etmekte, propaganda malzemeleri çıkarmaya çalışmaktadır. Bu gerilimlerden elde ettiği malzemeleri sorumsuzca ve köpürte köpürte kullanmaktadır.

BDP’nin gerilim siyasetiyle Güneydoğu'da Türk ve devlet düşmanlığı, batıda Kürt düşmanlığı yayılıyor, pekişiyor. Bölgede, giderek büyüyen bir kesim Türkiye’den ve Türk toplumundan koparılıyor. PKK-BDP propagandalarına maruz önemli miktarda Kürt, vandal bir ırkçılığa itiliyor. Güneydoğu’nun mahrumiyet şartlarında, varoşlarında güvenlik güçlerine taş atan, PKK propagandalarıyla büyüyen bir nesil yetişiyor. PKK dağdaki misyonunu tamamlamış, ülkede çatışma ve gerilim ortamı oluşturarak etnik kimliği kemikleştirmiş, Kürtçü hareket adına bir gençlik inşa etmiştir. Bu gün dağdaki teröristler sadece Kürtçü dönüşümün sigortası konumundadır. Asıl misyon şehir yapılanmalarına devredilmiştir. Bu nedenle dağdaki PKK’nın bitirilmesinden öte, BDP yi ve gençliği toplum ve devlet aleyhine örgütleyen şehir yapılanmasının çökertilmesi önemlidir.

MHP milliyetçi, BDP ise ırkçı bir parti olarak kabul edilebilir. Zaman zaman gerilimlerin tarafı olmasına, 1980 öncesinde çatışmaların bir cephesini teşkil etmesine rağmen, MHP kafatasına dayanan bir politika izlemekten öte, tarihe, kültüre, değerlere dayalı bir milliyetçilik takip etmektedir. Dün ve bu gün MHP içinde ve ülkücüler arasında pek çok Türk dışı unsur bulmak mümkündür. MHP uğruna canını vermiş, en önde mücadele eden yığınla, Kürt, Arap, Boşnak, Çerkez, Gürcü vd. bulmak mümkündür. Türk milliyetçiliği birazda kaybedilmiş toprakların özlemi, yitirilmiş imparatorluğun hasreti üzerine bina edilmiştir. Ötekini dışlayan, imha etmeye çalışan, varlığını tehdit eden bir ırk ve ırkçılık anlayışı yoktur bizim topraklarımızda. Türk milliyetçiliği İslam’ı ve İslam’ın kutsal değerlerini yaşamasa bile referans alır, bu değerlere saygı duyar. MHP’lilerden dini vecibelerine itina gösteren yığınla kimse vardır. Kısacası BDP, MHP’ye göre kafatasçıdır ve dinden, geleneksel kültürden tarihten kopuktur.

Bu gün PKK ve BDP  tarafından iğfal edilmiş Kürtler arasında hak, hukuk, insaf, helal, haram, namus kavramlarının içi boşaltılmıştır. Güneydoğu'nun varoşlarında, ensest ilişkilere kadar her türlü ahlaksızlığı, zulmü, baskıyı (kendi aralarında) görmek mümkündür. PKK Kürtler arasında saygınlığı olan din adamlarını, akil toplum önderlerini sindirdiği veya susturduğu için, Kürtler toplumsal bir basiretsizliğe duçar olmuşlardır. Batının hastalıklarına daha çok maruz kalan, gelenekten daha önce kopmuş olan, İslam’la bağı daha zayıf, daha dünyevi görünen diğer coğrafyalar; BDP’den çok daha makul, maneviyata açık bir partiye en fazla %20, %30’larda destek verirken; Kürtler Marksist, ateist, Kürtlerin genel özelliklerini taşımayan liderlerce yönetilen ırkçı bir partiye BDP ye %70, %80’lerde destek verebilmektedirler.

BDP ve PKK Kürtleri militanlaştırmakta, Türkleri ise kışkırtmaktadır. Bütün tahriklere rağmen “ırkçı” denilen MHP, aklıselimle hareket etmeyi, gençlerine mukayyet olmayı başarmıştır. Ancak güya sosyalist; özgürlük, barış diyen, her fırsatta silahların susmasından bahseden BDP ve PKK, Kürt gençlerini, hatta çocuklarını ısrarla şiddete, öfkeye sürmektedir. Propagandalarla Kürtleri devlete ve toplumun diğer kesimlerine düşman etmektedir. BDP ve PKK’nın tehdit ve şantajla karışık propagandaları, Kürtler arasında adeta bir paranoya oluşturmuştur. Artık Kürtler devlet eliyle gelen her şeye şüphe ile bakmaktadırlar. Bir arkadaşım ENVER (enerji verimliliği) çerçevesinde dağıtılan tasarruflu ampullerin, “içinde kamera var!” söylentisiyle tek tek kırıldığını anlattı. Bir doktor arkadaşım yapılan aşıların zararlı olmadığına ikna etmek için, ilaçları ve aşıları kendilerinde denemek zorunda kaldıklarını söyledi. Bu gün Kürtler arasında devletin bütün nimetlerinden yararlanmak haktır, ama külfetlerine ortak olmak haramdır, ihanettir. Kaçak elektrik kullanmak, devleti zarara sokmak bir vazife gibi görülmektedir. Oysa bunlar kul hakkına tecavüzdür, kamu hukukunu ihlaldir ve haramdır.

PKK’nın oluşturduğu zemin üzerinden siyaset yapan BDP, Kürtlerde bir kimlik bilinci oluşturmak ve ülkeye entegrasyonunu engellemek için gerilim politikası uygulamaktadır. Hiçbir ülkede hiçbir siyasetçinin cesaret edemeyeceği aymazlıklar yapmakta, tehditler savurmakta, ülkedeki elektriklenmeyi artırmaya çalışmaktadır. BDP-PKK problemi çözmek yerine, Kürtlerin mağduriyetini ve mazlumiyetini siyasi ranta çevirmekte, ajitasyon aracı olarak kullanmaktadır. BDP “halkların eşitliği” vs. gibi sosyalizmden kalma replikleri tekrar etmesine rağmen, “ırkçı”, “Kürtçü”, “şoven” bir partidir. BDP’nin Türkiye’nin bütünü kapsayan projeleri, çözüm önerileri yoktur. Kürtlerin dışında birilerinden oy alma gibi bir kaygısı da yoktur. Siyaset yaptığını söylerken bile aba altından PKK sopasını göstermekte, şiddet ve silahla hükümeti ve devleti isteklerine zorlamakta, sık sık tehdit etmektedir. İnsan hakları, özgürlükler diyen BDP ve onun arkasındaki örgüt en ağır insan hakkı ihlallerine müracaat etmektedir. Örgüt içinde binlerce muhalif infaz edilmiştir, bölgede kendi aleyhine olanlar sindirilmekte ve tehdit edilmektedir. Seçimlerde faşist partilerin yöntemleriyle insanlar kendilerine oy vermeye zorlanmaktadır. Demokratik yönetim talep eden BDP’nin yasal organları naylon bir görünümden öteye gidememektedir. Partinin adayları, liderleri, politikaları, söylemleri İmralı’dan ve dağdan belirlenmektedir. Devletin kontrolünde, bir adada mahkûm Öcalan’ın örgüte dağlarda olduğundan daha fazla hâkim olup yönlendirebilmesi de Türkiye’ye mahsus bir acayipliktir.

BDP’nin perde arkası, PKK’nın şehir yapılanması KCK denilen yasadışı örgütün, despotik bir örgütlenmeye gittiği, şehirlerdeki eylemleri planladığı ve devlete alternatif yapılar oluşturduğu (sözde yargılama, atama, cezalandırma, vergi toplama faaliyetleri), aileleri-aşiretleri tehditle sindirdiği de ortaya çıkmıştır.
BDP silahlı ve ırkçı bir partidir, zira bütünüyle örgütün kontrolündedir. BDP ve PKK Kürtlerin sözcülüğünü yaptığı, Kürtler temsil hakkını bu iki(z) örgüte verdiği sürece Kürt sorununun çözümü ihtimal dâhilinde değildir. Kürt sorunu, ne BDP ve onun silahlı gücü PKK’nın, ne de silahlı kuvvetlerin ve derin yapıların çözeceği bir problem değildir.

BDP  ırkçı bir partidir ve Türkiye’nin normalleşmesine demokratikleşmesine ciddi zarar vermektedir. Silahlı, ırkçı, şoven, çeteleşmiş bir parti ile ne Kürtlerin ne Türkiye’nin hiçbir problemi çözülemez. PKK-BDP Kürtlerin başındaki en büyük beladır. Kürtler PKK-BDP belasından,  kurtulmadıkça, ne Kürtlerin, ne de ülkenin huzur yüzü görmesi mümkün değildir…....( Alıntıdır )



IŞIK ve SEVGİ ile KALIN.......

Işık, sadece ışık ama daha fazla ışık.......


Kasım 01, 2011, 12:36:57 ÖS
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

İlk cümle tamamen yönlendirme içeriyor, çok yanlış. İçerikte biraz kurtarmaya çalışmış ama olmaz en baştan çamuru bulaştırmış.
Bu arada yazıyı kaleme alan kimdir?


Kasım 01, 2011, 01:11:44 ÖS
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4161
  • Cinsiyet: Bay

Yazının içeriğine çok girmeyeceğim ama BDP  asla ırkçı bir parti olmanın ötesine geçemez artık.Bakınız son almanyadaki olaylara bunların bdp+pkk işbirliğinin ilk tohumlarıdır.O insanların gözlerine bakınız bdp li vekillerin gözlerine bakınız hep aynı kin ve aynı nefret var.Evet benden nefret ediyorlar ve beni tenhada kıstırmak için kolluyorlar bende artık bunu biliyorum,şimdi sorun şu devletin yıllardır elinde artık dillendirilmeyen bir sorunu var daha bahsedilen kürt sorunu çözülememişken beni bu fikirdeki kürt unsurla aynı toplumda nasıl yaşatacak bu büyük problem.

daha kürt sorunu çözülmeden lazlarda haklı olarak sahneyi aldılar buyrun.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Kasım 01, 2011, 03:43:56 ÖS
Yanıtla #3
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 379
  • Cinsiyet: Bay

Türkiye'nin en ırkçı partisi

Başlığa bakınca pek çok insanın aklına MHP gelmiş olabilir.

Türkiye’de bir ırk üzerine organize olmuş, başkalarını bünyesinde barındırmayan, politikanın ve propagandanın bütün araçlarını o ırkın politize edilmesi için kullanan bir parti var. Bu partinin hedefinde, perspektifinde sadece bir bölge ve o bölge kökenli insanlar var. “Halkların kardeşliği”nden bahseden bu silahlı-siyasi hareket, kardeş kavgasını körüklemekte, ülkede gerilimli bir ortam oluşturacak beyanatlar vermekte; “başkaldırı”dan, “isyan”dan bahsetmektedir. Bu parti “silahlar sussun, savaş dursun” derken, dağdaki teröristlerin arkasına saklanarak ülkenin geri kalanını tehdit etmekten utanmayan bir partidir. Demokrasi, özgürlükler konusunda mangalda kül bırakmayan, ancak demokratik açılımlar, anayasa değişikliği gündeme geldiğinde meydandan savuşan; çözüm ortamları oluştuğunda dağdaki terörü devreye sokarak çözüm ve barış ortamlarını sabote eden bir parti. Bir taraftan Kürtlere yapılan zulüm ve eziyetleri siyasi malzeme olarak kullanırken, diğer yandan ülkenin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engel militer zihniyetle ve tek parti kalıntılarıyla problemi olmadığını deklere eden, ama demokratik siyasal partilere kin kusan bir parti. Seçim bölgelerine, başbakan bakanlar geldiğinde ortalığı savaş alanına çevirirken, Genel Kurmay Başkanı’nın bölgeye yaptığı seyahatlerde kılını kıpırdatmayan bir zihniyet.

Türkiye’nin en ırkçı partisi BDP dir. BDP tam bir Kürtçü partidir. BDP’nin söylemleri ve politikaları Kürtleri keskinleştirmeye, “şoven”, “militan”, “ötekine hasım” bir Kürt nesli oluşturmaya yöneliktir. PKK ve onun siyasi uzantısı BDP Güneydoğuyu ırkçılığın ve Kürt şovenizminin mektebi haline getirmiştir. Özellikle Kürtlerin yoğun, homojen yasadığı yerleşimlerde kapalı devre propagandalarla, ajitasyonlarla, provokasyonlarla gençlerin heyecanlarını tahrik ederek bir “sosyal dönüştürme projesi” uygulamaktadır. BDP sosyal tabanını genişletmek için sürekli devleti, devletin güvenlik güçlerini, TBMM’yi, Yargıyı ve diğer etnik gurupları tahrik etmekte, propaganda malzemeleri çıkarmaya çalışmaktadır. Bu gerilimlerden elde ettiği malzemeleri sorumsuzca ve köpürte köpürte kullanmaktadır.

BDP’nin gerilim siyasetiyle Güneydoğu'da Türk ve devlet düşmanlığı, batıda Kürt düşmanlığı yayılıyor, pekişiyor. Bölgede, giderek büyüyen bir kesim Türkiye’den ve Türk toplumundan koparılıyor. PKK-BDP propagandalarına maruz önemli miktarda Kürt, vandal bir ırkçılığa itiliyor. Güneydoğu’nun mahrumiyet şartlarında, varoşlarında güvenlik güçlerine taş atan, PKK propagandalarıyla büyüyen bir nesil yetişiyor. PKK dağdaki misyonunu tamamlamış, ülkede çatışma ve gerilim ortamı oluşturarak etnik kimliği kemikleştirmiş, Kürtçü hareket adına bir gençlik inşa etmiştir. Bu gün dağdaki teröristler sadece Kürtçü dönüşümün sigortası konumundadır. Asıl misyon şehir yapılanmalarına devredilmiştir. Bu nedenle dağdaki PKK’nın bitirilmesinden öte, BDP yi ve gençliği toplum ve devlet aleyhine örgütleyen şehir yapılanmasının çökertilmesi önemlidir.

MHP milliyetçi, BDP ise ırkçı bir parti olarak kabul edilebilir. Zaman zaman gerilimlerin tarafı olmasına, 1980 öncesinde çatışmaların bir cephesini teşkil etmesine rağmen, MHP kafatasına dayanan bir politika izlemekten öte, tarihe, kültüre, değerlere dayalı bir milliyetçilik takip etmektedir. Dün ve bu gün MHP içinde ve ülkücüler arasında pek çok Türk dışı unsur bulmak mümkündür. MHP uğruna canını vermiş, en önde mücadele eden yığınla, Kürt, Arap, Boşnak, Çerkez, Gürcü vd. bulmak mümkündür. Türk milliyetçiliği birazda kaybedilmiş toprakların özlemi, yitirilmiş imparatorluğun hasreti üzerine bina edilmiştir. Ötekini dışlayan, imha etmeye çalışan, varlığını tehdit eden bir ırk ve ırkçılık anlayışı yoktur bizim topraklarımızda. Türk milliyetçiliği İslam’ı ve İslam’ın kutsal değerlerini yaşamasa bile referans alır, bu değerlere saygı duyar. MHP’lilerden dini vecibelerine itina gösteren yığınla kimse vardır. Kısacası BDP, MHP’ye göre kafatasçıdır ve dinden, geleneksel kültürden tarihten kopuktur.

Bu gün PKK ve BDP  tarafından iğfal edilmiş Kürtler arasında hak, hukuk, insaf, helal, haram, namus kavramlarının içi boşaltılmıştır. Güneydoğu'nun varoşlarında, ensest ilişkilere kadar her türlü ahlaksızlığı, zulmü, baskıyı (kendi aralarında) görmek mümkündür. PKK Kürtler arasında saygınlığı olan din adamlarını, akil toplum önderlerini sindirdiği veya susturduğu için, Kürtler toplumsal bir basiretsizliğe duçar olmuşlardır. Batının hastalıklarına daha çok maruz kalan, gelenekten daha önce kopmuş olan, İslam’la bağı daha zayıf, daha dünyevi görünen diğer coğrafyalar; BDP’den çok daha makul, maneviyata açık bir partiye en fazla %20, %30’larda destek verirken; Kürtler Marksist, ateist, Kürtlerin genel özelliklerini taşımayan liderlerce yönetilen ırkçı bir partiye BDP ye %70, %80’lerde destek verebilmektedirler.

BDP ve PKK Kürtleri militanlaştırmakta, Türkleri ise kışkırtmaktadır. Bütün tahriklere rağmen “ırkçı” denilen MHP, aklıselimle hareket etmeyi, gençlerine mukayyet olmayı başarmıştır. Ancak güya sosyalist; özgürlük, barış diyen, her fırsatta silahların susmasından bahseden BDP ve PKK, Kürt gençlerini, hatta çocuklarını ısrarla şiddete, öfkeye sürmektedir. Propagandalarla Kürtleri devlete ve toplumun diğer kesimlerine düşman etmektedir. BDP ve PKK’nın tehdit ve şantajla karışık propagandaları, Kürtler arasında adeta bir paranoya oluşturmuştur. Artık Kürtler devlet eliyle gelen her şeye şüphe ile bakmaktadırlar. Bir arkadaşım ENVER (enerji verimliliği) çerçevesinde dağıtılan tasarruflu ampullerin, “içinde kamera var!” söylentisiyle tek tek kırıldığını anlattı. Bir doktor arkadaşım yapılan aşıların zararlı olmadığına ikna etmek için, ilaçları ve aşıları kendilerinde denemek zorunda kaldıklarını söyledi. Bu gün Kürtler arasında devletin bütün nimetlerinden yararlanmak haktır, ama külfetlerine ortak olmak haramdır, ihanettir. Kaçak elektrik kullanmak, devleti zarara sokmak bir vazife gibi görülmektedir. Oysa bunlar kul hakkına tecavüzdür, kamu hukukunu ihlaldir ve haramdır.

PKK’nın oluşturduğu zemin üzerinden siyaset yapan BDP, Kürtlerde bir kimlik bilinci oluşturmak ve ülkeye entegrasyonunu engellemek için gerilim politikası uygulamaktadır. Hiçbir ülkede hiçbir siyasetçinin cesaret edemeyeceği aymazlıklar yapmakta, tehditler savurmakta, ülkedeki elektriklenmeyi artırmaya çalışmaktadır. BDP-PKK problemi çözmek yerine, Kürtlerin mağduriyetini ve mazlumiyetini siyasi ranta çevirmekte, ajitasyon aracı olarak kullanmaktadır. BDP “halkların eşitliği” vs. gibi sosyalizmden kalma replikleri tekrar etmesine rağmen, “ırkçı”, “Kürtçü”, “şoven” bir partidir. BDP’nin Türkiye’nin bütünü kapsayan projeleri, çözüm önerileri yoktur. Kürtlerin dışında birilerinden oy alma gibi bir kaygısı da yoktur. Siyaset yaptığını söylerken bile aba altından PKK sopasını göstermekte, şiddet ve silahla hükümeti ve devleti isteklerine zorlamakta, sık sık tehdit etmektedir. İnsan hakları, özgürlükler diyen BDP ve onun arkasındaki örgüt en ağır insan hakkı ihlallerine müracaat etmektedir. Örgüt içinde binlerce muhalif infaz edilmiştir, bölgede kendi aleyhine olanlar sindirilmekte ve tehdit edilmektedir. Seçimlerde faşist partilerin yöntemleriyle insanlar kendilerine oy vermeye zorlanmaktadır. Demokratik yönetim talep eden BDP’nin yasal organları naylon bir görünümden öteye gidememektedir. Partinin adayları, liderleri, politikaları, söylemleri İmralı’dan ve dağdan belirlenmektedir. Devletin kontrolünde, bir adada mahkûm Öcalan’ın örgüte dağlarda olduğundan daha fazla hâkim olup yönlendirebilmesi de Türkiye’ye mahsus bir acayipliktir.

BDP’nin perde arkası, PKK’nın şehir yapılanması KCK denilen yasadışı örgütün, despotik bir örgütlenmeye gittiği, şehirlerdeki eylemleri planladığı ve devlete alternatif yapılar oluşturduğu (sözde yargılama, atama, cezalandırma, vergi toplama faaliyetleri), aileleri-aşiretleri tehditle sindirdiği de ortaya çıkmıştır.
BDP silahlı ve ırkçı bir partidir, zira bütünüyle örgütün kontrolündedir. BDP ve PKK Kürtlerin sözcülüğünü yaptığı, Kürtler temsil hakkını bu iki(z) örgüte verdiği sürece Kürt sorununun çözümü ihtimal dâhilinde değildir. Kürt sorunu, ne BDP ve onun silahlı gücü PKK’nın, ne de silahlı kuvvetlerin ve derin yapıların çözeceği bir problem değildir.

BDP  ırkçı bir partidir ve Türkiye’nin normalleşmesine demokratikleşmesine ciddi zarar vermektedir. Silahlı, ırkçı, şoven, çeteleşmiş bir parti ile ne Kürtlerin ne Türkiye’nin hiçbir problemi çözülemez. PKK-BDP Kürtlerin başındaki en büyük beladır. Kürtler PKK-BDP belasından,  kurtulmadıkça, ne Kürtlerin, ne de ülkenin huzur yüzü görmesi mümkün değildir…....( Alıntıdır )



IŞIK ve SEVGİ ile KALIN.......



PKK şahsiyetsiz, ahlaksız, amaçsız ve ... bir örgüttür. BDP de onun siyasi(sözde) uzantısıdır. Tamam ama, Kimin yönettiği belli olmayan bu Devlet, neden bunca yıldır bitirmiyor bu örgütü kardeşim? Yani bazı şeyleri anlatmak için, öyle sayfalar dolusu yazılar yazmaya, bazı şeyleri bilmek için de ulema olmaya gerek yoktur! Bu Devlet, bu örgütü bitirmek istemiyor kardeşim bukadar basit!!!Gördük, yaşadık ve çok ta iyi biliyoruz...
Unutmayın, Unutulmasın! PKK olmazsa BDP olmazdı, olamazdı da. şu anda PKK faktörü ortadan kaldırılsın, bir yıl sonra kürtler o lanetli partinin bürolarını ateşe verir.
Odi Profanum Vulgus Et Arceo.


Kasım 01, 2011, 11:45:17 ÖS
Yanıtla #4

bdp, kötü rol yapan kukla partidir,
ama diyeceksiniz ki kukla rol yapmaz , o bir tahta parçası yada benzeri maddeden yapılmış bir nesnedir
duyduğumuz o ses aslında arkadan gelir
evet ama izlediğimiz o nesne veya tahta parçası önümüzdedir
sevgiler...saygılar...
yenilmek te iyidir, mühim olan her seferinde yenilsende , daha iyi olarak yenildiğini bilmektir


Kasım 10, 2011, 12:13:13 ÖÖ
Yanıtla #5
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 205
  • Cinsiyet: Bay

bana tek taraflı adaletinizden sakın bahsetmeyin.. adalet kirli atlet..!!


Mart 18, 2012, 02:18:37 ÖÖ
Yanıtla #6
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2869
  • Cinsiyet: Bay

Dostum müsteri ol BDP=pkk hiç bir zaman aklı başındaki Kürtleri hele ,helede  benim gibi ZAZA'ları hiç bir şekilde TEMSİL ETMİYOR ... Saygılar ???
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Mart 19, 2012, 02:54:58 ÖS
Yanıtla #7
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 598
  • Cinsiyet: Bay

BDP.Apaçık ortada..Gizleme gereğide duymuyorlar kendilerini hiç.
Ölü Gibi Sessiz...Mezar Gibi Ketum...



חמישים אחוזים חמישים אחוזים בולגרי של יהודים....!!! O:


Mart 19, 2012, 07:19:23 ÖS
Yanıtla #8

BDP partisi herkesin hatta BDP lilerinde inkar etmedigi gibi,en ırkçı parti olma konumunu korumaktadır.  Saygılarımla.


Mart 20, 2012, 01:27:57 ÖÖ
Yanıtla #9
  • Ziyaretçi

Mhp  Bdp nin yaninda  sosyalist kalir,

saygilar


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
33 Yanıt
8668 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 25, 2007, 09:09:18 ÖS
Gönderen: shemuel
12 Yanıt
4322 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 02, 2012, 07:15:41 ÖS
Gönderen: yazbenide
1 Yanıt
5154 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 05, 2013, 11:57:55 ÖS
Gönderen: Melina
0 Yanıt
1671 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 10, 2009, 10:31:35 ÖS
Gönderen: Mozart
9 Yanıt
5216 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 06, 2010, 12:21:43 ÖS
Gönderen: Texan
9 Yanıt
6575 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 02, 2014, 01:17:49 ÖÖ
Gönderen: propulsion
14 Yanıt
8578 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 04, 2011, 10:03:09 ÖS
Gönderen: NOSAM33
10 Yanıt
5820 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 15, 2011, 06:54:17 ÖS
Gönderen: Atila
5 Yanıt
4792 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 05, 2011, 11:41:40 ÖÖ
Gönderen: 418
6 Yanıt
2361 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 17, 2012, 05:10:14 ÖS
Gönderen: günışığı