Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Tekris Töreni  (Okunma sayısı 27245 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 03, 2013, 10:32:20 öö
Yanıtla #20
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Bakın Zebur konusu hiç aklıma gelmemişti doğrusu...

Ancak kutsal kitaplar o kadarla bitmez ki... Mormonların kitabı var, Zend Avesta var, Tao Teh King var, Vedalar var, birkaç tane daha var şu an birdenbire aklıma gelmeyen.

Belki teist nitelikli inançlılar bunların bazısını kabul etmez ama Anglosakson topluluundaki mason örgütleri İngiltere Birleşik Büyük Locası'nın yönergesi uyarınca kabul ediyor çünkü o teist nitelikli düşünenler kadar katı olmayan masonlar bile var Masonluğun tutucu kanadında.

Sayın Waldow'un sorusunun ikinci bölümünü es geçmedim. Bir şey diyemem çünkü bilmiyorum. Sadece mantık yürütmek olanaklı. Şöyle ki;

Tutucu nitelikli Masonlukta bile kabul gören dinsel inançlar var. Bunlardan kimilerinin kutsal kitabı yok. Üstelik kimilerinde hani o üzerinde çok durulan "Yaradan" kavramı yok.  Öyle olunca belki o dinlerin inançlılarının Masonluğa kabulünde kitaba el basma olayı olmamıştır.

Bir olay var Masnluğun tarihinde anlatılan... Voltaire'in tekrisi 82 yaşında... Onun öyle bir kutsal kitaba el bastırılması bir yana dursun, tümüyle farklı bir tören uygulanmış ona göre. (17. madde uyarınca ayrıntılarını burada anlatamayız) Nitekim Voltaire'in bugünün Masonluğunun felsefesinin oluşumundaki çok çok önemli yerini yadsıyabilme olanağı var mı acaba?

Bu konuda bir noktayı göz ardı etmemek gerek...

Masonlukta çok şey simgedir.

Kutsal kitap da simgedir.

Kutsal kitaba el basmak da simgedir.

Dolayısıyla bu el basma olayı (varsa)  dinli kişi için de, dinsiz kişi için de, inandığı dinde kitap olan kişi için de, kitabı olmayan bir diine inanan kişi için de hep aynı şeydir.

Orada önemli olan bu uygulamanın simgesel anlamını ve değerini kavrayabilmektir. Bu ise burada anlatmakla falan olmaz; ancak yaşanarak olur. Dolayısıyla ben de bilmiyorum. Sadece öyle olduğunu biliyorum. Yanlış biliyorsam, doğru bilen gelip düzeltsin.

Dolayısıyla orada bir kutsal kitap ya da kutsal kitaplar ya da tümünün yerini tutan bir beyaz kitap arasında hiçbir fark yoktur.

Öyle bir fark ancak kendisini inandığı ya da inandırılmış olduğu dinin zorla dikte ettirdiği, kendi vicdan özgürlüğünü kendi bireysel buyrultusu ile kullanamayan yani inancına sahip çıkamayan insanlar için söz konusudur.

Bir de bu simgeselliği kavrayamayanlar vardır. Onlar da masondur ama ne yazık ki "mason" olamaz.   

 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ağustos 03, 2013, 02:53:46 ös
Yanıtla #21
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 132
  • Cinsiyet: Bay

Sayın ADAM bu konuya son noktayı koymuş.
Yazdıklarıma katılacağını düşünüyorum.

Tekris Töreni, simgelerin bolca olduğu bir kabul törenidir.

Törende bulunan Kutsal Kitaplar, simgeseldir fakat beyaz kitap değildirler.Beyaz kitap kullanan oluşumlar mevcuttur.

Kutsal kitaplara el basılmasına, adayın kendi rızası doğrultusunda, yardımcı olunur,el Kutsal Kitap üstüne koyulur.Hangisi, hangisinin neresi onu Evrenin Ulu Mimarı bilir.

Bana göre el basılan kitaplar, Yüce Varlığın yarattığı her şeyin kutsal olduğuna inanıldığı için ve toplum gözünde kitaplara verilen değer doğrultusunda birer simge haline geliyor.
Yani, adayın bir dine inanıp inanmaması veya inandığı din hangisi olursa olsun, el bastığı kitaplar,   zaten orada bulunma nedenlerinin başında olan Yüce Varlığa inanmış olma durumu yanında, simgesel bir hal alıyor.

Anlaşılacağı gibi edilen yemin , Tekris Töreninin simgesel anlamda küçük fakat önemli bir kısmı. Adayın vicdanına yüklenilen bir sorumluluk.
Tören içerisinde sayıca çok ve farklı önemler içeren başka simgesel durumlarda mevcut.

Asıl mesele, edilen yemin sonrası, tören içerisinde adaya yaşatılan yolculuk ve aydınlanmayı, simgesel anlamda kavrayabilmek, özümseyebilmek ve hayatın her bölümünde uygulayabilmek.

Bunun için el bastığımız kitaplardan biri olan Kuran'ın emrettiği gibi her şeyi okumalı, okuduğunu anlamalı, üzerinde düşünmeli ve hayata geçirmeliyiz.

Saygılar.

Her şeye rağmen bir nura doğru yürüyoruz...


Ağustos 03, 2013, 03:19:17 ös
Yanıtla #22
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın irukanji'nhin dediklerine katılmak ya da katılmamak benim haddime düşmemiş.

bu konyu daha fazla irdeleyebiliriz ama o işi burada yaparsak ben Forum kurallarına saygısızlık etmekten çekinirim.

Ancak ben buraya bir nokta da koymadım. Simgeler yorum ve değerlendirmeye açıktır. Eğer nokta konup kesinleştirilirse ya dogma olur ya da ambleme dönüşür, simge niteliğini yitirirler.

Saıyın irukanji'nin yazısının sonunda sözünü ettiği el basılan kitaplardan birinin Kuran oluşu, ancak ve ancak dindar Müslümanları ve onların arasında da İslam dinini öyle görenleri bağlar.  Masonluğun bu konuda bildiğimce herhangi bir kesin tutumu yoktur. Eğer kesincilik yapılırsa, o zaman ortada simge kalmaz.

Kutsal kitaplar elbette beyaz kitap değildir ama bir yrde somut ya da kişinin zihnindeki soyut beyaz kitap, kutsal kitap olabilir. Eğer bir kişi bir diğerine kutsal kitap diretmesi yaparsa, onun özgürlük hakkını çiğniyor demektir.

Ancak Sayın irukanji'nin değinmiş olduğu üzere, tüm bunlar, Masonluktaki çok şey içeren tekris töreninin sadece ufak bir parçası, bir ayrıntısıdır. Diğer öğelerle karşılaştırıldığında benim bakış açımla "önemsiz" olduğu bile söylenebilir. Hep dönülüp dolşılıp şu söz veriş ya da yemin konusuna geliniyor ama bu yapılan, iki yüz sayfalık bir kitabın sona yakın sayfalarından birindeki bir paragraf kadardır.

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ağustos 03, 2013, 03:28:16 ös
Yanıtla #23
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 132
  • Cinsiyet: Bay


Masonluğun Kuran ile ilgili kesin bir tutumu yok.Orada belirtmek istediğim, Kutsal Kitabın ve Masonluğun, yöntemlerinin farklı olmasına rağmen aynı şeye hizmet etme, aynı hedefe gitmek istemeleridir. Başka türlü yorumlanmasını istemem.



Saygılar
Her şeye rağmen bir nura doğru yürüyoruz...


Ağustos 03, 2013, 03:29:24 ös
Yanıtla #24
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Sayın irukanji'nin yazısını okuyunca aklıma şu soru geldi.

Bu kadar dogmanın olduğu bir Tekris töreninde bir mason adayı nasıl aydınlanacak?

Evet herşey simgesel bir dil kullanılarak anlatılıyor.
Adaya yolculuk yaptırılıyor.
Farkındalık yaratılıyor.
Harici alemden masonluğa anlamlı bir giriş töreni bu.

O zaman kutsal kitaba el basılması bütün bunların yanında son derece önemsiz.

Çünkü Tekris töreninde kutsal kitaba ait birşey yok.


Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


Ağustos 03, 2013, 03:34:31 ös
Yanıtla #25
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Yani o zaman inanç= dogma oluyor.
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ağustos 03, 2013, 03:39:52 ös
Yanıtla #26
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Kutsal kitap ile masonluk aynı hedefe ulaşıyor ise o zaman masonluk oldu size dinsel bir tarikat.
Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


Ağustos 03, 2013, 03:46:48 ös
Yanıtla #27
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 132
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Asimov,

Kutsal Kitapların orada bulunması, orada ki çalışmanın olabilmesi için gerekli olan bir zorunluluk.
Ayrıca, benim düşünceme göre  simgesel anlamda adaya vicdani anlamda bir sorumluluk yüklüyor.

Doğma diye nitelendirdiğiniz her şeyin tutarlı açıklamaları mevcuttur.

Sayın ADAM'ın bakış açısında yemin diğer öğeler ile karşılaştırılınca önemsiz olduğu bile söylenebilirken bir başkası için önemlidir.Dokunmak istediği unsur herkes için aynıdır.
Herkesin her simgeye yüklediği anlamlar farklı derecelerde olabilir.Ama kendi aralarında tutarlı ve mantıklıdır.Birbirini tamamlar.

Tekrisi bir doğum olarak düşünürseniz, her doğum hem bebe için farklıdır hem de anne için.

Saygılar.
Her şeye rağmen bir nura doğru yürüyoruz...


Ağustos 03, 2013, 03:52:17 ös
Yanıtla #28
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 132
  • Cinsiyet: Bay

Sayın asimov,

Dinsel tarikat demeyin lütfen.

Kitabın  amacı topluma ışık tutmak, toplumun refah, huzur içerisinde yaşamasını sağlamak.

Masonluğun da ülküsü huzur ve refah içerisinde bir toplum. Açıklamama bu bağlamda bakılmasında fayda var.

Anlatmak istediğim bundan ibaret.

Saygılar.

Her şeye rağmen bir nura doğru yürüyoruz...


Ağustos 03, 2013, 04:22:05 ös
Yanıtla #29
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Şimdi burada kimilerinin kutsal kitap dediği nesne üzerine yorum yaparsam, o kitapları kimlerin nasıl yazdığını anlatırsam, onlara inanan kimilerini boşuna incitmiş olurum.

Ancak o kitapların topluma ışık tutmak amacında olduğunu benimsemenin de ne bilgiye ne akla uygun yanı var.

Kaldı ki, bundan bilmem kaç yüz yıl önceki ve belli bir toplum için yazılmış bir kitabın bugün o amaçla evrensel boyutta geçerli olabileceğini kabullenmek ise gerçeklere tümüyle aykırı düşer.

Ancak buradaki konu bence bu değil. Buradaki konu Masonluktaki tekris töreni.

Forumun 17. maddesine aykırılığı olmaksızın bir soru: Bir mabedin anlatımında kutsal kitaplar konusu tüm anlatımın yüzde kaçını oluşturur? Bir tekris töreni ritüelinde kutsal kitaplardan söz edilen yer, tümünün yüzde kaçını oluşturur?

Bu deyişimle onların kesinlikle önemsiz olduğunu söylemekte değilim. Fakat onlardan çok daha önemli şeyler olduğunu söylemeye çalışıyorum. Hem öyle şeyler var ki onlar olmasa olmaz fakat kutsal kitaplar olmasa belki olur.

Bir başka tartışma alanında kimilerinin adına yanlışlıkla Anderson Yasası dediği, Masonluğun 1723 tarihli ilk anayasasının (Andersonunki 1738 tarihlidir) dünya çapında geçerli olduğu söyleniyordu. Öyleyse, o yasanın birinci yükümlülüğü çerçevesinde görüşelim. Kutsal kitap bu işin neresinde? Oraya bakalım, masonlar için öngörülen nitelik din ve inanç mı yoksa başka bir şey mi?

Tüm bunlara karşın masonlukta 1756 tarihli bir yasa, aradaki değişiklikleri geçelim ardından 1815 tarihli bir İngiliz yasası, sonra İngilizlerin emperyalist buyrukları ve bildirgeleri olduğunu da biliyoruz. Bunlara boyun eğenler için onların geçerli olduğunu da kabul edelim.

Burada kimi masonlar kendilerine çok yüklenildiğinden yakınıyor. Tamam, peki yüklenmeyelim. Onların uygulamalarının kendilerine göre iyi ve doğru olduğunu kabul edelim. Saygı gösterelim. hem de iş olsun ya da olay çıkmasın ve ortalık durulsun diye değil, içtenlikle saygı gösterelim.

Fakat o zaman kendilerine saygı ve anlayış gösterilmesini isteyenlerden de saygı ve anlayış bekleyelim.

Dillerine dolamış oldukları şu muntazam sıfatını kullanmamalarını rica edelim ki, berikiler bu muntazamlığı kendilerine göre yorumlamasın.

Masonluğun sadece kendi masonlukları gibi olmayabileceğini, kimi mason örgütlerinin mabetlerinde kutsal kitap bulundurmayabileceğini kabullenmelerini, buna saygı göstermelerini rica edelim.

Tekris törenlerinde de ayrıntısal farklar olabileceğini, örneğin kimileri adayın başında yumurta kırarken kimilerinin yüzünü boyamayı tercih etmesini Masonluğun evrensel amaçların doğrultusundaki birlik ve beraberlik adına hoşgörmelerini rica edelim.

İki lafın birini ille de Ulu Yaradan ve Ruhun Ölümsüzlüğü kavramlarına getirmemelerini, bunun aslında kendilerine zarar vereceğini öngörerek rica edelim. 

Özetle ben tüm bunlara dışarıdan bakan bir kişi olarak diyorum ki;

Kimi uygulamalarda mabette şu veya bu kutsal kitap vardır, kimi uygulamalarda yoktur. Bu, masonluğun amaçlarını ve ilkelerini etkilemez, masonlar arasındaki kardeşlik birliğini bozmaz. Yeter ki masonlar da bunun böyle olduğunu kavrasın.

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
1993 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 21, 2017, 04:44:13 öö
Gönderen: night manager
0 Yanıt
2832 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 02, 2010, 02:45:07 ös
Gönderen: Apiarist
8 Yanıt
9182 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 21, 2017, 04:51:13 öö
Gönderen: night manager
6 Yanıt
6647 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 22, 2012, 01:36:40 öö
Gönderen: abezethibou
6 Yanıt
9901 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 27, 2012, 07:23:33 ös
Gönderen: gnothi
1 Yanıt
4649 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 07, 2011, 12:53:27 ös
Gönderen: Mustafa Kemal
4 Yanıt
4385 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 05, 2011, 03:46:16 öö
Gönderen: hailstorm
3 Yanıt
6848 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 05, 2017, 06:19:54 ös
Gönderen: NOSAM33
1 Yanıt
1664 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 21, 2016, 11:18:36 öö
Gönderen: İNSAN
0 Yanıt
939 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 18, 2015, 02:02:03 öö
Gönderen: hyperbolic metamaterial