Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Siyonist Protokoller.  (Okunma sayısı 6479 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 12, 2014, 09:19:59 ÖS
Yanıtla #10
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 737
  • Cinsiyet: Bay

Bu linkini verdiğim dokümanın 2. sayfasında şöyle bir paragraf var:

Mr. Henry Ford, in an interview published in the New York WORLD, February 17th, 1921, put the case for Nilus tersely and convincingly thus: "The only statement I care to make about the PROTOCOLS is that they fit in with what is going on. They are sixteen years old, and they have fitted the world situation up to this time. THEY FIT IT NOW." Indeed they do!

Henry Ford 1921'de verdiği bir röportajda şöyle demiş: "Protokoller hakkında yapmaya değer gördüğüm tek beyanat, şu anda olup bitenle örtüştükleridir. Bu protokoller 16 yıldır vardır ve bugüne kadar dünyada olup bitenlere uyuşmuşlardır. ŞİMDİ DE UYMAKTADIRLAR".

Bu durumda bu dokümanın Sn. Alşah'ın bahsettiği doküman olduğundan, ancak Sn. ADAM'ın bahsettiği dokümanın daha farklı bir doküman olduğundan, dolayısıyla bu iki değerli üyemizin farklı dokümanlardan bahsettiklerinden şüphelenmekteyim.

EDIT: Linkini verdiğim dosyanın Sn. ADAM'ın bahsettikleri arasından 1903 yılında Rusya'da yayınlanan olduğu kanaatindeyim. Gerçi, Pavel Aleksandrovich Krushevan adlı kişiye atıf yok, onun yerine Victor Marsden tarafından Rusça'ya tercüme edildiği yazıyor.

EDIT 2: Dokümanın önsözünde Jön Türk hareketinden Türkiye'deki Yahudi Devrimi olarak bahsedilmiş!
« Son Düzenleme: Eylül 12, 2014, 10:07:01 ÖS Gönderen: Spock »
Live long and prosper.


Eylül 12, 2014, 11:48:40 ÖS
Yanıtla #11
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1715
  • Cinsiyet: Bay

           Sayın Spock bir yerde haklı, belirttiğim gibi yanımda şimdilik bu kitap var. Ama asıl kitaplarımın arasında bu tezi teyit eden başka kitaplar da var. Bir müddet sonra onlardan da bahsedebilirim tabii ki.
           Dedim ya, olaya sadece tek perfektiften bakmak sağlıklı bir sonuca götürmez insanı. Henry Ford'un antisemitist olduğundan bahsetmiş sayın ADAM. Henry Fort acaba neden antisemitist olarak nitelendiriliyor? sayın ADAM muhtemelen bu konuyu da araştırıp incelemiştir.
           Sayın  ADAM'ın sorusu çok doğru. Neden bunlara protokol denmiş te siyon idealleri veya siyon hedefleri denmemiş? İşte bunları arayacağız. Edindiğimiz bilgilerden vardığımız sonuçları mantık çerçevesinde tartışıp bol bol neden?, niçin ? sorularını sorarak en azından fikir sahibi olmaya çalışacağız. Ben bunu istiyorum. Yoksa senin kaynakların geçersiz, benim kaynaklarım geçerli, o uydurma, bu kaydırma demeden  ileri sürülen fikirlere saygı göstereceğiz.
         Bu arada, sayın Spock'un EDİT 2'de belirttiği "Jön Türk hareketin den " tam  bir Yahudi devrimi diye bahsedebilir miyiz? bilemiyorum. Zira bu hareketin başka argümanları da var. Ama konu içinde incelenmesinde de yarar gördüğümü söyleyebilirim.
         Saygılar-sevgiler.   
"Vur ama dinle beni"


Eylül 13, 2014, 11:06:09 ÖÖ
Yanıtla #12
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 886
  • Cinsiyet: Bay



Eylül 13, 2014, 01:44:29 ÖS
Yanıtla #13
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7247
  • Cinsiyet: Bay



Sayın ozkann ne iyi etti de bir zamanlar Sayın karahan'ın açmış olduğu bu linki verdi. Orada Siyon Protokolleri'nin ne olduğu da ne olmadığı da gayet iyi anlatılıyor.

Tek başlık o değil... Şu benim daha önce yazdıklarımı da ekleyelim mi:

http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=8759.msg61369#msg61369
http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=8766.msg61432#msg61432
http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=8770.msg61470#msg61470

Bu kadarla da kalmıyor. Bizim Forum, maşallah, Siyon Protokolleri konusunda pek zengin.

Sayın Alşah bunlara hiç bakmadı mı acaba?

Ancak bir sorusu var acaba Henry Ford niçin antisemitist olarak nitelendiriliyor diye...

Öyle nitelendirilmiyor. Öyle zaten. Zamanında yapıp etmeleriyle, yazılarıyla bunu açıkça ortaya koymuş. Başta Adolf Hitler olmak üzere, 1930'lu yıllarda Almanya'daki Naziler ile de yakın ilişkileri olduğu biliniyor. Üstelik bunlar komplo teornisi falan da değil. Kimseye yöneltilmiş bir suçlama da değil.

Sayın Alşah'ın bir diğer sorusu, madem bu belgelerin Yahudilerle bir ilgisi yok, Yahudiler niçin ayağa kalkıp da bunların kendilerine ilişkin belgeler olmadığını kanıtlamak için mahkemeye başvurmuş?

Bu konuyu başka oluşumlar ile birleştirip ilişkileri kurmazsanız, nedenleri anlayamazsınız. Avrupa'daki Yahudiler bu işi ne zaman yapmış? Bu protokollerin sanki ilk kez açığa çıkıyormuşçasına Rusya'da bir kitap halinde yayınlandığı 1903 yılı sonrasında mı? Hayır o tarihlerde değil, ondan otuz küsur yıl daha sonra. Peki niçin o tarihte? O tarihe hiç baktınız mı, o sıralarda Almanya'da neler oluyor, nasıl bir rejim nasıl bir rejime dönüştürülüyor? Bu çerçevede Yahudilerin durumu nedir?

Beri yanda bir de bu protokollerin yayınlanışı sırasında özgün metinden sapmalar, açıklama gibi sözcükler ve terimler eklenerek, asıl konuyu bambaşka yöne çevirmeler var. Bu bağlamda kusura bakmasın ama Sayın Spock'un aktarmış olduğu İngilizce metin de bana pek doğru gibi gelmiyor. Sayın Spock, Toplamı 27 adet olan bu protokollerden birincisinin 2. maddesini şöyle vermişti:

2. What I am about to set forth, then, is our system from the two points of view, that of ourselves and that of the GOYIM [i.e., non- Jews].

Bakın, burada metin orijinal değil çünkü o GOYIM sözcüğünün açıklaması da sanki metnin bir parçasıymış gibi verilmiş.

Aslında buradaki bir diğer yanlışlık, Sayın Spock’un verdiği bu bölümün birinci protokolün ikinci maddesi değil, birinci maddenin ikinci tümcesi olduğunda. Nitekim bu maddenin özgün (orijinal) Fransızcasının sonradan çağcıl (1884 yılı sonrası) Fransızcaya dönüştürülmüş olan metni şöyle:

Laissons de côté toute phraséologie, nous discuterons uniquement le sens de chaque idée et nous éclairerons la situation par des comparaisons et des déductions. C'est ainsi que nous allons formuler notre système, en examinant les faits de notre point de vue et de celui des goyim.

Bunu ben size becerebildiğimce Türkçeye çevirmeye çalışayım: 


Deyiş biçimini bir yana bırakırsak, sadece her bir düşüncenin ne anlama geldiğini görüşecek, durumu karşılaştırma ve tümdengelim ile aydınlığa çıkaracağız. İşte bu gerek bizim gerekse milletlerin görüş açısından gerçeklerin incelenmesindeki sistemimizi oluşturuşumuzdur.

Benim çevirim biraz karmaşık oldu, farkındayım. Bu metinlerin tümü böyle, karmaşık. Anlaşılması zor. Nitekim sanırım Sayın Spock’un aktarımındaki İngilizce metin, denileni özetleyerek, kısaltarak basitleştirmiş ki, anlaşılması kolay olsun. (Orada o Goyim terimi olduğu gibi bırakılmış. Ben onun yerine “milletler” dedim. Çünkü bu konu Pieuré de Sion ile bağlantılandığında, orada çok önemli olan bir “milletler” sorunu var.)

Siestemimiz... Hani sistem? Bunu anlayabilmek için hepsini okumak gerek. Ancak sonra kapsamda "Liberté, Egalité, Franternité" deyişi de geçecek; o zaman hangi sistem olduğu ortayla çıkar. Hele bir de 33. dereceden söz edilecek ki, o zaman her şey ortaya dökülür.

Buradaki milletler Merovenjler’den olmayanlardır yani kökeni Benjaminler’e dayanmayanlardır. Tevrat’ta milletler denilince, bunun bir anlamı Yahudi olmayanlar olabiliyordu ve bunun arasında Benjaminler de vardı. Benjaminler elbette 12 İsrail kavminden biridir ve semitiktir ama dertleri davaları başka olduğu için antisemit  olarak da nitelenebilirler.

Pieuré de Sion antisemitiktir. Dolayısıyla bu protokoller de antisemitiktir. Protokollerin bir imzası Yahudidir ama onun da kimliği sorgulanabilir. Bir zamanlar Allliance İsraélite Universelle’in başındayken, sonra niçin bazı Yahudilere (özellikle önderlik taslayanlara) karşı çıkmıştır? Politik tutumu, dünya görüşü nedir?

Bütün bu anlatımlarıma bakacak olursanız, şöyle bir objektif sonuca varabilirsiniz sanırım:

Bu Siyon Protokolleri denilen konu hiç de öyle basit değil. Çok karmaşık olayları ve olguları içeriyor. bunları anlayabilmek ve değerlendirebilmek için hayli geniş çaplı bilgi sahibi olmak, özellikle Masonluğun Tarihi’nde 19. yüzyılın ikinci yarısındaki bir kesiti de iyi bilmek gerekiyor. Yoksa, bilmecenin parçaları yerli yerine oturtulamaz ve bilgi noksan kalacağı için yanlış kanı ya da görüşlere varılabilir.

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 14, 2014, 05:11:06 ÖS
Yanıtla #14
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4147
  • Cinsiyet: Bay

Sn.Adam bu konuda oldukça geniş bilgiler verdi,bende bu konuya oldukça duyarlı ve meraklıyım.Sıon bilgelerinin protokollerini 3 defa okudum henry fordun beynelmilel yahudisi ile birlikte.Protokollerde benim ilgimi çeken anlatılanlar ile günümüz dünyasındaki net uyuşmalar.Benimde ilgilendiğim nokta bu.Yahudiler bunları kendilerinin yazmadığını yahudileri karalamak için yazıldığını söyleyip duruyorlar haklı olabilirler lakin ne tip bir sosyopat bu işi yapar ve bulaşır,toplam nüfusu birkaç milyon olan bir zümreyi hedef almak ister,neyinden ve hangi gücünden korkarlar bilemedim.Protokollerde tartışılan çok nokta vardır ama zaman uzadıkça nafile tartışma oluyopr gibi.Henry fordun antisemitik olmasının nedeni nedir acaba?hitlerde antisemitikmi idi?Hitler gerçekten öyle ise  öyle olduğunu kabul edelim ona silah satıp kendi ırkına ihanet ve hala o ırkın içinde ve en zenginleri arasında olmasını yahudiler kolayca kabul edebiliyorlar her nedense.Mesela bugün yaşandığı kabul edilen ve dünyaya kabul ettirilmiş olan holokostun serbestçe araştırılması yasakmıdır?değilmidir? herhangi bir araştırmacı yahudi, olmayan holokostu araştırabilir istediği belgelere ulaşabilirmi?Tüm yaşadıklarımız koskoca bir aldatmacanın birer parçası olma ihtimali hiçmi yoktur?

Bakıldığında herşeye komplo teorisi denebilir lakin bu komployu küçücük bir yahudi nüfusa yapmakta ne oluyor?nasıl bir güçki komplo yapılsın.Bugün her ülkede yahudi zenginlerin etkinlikleri biliniyor tüm dünya ülkelerini iktisadi baskı altına alıp politika üretebilirler lakin bu sav doğru ise devletler buna nasıl izin veriyor? tarihte tapınak şövalyelerinin avrupada başına gelenlere bakın bir anda vatikanın etkisi ile avrupanın heryerinde tarumar edilip gücü elinden alındı.Bağdaştıramadığım birçok nokta var öyleki son gazze saldırılarında bile başta amerika,ingiltere,almanya,fransa  gibi ülkelerin ses çıkaramamalarının bendeki tek izahı var oda iktisadi pozisyonlarıdır.Bu anlatımlarda protokollerde net olarak ifade edilmiş.Dileyen dilediğine inanabilir lakin protokolleri günümüze göre bakmaktada fayda var,reddetmek ve kabul etmek o kadar kolayki zor olanı kafa patlatmak.

Karahan
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Eylül 14, 2014, 06:33:32 ÖS
Yanıtla #15
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7247
  • Cinsiyet: Bay


Ne yazık ki Sayın Karahan'ın da aynı herzelere kendini kaptırmış ve yanlış bilgilerin peşinde koşmakta olduğunu görüyorum.

Oysa Sayın karahan araştırıcıdır, didikleyicidir, kolay inanmayıcıdır.

Bu konu başlığının kapsamına Henry Ford'un girişi sadece Sayın Alşah'ın bir kitap referansı verişinden ötürüdür.

Hitler konusunu ise gündeme ben getirdim; bunun nedeni de Yahudilerin İsviçre'de açmış oldukları davanın tarihinin, niçin öyle olduğunun anlaşılması idi.

Fakat kimileri Almanya'daki Yahudi soykırımı anlamında kollanılan Holokost olayının uydurmaca olduğunu mu ileri sürüyor, en az 4,5 Milyon insanın öldürülmüş ve hapiste ölüme  terk edilmiş olduğunun belgeleriyle, fotoğraflarıyla kanıtlanmış, sorumlularının hiçbir baskı altında olmaksızın başlarını utançtan yere eğerek doğruluğunu kabul ettikleri olayı?

Fakat onların bu başlık ile, Siyon Protokolleriyle ilgisi yok.

Pardon, var şöyle: Almanya'daki tüm Yahudilerin tutuklanıp toplama kamplara götürülmelerini o tarihte ve uygulama sırasında haklı çıkaracak bir gerekçeye ihtiyaç vardı.  İşte o gerekçelerden biri de Siyon Protokolleri olarak gösterilmişti; bunların Yahudi belgeleri olduğu ileri sürülerek.

Şimdi ben bu işleri bilen, bildiğini söyleyen kişilere şunu sormak isterim:

Bu Siyon Protokolleri denilen belgeler ne zaman kamuoyuna mal edilerek ortaya çıkarılmış?

Burada şu “kamuoyuna mal edilerek” sözü önemli çünkü bunların ortaya çıkmış olduğu fakat kamuoyuna mal edilmesinden özenle kaçınıldığı “Kol kırılır yen içinde kalır” deyiminin yerine getirildiği bir tarih de var.

Kamuoyuna mal edilerek ortaya çıkarılış tarihi 1903, şu Rus gazetecinin yayınladığı kitap… Tamam. (Bunun kapak fotoğrafını Wikipedia'da bile görebilirsiniz.)

Şimdi asıl can alıcı soru:

Bu belgeler ne zaman yani hangi tarihte, nerede yani hangi coğrafyada ve hangi dilde düzenlenmiş?

Bu konuyu iyi incelemiş olduklarını, dolayısıyla hayli bildiklerini söyleyenler, ister Henry Ford’un kitabından, ister başka kaynaklardan, her nereden olursa olsun, bu belgelerin ne zaman ve nerede, hangi dilde kaleme alınmış olduğunu söylesin.

Söylesinler ki bu tartışmaya devam edelim. Niçin düzenlendiklerine bakalım. Kapsamlarını baştan sona okuyarak inceleyelim.

Söyleyemiyorlarsa,

bu konuda bir bilgileri yoksa,

araştırıp bulamıyorlarsa,

kusura bakmasınlar,

sadece boş lâflar ediyor ve ortalığı bulandırmaya çalışıyorlar demektir.








 
« Son Düzenleme: Eylül 14, 2014, 06:46:35 ÖS Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 14, 2014, 09:46:24 ÖS
Yanıtla #16
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 214
  • Cinsiyet: Bay

Acaba protokollerde çıkarılmak istenen anarşinin Fransız ihtilali ile ilişkilendirilmesi doğru olur mu  ?

1789 , Özgürlükler Dünyasının temeli sayılabilecek bir harekettır . Yeni Dünya Düzeni için atılmış ilk adımlardan biridir diye düşünüyorum .

Yanlışım varsa düzeltmeniz dileğiyle

Saygılarımla
"Bu ıssız dağları, şükranlarını dile getirmeksizin terk edemezsin"


Eylül 15, 2014, 07:18:47 ÖÖ
Yanıtla #17
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7247
  • Cinsiyet: Bay


Forumda ara sıra karşılaştığımız durumlardan biri de, üyelerimizden kimilerinin, konuyla bağlantılı hemen hiç bilgisi olmamasına karşın, bir araştırma yapıp önce bir şeyler öğrenme zahmetine de katlanmadan, hatta başlık altında verilmiş bilgileri bile doğru dürüst okumadan, sırf bir şey yazmış olmak için olmayacak bir söz edişi...   
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 15, 2014, 09:36:39 ÖÖ
Yanıtla #18
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 214
  • Cinsiyet: Bay

Neye göre buna karar veriyorsunuz sayın ADAM ?

Burada ki insanların göbek bağını siz kesmediniz . Dolayısıyla kimin neye sahip ve hangi konu hakkında uzmanlıgı oldugunu birkaç posttan anlayamazsınız .

Unutmayın ! İster kütüphane olun ister bir derya , insanlara bu tavandan bakıp küçük görme edasından vazgeçmediğiniz sürece size karşı gelişecek üslubun saygı içeriği sıfırlanacaktır .   

Şimdi lütfen sorumu cevaplayın .
"Bu ıssız dağları, şükranlarını dile getirmeksizin terk edemezsin"


Eylül 15, 2014, 10:25:44 ÖÖ
Yanıtla #19
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7247
  • Cinsiyet: Bay


Burası oyun alanı değil.

Biz burada bilgisel konular üzerinde ciddi tartışmalar yapıyoruz. Çoluk çocuğu okşayarak onlarla oyalanacak zamanımız yok.

Soruymuş gibi ortaya konulan bilgisizce, saçma sapan lâflarla da uğraşamayız.

Tutumumuz beğenmeyen, hoşlanmayan, eğlenmek isteyen, gidip şansını başka alanlarda deneyebilir.

Burası, bu başlık, Siyon Protokolleri konusunun görüşüldüğü bir başlıktır.

Bu başlık altında, bu protokollerin Yahudilerle bağlantılı olduğuna ilişkin iddialar var. Biz de bu iddialar üzerine sözü edilen belgelerin hangi tarihte, nerede kaleme alınmış olup olmadığını sorduk, bizce doğru olmayan iddiaları ileri sürenlere. Onların açıklamaları üzerine, varsa, biliyorlarsa, elbette bizim de bir diyeceğimiz olacak.

Fakat tüm bunlanrı hiç okumadan, hiç incelemeden gelip burada bir yerden duymuş olduğu 1789 tarihli büyük Fransız Devrimi konusunu (1848 bile değil, 1789!!!) gündeme getiren bir Forum üyesine başka ne diyebilirdik.

Biz burada saygı toplamak peşinde falan değiliz. Saçma sapan lâflar edenlerin de saçma sapan lâflar  ettiğini ortaya sereriz. İnsanlara tavandan falan bakmayız; ilerlemelerini, gelişmelerini, yükselmelerini dileriz. Fakat Siyon Protokolleri konusunu bilmiyorlarsa, önce Forumda bu konu üzerinde yazılmış olanları başkan sona incelemelerini, soracakları bir şey varsa ondan sonra sormalarını bekleriz. Öyle yapmayıp da bu alanı kirletmeye kalkışmalarına razı olamayız.

Bütün bunları söyledikten sonra Sayın Dor'un o çok istediği sorusunun yanıtı, Siyon Protokoller'nin 1789 Fransız Devrimi ya da20. yüzyılda ortaya atılmış o Yeni Dünya Düzeni kavramlarıyla bağlantısının olmadığı, bambaşka bir şey olduğudur.

Yanlış?

Ever yanlış var. O yanlış ise, okumak ve incelemek zahmetine katlanmamak; ortaya ilkokul düzeyinde çocukça soru atmak ve burada bizim boşuna oyalanmamıza yol açmak.

 


 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.