Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Köktürkçe (Orhunca) ve Köktürkler  (Okunma sayısı 1314 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 13, 2014, 12:17:03 ÖS

          Köktürklerin, Türk kültür tarihinde çok önemli bir yeri vardır. Türkçenin en eski yazılı metinleri onlara aittir. Orhun vadisinde bulunan bengü taşlar üzerindeki gizemli yazının 25 Kasım 1893'te, Danimarkalı bilgin olan Thomsen tarafından okunması üzerine, Köktürklerin Türkçeyi yazılı bir dil olarak kullandıkları anlaşıldı. 1825'ten beri Türkçenin en eski yazılı metni olduğu zannedilen Kutadgu Bilig'in yerini, Orhun vadisindeki bu bengü taşlar aldı. Kutadgu Bilig, 1067'de; Kül Tigin'in anıtı ise 21.08.732'de dikilmişti. Buradan da anlaşılacağı üzere, Türk yazı dili 227 yıl geriye gitmiştir.
          Köktürklerden kalan bu anıtlar, hanedanın 682'de kurulan ikinci dönemine aittir. Köktürklerin birinci dönemiyle alakalı herhangi bir yazılı metin henüz bulunamamıştır. 580 civarında, Tapar Kağan zamanında dikilmiş olan Bugut anıtı Soğdakçadır. Bu anıtın da Soğdakça olması, birçok batılı araştırmacı tarafından Köktürklerin birinci dönemine ait olmadığı şeklinde yorumlanmıştır. Aslında tarihte birçok devletin farklı dillerde eserler bıraktığı da bilinmektedir. Tapar Kağan zamanında, 575 yılında Nirvana Sutra'nın Türkçeye çevrildiği Çin kaynaklarında bulunmaktadır. Zaten Tapar Kağan'ın yaşadığı dönemde pek çok çeviri çalışması da yapılmıştır.
          Köktürk anıtlarındaki yazılar taş üzerine kazınmıştır. ''Taş üzerine yazı yazmak'' eylemi için köktürkler biti-, -ur, -tokı- eylemlerini kullanmıştır. ''Biti-'', Çince ''biet'' kelimesinden Türklerce türetilmiş bir eylemdir. ''Biet'', fırça demektir. Çince bir addan bir ekle (-i) eylemini türetmek için Türklerin yazma işini uzun zamandan beri biliyor olması gerekir. Bu da bir tahmin değildir.
          Tokı- eylemi, vurma sesini anlatan ''tok'' yansıma adına dayanmaktadır. Tok adına -ı eki getirilerek tokı- eylemi türetilmiştir. Bu eylemin anlamı da ''vurmak''tır. Türklerin ''(taşa)yazı yazmak '' için ''vurmak'' anlamındaki ur- ve tokı- eylemlerini kullanmaları, yazı yazma işlemlerini taşa vurarak yaptıklarını göstermektedir.
Hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şeyi sevemez.
Hiçbir şey yapamayan, hiçbir şeyden anlamaz.
Hiçbir şeyden anlamayan insan değersizdir.