Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Simon Magus  (Okunma sayısı 1538 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 22, 2014, 12:58:43 öö

Nag Hammadi'nin Külliyatı'nın bulunuşuna kadar Gnostiklere dair tek bilgi kaynağı, onları çoğunlukla 'sapkın'lar olarak gören erken dönem Hıristiyan piskopos/papazlarının el yazmaları olmuştur. Gnostikler'i aşağılayan ilk Hıristiyanlık savunucularından Şehit Justin, yazmış olduğu İkinci Savunma adlı eserde Simon Magus, Valentinus ve Marcion gibi çok önemli Gnostik figürleri 'şeytani ve yalancı' kişilikler olarak sunmuştur.'' İkinci yüzyılın son döneminde Lyon Başpiskoposu olan İraneus; yazılarında, Simon Magus'u baş Gnostik olarak tabir etmiş ve 'Sapkınların Sapkını' olarak nitelediği bu kişinin Kilise'nin baş düşmanı olduğunu ileri sürmüştür.

Simon ile ilgili ilk bilgi (M.S 24) onun Samaralı bir büyücü olduğu ve İsa'nın havarilerinden Philip'in etkisiyle din değiştirerek Hıristiyan olduğudur. Havarilerden Peter ve John'un rehberlik ettiği, geniş bir mümin topluluğu huzurunda yapılmış olan bir ayin sırasında Kutsal Ruh'la bağlantı kurulur ve kendisi de bu ayine katılmış olan Simon; havarilere, kendisine manevi güçlerini satıp satamayacaklarını sorar. Doğal olarak havariler bu teklifi reddederler, bu tarihten itibaren de para ya da başka bir şey aracılığıyla tanrısal güç elde etmeye çalışmak, Simonluk olarak anılmaya başlanır.

"Fakat şehirde sihirbazlık eden, kendisini büyük bir adam göstererek Samiriye ahalisini hayrete düşüren Simun adlı biri vardı; ve: Allahın Büyük denilen kudreti budur, diyerek küçükten büyüğe kadar hepsi ona dikkat ederlerdi. Ve ona dikkat ederlerdi, çünkü çok zamandan beri kendi sihirbazlıkları ile onları hayrete düşürmüştü. Fakat Allahın melekûtu ve İsa Mesihin ismi hakkında müjdeliyen Filipusa iman ettikleri zaman, erkekler ve kadınlar vaftiz olundular. Simun kendisi de iman etti; ve vaftiz olunarak daima Filipusun yanında durup yapılan alâmetleri ve büyük kudretleri görür, şaşardı. Ve Yeruşalimde olan resuller Allahın sözünü Samiriyenin kabul ettiğini işitince, Petrusu ve Yuhannayı onlara gönderdiler;  bunlar da indikleri zaman, Ruhülkudüsü alsınlar diye onlar için dua ettiler;  çünkü onlardan hiç biri üzerine henüz inmemişti; yalnız Rab İsanın ismine vaftiz olunmuşlardı.  O zaman resuller, onların üzerine ellerini koydular, onlar da Ruhülkudüsü aldılar. Ve resullerin elleri konulmakla Ruhülkudüs verildiğini görünce Simun onlara para getirip dedi: Bana da bu kudreti verin de, kimin üzerine ellerimi korsam, Ruhülkudüsü alsın.  Fakat Petrus ona dedi: Gümüşün seninle beraber helâk olsun, çünkü Allah vergisi para ile elde edilir sandın. Bu şeyde senin ne payın var ne de nasibin; çünkü Allaha karşı yüreğin doğru değil. İmdi bu kötülüğünden tövbe edip Allaha yalvar, belki yüreğinin düşüncesi sana bağışlanır. Çünkü seni öd acılığında ve sapıklık bağlarında görüyorum. Simun da cevap verip dedi: Benim için siz Rabbe yalvarın da, bu dediklerinizden hiç biri üzerime gelmesin. (Elçilerin İşleri 8:9-24) "

Yeni Ahit'te Simon'dan kısaca bahsedilmiştir, ancak onun dönemin başka önemli olaylarına karıştığı da bilinmektedir. Örneğin Aziz Peter'le birlikte gerçekliği olmayan, düzmece bir hikayeye de adı karışır. İddiaya göre Simon,  Aziz Peter'in 'gerçek tanrıyı inkar edip sahte bir tanrıya inanması için' pek çok büyü yapmıştır; çünkü Simon'a göre gerçek tanrı ve yaratıcı tanrı iki ayrı varlık olup tek ve aynı değildir (ki bu da Gnostisizm'de çok önemli, merkezi bir ilkedir).

Simon'un hayatında ve öğretisinde, bugün Gnostisizm'in temeli saydığımız pek çok ilke ve unsuru ayırt etmek mümkündür. Örneğin beşeri tanrı anlayışı, yani her birimizin içinde ilahi bir kıvılcım taşıdığını varsayan Gnostik ilke -temelde her birimiz gerçek tanrının bir parçasıyızdır- ilk olarak Simon tarafından en açık şekliyle ifade edilmiştir. Yine Tyre genelevinde Helena isimli bir kadına olan yaklaşımı da bu bakış açısını yansıtmaktadır. Simon, bu kadını tanrısal bilgeliğin (Sophia'nın) vücut bulmuş bir sureti olarak görmüş ve günahlarını affetmesi için tanrıya yalvarmıştır. Simon'un yalnızca isminin telaffuz edilmesi bile dönemin ruhban sınıfının çileden çıkması için yeterliydi. Özellikle ikinci yüzyılın başından itibaren Simon'un öğretisinin popülerleşmesiyle beraber bu olumsuz, ön yargılı tavır giderek sertleşti.

Dönemin önde gelen Hıristiyan fanatiklerinden İraneus, Simon'un öğretisinin bu derece yaygınlaşmasından rahatsızlık duyuyor, tüm yazılarında ve söylevlerinde Gnostikler'le alay ediyor, onların her gün yeni bir İncil yarattığını iddia ediyordu."

İraneus'a göre Gnostikler'in öğretisi tam anlamıyla "lanetli" idi ve Hakikat İncili gibi metinler ise baştan sona inkar ve küfür ile dolu metinlerdi.' Hıristiyanlık savunucularından Hippolytus ise "Sapkınlığa Reddiye" adlı eserinde 'sapkınların nasıl bir küfür içinde olduğunu teşhir etmeyi ve öğretilerini çürütmeyi'" kendine görev edinmişti. Hippolytus'un sapkınlıkla suçladığı gruplar içinde 30 kadar Gnostik grup da vardı.

Tertullianus, Gnostikler'in İsa'nın fiziksel anlamda dirilişini reddetmesini şiddetle eleştirmiş, İsa'nın mezardan çıkarak yükseleceğine inanmayan herkesi sapkınlıkla suçlamıştı. Hatta onun "dirilişe, saçma olduğu için inanılmalıdır" sözü tarihe geçmişti.'İraneus gibi Hıristiyanlık tarihinde önemli yeri olan figürlerin neden böyle bir tutum takındıklarını tam olarak anlayabilmek için bu sözleri tarihsel bağlama yerleştirerek ele almak gerekir. O dönemde halk nezdinde Gnostikler'e yönelik gözle görülür bir ilgi oluşmuş, bu da Kilise'nin konumunu ve inandırıcılığını giderek daha kırılgan bir hale sokmuştu.

Simon'un Vaflizci John'un öğrencisi olduğu düşünülmekledir. Bu anlamda Gnostikler de -tıpkı Ortodokslar gibi- öğretilerinin İsa'nın yaşadığı dönemlere kadar uzandığını, bu yüzden de en az Roma Katolik Kilisesi'nin öğretileri kadar doğru ve geçerli olduğunu iddia edebilmişlerdir. Simon'un aralarında, "Çürüten Tezler" ve "Dünyanın Dört Bölgesi" gibi ünlü eserlerin de bulunduğu pek çok kitap yazdığı bilinmektedir. İki kitabın da günümüze ulaşması maalesef mümkün olamamıştır, ancak ikinci kitapta Eski Ahit'in tanrısının sahte bir tanrı olarak ve yine cennet bahçesindeki yılanın da bilge bir öğretmen olarak sunulduğu bilinmektedir. Bundan başka öne çıkmış bir üçüncü eser olan Apophasis Megale ('Büyük İnkar' olarak çevrilebilir) ise yalnızca aktarımlarla kısmi olarak günümüze ulaşabilmiştir Bu metin parçalarının, Simon'un ölümünden sonra onun öğrencileri tarafından düzenlendiği düşünülmüştür. Yine de onun öğretisini bugün en doğru biçimiyle anlamamızı sağlayan şey eşi Helena'nın aktarımlarıdır.

Magdalalı Meryem gibi, Helena da çeşitli metinlerde hayat kadını olarak sunulmaktadır. Erken dönem Hıristiyanlığı üzerine uzmanlaşmış pek çok kişi, bu söylentilerin Helena'nın ve Magdalalı Meryem'in itibarlarını lekelemek için, Kilise tarafından çıkarılmış asılsız iddialar olduğu konusunda uzlaşmaktadır.

Ölümünün ardından Simoncu okul, öğrencileri olan Saturninus ve Menander tarafından sürdürüldü. Menander de (MS 80), Simon gibi sihir ve büyü sanatına -başka bir deyişle gnosis'le gelen kurtuluşa- ilgi duyan bir kişiydi.

Kaynaklar:
Sean Martin / Gnostikler İlk Hıristiyan Sapkınlar / Kalkedon Yayıncılık ilk baskı sayfa:18-21, 53-58
Gnostik Akımlar ve Okültizm / XVII. Kelam Anabilim Dalları Koordinasyon Toplantısı / 25-27 Mayıs 2012

Tarafımca derlenerek aktarılmıştır.
• Laborare est Orare XXII.
• ... Bense daha önce duyulmamış, yeni şeyler söylediğim için onların ilenç ve lanetlemelerine maruz kalmaya devam edeceğim.... Simon Magus


Kasım 22, 2014, 12:42:17 ös
Yanıtla #1

1) Simon Magus'un görüşleri bağlamında çizilmiş bir Illustration:

2) Peter, Paul, Simon Magus ve Nero (fresk):

3) Simon Magus ile Peter'in Çatışması (Avanzino Nucci, 1620) (Bu çalışmada, Simon Magus siyah elbiseler içerisinde, manevi anlamda düşmüş biri olarak gösterilmeye çalışılmış. Elindeki paralar ise vaftiz yetkisini parayla satın almaya çalışmasına göndermedir.)

« Son Düzenleme: Kasım 22, 2014, 12:53:21 ös Gönderen: peacewings »
• Laborare est Orare XXII.
• ... Bense daha önce duyulmamış, yeni şeyler söylediğim için onların ilenç ve lanetlemelerine maruz kalmaya devam edeceğim.... Simon Magus


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
1790 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 17, 2009, 09:46:05 öö
Gönderen: zarathustra
0 Yanıt
1426 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 04, 2011, 10:59:53 öö
Gönderen: 418
0 Yanıt
1605 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 20, 2015, 12:36:30 ös
Gönderen: Eagle35