Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Çok Gezen mi Bilir, Çok Okuyan mı?  (Okunma sayısı 2325 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 03, 2015, 09:23:02 ÖS
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 2147
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Merhabalar. Sizce çok gezen mi bilir çok okuyan mı?  Şahsi görüşüm soru anlamına göre farklı cevap gerektirebilir. Örneğin bilmek, sadece okuyarak ezber etmekse çok okuyan bilir ancak bilmek, tecrübe etmek ve idrak etmekse çok gezen bilir. Soruyu, bilgi edinmek, , ogrenmek adına sordum. Bu noktada çok okuyan bilir gibi geliyor lakin bu sefer de eylemlere göre değişkenlik gösterebiliyor. Örneğin bisikletin nasıl surulecegini kitaptan okuyabilirsiniz fakat sürmeyi bilemezsiniz. Sizlerin goruslerinizi öğrenmek isterim.


Saygılar...
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Şubat 04, 2015, 12:01:12 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 639
  • Cinsiyet: Bay

Sayın ancients, beni anlayacak kadar zeki olduğunuzu düşünüyorum.
Beni anlayışla karşılayın; ben bu noktada biraz Albert Camus gibi düşünüyorum.
Fikrimce, bazı durumlar bazı seçenekler arasına sıkıştırılıp, boğulmamalı.
Bir olay veya olgu birkaç kelime ile açıklanmaya çalışılmamalı yani.
 'Referandum', 'doğru-yanlış' gibi yöntemler bana çok makul gelmiyor.
Ya da 'Gelişimde kalıtım mı önemli, çevre mi' ? gibi sorular, zaman alıcı ve eksik geliyor.
Sizce de öyle olunca yetersiz gelmiyor mu ?
Yani şimdi ben bu sunduğunuz iki seçenekten birini seçip, çünkü diyerek devam eden bir şeyler yazmak zorunda kalırsam sorunuz beni kısıtlamış olmuyor mu?
Ya da aynı şeyi kelimeler üzerinden düşünecek olursak ; insan sevgisi gibi yüce bir duyguyu yoğunca yaşayan kişiye ' hümanist' deyip geçmek veya,
tanrıtanımayan birine 'ateist' deyip geçmek, durumu dar bir alana çekmiyor mu ?
Bence her şeyi, birkaç kelimeye veya seçeneğe sırtlatmak zorunda değiliz.
...
Bu açıdan sorunuz derin ve kara bir deliğe benziyor. Keşke daha serbest bırakan bir soru olsaydı.
...
Tekrar ediyorum, bu bir eleştiri değil; öneri.
Ve beni anlayacağınızdan eminim.
...
Saygılar.
 


Şubat 04, 2015, 12:20:12 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 323
  • Cinsiyet: Bay

Ortaokulda herhangi bir öğretmenin öğrencilerine sormuş olduğunu ve çocuklara sözde bir hedef verme amacıyla karşılaştırma yaptırdığı basit, sıradan, alışagelmiş, anlamsız, gereksiz, felsefi benzetmesi olup ama felsefi olmayan bir bakış açısıyla sorulan bir sorudur.

Cevaba gelecek olursak ; Senin gideceğin şehri ben daha önceden gezip görmüş birisinin yazdığı bir gezi yazısından daha iyi bilebilirim. Sen dağı görürsün, ben o kitapta o dağın yükseklik ölçüsünü görürüm. Sen karadeniz de nelerin yetiştiğini görmek için uzunca bir yol alırken ben kitabımı açışımda güzellikler dolu cümlelerden senin 1 gün için harcadığın zaman benim için 2 dakika alacaktır.
Dünya üstündeki en üstün yaşam formu olduğumuza ama yine de sözcüklere sığmayacak kadar mutsuz olduğumuza,çünkü başka hiçbir hayvanın bilmediği şeyi,ölmek zorunda olduğumuzu bildiğimize dair bir ironi


Şubat 04, 2015, 01:46:22 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 2147
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Sayın İNSAN, elbette ki ben de kendi yorumum da bunu belirtmek istedim. Herşeye göre farklı anlamlarca yorumlanabilir ve kısıtlanamaz bir soru. Soruyu sormam da ki amaç, zaten sizin de katkıda bulunduğunuz gibi uçsuz,bucaksız seçenekleri duymak,öğrenmek. Şahsımca kısıtlı yorumlarımı daha da genişletmektir maksadım. Elinize sağlık.


Sayın Ares, size katılmıyor ve dar bir açıdan baktığınızı düşünüyorum. Özellikle: 'Sen karadeniz de nelerin yetiştiğini görmek için uzunca bir yol alırken ben kitabımı açışımda güzellikler dolu cümlelerden senin 1 gün için harcadığın zaman benim için 2 dakika alacaktır.' bu yorumunuz beni benden aldı. O halde hiç  bir yere gitmeden internet başında, bilgin mi olacağız? Öğrenmek,idrak etmek,tanımak,bilmek bunlar için yaşamak gerekir.İntegral değil ki bu formülü okuyup çözesiniz. Siz karadenizin güzelliklerle dolu olduğunu sadece 'ezber' edersiniz. Bense gezersem o anı yaşar,orayı hisseder ve benimserim. Siz, okuduğunuzu tekrar etmezseniz, bir süre sonra unutursunuz. Bense yaşadıklarımı her daim bir anı olarak hatırlarım. Bu yüzden yukarıda verdiğim örneği yinelemek istiyorum. Bisikletin nasıl sürüleceğini bir kitapta okuyabilirsiniz.Ezberleyebilirsiniz. Ancak bisikleti sürebilen kişiden daha iyi bilemezsiniz. ( sürmeden ) Raftingi bilirsiniz,nasıl yapılacağını okursunuz. Ancak onu yapabilmeniz için gitmeniz,yaşamanız gerekir. 'Ben biliyorum' diyebilmeniz için tecrübe etmeniz gerekir. Elbette ki bu yorumumu sizin karadeniz örneğinize karşı verdim. Yoksa her durumda,eylemde,olayda,yerde değişkenlik gösterebilir. Elinize sağlık.


Saygılar...
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Şubat 04, 2015, 09:48:56 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 518
  • Cinsiyet: Bay

Sn.Ancients'in sorusunu eleştirmek yerine geliştirmeyi tercih ederim.Herkese göre soru farklı bir şekilde sorulabilir ama sn.Ancients bu şekilde sormuş, cevap verecek olanlarında sorunun cevabına ek düşünceleri, bilgileri varsa belirtmesi bana göre doğru olanıdır.

Soruya gelecek olursak;ben Mimarsinan'ın hayatını örnek vermek isterim.M.Sinan çok gezmiş, çok okumuş ve iyi bir şekilde öğrendiklerini uygulamıştır. 99 yaşındayken bile susmasını bilmiş ve bu nedenle susuz evde ölmüştür,denilir.

Kişinin imkanları, yapısı ve ilgi alanına göre değişecek bir soru olması ve "bilmek" kelimesinden ne kastedildiği belli olmamasına rağmen her iki cevabın eşit derecede olduğunu düşünüyorum.

Saygılarımla
Görmek, varlığın yükselişidir.


Şubat 04, 2015, 10:22:02 ÖÖ
Yanıtla #5
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Eğer bisiklet veya rafting örneğinden gideceksek, bu durumda konu başlığını oluşturan sorunun "Uygulayan mı bilir, okuyan mı?" şeklinde değiştirilmesi gerekir. Çünkü bisiklet veya rafting örnekleri; ZIMNİ/ÖRTÜK BİLGİ (TACIT/IMPLICIT KNOWLEDGE) ile direk olarak enformasyon anlamına gelen DIŞSAL/KODLANMIŞ BİLGİ (CODIFIED/EXPLICIT KNOWLEDGE) arasındaki farkı ortaya koymakta. Bu da bizi bilgi nedir, enformasyon nedir, nasıl algılanmışlar ve nasıl gelişmişlerdir gibi daha derin bir sürece götürür. "Gezmek" fiili "Uygulama" fiili içerisinde yer alabilir ama yeterli olmaz.
Live long and prosper.


Şubat 04, 2015, 11:43:07 ÖÖ
Yanıtla #6
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 2147
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Sn.Ancients'in sorusunu eleştirmek yerine geliştirmeyi tercih ederim.Herkese göre soru farklı bir şekilde sorulabilir ama sn.Ancients bu şekilde sormuş, cevap verecek olanlarında sorunun cevabına ek düşünceleri, bilgileri varsa belirtmesi bana göre doğru olanıdır.

Soruya gelecek olursak;ben Mimarsinan'ın hayatını örnek vermek isterim.M.Sinan çok gezmiş, çok okumuş ve iyi bir şekilde öğrendiklerini uygulamıştır. 99 yaşındayken bile susmasını bilmiş ve bu nedenle susuz evde ölmüştür,denilir.

Kişinin imkanları, yapısı ve ilgi alanına göre değişecek bir soru olması ve "bilmek" kelimesinden ne kastedildiği belli olmamasına rağmen her iki cevabın eşit derecede olduğunu düşünüyorum.

Saygılarımla

Güzel bir örnek ve yorum getirdiniz sayın mbulut elinize sağlık. Dediğiniz gibi, yerine göre okumak,yerine göre gezmek, belki de bilgiyi, okunan ve tecrübe edilen şeyler sağlıyordur. Bir çok dervişin,alimin,budist aydınlarının vs. hayatlarına baktığımız zaman, hem binlerce kitap okumuş hem de çok gezmiş kişilerdir. Teşekkür ederim.


Saygılar...



Eğer bisiklet veya rafting örneğinden gideceksek, bu durumda konu başlığını oluşturan sorunun "Uygulayan mı bilir, okuyan mı?" şeklinde değiştirilmesi gerekir. Çünkü bisiklet veya rafting örnekleri; ZIMNİ/ÖRTÜK BİLGİ (TACIT/IMPLICIT KNOWLEDGE) ile direk olarak enformasyon anlamına gelen DIŞSAL/KODLANMIŞ BİLGİ (CODIFIED/EXPLICIT KNOWLEDGE) arasındaki farkı ortaya koymakta. Bu da bizi bilgi nedir, enformasyon nedir, nasıl algılanmışlar ve nasıl gelişmişlerdir gibi daha derin bir sürece götürür. "Gezmek" fiili "Uygulama" fiili içerisinde yer alabilir ama yeterli olmaz.



Elbette haklısınız sayın Spock. Bisiklet örneğimde bu durumu farkettiğim için rafting örneğini vermek istedim. Zira rafting, bir çok kişi için evin önünde yapılabilecek bir eylem değildir. Gitmek,yaşamak,tecrübe etmek gerekir. Fakat burada ki 'bilgi'yi öğrenmek anlamında çok çok az bir kısım ifade eder. Şöyle bir örnek getireyim izninizle; Mısır'da çok ilginç bir oda keşfedildi. Ancak bu odanın fotoğrafını çekmek yasak. ( Yasak şehir efsaneleri gibi ), fakat oda ziyaretçilere açık. Böyle bir durumda gezen mi bilir, okuyan mı? Elbette kısıtlama olacağı için gezen ve okuyanı kıyas edemeyiz zira kıyas etmemiz için aynı hak ve imkanlara sahip olmaları gerekir. Soruyu sorma amacım soruya bir cevap bulmak değildir. Daha fazla yorumu,daha fazla bakış açısını öğrenmektir. Elinize sağlık.


Saygılar...
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe


Şubat 04, 2015, 12:18:47 ÖS
Yanıtla #7
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Bisiklet örneğimde bu durumu farkettiğim için rafting örneğini vermek istedim. Zira rafting, bir çok kişi için evin önünde yapılabilecek bir eylem değildir. Gitmek,yaşamak,tecrübe etmek gerekir.


Küçük bir yanlış anlaşılma olmuş. Ben bisiklet örneği zımni/örtük bilgidir, rafting örneği dışsal/kodlanmış bilgidir demek istemedim. Hem bisiklet hem de rafting için dışsal/kodlanmış bilginin yeterli olamayacağını, zımni/örtük bilginin gerekli olduğunu söylemek istedim. Yani Sn. Ancients ile aynı şeyi söylüyoruz aslında. Bakınız http://www.siyahgribeyaz.com/2014/05/kurumsal-geri-zekallk.html adresinde bu şöyle anlatılıyor:

"Tacit Knowledge" ("implicit knowledge" olarak da geçer), yani Türkçe karşılığı ile zımni bilgi, tecrübe ve bireysel özellik ve kabiliyetler ile harmanlanmış bilgidir. Polanyi, "anlatabildiğimizden daha fazlasını biliriz" şeklinde açıklar bunu. Bir şeyi nasıl yapabildiğimizi biliriz, ancak başka birine bunu nasıl yaptığımızı aktarmakta zorlanırız. Bisiklet sürmek gibi. Bisiklet sürmeyi kabaca tarif edebiliriz: Pedal çevir, gidonu tut, bir tarafa eğilecek olursan ağırlığını öteki tarafa ver... gibi. Ancak bunları, okuyanın uygulayıp bisiklet sürmesini sağlayacak şekilde ifade etmemiz mümkün müdür? Zor, hatta neredeyse imkânsız.

Bisiklete binmeyi öğrenmek de, rafting yapmayı öğrenmek de zımni bilgi gerektirir, tecrübe gerektirir, yaşamayı gerektirir. Okumakla olmaz.

Aynen Masonik ritüelleri kitaptan veya bir internet sitesinden okumanın kişiye hiçbir şey öğretmeyeceği gibi... Bilgi, Claude Elwood Shannon'ın söylediği gibi bir kaynak verici ile alıcı hedef arasında iletilen bir sinyalden ibaret değildir. Bazen bilgiyi kodlayamazsınız. Yaşayarak öğrenmeniz gerekir. Masonluk'da da olduğu gibi.
Live long and prosper.


Şubat 04, 2015, 12:52:33 ÖS
Yanıtla #8
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 2147
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Bisiklet örneğimde bu durumu farkettiğim için rafting örneğini vermek istedim. Zira rafting, bir çok kişi için evin önünde yapılabilecek bir eylem değildir. Gitmek,yaşamak,tecrübe etmek gerekir.


Küçük bir yanlış anlaşılma olmuş. Ben bisiklet örneği zımni/örtük bilgidir, rafting örneği dışsal/kodlanmış bilgidir demek istemedim. Hem bisiklet hem de rafting için dışsal/kodlanmış bilginin yeterli olamayacağını, zımni/örtük bilginin gerekli olduğunu söylemek istedim. Yani Sn. Ancients ile aynı şeyi söylüyoruz aslında. Bakınız http://www.siyahgribeyaz.com/2014/05/kurumsal-geri-zekallk.html adresinde bu şöyle anlatılıyor:

"Tacit Knowledge" ("implicit knowledge" olarak da geçer), yani Türkçe karşılığı ile zımni bilgi, tecrübe ve bireysel özellik ve kabiliyetler ile harmanlanmış bilgidir. Polanyi, "anlatabildiğimizden daha fazlasını biliriz" şeklinde açıklar bunu. Bir şeyi nasıl yapabildiğimizi biliriz, ancak başka birine bunu nasıl yaptığımızı aktarmakta zorlanırız. Bisiklet sürmek gibi. Bisiklet sürmeyi kabaca tarif edebiliriz: Pedal çevir, gidonu tut, bir tarafa eğilecek olursan ağırlığını öteki tarafa ver... gibi. Ancak bunları, okuyanın uygulayıp bisiklet sürmesini sağlayacak şekilde ifade etmemiz mümkün müdür? Zor, hatta neredeyse imkânsız.

Bisiklete binmeyi öğrenmek de, rafting yapmayı öğrenmek de zımni bilgi gerektirir, tecrübe gerektirir, yaşamayı gerektirir. Okumakla olmaz.

Aynen Masonik ritüelleri kitaptan veya bir internet sitesinden okumanın kişiye hiçbir şey öğretmeyeceği gibi... Bilgi, Claude Elwood Shannon'ın söylediği gibi bir kaynak verici ile alıcı hedef arasında iletilen bir sinyalden ibaret değildir. Bazen bilgiyi kodlayamazsınız. Yaşayarak öğrenmeniz gerekir. Masonluk'da da olduğu gibi.



Oldukça açıklayıcı ve bilgi dolu cevabınız için teşekkür ederim. Yüreğinize sağlık.


Saygılar...
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe