Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Sizce Hangisi (Bilimsel Gelişmeden Sonra)  (Okunma sayısı 3593 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 02, 2015, 06:41:53 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 415
  • Cinsiyet: Bay

Şu günlerde Bertrand Russell'dan Avni Yakalıoğlu tarafından Bilimden Beklediğimiz adı ile çevrilen The Scientific Outlook kitabını okuyorum.

Kitap epey eski bir kitap; kendisi orjinal olarak 1931'de basılmış. Elimdeki ise iki baskıdan çeviri 1962 yılında Varlık Yayınları tarafından basılmış.

Kitapta bilimsel gelişmenin hızlı bir biçimde devam ettikten sonra ( kitapta zaman vermiyor) gelecekte insanoğlunun tavrınına dair iki kurgusal senaryodan bahsedilmektedir. Bunlardan ilki:
 
Bilinecek ( bilinmesi gereken) o kadar şey olacak ki/vardır ki insan oğlunun ömrünün de uzaması/uzatılması gerekecek. Hem de hatrı sayılır miktarda. İkinci öneri ise:

İnsanoğlu elindeki ile yetinip eski gelişmelerin meyvesini yemeye başlayacak. Bilimsel gelişme hızı duracak/çok yavaşlayacak.

Bu noktada sizlerin de fikirlerini almak isterim. Sizce nasıl olacak? Bu iki seçenekten biri mi? Yoksa bir üçüncü seçenek mi?
« Son Düzenleme: Ağustos 02, 2015, 07:43:03 ÖS Gönderen: propulsion »
Nosce te Ipsum


Ağustos 02, 2015, 07:47:29 ÖS
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 641
  • Cinsiyet: Bay



Ağustos 02, 2015, 09:18:05 ÖS
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 237
  • Cinsiyet: Bay

Tabiki 1.seçenek daha çok yolumuz var Nasa durmadan yeni gezegen ve güneş sistemini inceliyor bunların boşunamı yapıldığına inanıyorsunuz?
Ömrün uzatılmasına gelirsek bu konu biraz soru işareti ancak zamanı daha hızlandırabiliriz örn:Boing,Locked Martin,Gulfstream ortak çalışmaları var Uzay uçağı saatte 4 bin kilometre hıza ulaşacak, İstanbul-New York arası 2 saate inecek...
Güneş ışınları neyse kara toprak için gerçek aydınlanmada odur bu dünyada Doğanlara...


Ağustos 02, 2015, 09:43:32 ÖS
Yanıtla #3
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 641
  • Cinsiyet: Bay

Albert Einstein'in bu meşhur sözünü hayatımızın neresine koymalı peki ?

'Üçüncü dünya savaşını bilmem ama, dördüncü dünya savaşı taşlarla ve sopalarla yapılacak'

Öylesine söylenmiş bir kehanet mi ?


Ağustos 02, 2015, 09:57:55 ÖS
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 76
  • Cinsiyet: Bay

Bilimsel gelişmenin hızının durması veya çok yavaşlaması ancak yetkili üst düzey bilim adamları tarafından tercihen söz konusu olabilir çünkü insanın doğasına baktığımızda hiçbir konuda elindekiyle yetinmeyen bir canlı türü. Herşeyin daha fazlasını isteyen, özellikle de hız konusunda; daha hızlı bilgisayarlar, telefonlar, arabalar, uçaklar vs. vs. Aslında ben insanın hız tutkusunu varoluşunda yatan yani insanın doğasından kaynaklanan bir durum olduğunu düşünüyorum çünkü insan enerjisine ve düşünce hızına henüz hiçbirşey yetişmiş vaziyette değil. Bu yüzdendir ki en önemli bilim adamları veya kâhin olarak adlandırılan insanların o zamanlardaki iddiaları tarihte yeni yeni gerçekleşmeye başlıyor. Yani demek istediğim şu ki bu değerli insanlar o kadar hızlı ve doğru düşünmüşler ki asırlar öncesinden öngörülerde bulunmuşlar. Hatta bu sorudan kaynaklı şöyle düşünceler üretti veya bende var olan bilgiyi ortaya çıkardı beynim: "Düşünce hızında bir gelecek" yani bence herşey düşünce hızına gelince tükenecek belki geldi ama bizim haberimiz yok veya bize yansıtılmıyor.. Gelişim hızını ancak ve ancak istenirse, gerek olursa yavaşlatır veya durma hızına getirirler diye düşünüyorum. Aslında bize deklare edilmeyen ama zamanın en az 50 yıl sonraki teknolojilere ulaşıldığını keşfedildiğini ama saklandığını hissediyorum.
Saygı, Sevgi ve Sadakatle... E'S


Ağustos 02, 2015, 10:08:01 ÖS
Yanıtla #5
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 237
  • Cinsiyet: Bay

Sayın İnsan  Kehanet değildir sadece bir teori ve günümüzde daha da önemi artmış bir teori

Ayrıca  Albert  Einstein mutlak doğruları yoktur ve bilimdede mutlak doğrular yoktur sadece zamanın doğruları vardır örn:Einstein İzafiyet teorileri gelecekte çürütülmesi ihtimali var:

http://www.btnet.com.tr/34996-einstein%E2%80%99in-teorisi-curutuluyor-isik-hizinin-otesine-gecildi.html
Güneş ışınları neyse kara toprak için gerçek aydınlanmada odur bu dünyada Doğanlara...


Ağustos 02, 2015, 10:12:20 ÖS
Yanıtla #6
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 76
  • Cinsiyet: Bay

 Albert Einstein'ın bu sözünün kehanetten öte insanoğluna bir uyarı olduğunu düşünüyorum. Az önceki yazımla bağlantılı olarak demeliyim ki Einstein zamanımızda ve sonrasındaki bilimsel gelişmeler hakkında tahminde bulunup olası bir dünya savaşının ve bu savaşta kullanılacak olan teknolojinin dünyayı yerle bir edeceğini ve teknolojiye dair hiçbirşey kalmayacağını vurgulamak istemiştir. Dördüncü dünya savaşının tahtalar ve sopalarla yapılacağı iddiası da işin şakası tahminimce. Einstein yine iyimser davranmış, zamanımızda vukû bulabilecek olası bir Dünya savaşından sonra yeryüzünde çok fazla canlı türü kalacağını düşünmüyorum tabi Amerika'da yeryüzünde yaşayan belli sayıda bir nüfus için tasarlanmış olan mevcut dünyaya benzer özel bir yaşam bölgesi oluşturulması da aslında olası bir Dünya savaşı sinyallerini vermekte :)
Saygı, Sevgi ve Sadakatle... E'S


Ağustos 02, 2015, 10:37:42 ÖS
Yanıtla #7
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 641
  • Cinsiyet: Bay

Bana böyle bir seçeneği savun diyen tetikleyici unsur, son yıllarda rastladığım tuhaf yaşam biçimleri olabilir.

İnsanlar savaş veya afet olmadan da avcılık yapmayı özleyebilir.

Acaba neden , sanatçı Ra Paulette 10 yıl boyunca magarada  yaşadı.

Ya da fazla uzağa gitmeyelim. Örnekleri yanibasimizda da görülüyor.

Malatya'da, Batman'da  insanlar neden ailecek magarada yaşıyorlar.

Devletin gelin size ev verelim tekliflerini reddetmeleri bu adamların üzerinde düşünülmesi gerektiği gercegini ortaya koymuyor mu ?

Belki de bütün bu yaşam biçimleri  kendisi Elif Şafak 'ın babası olan sosyal psikolog uzmanı (geçen yıl vefat etti) Prof. Dr Nuri Bilgin'in tarif ettiği eşya ve insan ilişkisinin kollektif bellekteki değişimine işaret ediyordur.

İnsanlar yavaş.  Ve bazı şeylerin hızına yetişemiyor.

Yoksa  geride kalmamak için mi çadır acıyor.

Ya da gidip Hollanda'da tepelerde,  taş kovuklarında ve deliklerinde neden yaşıyor bu insanlar.

İşte bu soru ve biçimler teknolojinin, ileride insan hayatında pek yerinin olmayacağı kanısına ulaştırıyor beni.

Gün gelecek,  metalden değil kemikten silah yapacağız gibime geliyor.

Kemik doyum vermeyince Gabriel Tarde'nin "Geleceğin Tarihinden Alıntılar " adlı senaryosu işte o zaman devreye girer belki.

Çünkü  Bernard Russell de , gün gelip herkesin "Göğü Delen Adam" olacağını biliyordu.








« Son Düzenleme: Ağustos 02, 2015, 10:46:49 ÖS Gönderen: İNSAN »


Ağustos 03, 2015, 02:20:12 ÖÖ
Yanıtla #8
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 415
  • Cinsiyet: Bay

Einstein'ın dördüncü dünya savaşının nasıl yapılacağı ile ilgili düşüncelerinin konumuzla pek de ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bu olsa olsa dünyanın ne hale geleceği/getirileceği ( insanlar tarafından) ile ilgili bir tahmin olabilir.

Işık hızının geçilip geçilemeyeceği ile ilgili görüşlerime aşağıdaki adresteki son iletiden ulaşılabilir. http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=5537.0

Başlık ile ilgili kendi fikrime gelince Ben bilimsel gelişmenin duraksamadan devam edeceği düşüncesindeyim.

Ancak bu ilerlemenin/gelişmenin tüm dünyada aynı hızla değilde kimi toplumlarda/devletlerde ortalama değerden hızlı, kimilerinde yavaş, kimilerinde ortalama değerde ve hatta kimilerinde ise daha az olacağı kanaatindeyim.

Bu tip bir kademelendirme (hızlı-yavaş-durağan) bilimsel çalışma konularında da (bilimsel branşlarda da) geçerlidir. Yani belli dönemlerde belli konular daha hızlı biçimde gelişebilir, daha yavaş gelişebilir veya durağan da kalabilir.

Genel toplamda yani kümülatif olarak hep bir ilerleme kaydedileceği yani hep bir ileri gidiş olacağı düşüncesindeyim.

Tabii burada en az gelişme kadar ve hatta daha da önemli olan bir konu daha var. Acaba bu ilerleyişin ne kadarı topluma/insanlığa/dünyaya faydası olacak şekilde kullanılıyor/kullanılabilecektir.
« Son Düzenleme: Ağustos 03, 2015, 03:16:27 ÖÖ Gönderen: propulsion »
Nosce te Ipsum


Ağustos 04, 2015, 10:45:11 ÖÖ
Yanıtla #9
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 220
  • Cinsiyet: Bay

Şu günlerde Bertrand Russell'dan Avni Yakalıoğlu tarafından Bilimden Beklediğimiz adı ile çevrilen The Scientific Outlook kitabını okuyorum.

Kitap epey eski bir kitap; kendisi orjinal olarak 1931'de basılmış. Elimdeki ise iki baskıdan çeviri 1962 yılında Varlık Yayınları tarafından basılmış.

Kitapta bilimsel gelişmenin hızlı bir biçimde devam ettikten sonra ( kitapta zaman vermiyor) gelecekte insanoğlunun tavrınına dair iki kurgusal senaryodan bahsedilmektedir. Bunlardan ilki:
 
Bilinecek ( bilinmesi gereken) o kadar şey olacak ki/vardır ki insan oğlunun ömrünün de uzaması/uzatılması gerekecek. Hem de hatrı sayılır miktarda. İkinci öneri ise:

İnsanoğlu elindeki ile yetinip eski gelişmelerin meyvesini yemeye başlayacak. Bilimsel gelişme hızı duracak/çok yavaşlayacak.

Bu noktada sizlerin de fikirlerini almak isterim. Sizce nasıl olacak? Bu iki seçenekten biri mi? Yoksa bir üçüncü seçenek mi?

Belirtilen seçeneklerin gerçekleşmesi olası olmadığı gibi seçeneklere ilavem de olmayacak. Ancak;

Bilimsel gelişme insan sayısında ki artışı gibi exponential olarak gelişimini sürdürecektir. Yapılan sadece "var olanı çözümleme ve insan egosunun hizmetine sunmaktan ibaret" olduğu kanaatindeyim.

İnsanoğlunun ömrü zaten uzamaktadır, ancak insan doğası gereği hiç bir zaman elindeki ile yetinmez.

Madem yersizlik alemi aslım
Artık bana tek bir şey düşecek
Yücelip aslıma gitmek


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
20 Yanıt
7962 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 22, 2011, 08:50:30 ÖS
Gönderen: 418
0 Yanıt
1371 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2013, 10:43:10 ÖS
Gönderen: Waldow
0 Yanıt
1126 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2013, 10:45:07 ÖS
Gönderen: Waldow
0 Yanıt
1126 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2013, 10:48:02 ÖS
Gönderen: Waldow
0 Yanıt
1160 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2013, 10:49:09 ÖS
Gönderen: Waldow
0 Yanıt
1185 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2013, 10:52:04 ÖS
Gönderen: Waldow
6 Yanıt
1646 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 06, 2017, 06:39:11 ÖS
Gönderen: Tij
22 Yanıt
4870 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 01, 2019, 11:59:43 ÖS
Gönderen: ebedicirak
14 Yanıt
3264 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 15, 2018, 03:10:41 ÖÖ
Gönderen: NOSAM33
34 Yanıt
5167 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 04, 2017, 09:26:16 ÖS
Gönderen: Tij