Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Dinler Tarihi--Yahudilik--3  (Okunma sayısı 433 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 01, 2016, 02:41:09 ÖS
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 639
  • Cinsiyet: Bay

Birçok düşünürler, Kutsal Kitap'ta Tanrı Kelamı'nı görmüşlerdir ve elân da görmektedirler. Merano Ruhanî Kurulu 1546'da Eski Ahid de dahil olmak üzere Kutsal Kitap'ın Tanrı tarafından ilham edildiğinden şüphe edilmesini yasak etmiştir.  Yahudi Sinagogu ile çeşitli Hristiyan Kiliseleri Kutsal Kitap'ın gerek "söylenip yazdırıldığını", gerekse herhalde "Tanrı tarafından ilham edildiğini" şimdi dahi kabul etmektedirler.  Bazıları bu ilhamın sadece din ve ahlâkla ilgili kısımlara sınırlandırılmasını ileri sürmekte iseler de, bu tez Katolik Kilisesi tarafından reddedilmiştir.

Bununla beraber , sayıları gittikçe artmakta olan bilginler genel olarak Kutsal Kitap'a ve özel olarak da Eski Ahid'e, öteden beri edebî ve tarihsel çeşitli metinleri incelemek için kullanılması âdet olan eleştirme usullerini uygulamaktadırlar.

Daha XVII. yüzyıldan itibaren büyük Hollandalı filozof Spinoza(1632-1677) de yazdığı dinsel ve politik konular üzerindeki kitabında, Kutsal Kitap'ın ihtiva ettiği çok sayıdaki birbirini tutmaz şeyler üzerine dikkati çekmekte, bu birbirini tutmazlıkların çok göze batar olduklarını belirterek hahamlarla alay etmekteydi ki, Spinoza'nın Yahudi olduğunu da unutmamak gerektir.

Yine bu eleştirme ve inceleme çalışmalarının büyük öncülerinden olan Fransız yazarı Richard Simon 1678'de yayınladığı "Eski Ahid'in Eleştirimsel Tarihi" adlı eserinde Musa'ya atfedilen ve içinde kendisinin ölümünün de bahis konusu edildiği ilk beş kitabın onun tarafından yazılmış olamayacağını meydana koymaktadır.

XVIII. yüzyılda Jean Astruc adlı Fransız hekimi, daha önce de ortaya atılmış olan çok önemli bir faraziyeyi gayet açık bir şekilde meydana koymaktadır ki, şudur :

"Beş Kitap'ın yazarı veya yazarları iki ayrı hikayeyi birbiriyle karıştırmaksızın, yan yana koyarak anlatmışlardır. Bu hikayerleden birinde Tanrı Elohim( Eloh,ruh. Elohim ise ruhların tumü) diye adlandırılmaktadır.  Öteki hikayede ise Tanrı Yehova(yani Varolan) diye adlandırılmış bulunmaktadır.

Elohist diye adlandırılan metin Tekvin'in ilk bölümü ile ikinci bölümün ilk üç âyetini içine almaktadır.  Yehova metni diye adlandırılan metin ise, ikinci bölümün dördüncü âyetinden başlamaktadır.

İki hikayenin arasındaki ayrılıklar bundan da anlaşılmaktadır. Elohist metinde insanın yaradılışı bitkilerin yaradılışından sonra gelmekte, Yehova metninde ise insan, bitkilerden önce yaratılmaktadır. Elohim insanı kendi suretinde yaratarak onu, aynı zamanda "erkek ve dişi" yaratmaktadır. Yehova ise ilkin erkeği yaratmakta, sonra : "Erkeğin yalnız olması iyi olmaz; bir de ona uygun kadın yardımcı yaratacağım"  diyerek erkeğin kaburga kemiğinden kadını yaratmaktadır.

Görüldüğü gibi, tarihsel eleştirme Kutsal Kitap'ın bütün öteki dinlerde rastlanan kutsal metinlerden esaslı şekilde ayrı olmadığını onlar gibi bunun da insan elinden çıkma olduğunu meydana koymuş bulunmaktadır.

...