Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Dinler Tarihi--Yahudilik--8  (Okunma sayısı 462 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 01, 2016, 02:49:40 ÖS
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 639
  • Cinsiyet: Bay

Muhtemel olarak Hristiyanlık çağından önceki XIV. yüzyıl dolaylarındadır ki, İsrailliler; Kenan ülkesine yerleşmişlerdir.

Bunun üzerine artık göçebe bedeviler olmaktan çıkarak toprağa bağlı çiftçiler olmuşlar, çadırı bırakıp birer ev edinmişlerdir. Rençber haline gelmişler, türlü tarım çeşitleri arasında meyve ağaçları yetiştirme işiyle de ilgilenmişlerdir.

Göçebe iken İsrailliler kutsal varlıklar olarak ruhlara, Elohim'e sahip bulunmaktaydılar. Musa bu Elohim'den birini, "Sina Elohim'i Yehova'yı" bütün kabilelere benimseterek bunları birleştirdi. Kutsal dağ, bir volkandı. Yehova Israillilere çölde geceleyin bir ateş sütunu, gündüzün ise sütun halindeki bulutlar olarak göründü. Bunlar da bir volkanın belirli vasıflarıdır. Sina dağının Elohim'i, tabiatıyla ateş, yıldırım,depremle münasebet halindeydi. Yehova Musa'ya, "bir çalının ortasındaki alevin", ateş halinde yanan bir çalının içinde göründü. Gök gürültüsü ise "Yehova'nın Sesi" idi.

Derken Yehova, Baal'leri yuttu,onların  "hazret, efendi" anlamına gelen unvanlarını aldı ve bu unvanlar, çoğu zaman onun adına eklenmeğe başlandı. Onların sıfat ve görevlerini de ellerinden aldı. Bereketli yağmurla kuraklığı kendi arzusuna göre dağıtan bir Tanrı sayılmaya başlandı. Bundan böyle tarım işlerinin başarı sağlaması için ona yalvarılır, Kenanlıların tapınakları, kutsal yerleri ona hasredilir oldu.

Filistin, Yehova toprağı haline geldi. Yehova , göklere yerleştirildiği zaman bu gök,  "Yakup'un Gök'ü" oldu. Nitekim, İkinci Şeriat Kitabı'nda sözü geçen ve Kenan ülkesinde başı göklere varan merdiven, bu göke erişmekteydi.

Böylece, Kenan ülkesine yerleşen Yahudiler nezdinde üstün gelen dinde İsrail'in kendi nüfuzu neticede eski Filistin'inkinden daha kuvvetli olarak ortaya çıkmakta,yani Elohim, Baal'e galebe çalmaktadır.

Bundan böyle artık orada  Tektanrıya tapınış vardır. Fakat Tektanrıya tapınış,  Tektanrıcılık değildir. Daha sonraki bir çağa kadar İsrailliler öteki kavimlerin de yerinde olarak tapındıkları başka ulusal Tanrıların varlığını pekâlâ kabul ettiler.

Buna göre, Lods'un bulduğu hayret verici bir formülle bakarsak, "Tektanrıya tapınış da Çoktanrıcılığa tapınışın bir şeklidir."


[DEVAMI VAR]