Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Avukatlar Kardeşlerimizin Günü Kutlu Olsun  (Okunma sayısı 700 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 05, 2016, 09:43:06 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 121
  • Cinsiyet: Bay

Türkiye'nin İlk Avukatı

Türkiye'de avukatlık, ilk başlarda "dava vekilliği" şeklinde görülmüştür.

Türkiye'de avukatlık yapan ilk Türk, Kırımîzade Neşet Molla'dır. Kırımlızade Reşit Efendi'nin oğlu olan Neşet Molla, 1843-1906 yıllarında yaşamıştır. Neşet Molla, Muallimhane-i Nüvyab'tan mezun olduktan sonra 1892 yılında istanbul'da avukatlığa başlamıştır. Kırımîzade Mecmuası ve Fihristi ile Ahlak adlı iki de eser vermiştir.

Dava vekillerinin durumu 18 Şevval 1292 tarihli nizamname ile düzenlendi. 3499 sayılı kanun ve daha sonra 1969 yılında kabul edilen 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, avukatların ve dava vekillerinin durumunu açıklığa kavuşturmuştur.

Ayrıca ilk kadın avukatimiz;

Süreyya Ağaoğlu

Süreyya Ağaoğlu (d. 1903, Şuşa - ö.29 Aralık 1989, İstanbul), Türk avukat ve yazar.

Türkiye’nin ilk kadın avukatı ve kadın hakları savunucularındandır. Ünlü düşünür ve siyasetçi Ahmet Ağaoğlu'nun kızı, yazar ve siyasetçi Samet Ağaoğlu'nun kızkardeşidir.

1903 yılında Azerbaycan’ın Şuşa kentinde dünyaya geldi. Babası, tanınmış düşünür, yazar ve siyasetçi Ahmet Ağaoğlu, annesi Sitare Hanım’dır. Beş çocuklu ailenin en büyük çocuğu olan Süreyya Hanım, eğitimci ve milletvekili Tezer Taşkıran'ın, mühendisi ve işadamı Abdurrahman Ağaoğlu'nun; siyasetçi, edebiyatçı ve hukukçu Samet Ağaoğlu'nun ve tıp doktoru Gültekin Ağaoğlu'nun ablasıdır.

1910 yılında ailesiyle birlikte Türkiye’ye göçtü. Babasının ideolojisi ve görevleri nedeniyle çocukluğu ve gençliği Türk Ocağı aydınları veMustafa Kemal Paşa’nın yakın dostları arasında geçti[3]. 1920 yılında İstanbul Kız Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1921 yılında, hukuk eğitimi görmek içinDarülfünun’a başvurdu. Hukuk Fakültesi'ne başvuran ilk kız öğrenci olarak fakültenin kız öğrencilere açılmasında öncü rol oynadı. Beraberinde iki kız arkadaşını da (Melda ve Bedia Hanımlar) okula getirip Fakültenin kız öğrencilere açılmasını sağladı. 1925’te fakülteden mezun olduktan sonra Ankara'da Şurayı Devlet Tanzimat Dairesi'nde çalıştı. 5 Aralık 1927’de Ankara Barosu’na kaydoldu. 1928'de serbest avukatlık ruhsatını alarak, “Türkiye’nin ilk kadın avukatı” ünvanının sahibi oldu ve hayatı boyunca avukatlık mesleğini sürdürdü. 1936 yılında Ankara Barosu’ndan naklen İstanbul Barosu’na kayedildi.

İngilizce ve Fransızca bilen Ağaoğlu, meslek yaşamı boyunca çok sayıda uluslararası konferansta Türkiye’yi temsil etti. 1946’daki girişimleri sonucu İstanbul Barosu’nun Beynelminel Barolar Birliği’ne üye olmasını sağladı. 1946-1960 arasında bu birliğin tek kadın yönetim kurulu üyesi olarak kaldı.

1952’de "Milletlerarası Kadın Hukukçular Birliği’ne üye oldu. 1960 yılında Kadın Hukukçular Birliği’nin BM Cenevre Teşkilatı temsilcisi seçildi. 1980- 1982 Hukukçu Kadınlar Federasyonu ikinci başkanı oldu.

1960 İhtilali’nin ardından Yassıada Mahkemeleri’nde yargılanan erkek kardeşi Samet Ağaoğlu’nun avukatlığını üstlendi .O dönemde kurulan, Ekrem Alican liderliğindekiYeni Türkiye Partisi bünyesinde siyasi hayata atıldı ve partinin İstanbul il başkanı oldu.

Önemli sivil toplum kuruluşlarının kurulmasında rol aldı. Bunların arasında 1996 -2000 yılında başkanlığını yaptığım Türk Hukukçu Kadınlar Derneği başta olmak üzere, Üniversiteli Kadınlar Derneği, Hür Fikirleri Yayma Derneği, Soroptimistler İstanbul Kulübü, Türk Amerikan Üniversiteliler Derneği, 1948 de kendi kurduğu Çocuk Dostları Derneği bulunmaktadır.

Londra’da Gördüklerim ve Bir Hayat böyle Geçti adlı kitaplarıyla çeşitli hukuki makalelerinin yazarıdır.

1950'li yılların başında, Alman hukukçu Werner Taschenbreker ile evlenen Süreyya Ağaoğlu’nun evliliği 1960'lı yıllarda son buldu, çocuğu olmadı.

Süreayya Ağaoğlu, 29 Aralık 1989'da İstanbul’da katıldığı “Kadın Hakları ve Çağdaşlaşma” konulu bir panelden ayrılırken düşüp beyin kanaması geçirerek hayatını kaybetti.

Aile fotoğrafları, mektupları, gazete küpürleri gibi belgelerden oluşan özel arşivi, İstanbul’daki Kadın Eserleri Kütüphanesi’nde‘’ bulunmaktadır.
Nil Nisi Clavis Dest ( Aranan Yalnızca Anahtardır )

Entia non sunt multiplicanda praeter necessitatem