Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İnsanlar dini inançlarına aykırı düşünceleri neden öfkeyle karşılar?  (Okunma sayısı 630 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 18, 2016, 03:22:03 ÖÖ
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 45
  • Cinsiyet: Bay

Değerli arkadaşlar merhaba...
Düşündürücü bulduğum bazı gözlemlerim var.
Birincisi, bazı toplumlarda insanlar dini inançlarına aykırı görüş belirten insanları / toplulukları yok etme derecesinde şiddetli tepki gösterirken bazı toplumlarda ise bu durum hoş görülebiliyor. Bu iki tip toplum/insan arasındaki fark nedir?
İkincisi, her şeye gücü yeten muktedir bir tanrıya inanan ve o tanrının emrettiği dinin icaplarını yerine getiren bir insan/toplum, buna katılmayan insanları / toplumları inandığı tanrısının takdirine terk edeceği yerde niçin bizzat kolları sıvayıp tanrının tetikçisiymiş gibi cezalandırmaya girişir?
Bir diğer merak ettiğim nokta ise, var olduğu iddia edilen ve inanılan tanrı modellerinden herhangi birinin kutsal sayılan kitaplarda tarif edildiği üzere kendilerine yakışır tarzda eylemlerinin bu evrende var olup olmadığıdır.


Nisan 18, 2016, 12:12:50 ÖS
Yanıtla #1
  • Forum ve Uye Yoneticisi
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 2147
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk ve Masonlar

Birinci sorunuz;

Öncelikle dini inanışlarına ters davranışların hoş görüldüğü bir toplum ben görmedim. Sadece kimileri daha çok tepki verirken kimileri daha az tepki veriyor. Mesela Ortadoğu'da İslam aleyhine konuşmalar yaparsanız zannımca taşlanmadan başlayıp idama kadar giden yaptırımlara maruz kalabilirsiniz. Bu durum batıda çok mu farklı? Vatikan'da hristiyanlık aleyhine konuşmalar yaparsanız toplum size saldırmasa bile tepki gösterip sizi dışlama eğilimine girecektir. Elbette bir inanca ters konuşmayla farklı bir inanca inanmayı karıştırmamak gerek. Kimisi de Ortadoğu'da yahudi, Vatikan'da müslüman olarak yaşayabilir ve bulunduğu coğrafyanın genel inancına ters konuşmadığı sürece tepki almaz.

İkinci sorunuz;

Çünkü insanlar bazen inançlarına kör bir şekilde inanabiliyor. Yani Tanrı'sını savunmaya gerek olmadığını, Tanrı'sının zaten her şeye muktedir olduğunu unutup kendince onu savunmaya çalışıyor. Sağa sola zarar verip yine Tanrı'sının yarattığı insanları öldürüyor. Bu durum ne o kişinin Tanrı'sınca ne de diğer bireylerce hoş karşılanmamaktadır.

Üçünü sorunuz;

Elbette bu eylemlere hangi açıdan baktığınıza bağlı. Kanımca Tanrı inancındaki büyük yanlışlardan birisi; Tanrı'yı iyi kavramıyla bir tutmaktır. Yani insanlar inandıkları Tanrı'nın iyi birisi olduğunu düşünüp iyi eylemleri ona ithaf etmeye kalkıyorlar. Ancak Tanrı, iyi veya kötü değildir. Mutlak iyi ve kötü kavramının olmadığı bir Dünya'da Tanrı'nın iyi olması nasıl beklenir? Tanrı hakem gibidir. İyiyi de kötüyü de var etmiştir. İnançlarına göre insanları iyiliğe veya kötülüğe teşvik etmiştir. Ondan iyilik ve kötülük beklenemez.


Şahsi görüşlerimdir.

Saygılarımla
Gnothi Seauton

Yaşamak, kendini adam etmektir. Zeka ve bilgiyi kullanarak, etinden, kemiğinden kendi heykelini yapmaktır. - Goethe