Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Enteresan Bir Fabl  (Okunma sayısı 712 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 07, 2016, 11:03:26 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 233
  • Cinsiyet: Bay

The Last Door isimli oyunun "Disturbing Nightmares" adlı sekansında yerdeki not parçalarını toplayarak elde ettiğimiz hikayeyi burada da paylaşmak istedim. Oyunun karanlık, Poe'nun ve Lovecraft'ın elinden çıkmış atmosferindeyken çok daha anlamlı fakat tek başınayken de güzel bir eser. Elimden geldiğince (biraz da kendime göre yontarak) Türkçe'ye çevirdim, orijinal İngilizce halini de alt kısma ekledim.

Tavşan, sıcak bir bahar gününde zıplayarak ormana doğru ilerliyordu,
Çalılıklara doğru giderken aralarında tartışan Kurt, Akbaba ve Yılana rastladı.

Tavşan, meraklı bir şekilde:
"Dostlarım, bu güzel ve neşeli bahar gününde neden tartışıyorsunuz?" diye sordu.

Kurt kibarca:
"Burada hangimizin seni yeme şerefine sahip olacağını tartışıyoruz." dedi.

Tavşan korkmuş bir şekilde karşı çıktı:
"Ama ben yenmek istemiyorum ki. Yaşamak istiyorum!"

Yılan bu lafın üzerine gülerek cevap verdi:
"Sevgili Tavşan, hepimiz eninde sonunda öleceğimiz için bu isteğin imkansız. Sence de öyle değil mi?"

Akbaba ekledi:
"Yılan haklı, konuya dönelim. Gördüğün üzere hava kararıyor ve biz bir karara varamıyoruz. Bize yardım etmek ister misin? Hangimizin seni yemesini önerirsin?"

Biraz düşündükten sonra Tavşan aklındaki fikri dikkatlice diğerlerine söyledi:
"Buldum! Neden bir yarış düzenlemiyoruz? Ormanın içine ilk ulaşan beni yeme ayrıcalığına sahip olacak. Şüphesiz Kurt hızlı bir koşucu, fakat Akbaba da uçarak yoldaki engelleri aşabilir ve eminim ki Yılan da etraftaki tüm kestirmeleri biliyordur. Sanırım eşit bir mücadele olacak. Sizce?"

Üç yırtıcı da yarışın adil olduğunu kabul etti. Yarışa başladılar ve kısa süre içerisinde gözden kayboldular.

Tavşan, onları kandırmanın mutluluğuyla yırtıcıların gittiği yönün tersine doğru koşmaya başladı. Öte yandan Kurt, Akbaba ve Yılan kendilerini kanıtlama hırsları yüzünden kandırıldıklarının farkında bile değillerdi.

Tavşan yeterince uzaklaştıktan sonra güvende, mutlu ve gururlu hissetmeye başlamıştı ki güçlü bir ses duyuldu, korkmuş kuşlar uçarak uzaklaştılar ve her şey karardı.

SON

(Sanırım hikayenin sonunda tavşan çok daha büyük bir yırtıcı tarafından yendi. En azından ben öyle bir anlam çıkardım. Bir de patlama diye çevirmiştim, çünkü ilk başta kalp krizi falan geçirdi diye düşündüm ama sonradan kuşların kaçışmasını katınca çeviriyi ses olarak yaptım.)

Bu da hikayenin orijinal hali:

Mr. Rabbit was jumping through the forest in a warm spring afternoon.
When going through a bush Mr. Rabbit ran into Mr. Wolf, Mr. Vulture and Mrs. Snake who were having a heated argument.

Mr. Rabbit, curious, asked them:
-Dearest, why are you arguing in this beautiful and cheerful spring afternoon?

Mr. Wolf answered politely:
-What we are trying to decide here is who of us will have the pleasure to eat you up.

Mr. Rabbit, really scared said:
-But I don't want to be eaten, I want to live!

To which Mrs. Snake answered smiling:
-That's impossible to happen Mr. Rabbit, since we all, both you and us, are going to die sooner or later. Don't you think so?

Mr. Vulture added:
-Mrs. Snake is right, we should stick to the issue at hand. It's getting late and, as you see, we do not agree. Do you want to help us to decide, Mr. Rabbit? Who would you suggest as the one to eat you?

After thinking about it for a while, Mr. Rabbit came up with an idea and carefully said:
-I got it! Why not to organize a race? The first who arrives to the forest clearing will have the privilege to eat me. No doubt Mr. Wolf can run at high speed, but Mr. Vulture can go flying and avoid any obstacle, and I'm sure that Mrs. Snake knows all the shortcuts within the forest. I guess the competition is balanced. What do you think?

The three predators agreed that it was fair, so they started the race and they quickly disappeared.

Mr. Rabbit, happy to trick them, started running at high speed in the opposite direction of the predators who, eager to prove their worth, didn't realize the trick.

Mr. Rabbit was far away from there and he finally felt safe, happy and proud of his cunning but suddenly there was a loud bang, the earth shook, frightened birds flew and everything went dark.

« Son Düzenleme: Ağustos 07, 2016, 11:09:56 ÖS Gönderen: kurt »
“Tehlikeli bir dönemde yaşıyoruz, insan kendine hükmetmeyi öğrenmeden doğaya hükmetmeyi öğrendi.” Albert Schweitzer