Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Bütün , İnsan Ve Kendini Kandırması  (Okunma sayısı 693 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 21, 2017, 07:32:21 ös
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 125
  • Cinsiyet: Bay

Merhaba bugün kendim kaleme aldığım içimden gelen bir yazıyı sizinle de paylaşmak istedim.


"Bir Bütündür İnsan, herşey ile beraberdir. Ancak farkında değildir,unutturulmuş, unutmuştur gerçek doğasını. Bütün her zaman genişleyendir,kucaklayandır,kapsayandır,merhamet eden,sevendir.İnsan Bütün'den okyanusun kum taneleri kadar çok bir sayıda apaçık bir şekilde savrulmuştur.

Bir adet kum tanesi tek başına belki birey için bir şey ifade etmez ancak kum taneleri özdeşleriyle birleştiğinde işte hiç kimsenin paha biçemeyeceği güzellikte bulduğumuz plajları, doğal güzellikleri meydana getirir.

Peki ya kimdir İnsanı bu derece unutkanlığa sürükleyen ? Bütün'ün farkına varmasını engelleyen kaçıran ! Bu sorunun cevabı önce İnsanın kendisi sonra ise yarattığı sistemdir. Evet İnsan kendi yarattığı sistem tarafından yüzlerce yıl bir çok Medeniyetler boyunca süregelen bir şekilde derinlere doğru sessizce yutulmuştur. Şimdi asıl uyanma zamanı ve nasıl uyanacağı ile ilgili olduğu önemlidir.

İnsan önce kendini keşfetmekle meşgul oldu , sonrasında medeniyeti inşaa etmekle. Medeniyeti inşaa ettikçe sistemler meydana geldi ve sistemlerin meydana gelmesiyle çalışanlar,köleler gibi zümreler ortaya çıktı. Sistemlerin oluşmasıyla İnsanların kendilerine ait boş zamanları olmaya başladı. İnsan doğa için çalışmayı unuttu .Özünü unuttu ve kendi ihtiyaçlarını sadece düşünür oldu. Can sıkıntısı ve Mutsuzluk ,İnsanın kendisini beğenmeme duygularını doğurdu. İşte bu noktadan sonra İnsanın kendisi ile olan gerçek olmayan sorunu şikayetleriyle beraber gerçek olmayan çözümleri dolayısıyla bir takım endüstrileri ve istekleri de doğurmaya başladı. İnsanın kendisini beğenmemesi , Bütün ortaya çıkan en güzel olmasına rağmen kendini daha da güzel yapmaya çalıştığı ve şuan günümüzde milyarlarca Usd hacminde olan başta kozmetik ve  tekstil endüstrilerini ortaya çıkardı.İnsan ihtiyacı olmayan şeyleri mutlu olacağına inanması sebebiyle satınalmaya başladı.Oysaki İnsan kendisini kandırıyor. Sanal gerçeklikte sadece kendini geçici mutlu kılmaya çalışmaktan ibaret değildir.Ondan dolayıdır gözlemim İnsanlar artık yalnız kalmaya bile kendileri ile olmaya bile tahammül edemiyorlar . Çünkü o kadar mutsuzlar ki kendileriyle yüzleşmekten, değişmekten ve kabuklarını kırmaktan korkar hale geldiler.

Gerçek mutluluğu sağlamak için, önce tüm isteklerinden vazgeçmeli İnsan ve aynaya baktığında kendisini en saf,en doğal ve en çıplak haliyle sımsıkı kucaklayabilmeli. İşte bunu tek ve bir o kadar yalın bir şekilde yapabilirse gerçek mutluluğu , asıl ihtiyacı olanı karşılamış olacaktır.

Kendi özbenliğini kucaklayan İnsan , Dünya'nın Ruhuna yani doğaya uygun davrandığında ve ona katkıda bulanarak vizyoner bir şekilde çalıştığında, herşeyle bütünleşip tekrar Bütün olmayı derinden hissedecek , Unuttuklarını Yüce Tanrı'nın kelamı ile hatırlamaya başlayacaktır."

Saygılarımla;

Deha

“Gerçek her zaman hakimdir ve üstündür; Kim onu sahiplenme cesaretini gösterirse, o üstün gelir… Çünkü zaman gerçekten yanadır…”


Mayıs 21, 2017, 08:43:48 ös
Yanıtla #1
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Çok güzel ve daha da güzelleştirilebilir, sonunda ille de Tanrı kavramına bağlanmamış olsa çünkü endüktif ve biraz da eklektik bir anlatımdan sonra sanki bir bağlama gerekmiş ve dedüktif bir boyuta düşülüvermiş. Büyüklüğü ve üstünlüğü vurgulanan İnsan âdeta küçülüvermiş.
Peki şimdi ne olacak, ne yapılmalı.
Belki bu eleştiri göz önünde tutularak yeniden ve daha da zenginleştirilerek düzenlenmeli.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 21, 2017, 08:48:49 ös
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 125
  • Cinsiyet: Bay

Çok güzel ve daha da güzelleştirilebilir, sonunda ille de Tanrı kavramına bağlanmamış olsa çünkü endüktif ve biraz da eklektik bir anlatımdan sonra sanki bir bağlama gerekmiş ve dedüktif bir boyuta düşülüvermiş. Büyüklüğü ve üstünlüğü vurgulanan İnsan âdeta küçülüvermiş.
Peki şimdi ne olacak, ne yapılmalı.
Belki bu eleştiri göz önünde tutularak yeniden ve daha da zenginleştirilerek düzenlenmeli.

Sn. ADAM,

gorus ve onerileriniz icin çok  tesekkur ederim.  Ileride yazacağım yazilarimda hem bu konuyu zenginlestirme icin daha da derin dusuncelerimi yansitacagim , hem de teknik olarak anlatim vurgunuz hususuna da sizin isiginiz dogrultusunda da irdeleyecegim.

Saygilarimla
“Gerçek her zaman hakimdir ve üstündür; Kim onu sahiplenme cesaretini gösterirse, o üstün gelir… Çünkü zaman gerçekten yanadır…”


Mayıs 21, 2017, 10:35:59 ös
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1828

Nazim Usta´nin deyimiyle " ve taşı yonttuğumuzdan beri,  yıkan da, yaratan da biziz," misali her seyi insanla ve doga ile baslatip ve devam ettirip ve tam finalde, son cümlede isin icine "Ulu Tanri" yi karistirmanizi bende pek anlamadim.


Mayıs 21, 2017, 10:41:02 ös
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 125
  • Cinsiyet: Bay

Sn Tij,

" unuttuklarımızı Tanrı nın bize vereceği ilim ile Gerçeklik hatırlayacağımızı " belirttim. zaten Bütün den kasıt da Tanrı değilmidir ? yazıyı yazarken abes kaçacak bir durum olarak hissetmedim .

Saygılarımla,
“Gerçek her zaman hakimdir ve üstündür; Kim onu sahiplenme cesaretini gösterirse, o üstün gelir… Çünkü zaman gerçekten yanadır…”


Mayıs 22, 2017, 08:32:29 ös
Yanıtla #5
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Bu durumda yazının güzelliğine de Tanrı kavramına da yazık oldu.
Yazıdaki tüm "bütün"lerin yerine "tanrı" koyun, bakın ortaya ne anlamsız bir şey çıkıyor. Buna karşılık o sözcüğü son tümceden çıkarın, anlatımın işaret ettiği derinliği güczelliği ortada.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 22, 2017, 10:28:30 ös
Yanıtla #6
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1828

ADAM abi benden hizli davrandi, tabi onun evde iki tane kücük cocugu yok yataga götürecek ve hikaye okuyacak, belki torunlari.

Yazinin son cümlesine kadar her sey insan ekseninde dönüyor.

Yaratan ve yok eden. " Sistemleri yaratan" ve akabinde bunlari yikan ve yerine yenisini yaratan.

Hatta son cümle olmazsa, insan " insan sistemlerle beraber din´i de ve Tanri´yi da yaratti" ( yazi icinde yazilmamis olsada ), hissine kapilabilir.

Ama son cümle ve arkadasimizin ikinci iletisi benim icin biraz hayalkirikligi oldu.

Buna ragmen benim bir sorum var. Eger "Bütün" den kastiniz Tanri ise
Alıntı
"Bir Bütündür İnsan, herşey ile beraberdi
r cümlenizle insani Tanri yerine koymus olmuyormusunuz?