Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: PAUL CELAN  (Okunma sayısı 4327 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 10, 2007, 04:12:20 ös

BADEMLERDEN SAY BENİ

Say bademleri,
say acı olanı, uyanık tutanı say,
beni de onlara kat:

Gözünü arardım hep, gözünü açtığında,
sana kimselerin bakmadığı bir anda,
örerdim ya o saklı, o gizli ipliği ben,
ki onun üzerinde tasarladığın çiy'in
testilere doğru kaydığı bir zamanda,
yüreğe varamamış öz bir sözle korunan.

Ancak böyle varırdın adına, senin olan,
o şaşmaz adımlarla kendine yürüyerek,
savrulurdu çekiçler sanki bir çan kulesi
boşluğundaymış gibi senin suskunluğunun.

Ölmüş olan o şey senin koluna girer
ve işittiklerin de seninle birleşirdi,
üç olup giderdiniz geceyi katederek.

Beni de acı yap, acı yap beni.
Bademlerden say beni.
ars longa, vita brevis...


Ağustos 10, 2007, 04:13:38 ös
Yanıtla #1

ÖLÜM FÜGÜ

Akşam vakitlerinde içmekteyiz sabahın kapkara sütünü
ve öğlenlerle sabahlarda bir de geceleri
hiç durmaksızın içmekteyiz
bir mezar kazıyoruz havada rahat yatılıyor
Bir adam oturuyor evde yılanlarla oynayıp yazı yazan
hava karardığında Almanya'ya senin altın saçlarını yazıyor Margarete
bunu yazıp evin önüne çıkıyor ve yıldızlar parlıyor
köpeklerini çağırıyor ıslıkla
sonra Yahudilerini çağırıyor ıslıkla toprakta bir mezar kazdırıyor
bize buyruk veriyor haydi bakalım şimdi dansa

Gece vakitlerinde içmekteyiz sabahın kapkara sütünü
ve sabahlarla öğlenlerde bir de akşamları
hiç durmaksızın içmekteyiz
Bir adam oturuyor evde yılanlarla oynayıp yazı yazan
hava karardığında Almanya'ya senin altın saçlarını yazıyor Margarete
senin kül olmuş saçlarını Sulamith bir mezar kazıyoruz
havada rahat yatılıyor

Adam bağırıyor daha derin kazın toprağı siz ötekiler
şarkılar söyleyip dans edin
tutup palaskasındaki demiri savuruyor havada gözlerinin
rengi mavi
sizler daha derine sokun kürekleri ötekiler devam edin
çalmaya ve dansa

Gece vakitlerinde içmekteyiz sabahın kapkara sütünü
ve sabahlarla öğlenlerde bir de akşamları
hiç durmaksızın içmekteyiz
bir adam oturuyor evde senin altın saçların Margarete
senin kül saçların Sulamith adam yılanlarla oynuyor

Sesleniyor daha tatlı çalın ölümü çünkü o Almanya'dan
gelen bir ustadır
sesleniyor daha boğuk çalın kemanları sonra sizler
duman olup yükseliyorsunuz göğe
sonra bir mezarınız oluyor bulutlarda rahat yatılıyor

Gece vakitlerinde içmekteyiz sabahın kapkara sütünü
sonra öğlen vakitlerinde ölüm Almanya'dan gelen bir ustadır
akşamları ve sabahları içmekteyiz hiç durmadan
ölüm bir ustadır Almanya'dan gelen gözleri mavi
bir kurşunla geliyor sana tam göğsünden vurarak
bir adam oturuyor evde senin altın saçların Margarete
köpeklerini salıyor üstümüze havada bir mezar
armağan ediyor
yılanlarla oynuyor ve dalın düşlere ölüm Almanya'dan
gelen bir ustadır

senin altın saçların Margarete
senin kül olmuş saçların Sulamith
ars longa, vita brevis...


Ağustos 10, 2007, 04:21:11 ös
Yanıtla #2

BÜTÜN BİR HAYAT


Gündoğumuna bir saat kala saçlarına düşen mavi gibidir
mahmurluğun güneşleri;

bir kuşun mezarının üstünde, otların hızıyla
biterler.

Onları da baştan çıkarır, zevkin teknelerinde
oynadığımız rüya oyunları.

Zamanın tebeşirden kayalıklarında onları
da hançerler bekler.

Daha mavidir derin uykunun güneşleri: Bir
zamanlar saçının bukleleri gibi.

Bir gece rüzgârı olup, kız kardeşinin parayla
açılan kucağına sığınmıştım;

Üzerimizdeki ağaçtan sarkıyordu saçların,
ama sen yoktun.

Biz dünyaydık sanki, sense büyük kapının
önünde bir çalılık.

Beyazdır ölümün güneşleri, çocuklarımızın
saçları gibi:

O, yükselen sularla gelmişti, sen kumlukta
bir çadır kurduğunda.

Sönmüş gözleriyle, başımızın üzerinde
mutluluğun hançerini kaldırmıştı.

Virtus junxit mors non separabit


Ağustos 10, 2007, 04:21:46 ös
Yanıtla #3

ÇİÇEK


Taş.
Havada taş, gözümle izlediğim.
Gözün, taş gibi kör.

Biz
el idik,
boşalttık karanlığı ve yakaladık
yazla gelen sözü:
Çiçek.

Çiçek - bir sözcük körlerin sözlüğünde.
Senin gözünle gözüm:
giderir
susuzluğu.

Büyümek.
Yürekte yaprak gibi
kat kat.

Bir söz daha, bunun gibi, ve çekiçler
savruluyor havada.

Virtus junxit mors non separabit


Ağustos 10, 2007, 04:28:17 ös
Yanıtla #4
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3741
  • Cinsiyet: Bay

Paul CELAN çok önemli bir şair
Oruç Aruoba'nın ifadeleriyle "Celan'ın şiiri, Almanca edebiyat(lar)a 2. dünya savaşı ve nazizmin getirdiği yaşamsal önemde bir sorun yanıtıdır "Auschwitz'den sonra Almanca şiir nasıl yazılabilir?" - yani Hem, nasıl olur da Almancay artık şiir yazılabilir; hem de Almancaya şiir, artık nasıl yazılacak? Celan'ın "en ünlü" şiir (Todesfuge), zaten "Auschwitz'i yazar; hem de müzikle..."

Paylaşım için teşekkür ederim. Özellikle Ölüm fügü için...

meraklısına hamiş; Türkçe'de Paul CELAN; Celan'ın Oruç Aruoba çevirisiyle türkçeye kazandırılmış Dünya Kitapları tarafından yayınlanmış "Neredeyse Yaşayacaktın"  ve Ahmet Necdet-Gertrude Durusoy çevirisiyle artshop yayınlarınca yayınlanan "Hiçkimse'nin Gülü" ....


Ağustos 10, 2007, 04:29:05 ös
Yanıtla #5
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3741
  • Cinsiyet: Bay

Paul CELAN hakkında;

asıl adı paul antschel’dir. 1920’de romanya’nın czernovitz kasabasında almanca konuşulan yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. paris’te 1938 yılında tıp eğitimine başlamış, ancak ii. dünya savaşının patlak vermesiyle romanya’ya dönmek zorunda kalmıştır. anne-babasını nazi toplama kamplarında kaybeden celan’ın kendisi de savaşın bitimine dek on sekiz ay toplama kampında kalmış ve hayatta kalmayı başarabilmiştir. 1952 yılında yayınlanan mohn und gedaechtnis (gelincik ve bellek) kitabıyla haklı bir ün kazanmıştır. şiir kitapları yanısıra cocteau, michaux, rimbaud ve valéry gibi sanatçılardan yaptığı çevirilerle, alman edebiyatına katkısı nedeniyle “bremen prize” ve “georg büchner prize” ödüllerini kazanmıştır. 60’lı yılların sonunda depresyona giren celan, 1970 yılının 1 mayıs’ında henüz 49 yaşındayken, seine nehrine kendisini atarak intihar etmiştir.
en onemli siiri todesfuge (olumfugu) siiridir. olümfügü; nazi toplama kampı tel örgüleri arasında mezar kazma ve gömme işiyle uğraşan bir grup yahudinin şiiridir. şiirde geçen “havada bir mezar” deyişi toplama kampında bacalardan tüten duman olarak anlaşılabilir, yani mecaz olduğu kadar yalın bir gerçektir. şiir savaşlarla tutsak edilmiş avrupa’nın dansının ritim ve hızını grotesk biçimde sergiler. celan şiirinin başlığını ilk önce “ölüm tangosu” olarak düşünmüştür. şiirin başlığını “ölümfügü”ne değiştirerek bach’ın ilahi aydınlığını anımsatmıştır. margarete, goethe’nin faust’unda işlediği herşeye karşın sonunda tanrı tarafından affedilen trajik kadın kahramana göndermedir. goethe’nin weimar yakınlarındaki meşhur meşe ağacının buchenwald toplama kampında nazi subaylarınca kesilmeyip korunmuş olması da savaşın karanlığında son derece ilginç bir olgudur. margarete, süleyman’ın şarkısı’ndaki yahudi umudunun kadın sembolü olan ve bağışlanmayan shulamith ile karşılaştırılmıştır. savaş sonrası almanya’da bu şiir okullarda bir dönem ders kitaplarının arasına girmiştir.
şiir eleştirmenleri bir şiirin aynı zamanda füg tarzında müzikal bir örüntüsü olabileceğini sergileyen bu şiire övgüler düzmüşlerdir. celan ise “dehşet verici güzellik”in karanlık duygusallığına doğru bir eğilimi sezinleyerek, şiiri daha sonra topluluklara okumayı reddetmiştir. nazi toplama kampında hayatta kalmayı başaran bir diğer yazar aharon appelfeld, der ki: “sayılar ve gerçekler katillerin kendi kendilerini kanıtlama araçlarıydı. insanların birer sayıya indirgenmiş olması insanlıktan çıkmanın yarattığı dehşetlerden birisidir.”
celan “ölümfügü” şiirinde yalnızca olgular ve gerçekler önermez. şiirin her zaman olguların ötesinde olduğunu ileri sürer. böylesi karanlık bir ortamda böylesi bir müzikal aydınlık sergileyerek celan top yekün bir kültürü sorgulamıştır. ölümfügü şiiri, adorno’nun 'auschwitz’i yaşadıktan sonra şiir yazmanın olanaksızlığı'na ilişkin ünlü yargısını boşa çıkarmıştır.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2350 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 27, 2007, 10:09:45 ös
Gönderen: nietzsche
0 Yanıt
2692 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2010, 02:08:31 ös
Gönderen: Mozart
0 Yanıt
3108 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 05, 2011, 11:57:55 öö
Gönderen: zarathustra
1 Yanıt
2422 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 14, 2019, 10:55:00 ös
Gönderen: Samuray
0 Yanıt
1846 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 11, 2012, 09:17:29 öö
Gönderen: 418
0 Yanıt
1968 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2013, 03:34:01 ös
Gönderen: Melina
0 Yanıt
928 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 05, 2015, 11:48:19 ös
Gönderen: Ömercan