Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: İnisiye  (Okunma sayısı 393 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 21, 2019, 04:04:04 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 72
  • Cinsiyet: Bay

  İnisiye

    Günün belirli saatlerinde aynı pencereden bakan birinin gördüklerinin farklılaşması gibi, her yeni öğretide kendi zihin penceresindeki bilgilerin yoğunluğunun da arttığını fark etmek gerekir.

    İnisiyeyi öğrendiklerini ifade etmesi için sistem zorlar. Bu da sahip olduğu malumatı bilgiye çevirmeye, yani inisiyeyi yaratmaya zorlar. Yaratabilmek ciddi anlamda bir bilgi birikimi gerekir.Düşünen inisiye kimse bir şey söylemese dahi daha çok okumaya, dinlemeye ve öğrenmeye çalışır. Öğrendikçe, öğrenmesini daha da keskinleştiren referans noktalarının yoğunluğu artar. Öğrendikçe referans noktaları artar ama cahillikte beraberinde artar.Bildikleri arttıkça, bilmediklerinin ne kadar çok olduğunun farkına varır. İşte bu farkına varış onu olgunluğa yaklaştırır. Çünkü artık düz bir zemindedir. Bu öyle bir zemindir ki tüm düşünceler tesviyededir. Şaşkındır inisiye, bir dağın tepesine çıkacağını sanırken her yeri yüksekten hem de çok yüksekten göreceğini sanırken düz bir zemin üzerindedir. Sanki okyanusun ortasında tek başına kalmıştır ve maalesef nerede olduğu ve hangi sularda yüzüp buraya nasıl geldiği hakkında bir bilgisi yoktur.

   Bu olgunlaşmanın ve aydınlığın ilk basamağıdır. Koca okyanusta bulabileceği, anlayabileceği ve hatta konuşabileceği tek şey kendisidir.Yapayalnızdır. Kendisini anlamadıkça, kendisini tanıyıp bilmedikçe bir adım bile gidemeyeceğini anlar. Ama yalnız kalmayan için yalnızlık kolay değildir. Kimdir o? Nereden gelmiş nereye gidecektir.Neden başına iş almıştır.Nereden çıkmıştır bu aydınlanma ve olgunlaşma…

   Kendisi hakkında daha çok şey öğrendikçe kişisel değerlerinde bir değişim meydana gelir. Kafasındaki siyah ve beyazlardan daha çok gri tonlar oluşmaya başlar, bütünleştirici ve kapsayıcı adı konulmamış başka bir tür kabule doğru sürüklenir. Etken ile edilgenin, ying ile yangın, düşünceyle bedenin, ilkel diye tabir edilen dinler ile ilahi dinlerin, doğa ile tanrının, canlılar ile cansızların bir bütünün parçaları olduğunu ve birinin diğerinden önemsiz olmadığını sezer. Sezginin en az bilgi kadar önemli olduğunu ve bilgileri gibi sezgilerini de yönlendirebileceğini fark eder.

   Sonuçta, inisiye kişi varabileceği en son yer olan başlangıç noktasında bulur. Okyanus aynı okyanustur, fiziksel olarak bir yere gitmemiştir ama kendisi değişmiştir. Çünkü kendisini tanımaya başlamıştır.Artık aynı pencerede başka şeyler görmektedir.

   Önce kendini koca bir buzdağı zannetmiş zamanla erimiş ,eriyen damla okyanusa düşmüş,sonra bir bakmış ki suyun içinde bir çok damla ile beraber giderken tekrar soğumaya bağlı buzlaşmış ve tekrar ayrıldığı buzdağının bir parçası olmuş.Başladığı yere geri dönmüş ama sanki bir başka damla olarak..

   Dilerim başlayabilir ve sonuçta çok uzun bir aşamadan sonra başladığınız yere dönebilirsiniz.

© 2013 Copyright Felsefe taşı. Tüm Hakları Saklıdır.    yazan: Levent Öztürk
Temmuz 07,2014
http://www.felsefetasi.org/inisiye/
''İnsan, hayrın gelmesine dua ettiği gibi kötülüğün gelmesine de dua eder. İnsan pek acelecidir.'' İSRA-11