Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Antik Çin Simyası  (Okunma sayısı 445 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 12, 2020, 02:32:18 öö
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 185
  • Cinsiyet: Bay

Forumda antik Çin'de simya ile ilgili Sayın @shemuel "Antik Kimya" başlığı içerisinde paylaşımda bulunmuş. Ayrı bir başlıkta bu konuya ilave yapmak istedim. Eksik ve hatalarım varsa eleştirileri memnuniyetle kabul ederim.
Saygılarımla.


Çince Simya, altın rafine etme sanatı [Liànjīn shù- 炼金术,  jin: altın, lian: ateşle rafine etmek, shu: sanat) anlamına gelse de Antik Çin'de simya uygulamalarında beden ve ruhun birlikte arındırılarak ölümsüzlüğe ulaşılması düşüncesi hakimdir (Parlar,2019). Burada amaç kişinin tek başına bu dünyada ölümsüzlüğe ulaşmasından çok kişinin ulaşılamaz bir diyarda yaşayan ölümsüzlerin arasına katılmasıdır. Bu amaçla bedenin ve ruhun dönüşümü için çeşitli iksirler hazırlanmıştır. ("İksir" başlığında sayın @poyraz06  paylaştığı gibi bu konuda ısrarcı olanlardan bu uğraş nedeniyle ölenler, zehirlenen Çinli imparatorlar bulunmaktadır, bkz. Wikipedia.org Eight Immortals).

Çinli alşimist Li Çao-Kiun; M.Ö 156-87 tarihlerinde yaşayan Han Hanedanından İmparator Wu Ti'ye;  Fırına (tsao) kurban sunmasını bu sayede  (doğaüstü) varlıkları çağırabileceğini, onlar geldiğinde "zincifre tozunun" (civa sülfür formu)  sarı altına dönüşeceğini, elde edilen sarı altından yapılacak kaplarla yiyip, içtiğinde ömrünün uzayacağını söylemiş; "ömrünüz uzarken denizlerin ortasında, P'ong-lai Adası'ndaki kutluları (hsien) görebileceksiniz. Onları görünce ve fong ve çan kurbanlarını sunduğunuzda artık ölmeyeceksiniz" (Eliade, 2003) tavsiyesini vermiştir.

Antik Çin'de güney denizlerinde bir ada ve bu adadaki bir dağın da adı olan P'ong-lai, sekiz ölümsüzün yaşadığı bir adadır. (Çin mitolojisinde ölümsüzlerin yaşadığı başka adalar da vardır. Batı mitolojisinde ölümsüzlükle ilintili bir başka ada Kral Artthur efsanesindeki Avalondur). "Sekiz Ölümsüzün hepsi "Yol"un arayışı içinde ölümsüzlük kazanmışlardır ve her biri aydınlanmaya giden yolda sıradan insanların izleyebilecekleri ideal davranışların örneğini oluştururlar. Hepsi de şarap içmektedir bu yüzden Jiu-zhong Ba Xian -"Sekiz Sarhoş Ölümsüz" olarak da tanınırlar" (Sekiz Ölümsüz, dunyadinleri.com).

Her ölümsüz’ün kendine has bir gücü vardır;

Ölümsüz kadın he (he xiangu),  insanların zihinsel ve fiziksel sağlıklarını iyileştirici gücü olduğuna inanılır. Rüyasına giren bir ruh bulutların anası adlı bir taşı öğütüp yemesini söylemiş bunu yapınca ölümsüz olmuştur.

Amca cao (cao guojiu),  "Arındırıcı" güce sahip "yeşim bir yazıtı" vardır.

Demir değnekli (tieguai li),  sukabağı testisi ve demir koltuk değneği taşır. Topaldır.

lan caihe, uzun ömürle ilişkilendirilir.

Lu dongbin, Alşimist

Han xiang (han xiang zi), sesi hayat veren bir flütü çalar.

Yaşlı zhang guo (zhang guo lao), taoist nefes alma sanatının (qigong) üstadı olarak kabul edilir

Zhong li quan, ölümle ilişkilidir.

İnanca göre her ölümsüzün sahip olduğu güç bir kaba aktarılarak -başka faydalarının yanında- bu kaptan ölümsüzlük elde edilebilecektir (Eight İmmortals, wikipedia.org,).

Hemen fark edileceği üzere ölümsüzlük kazanılarak/gizli ölümsüzlere ulaşılarak aslında erdemli bir varoluşa, özgürlüğe ulaşılacaktır. Simya'nın "saf" altınının peşindeki bir bireyin amacının dünyevi zenginlik için altın eldesi olmasını beklemek mantıksızlık olur. Kaldı ki Çinliler altın yapmanın daha pratik ve ucuz bir yolunu zaten bulmuşlardır. Bu buluş önceleri deriden olmak üzere kağıt paradır.

Antik Çinde  Metaller erkek veya kadın olarak (yin ve yang) ayrımlanmakta, civa ve kükürtün  sırasıyla ay ve güneş ile ilgili güçleri olduğu düşünülmektedir. Yine Çin’de metallerin  doğal  olarak  dönüşüme  uğramaları  inancı  yaygındır. Alşimistler  bu doğal süreci kısaltmakta, metallerin  büyümelerini  hızlandırmaktadır.

Metallerin  altına  dönüşmelerinde  aynı  zamanda  "tinsel"  bir yön  de  vardır;  altın  "kusursuz,"  kirlerden  "arınmış"  bir  metal  olduğundan  simya  işlemi  örtük  olarak  doğanın  mükemmelleşmesini,  yani  sonuç  olarak  özgürlüğünü  amaçlar.  Dış simya (waidan) denen bu pratik Maddedeki yang enerjisi arıtılarak saflaştırıldığında uzun yaşamı verecektir. Yin enerjisini yoğun bir biçimde taşıyan altın ve yeşim taşı uzun ömür sağlayacak ve hatta bedeni çürümeye karşı koruyacaktır. Maddeler simya uygulamaları ile doğal süreçlerinden hızlı bir şekilde yüksek yin enerjisine ulaştırılarak saflaştırılabileceklerdir.

Simya Çin düşüncesinin çok iyi tanıdığı mikrokozmos ile makrokozmos arasındaki geleneksel eşleştirmeyi benimser. Bu yönüyle simyanın bir de iç simya adı verilen (Neidan) türü bulunmaktadır. Zou Yan (tzou yen) (M.Ö. 305-240) Yin-Yang ve Beş Element düşüncelerini birleştirmiştir. "Beş element, wu-hsing (su, ateş, odun, altın, toprak) insan bedenindeki organlarla eşleştirilir: Kalbin esası ateştir, karaciğerinki odun, akciğerinki metal, böbreklerin esası su, midenin esası topraktır" (M.Eliade,2003). 


Referanslar:

Chinese alchemy. https://en.m.wikipedia.org/wiki/Chinese_alchemy
Eight Immortals. https://en.m.wikipedia.org/wiki/Eight_Immortals
Eliade, M. (2013). Demirciler ve Simyacılar.
Parlar, A. (2019) Simyanın Taşı.
Sekiz Ölümsüz. https://www..dunyadinleri.com

no one


Mayıs 12, 2020, 07:24:25 öö
Yanıtla #1
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 35
  • Cinsiyet: Bay

Güzel bir paylaşım emeğinize sağlık,
Sevgilerimle ve Saygılarımla


Mayıs 12, 2020, 09:17:21 öö
Yanıtla #2
  • ÖMBL Üyesi
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 1405
  • Cinsiyet: Bay

Sevgili Zennn, elinize sağlık.

Kaynaklarda verdiğiniz 8 ölümsüz söylenceye göre bir ölümsüz diyarında yaşamakta, burası ise bir ''Ada'' olarak verilmektedir.

Ne garip Sümer Mitolojisinde, Gılgamış destanında Gılgamış en yakın arkadaşı, kardeşi, varlığının diğer yansıması Enkidu'yu kaybeder.  Tufan'dan kurtulmuş ve ölümsüz sayılan Utnapiştim (Nuh)'i bularak ölümsüzlüğü aramaya koyulur. Utnapiştim bu tarife uygun bir yerde yaşamaktadır.

Utnapiştim ona ölümsüzlüğü bulamasa bile sürekli gençliğini geri getirecek bir ot verir. Ancak Gılgamış geri yüzerken bu otu kaybeder. Yaşadığı nice maceradan sonra ne ölümsüzlük ne gençlik ile geri döner. Ancak onu arayışı (insanlık şeklinde) hep devam eder. [Gençlik otunu ise Yılan bulur, bu yüzden hep deri değiştirdiğine ve gençleştiğine inanılır.]

Ne dersiniz Utnapiştim'in yaşadığı o diyar, Çin'de anlatılan yer olabilir mi?
Alterius non sit qui suus esse potest


Mayıs 12, 2020, 10:44:05 öö
Yanıtla #3
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 107
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Zennn,
Gerçekten çok güzel bir paylaşım olmuş. Emeğinize sağlık.
Sayın ANARCHOSA,  derin açıklamalarınızı hayranlıkla takip ediyorum. Bu kadar bilgi ve birikim harika bir şey.
Konuyla ilgili daha önce birşey okumadığımdan bir yorum yapamayacağım.
Saygılarımla,
Biz farklılıklara tahammül etmesini bilmeyen insanlarız. Sevdiğimizi severiz, başkalarının ise bizi sevmeme hakkının olmasına katlanamayız.


Mayıs 12, 2020, 02:08:24 ös
Yanıtla #4
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 272
  • Cinsiyet: Bay

Arkeofili.com isimli bir sitede aşağıdaki haber çıkmıştı.


Binlerce yıl öncesine ait bir bronz kapta gizemli bir sıvı tespit edildi ve bunun Çin efsanesinde ‘ölümsüzlük iksiri’ olduğu ortaya çıktı.


Çin imparatorları ölümsüzlük iksirine takıntılıydı. C: Institute of Cultural Relics and Archaeology
Arkeologlara göre, Çin’in Henan eyaletinde geçen yılın sonlarında yapılan kazılar sırasında bulunan garip sarımsı sıvı, bir zamanlar onu içene ölümsüz yaşam bahşettiği düşünülen eski bir ‘ölümsüzlük iksiri’.

Kültürel Kalıntılar ve Arkeoloji Enstitüsü başkanı Shi Jiazhen yaptığı açıklamada, “Çin’de ilk defa efsanevi ‘ölümsüzlük ilacı’ bulundu.” diyor.

“Bu sıvı, antik Çin’de ölümsüzlük anlayışını kavramak ve Çin medeniyetinin evrimini incelemek için önemli bir değer.”

(Çin’in İlk İmparatoru Ölümsüzlük İksiri için Emir Vermiş)

Bronz kap, Luoyang şehrinde Batı Han Hanedanlığı’na (MÖ 202 – MS 8 arası) ait 210 metre karelik bir mezardan ortaya çıkarıldı. Kap, boyalı kil kaplar ve kaz şeklindeki bir lamba da dahil olmak üzere çok sayıda eski eser içeren bir mezarın içine yerleştirilmişti. Ayrıca mezara gömülen kişinin kalıntıları da çok iyi korunmuştu.

Ancak, 2.000 yıl sonra hala bronz kapta duran gizemli sıvı, araştırmacıların oldukça ilgisini çekmişti. Sıvıdan öylesine bir şarap kokusu geliyordu ki, ekip başlangıçta likör bulduğundan şüphelenmişti.


Gizemli sıvı, potasyum nitrat ve alunit karışımından oluşuyordu. C: Institute of Cultural Relics and Archaeology
Shi, “Şeffaf sarı renkte 3,5 litre sıvı vardı ve şarap gibi kokuyordu.” diyor.

Arkeologlar, sıvıyı bronz kaptan bir ölçüm camına döktüler ve bunun ne tür bir antik alkol olduğunu tanımlamak için laboratuvarda daha fazla analiz yapılması gerektiğini belirttiler. Ekip, daha önce pirinç ve süpürge darısı tanelerinden yapılan liköre benzer buluntular keşfetmişti.

Fakat bu bir pirinç şarabı değildi, sonuçlar gösteriyor ki gizemli sıvı bir potasyum nitrat ve alunit karışımıydı.

(Havai Fişeğin Kökeni, Çin’deki Ölümsüzlük Arayışına Dayanıyor)

Günümüzde potasyum nitrat, havai fişeklerden suni gübre ya da gıda kıvamlaştırıcıya kadar her şeyde kullanılıyor. Ancak burada alunit ile birlikte kullanılması, antik Taocu metinlerde belgelendiği gibi, ‘yaşam iksiri’ için kullanılan malzemelerle eşleşiyor.

Sözde ölümsüzlüğü ya da doğa üstü uzun ömürlülüğü bahşeden iksirler, uzun zaman önceki kültürlerin bir arayışıydı ve Antik Çin söz konusu olduğunda bu iksir; altın, yeşim, cıva, arsenik gibi genellikle tüketmeyeceğiniz her türlü olağan dışı içerikten oluşuyordu. Ayrıca bunların birçoğu sindirilemez veya zehirli minerallerdi.

Aslında, bu sihirli iksirlerin içilmesiyle ilişkili yüksek ölüm riski seviyesi o kadar ünlüydü ki, tüm araştırmalar, Çin simya iksiri zehirlenmesi tarihine adanmıştı.

Bununla birlikte, Batı Han Hanedanlığı’nın bu eski iksiri gerçekten içip içmediğini bilmiyoruz. Belki de basitçe mezara gömülenleri onurlandırmak için bir ritüel mezar nesnesi olarak yerleştirilmişti.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...


Mayıs 12, 2020, 03:33:28 ös
Yanıtla #5
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 185
  • Cinsiyet: Bay

Sayın @NEV.AY ve Sayın @Profesör e zarif mesajlarından ötürü teşekkür ederim. Çok incesiniz. Sayın @Özgürefe ye de güzel katkısından ötürü ayrıca teşekkür ederim.
no one


Mayıs 12, 2020, 03:39:06 ös
Yanıtla #6
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 185
  • Cinsiyet: Bay

Sevgili Zennn, elinize sağlık.

Kaynaklarda verdiğiniz 8 ölümsüz söylenceye göre bir ölümsüz diyarında yaşamakta, burası ise bir ''Ada'' olarak verilmektedir.

Ne garip Sümer Mitolojisinde, Gılgamış destanında Gılgamış en yakın arkadaşı, kardeşi, varlığının diğer yansıması Enkidu'yu kaybeder.  Tufan'dan kurtulmuş ve ölümsüz sayılan Utnapiştim (Nuh)'i bularak ölümsüzlüğü aramaya koyulur. Utnapiştim bu tarife uygun bir yerde yaşamaktadır.

Utnapiştim ona ölümsüzlüğü bulamasa bile sürekli gençliğini geri getirecek bir ot verir. Ancak Gılgamış geri yüzerken bu otu kaybeder. Yaşadığı nice maceradan sonra ne ölümsüzlük ne gençlik ile geri döner. Ancak onu arayışı (insanlık şeklinde) hep devam eder. [Gençlik otunu ise Yılan bulur, bu yüzden hep deri değiştirdiğine ve gençleştiğine inanılır.]

Ne dersiniz Utnapiştim'in yaşadığı o diyar, Çin'de anlatılan yer olabilir mi?

Tam da dediğiniz gibi Sayın @ANARCHOSA ;  Sümer Mitolojisinde Utnapiştim (Ziusudra) ve eşi Tilmun adlı bir adada yaşamaktalar. Acaba bu adanın da elmaları meşhur mudur? Saygılarımla.
no one


Mayıs 12, 2020, 06:38:24 ös
Yanıtla #7
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3083
  • Cinsiyet: Bay

Lokman Hekimde bulmuştu Ölümsüzlük iksirini . Oda köprüden geçerken suya düşürmüştü . Konular hep birbirinin tekrarı , İlginç .

Saygılar

audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Mayıs 13, 2020, 09:12:46 öö
Yanıtla #8
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 272
  • Cinsiyet: Bay

Lokman Hekimde bulmuştu Ölümsüzlük iksirini . Oda köprüden geçerken suya düşürmüştü . Konular hep birbirinin tekrarı , İlginç .

Saygılar
Katılıyorum Sayın NOSAM33, neredeyse tüm dini ve kültürel hikâyeler birbirinin farklı isimlerle de olsa tekrarı sanırım.
Saygılar.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...