Bu yazi, guncel bir olaydan hareketle uluslararasi iliskilerde guc, hukuk ve insan arasindaki gerilimi kendi bakis acimdan irdeleme cabasidir. Amacim herhangi bir lideri savunmak ya da mahkum etmek degil; yasananlari tarihsel, yapisal ve teorik bir cercevede anlamaya calismaktir. Maduro vakasi, uluslararasi hukukun sinirlarini ve buyuk gucler karsisindaki kirilganligini tartismak icin somut bir ornek sunmaktadir.
Guc, Hukuk ve Yeni Dunya Gercegi
Dunya hicbir zaman hukukun belirleyici oldugu bir duzene girmedi. Uluslararasi sistem, merkezi otorite eksikligi ve devletlerin kendi cikarlarini onceliklendirdigi bir anarsi uzerine kuruludur ( Morgenthau, 1948). Hukuk, riza ve guc dengesiyle ayakta durur; gercek baglayiciligi sinirlidir. Soguk Savas sonrasi donemde, ABD'nin hegemonik gucu ve uluslararasi kurumlar hukukun gorunur bir ustunluk kazandigi hissini yaratmisti. Gunumuzde ise Cin ve Rusya gibi guclerin yukselisi ve bolgesel krizler, bu gorunur ustunlugu asindirmis, gucun hukuku yonlendirme kapasitesini ortaya koymustur (Kaplan, 2012).
Uluslararasi Hukukun Kirilganligi
Maduro'nun ABD tarafindan Venezuela'dan New York'a goturulmesi, hukukun buyuk gucler karsisinda ne kadar kirilgan oldugunu somut bicimde ortaya koyuyor. Liderlerin dokunulmazligi ve birey haklari teoride guvence altindadir; pratikte ise normlar secici ve kirilgan hale gelir. Bu olay, modern donemde devlet baskanlarinin baska bir devlet tarafindan sinir otesi alikonulmasi bakimindan ilk ornek olarak degerlendirilebilir.
Cografya ve Guc Iliskileri
Venezuela, enerji kaynaklari ve stratejik konumu nedeniyle buyuk guc rekabetinin merkezindedir. Kaplan'in analizine gore devletlerin kaderi cogu zaman cografya ve stratejik zorunluluklarla belirlenir. Morgenthau'nun realizmi ise devletlerin oncelikle kendi cikarlarini gozettigini, hukuk ve etik normlarin cogu zaman geri planda kaldigini gosterir. Maduro vakasi, hukukun guc karsisinda geri plana itildiginin tipik bir ornegidir.
Yapisal Sorunlar ve Liderin Rolu
Maduro, ulkenin kaynaklarini dar bir elit lehine kullandi. Ancak kriz sadece liderin karakteriyle aciklanamaz. Venezuela'nin yeralti zenginlikleri ve stratejik onemi, ulkedeki yapisal zayifliklari ve uluslararasi baskilari derinlestiriyor. Liderin tercihlerinden bagimsiz olarak, cografya, guc iliskileri ve hukukun kirilganligi, olayin belirleyicisidir.
Birey ve Insani Etki
Hukukun geri cekildigi, gucun one ciktigi ortamda siradan insanlar savunmasiz hale gelir. Gelecek guvenligi zayiflar; cocuklarin ve gelecek nesillerin yasami belirsizlesir. Bati'da yasayan bireyler icin kaygi, kriz cografyalarinda yasayanlar icin ise gunluk hayat bir hayatta kalma mucadelesi anlamina gelir. Maduro vakasi, sadece uluslararasi guc politikalarini degil, insan yasami uzerindeki etkilerini gormek icin de bir uyaridir.
Kuresel Baglam ve Ciplak Guc
Maduro vakasi tekil bir olay degildir. Ukrayna savasi, Gazze catismalari, Sudan ve Somali krizleri ve Tayvan uzerinden ABD-Cin rekabeti, gucun hukuku esnettigi sistemin farkli tezahurleridir. "Ciplak guc", hukuku geri plana iterek kisa vadede sonuc uretir; uzun vadede ise mesruiyet erozyonu ve normlarin asinmasi gibi sorunlar dogurur.
Artik maske dusmustur: uluslararasi sistem daha parcali ve belirsiz hale gelmistir. Onemli soru, devletlerin gucu degil; bireyin bu devasa gucler karsisinda ne kadar guvende olabildigidir.