Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: BANA GÖRE MASONLUK???  (Okunma sayısı 23783 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 27, 2013, 10:02:32 öö
Yanıtla #50
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Önce; Yahudiler ile Siyonizm'in bağdaştırılması, bu politika ya da ülkünün tanımlanmasına bakar.

Siyonizm, Prieuré de Sion ardlı örgütün politikası olarak tanımlanırsa, bu Yahudilere karşıt olur. (Hayret bir şey belki ama öyle. Üstelik şunus da bilmek gerek: Kudüs'te tek bir Sion tepesi var;: Avrupa'da birkaç tane.) 

Yahudilerin kutsal kitabı uyarınca vadedilmiş topraklarda bu ulusun yeniden kendine yurt edilmesinin sağlanması ise, o zaman bu deyiş üzearinde durulabilir. (Zaten genellikle benimsenen bu ikincisi. Benimkisi bir başka açıdan bu terimin bir diğer anlamı da olduğunu belirtmekti.)

Şimdi bakalım her Yahudi Siyonist midir ya da Siyonizm adı verilen bu ülküyü, bu politikayı, içinde eylemsel olarak bulunmasa da,  benimsiyor, destekliyor, en azından uygun buluyor mu diye...

Efendim, kusura bakmayın ama günümüzde bunun yanıtı "hayır".

Şu Siyonizmi İsrail Devleti ile bağdaştırırsak; gerek Türkiye'de, gerek Avrupa'nın diğer ülkelerinde yaşamakta olan Yahudilerin çoğunluğu, hele Amerikadakiler, bunu hiç de benimsemiyor.

Yahudilerin dünya yüzünde üstün ve egemen bir durumda olmasını, bunun için ortak çaba gösterilmesini benimsiyor, buna katkıda bulunuyor elinden geldiğince; fakat o  farklı bir konu. Eğer Siyonizm böyle bir etkinlik ile özdeşleştiriliyorsa, o zaman bu terimin ilk ortaya konmuş olduğu 1897 yılındaki tanımından farklı, günümüzde geçerliği süren, çağdaş,  yeni bir tanımını yapmak gerek.

Yine başa dönmüş olduk. Önce Siyonizm'i tanımlamak gerek. Bu tanımda uyuşmak gerek. Yoksa birbirinden farklı şeylerden söz ederiz.

"Bana Gre Masonluk" gibi Masonluğun bir anlatımının yapılacağı ve tartışılacağı bir başlığın kapsamına Yahudilik ve Siyonizm tearimlerinin geterilmesi ise, kesinlikle Türkiye'deki (başka ülkelerdeki değil, sadece yurdumuzdaki) antimanik cephenin bilgisizleri kandırmacı tutumunun bir ürünü olarak ortaya çıkar. Masonluğun Yahudilik ile de Siyonizm ile de hiçbir ilgisi ilişiği yoktur. (Diğer anlamdaki Siyonizmi burada ayrı tutuyoruz.) Dolayısıyla elbette Yahidiler arasında masonlar vardır alma bu sözü sanki bsu işin ardında saklanan bir başka şey varmış gibi tekrar tekrar gündeme getirmenin de hiçbir anlamı ve gereği yoktur.

Kaldı ki masonlar elbette seçilmiştir. Bu kurumun her yerde geçerli bir kuralı olarak secçilerek girerler Onları seçen, onlardan önceki masonlardır, başka biri değil. Dolayısıyla bu seçilmişliğin de öyle özel bir yüceliği falan yoktur.  Yüce (sublime)s terimi Masonluğun bazı ileri ve yüksek derecelerinde  bir sıfat olarak kullanılır ama bunun buradaki konuyla hiç ilgisi olduğunu sanmıyorum. Dolayısıyla böyle bir terim kullanılırken de dikkat etmek gerekiyor.

Dahası, bir araya gelişlerinin ardında hiçbir gizli amaç ya da oluşum yoktur. Dolayısıyla, Masonluktan söz ederken "gizli" sıfatının kullanımına da çok dikkat etmek gerekir.


   
   
« Son Düzenleme: Ocak 27, 2013, 10:17:18 öö Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 26, 2014, 11:30:22 ös
Yanıtla #51
  • Ziyaretçi

Bana göre Masonluk, Dünya'da ve Türkiye'de şeklinde ikiye ayrılmakta değerli kardeşlerim. Öncelikle foruma yeni üye oluşum ve elbetteki daha kabul edilmedim ama aday olarak ilk yazımda tüm kullanıcıları saygıyla selamlamak isterim.

Bahsettiğim konuya gelince Masonluk, Türkiye'de elitizmin gölgesinde çok fazla kalıyor gibi geliyor. Peki ya bunu neye dayanarak söylüyorum? Şöyle ki Dünya'da Masonluk daha profesyonel ilerlerken ve Masonlar ve Masonluğa aday insanlar tüm siyasi ve sosyal olay, kişi ve kurumlardan bağımsız biçimde profesyonelce bir araya gelirken veya getirilirken ve ilerleme sağlanırken;

Türkiye'de çok fazla seçkin, elitist veya siyasî veya sosyal olay, kişi veya kurumların etkisinde çok fazla kalınıyor şeklinde bir gözlemim oldu, burada "kurum"olarak bahsettiğim devlet kurumları vs. değil elbette. Kurulmuş organizasyonlar, oluşumlar anlamında söylüyorum.

Yani bana göre Türkiye'deki Masonluk daha araştırıcı ve daha çok insana ulaşabilen olmalı ve bunu yaparken kendisini elbette tehlikelerden korumalı. Evet zor bir coğrafyadayız ve bunun Türkiye'de Masonluğun ilerleyişine muhakkak olumsuz etkileri vardır ancak tüm dünyadaki Masonluğun ilerleyişine de biraz ayak uydurulabilmeli diye düşünüyorum. Biliyorum dediklerini örneklendir diyeceksiniz ama bunu malesef yapamam isim vermem gerekebilir anlaşılması için ve bu da doğru olmaz. Ben sadece aklımda kalan bir konuyu paylaşmak istedim anlayışınıza sığınarak... Belki gelen cevaplara göre saygılı bir üslupla tartışarak, görüşleri paylaşarak daha ortak bir noktaya gelebiliriz, kimseyi zan altında bırakmadan konuyu daha çok genişletebiliriz diye düşünmekteyim... Sevgi ve Saygılarımla...


Mayıs 27, 2014, 12:01:28 öö
Yanıtla #52
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 46
  • Cinsiyet: Bay

Bana göre masonluk, bir insanın hayatı boyunca fazilet, erdem, bilim yolunda ışığı arama ve en önemlisi insanın kendi kendini kontrol edip, ( mason sembolünde yer alan pergel) kendine söz geçirmesini amaçlayan bunun yanı sıra, kaliteli ve sıradanlıktan kurtulmuş bir hayat sunan ve bu yolda insanları eğiten bir okuldur. ve amaçları geleceğe ışık tutup, ''lux et veritas'' yani ışık ve gerçek kavramlarını benimsemiş ketum kişileri barındıran bir topluluktur, masonluk.
Abysus abyssum invocat


Mayıs 27, 2014, 10:12:47 öö
Yanıtla #53
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın PerfektStorm burada ilginç bir bakış açızsın eleştirel bir tarzda dile getirmiş.

Bu dile getirişi, olumlu bir yöne çekmeli. Bunun için de karşılaştırmalar yapmalı.

Türkiye ile dünyanın diğer ülkelerindeki masonluğun birbirinden önemli farkları bulunduğu doğrudur. Ancak şunları ortaya koymak gerek:

Başka hangi ülkedeki Masonluk Türkiye'deki Masonluğa oranla hangi bakımdan ileri ve üstündür? Orada neler yapılmaktadır da Türkiye'de yapılmamaktadır.

Bu konuda bir genelleme yapmak da doğru olmaz çünkü her ülkede masonuk uygulamalar ve benimseyişler bir birinden farklıdır. Örneğin ABD ile Avrupa farklıdır. AIvrupqa'da İngiltere ile Kıta farklıdır. Dolayısıyla Türkiye ile bir karşılaştırma yapalırken, falanca ülke diye bir özelleştirme yapılmalıdır.  (Obediyanslar arasında bile farkll vardır ama onu sonraya birakaım.)

Böyle bir karşılaştırma yaptıktan sonra, tersine, acaba Türkiye'deki Masonluğun o diğer ülkedeki Masonluğa oranla bir ileriliği, bir üstünlüğü yok mu? Bir de ona bakılmalı.

Konuyu genişletelim.  Ayrıca şu seçkinlik ya da elitistlik bir dezavantaj ise onu da irdeleyelim. Hangi kişi ve kurumların etkisi altında kalınmış ya da kalınıyor; bunu açıkça ortaya koyalim. Karşılığına diğer ülkelerin masonik uygulama ve çalışmalarında da bakalım.   




 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 27, 2014, 10:52:32 ös
Yanıtla #54
  • Ziyaretçi

Sayın ADAM ve sayın ayilmaz92 görüşleriniz ve başlığa katkılarınız için teşekkür ederim. Sayın Adam, elitizm ve seçkincilik konusunda aslında şöyle görüşlerim bulunmakta:

Seçkin ve elit olmak,
seçkinci ve elitist olmak,

şeklinde iki durum arasında dünyaya hatta özellikle Avrupa ve Abd'ye kıyasla daha belirsiz, daha karışık bir durumda ilerleniyor gibi geliyor. Bana göre bir masonun seçkin ve elit olması şarttır. Çünkü okuyan, öğrenen insan doğruyu yanlışı daha iyi ayırt eder. Bu ayırt ediş bilgi birikimini ve doğruyu seçme gücünü arttırdığı için elitliği ve seçkinliği doğal olarak o insana kazandırır. Kimin neyi okuduğu neyi öğrendiğinden ziyade nasıl, ne kadar öğrendiği ve öğrenirken ki felsefik sorgulayışları önemlidir. Yani mesela bilgisayar/inşaat vs. mühendislik bölümü bitiren birisiyle halkla ilişkiler/kamu yönetimi vs. bölümü bitiren birisinin bilgi birikimleri tabi ki aynı olmayacaktır ama bu iki bölümden/alandan mezun olan birer kişiyi ele aldığımızda ikisinden de hayata, bilime, insanlığa dair çok sıradışı, çok önemli, çok büyük kazanımlar yazılı veya sözlü olarak elde edilebilir veya tam tersi de olabilir, çok zararı da olabilir ama bu ilerleyiş olumlu olduğunda seçkin ve elit bir insan yetişmiş olacaktır. Bu noktada değinmek istediğim husus, Masonluk tarihi hep bilgi birikimi, araştırma, geliştirme, uygulama ile devam edegeldiğinden dolayı Masonların seçkin ve elit olmaları şarttır ve bir yandan elbette bu yolda ilerlerken birlikte yürüyecekleri insanları ve hitap edecekleri insanları/kitleleri seçme konusunda seçkincilik ve elitistliği gözetmek durumundalar. Masonluğun adabına, terbiyesine, saygınlığına uymayan tek bir kişi dahi kısa süreyle de olsa bu öğretiye dahil olursa çok büyük zarar verebilir. Aynı şekilde Masonlukta yine bana göre susmanın da konuşmanın da zamanı vardır ve buna dikkat edilir ancak yine de bu dengeyi tutturamayanlarda çok konuşan mı çok susan mı iyidir denirse çok susan tercih edilmelidir ve edilir sanıyorum. Ve zaten bu noktalarda masonluk seçkin olmak ve seçkincilik, elit olmak ve elitistlik hususunda iyi seçimler yapmakta ama Avrupa/Abd vs. kadar bu noktada gözlem, çalışma ve açılım gerçekleştirilemiyor diye düşünmekteyim. Bu noktada belki aşırı politize bir ülkede bulunuyor oluşumuzun ve Masonluğu tanıyamayan insanların Masonluğu aşırı biçimde düşman bellemelerinin etkisi çok büyüktür.

Aslında gelmek istediğim nokta eleştiriden ziyade bir gözlemimi belirtmek diyebiliriz. Masonluk özel bir oluşum, devr-i daim olarak devam edecek ve bazen katılımlarla genişleyebilir, bazen de ayrılıklarla daralabilir ama katılmak da ayrılmak da tabiki hiç kolay değildir, olmamalıdır da. Ancak dediğim gibi seçkincilik ve elitistlik noktasında biraz daha gözlemler yoğunlaştırılabilir ve dünyadaki gibi aktif çalışmalar yapılabilir gibi düşünmekteyim.

Biraz açabildim mi demek istediklerimi bilemiyorum ama malesef doğrudan örnekler vermem doğru olmaz. Ben sadece gözlemlerimden edindiğim hislerimi açmak istedim. Türkiye'deki Masonluğun dünyadaki Masonlukla aynı paralelde, aynı yönde ilerleyememesi gibi bir düşünceye/hisse kapıldığım için bunu belirtmek istedim. Tabiki yine sizlerin görüşleri, cevaplarıyla aynı sevgi, saygı üslubuyla bu konuda fikirleri paylaşmaktan onur duyarım. Teşekkür ediyorum.


Mayıs 28, 2014, 07:42:35 öö
Yanıtla #55
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın ParfektStorm'un bu düşünü ve anlatıları, bana göre, adı gibi çok güzel bir beyin fırtınası ürünü.

Ancak bu konuda bana Sayın PerfektStorm sanki gerek dünyada gerek ülkemizde Masonluğun iç dinamiklerini, locaların neler yaptıklarını ve neler yapmadıklarını pek iyi bilmiyor gibi geliyor bana.

Bir ara diyor ki  "çok konuşan mı çok susan mı iyidir denirse çok susan tercih edilmelidir". O zamkan ortaya bir suskunlar topluluğu çıkmaz mı? Kim konuşacak? Hiç kimse mi? "Susmanın da konuşmanın da zamanı vardır" diyor ki, işte o doğru elbette.

Sonra "Avrupa/Abd vs. kadar bu noktada gözlem, çalışma ve açılım gerçekleştirilemiyor" diyor da, bu deyişinde acaba ne denli haklı... Bu değerlendirmeyi yurdumuzdaki ve ödnek olarak aldığı bir diğer ülkedeki loca/mason sayısına göre oranlıyor mu? Türkieye'de masonların ne kadar düşünsel üretim yaptığını, bir başka ülkedeki üretim ile bilerek karşılaştırıyor mu? Türkiye'deki locaların toplantı gündemleri ile diğer ülkelerin locaların toplantı gündemleri arasında ne gibi ÇOK ÖNEMLİ FARK bulunduğunu göz önünde tutuyor mu? Bu sorulara bir yanıt getirebilmesini beklerim.

Diyor ki "gözlemler yoğunlaştırılabilir ve dünyadaki gibi aktif çalışmalar yapılabilir". Hangi gözlemler nasıl yoğunlaştırılacak? Dünyşadaki aktif çalışmalardan söz ederken, hangi ülkedeki hangi tür çalışmalar göz önüne alınıyor; Amerika mı, Brezilya mı,. İngiltere ki, Fransa mı, Morokko mu? Hangisi?

Acaba bunun tersi söylenemez mi? "Bakın Türkiye'deki masonlars ve mason locaları şöyle çalışmalar yapıyor. Bunları o diğer ülkelerdekiler yapmıyor. Bu nedenle çok geri kalıyorlar." denilemez mi?

Örnek vermek niçin doğru olmazmış? Gözlem varsa, örnek var demektir. Burada ben Sayın PerfektStorm ile tartışmaya girişirken örnekler vermeye hazırım. Fakat bu konuyu şu son günlerde gündeme getirmiş olan o olduğu için, örnekler getirmesini ve hayli kapalı tuttuğu konu kapsamını belirgin bir şekilde açmasını önce ondan bekleriz.

Ayrıca şunu da belirtmek gerek: Bu konu öyle hislerle falan değerlendirilemez. Ortaya bilgiye dayanan somut karşılaştırmaları koymalı. Bövyle yapılırsa elbette Türkiye'deki mason kuruluşlarının hangi noktalarda yetersiz kaldığı ortaya çıkacak. Çıksın. Bu site zaten bunun için var. Fakat üstünlüklerini de ortaya koyalım. Herkes onu da bilsin.

   

ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 29, 2014, 01:03:11 öö
Yanıtla #56
  • Ziyaretçi

Sayın ADAM görüşleriniz için tekrar teşekkür ediyorum. Sorularımı, görüşlerimi, endişelerimi en etkili iletişim yolu olan tekrarlı soru yöntemiyle irdeleyip benim de bakış açımı gözden geçirmemi sağlıyorsunuz. Sıkılmadan bıkmadan saygılı bir üslupla Masonluğa ve forum düzenine yakışır biçimde insanların birbirini rencide etmeden tartışabilmesi de ancak böyle özel insanların bir araya gelebildiği bir yerde mümkün olabilir, fikirlerime dair görüşleriniz için teşekkür ediyorum.

Konuyla ilgili tekrar bahsedecek olursam ek olarak şunu da belirtmem lazım;

Ben Masonluğa biraz dışarıdan bakan birisi olarak görüş ve gözlemlerimi belirtiyorum. Yani tanıdığım, çok sevdiğim Masonlar var, Masonluğu benim için özel ve anlamlı kılan anılarım da var ancak Masonlukla ilgili bahsettiğim görüşlerimi açabileceğim, sorabileceğim bir ortam oluşmadı veya bazen de ayıp olur mu diye belki ben de soramadım. Ama ne olursa olsun Masonluğun anlatılmaya, yönlendirilmeye, hedef gösterilmeye çalışılanın aksine büyük bir öğreti olduğunu, özel bir topluluk olduğunu, üyelerinin gerçekten yürekli, samimi insanlar olduğunu, huzur veren bir bağlayıcılığı olduğunu defalarca şahitlik ederek kabul ettim. Ve mümkün olursa bu şahitliği bu öğretiye dahil olarak da taçlandırmak isterim ancak bunun gerektirdiği yolun uzun olduğunu da biliyorum. Bir de tabiki Türkiye'deki Masonluğun çalışmalarının, faaliyetlerinin, aktifliğinin diğerlerine göre üstün olduğu yönler de muhakkak vardır ama asıl yapılması gereken eksiklerin üzerine gidilmesidir bence.

Siz eğer Masonluğa dahil iken yerel locaların en az diğer coğrafyalardakiler kadar ve verimli, dikkatli çalıştıklarını düşünüyorsanız tabiki ben dışarıdan bakan birisi olarak kendimden çok sizlerin görüşüne itimat ederim. Bugüne kadar pek forum üyeliğim olmadığı için örneklendirmeler yapmak veya kişi veya oluşumları isimlerle örneklendirip zan altında bırakmak korkusu da taşımaktayım bir yandan. Foruma alıştıkça ve forum düzenini de kavradıkça sanırım demek istediklerimi daha iyi aktarabileceğim. Belki de aklımda kalanları, kişisel gözlemlerimi ve Masonluğun yurtiçindeki durumuyla ilgili karşılaştırmalarımı yapmak için henüz doğru bir zamanlama da yapmamış olabilirim ama bunu da dışarıdan bakan birisi olarak ve Masonları ve Masonluğu saygıyla ve samimiyetle karşılayan birisi olarak iyi niyetli biçimde içimde oluşan huzursuzluğu paylaşmak istedim. Diğer düşüncelerimi de sabah erken kalkmak zorunda olduğum için burada bitirmek zorundayım özür dileyerek, yarın tekrar devam edeceğim bir aksilik olmazsa. Görüşleriniz için şahsınıza saygı ve teşekkürlerimi sunuyorum.


Mayıs 29, 2014, 07:20:11 öö
Yanıtla #57
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Bu konuyu burada görüşmek ve tartışmak elbette çok güzel olur. Üstelik bu Forumun asıl amacı olan dışarıdan izleyenlerin Masonluğu anlaması bakımından da yarar sağlar.

Mason örgütlerinin ya da masonların yapıp etmelerine ya da yapmayıp etmediklerine bakılarak bir değer biçilmesi yapılırken, Masonluğun amaçları, ilkeleri ve çalışma yöntemi de göz önünde tutulmalı.

Amaçlar aynıdır; ilkeler benzerdir ama farklılık gösterir; yöntemlerdeki farklılık ise artar. Bu durum aynı ülkedeki farklı mason örgütleri arasında bile belirgindir. Kaldı ki farklı ülkeleri birbirleriyle karşılaştırmaya girişildiğinde, elbette kültür ve düşünce tarzı farkları nedeniyle bu farklar daha da artacaktır.

Fakat bu farkların masonluk içinde bir bölünme ya da parçalanma olduğu sanılmasın. Masonluğun dünya çapında tek beden olduğunu sananlar öyle bir yanılgıya düşer ama bu durum aslında Evrensel Masonluğun bir bütün olarak zenginliğidir.

Bu arada bir de hep söylendiği üzere Masonluğu, mason örgütlerini ve masonları birbirine karıştırmamak, özdeş tutmamak gerekir. Bir mason, üyesi olduğu örgütün bütününü temsil etmez. Bir mason örgütü de Evrensel Masonluğun bütününü temsil etmez.

İnceleme ve tartışmalarımızda bu gerçeği de göz önünde tutarsak çok isabetli olur.
 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 29, 2014, 09:20:09 öö
Yanıtla #58
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 736
  • Cinsiyet: Bay

Sn. PerfectStorm foruma hoşgelmiş. Öncelikle kendisini güzel Türkçesinden dolayı kutlamak isterim.

Endişelerini bir nebze azaltmak için de şunları söyleyim. Bu forumda her şey sorulabilir. Verilecek cevaplar yalnız Masonluğa girmiş bir kişinin bilmesi gereken tarzda cevaplarsa ve/veya Forum Kuralları'nın 17. Maddesi'ne aykırı düşüyorsa, bu sorular cevaplanmaz. Şunu söylersem/sorarsam ayıp olur diye düşünülmemelidir.

Sn. PerfectStorm, Türk Masonluğu çatısı altında yapılan faaliyetlerin, batılı ülkelerde Masonluk çatısı altında yapılan faaliyetlerden farkları ve eksiklikleri konusundaki görüşlerini açıklamalıdır ki, burada bir sohbet ortamı doğsun ve böylece sadece forum üyeleri değil, bu forumu üye olmadan dışarıdan izleyenler de aydınlansın. Böyle bir konuyu açmak bence Türk Masonlarına saygısızlık yapmak demek değildir. Bu iş kişi isimleri vermeden, sadece söylemler/uygulamalar üzerinde durularak da yapılabilir.
Live long and prosper.


Mayıs 29, 2014, 10:17:55 ös
Yanıtla #59
  • Ziyaretçi

Sayın ADAM ve Sayın Spock, endişelerimi/merakımı/sorularımı/düşüncelerimi aydınlatan cevap ve görüşleriniz dolayısıyla teşekkür ediyorum. Sayın Spock hoşbuldum, sizlerle bir arada bulunmaktan ve karşılıklı fikir alışverişinde bulunmaktan mutluluk duyarım.

Sayın ADAM ve Sayın Spock dediklerinizden yola çıkarak aslında benim endişelerimin de bir bütün olması yerine belki de değişik Mason örgütlerinden beni bu endişeye sevk eden ve dolayısıyla belki de çalışma, faaliyet alanında yetersiz veya belki biraz özensiz kalan veya bir şekilde insanı bu düşünceye sevk eden loca/örgüt üzerinde daha çok yoğunlaşması gerektiği çıkarımını yapıyorum. Tabiki bu düşüncelerimi pek paylaşabileceğim kişi olmadığından, dışarıda ulu orta konuşulacak konular da olmadığından ve de bu süreçte endişemi gideremeyişimden belki de bu endişe içimde birike birike büyüdü ve belki ondan dolayı büyük bir endişeymiş gibi bir hal aldı sanıyorum. Hatta belki de bu endişeyi doğuran sebep aslında ileride endişemin ne kadar boş olduğunu anlamamı sağlayacak bir şey bile olabilir. Yani mevzubahis durumla ilgili locanın/örgütün vs hiç sorumluluğu da bulunmayabilir veya kişi kaynaklı da olabilir localardan bağımsız olarak. Buna göre gözlemlerimi tekrar gözden geçirmenin doğru olacağı ve bu süreçte aklıma takılanları sizlerle paylaşmak için yine bu başlıkta dile getirmeyi düşünüyorum müsadenizle.

Sayın Spock dediğiniz gibi ve Sayın ADAM'ın da bahsettiği hususlarla birlikte daha geniş bir süreç içerisinde endişelerimin de kaynağına inme fırsatı buldukça bu başlıkta paylaşımlarıma devam edeceğim. Hem Sayın Adam hem Sayın Spock'a değerli fikirleri ve kanaatleri için teşekkürü borç bilirim.





 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
Bana göre masonluk

Başlatan goksel475 « 1 2 » Bana Gore Masonluk

12 Yanıt
7431 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 09, 2009, 10:41:11 öö
Gönderen: erdal
0 Yanıt
2692 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 07, 2010, 01:52:48 öö
Gönderen: R.e.S
2 Yanıt
3176 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 14, 2011, 01:34:17 öö
Gönderen: Leo - Franz
1 Yanıt
2939 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 20, 2011, 02:08:52 ös
Gönderen: Hacamat
2 Yanıt
7651 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 24, 2011, 03:20:19 ös
Gönderen: burak2235
3 Yanıt
6823 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 17, 2012, 01:43:04 ös
Gönderen: NOSAM33
15 Yanıt
5059 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 26, 2014, 04:37:28 ös
Gönderen: ADAM
Bana göre masonluk

Başlatan hayalet « 1 2 3 4 5 » Bana Gore Masonluk

40 Yanıt
10665 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 05, 2014, 12:49:24 öö
Gönderen: Kadim
0 Yanıt
1533 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 15, 2014, 07:56:19 ös
Gönderen: mbulut
7 Yanıt
3644 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 29, 2015, 10:38:15 öö
Gönderen: Risus