Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Mimar Sinan'in Mezardan Cikarilan Kafatasi  (Okunma sayısı 7093 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 26, 2008, 12:37:00 ÖS
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1668



Mimar Sinan'ın mezarı ırkçılığın cazibesiyle açılmış içinden kafatası çıkartılmış ve kaybedilmiş.”Nasıl olur?” mu diyorsunuz, o zaman okuyun!

Mimar Sinan. O sadece Osmanlı-İslam Medeniyeti’nin değil insanlık tarihinin yetiştirdiği en büyük mimarî dehalardandır. Fakat gelin görün ki bu dehanın mezarı, ırkçılığın cazibesiyle açılmış içinden kafatası çıkartılmış ve kaybedilmiştir.”Nasıl olur?” dediğinizi duyar gibiyim. Ben de ilk duyduğumda benzer bir tepki vermiştim. Mustafa Armağan bu olayı anlattığı dostlarının gözlerini faltaşı gibi açıp : “Bu milli ayıbımızı lütfen yazma. Yetmişiki millete bir daha rezil olacağız yoksa” dediğini aktarır. Ve şöyle cevap verdiğini söyler: “Hayır rezil olmayacağız. Asıl bu işin peşini bırakıp gerçeği öğrenmedikçe ve kafatasının nerede olduğunu bulmadıkça insanlığın yüzüne bakamaz hale geleceğiz” (1)

Vakıa şudur: 1935 yılında Türk Tarihini Araştırma Kurumu’nun (Bugün, TTK) seçtiği bir heyet huzurunda Süleymaniye Camii’ nin yanındaki türbesinden kemikleri çıkarılır Mimar Sinan’ın. Tabii geçen 350 yılın tesiriyle iskeletin büyük bir kısmı bozulmuştur. Dönemin ırkçı anlayışı uyarınca kafatası incelenir. Türk ırkının özelliklerine uyduğu anlaşılınca memnuniyetle mezar kapatılır. Ancak kafatası kurulacak Antropoloji müzesinde muhafaza edilmek üzere heyet tarafından alıkonulur.(2)

Mustafa Armağan’ın İbrahim Hakkı Konyalı’dan (3) naklettiğine göre, 1940′larda bu hadiseden habersiz olarak türbeyi restore edenler mezarı açtıklarında Mimar Sinan’ın iskeletinde kafatasının olmadığını görünce telaşe kapılırlar. Araştırma yapılır ama nerede muhafaza edildiği tespit edilemez. Koca Sinan’ın kafatası sırra kadem basmıştır. Mustafa Armağan merak edip bu müzeyi araştırmış. Türk Tarih Kurumu yetkililerinin ve İstanbul Kültür Müdürlüğü’nün böyle bir müzeden haberi olmadığı gibi, Sinan’ın kafatasının kayıp olduğundan da haberi yokmuş.Daha sonra bir süre Prof. Kansu’nun odasında böyle bir müze oluşturulduğu bilgisine ulaşmış ama müzenin akibeti meçhulmüş. Armağan, Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde olabileceğini söylüyor, Kansu’nun ve Afet İnan’ ın çocuklarının yardımını umarak..

Üstelik bu şekilde mezarından kafatası çıkartılan yalnız Mimar Sinan değil. Mustafa Armağan’ın aktardığına göre 5 Ağustos 1935 günü yayınlanan Cumhuriyet Gazetesi’nde Kültür Bakanlığı tarafından öğretmenlere gönderilen bir genelge yayınlanır:

Eski mezarlardan çıkacak olan Selçuk, Danışmend oğullarına ait kafataslarını İstanbul’a Antropoloji Müzesi’ne göndermeleri…

Mustafa Armağan bu satırları aktardıktan sonra ekler:

”Başka bir deyişle bugün mevcut olmayan, kurulmadan kayıplara karışmış bu müzeye kimbilir kaç tane devlet büyüğümüzün kafatasları gönderildi? Ve bugün kimbilir neredeler? Toprağın üstünekilere sahip çıkmadığımız gibi ne yazık ki altındakilere de sahip çıkmayan bir garip milletiz vesselam!”

Her okuduğumda gülmekle ağlamak arası bir hâl aldığım bu hadise nasıl izah edilir, neye te’vil edilebilir bilemiyorum. Bildiğim birşey varsa o da, bu hadisenin çok çirkin ve bize -dile kolay- 364 muhteşem eser bırakan Koca Sinan’a yapılmış çok büyük bir ayıp olduğudur. Armağan’ın söylediği gibi; Bir insanın sağlığında kafasını kesmekle öldükten sonra mezarından çalmak arasında ne gibi bir fark var? Çok umudum yok gerçi ama inşaallah bir gün -eğer bir yerlere atılıp parçalanmadıysa- bir deponun köşesinde, bir sandıkta Mimar Sinan’ın kayıp kafatası bulunur da bu ayıbı temizleme şansımız doğar.

1.Mustafa Armağan / Osmanlı Tarihinde Maskeler ve Yüzler / Timaş Yay.2.Bsk.2005 S.43

2.Age / Nakledildiği kaynak :5 ve 6 Ağustos 1935 tarihli Cumhuriyet Gazetesi.

3.Age / Nakledildiği kaynak :İ.Hakkı Konyalı / Mimar Koca Sinan / İstanbul 1948

derindusunce.org


Ocak 04, 2010, 06:34:28 ÖS
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

Guzide ulkemizde arastiracak, yazilacak, ispatlanacak baska hicbir sey kalmadigindan dolayi bu tur calismalar yapiliyor hakli olarak..
Bir de insan sormadan edemiyor; hani tamam, actiniz, baktiniz aradiginizi buldunuz ya da bulamadiniz.. Aldiginiz seyleri yerine koymayi ogretmediler mi size? Ayip midesem? Komik mi desem? Yoksa utanc verici mi? bilemedim gercekten..


Ocak 04, 2010, 06:52:44 ÖS
Yanıtla #2
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 300
  • Cinsiyet: Bay



Ocak 05, 2010, 03:45:18 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

Böyle büyük bir insana ve onun yoldaşlarına, sonra da tüm insanlığa yapılmış çok büyük saygısızlık, çok üzücü.. Umarım biran önce bu saygısızlık düzeltilir..


Ocak 05, 2010, 06:43:14 ÖS
Yanıtla #4

İnsan zekasını en iyi somut ifade eder. Soyut konuştuğunuzda sizi çok kolayca deli zannedebilirler. O kadar olmasa bile değeriniz bilinmeyebilir. Bunu bilgili kimseler de salt kafa konforu sağlamak için yaparlar. Ama ortaya bir yapı, bir ürün koydunuz mu, o yapıyı ayakta tutan ince hesapları görmezden gelemez kimse. Cahil, belki yine ilgisiz durabilir, fakat bilgili olan kimsenin artık gerçeği örtecek gücü yoktur. Çalışma disiplini ve bu disipline eklenmiş bilgi, yaratıcılık, üretkenlik görmezden gelinemez. Mimar Sinan da benim gözümde böyledir. Osmanlı devletine refakat etmiş birkaç vezir de belki bu tarihe eklenebilir. Fakat Newton çapında saygınlığı vardır gözümde.

Kafatasının çalınmış olup olmamasının kendisine yönelik bir kötülük veya iyilik olduğunu zannetmiyorum. Bu çalan kişinin ahlaki durumunu ilgilendirir. Mimar Sinan'a yapılmış kötülükler çalınmış kafatasından ziyade, onun birikimini yeni nesillere taşıyacak bir ekol geliştirememiş statik yapımızda aranmalıdır.

Toplum olarak bir bilimadamının değerini bilmeyi bilmiyoruz. Asıl ayıbımız burada. Biz,  üstünlüğü bilgide değil, toplum tarafından kabul görme (kahramanlık) olarak algılıyoruz. Kendimizi feda ederek göstermek olarak algılıyoruz. Biri iyi bir şey mi yapmış? Öğrenme aşkımız yok. O iyinin "tarafında" olma alışkanlığımız var. Biri bir şey mi başarmış? "Hey maşallah!". Bu kişiye bir saygısızlık mı yapılmış? "İzin ver ya sultan, kellesini kapıp getireyim onun!" Kısacası, işin "bilgi"sinde değiliz; işin daima siyasetindeyiz. Varolanı koruma ve kötülüğü yıkma üzerine bir değer anlayışımız var. Hala yeni olandan korkuyoruz, ortaya bir şey koymayı sevmiyoruz. Koyana da kötü bakıyoruz. Bugün dahi Türk entelijensiyasının çok zevk duyduğu şey tek adam kültüne perestiş göstermek. Böylelikle daha kayda değer bir şey yaptıklarına inanıyorlar. Tarafında ol ve koru. Bu kitlenin içinden hiçbir zaman yeni bir Atatürk çıkamaz. Yeni bir Mimar Sinan'ın da çıkmayacağı gibi.

Bence asıl bilgiye yapılmış ve dolayısıyla Mimar Sinana yönelik olan kötülük burada.

Onun kafatasını ölçmek isteyenler de Türk olduğunu öğrenmek istemişler. Biliyor çünkü Türk değilse saygı göstermeyecek. Hem laf aramızda Mimar Sinan çok büyük bir ihtimal anne tarafından Ermenidir. Ve gen benzerliği bakımından (dolayısıyla dış görünüş bakımından da) Türklere en çok benzeyen uluslardan biri Ermenilerdir. (Diğeri de Rumlar =) )

« Son Düzenleme: Ocak 05, 2010, 06:45:40 ÖS Gönderen: popperist »
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Ocak 27, 2010, 08:23:12 ÖS
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi

Çok vahim bir durum böylesine büyük bir rezillik bırakın gelişmiş ülkeleri üçüncü dünya ülkelerinde bile olmaz.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
3 Yanıt
10057 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 12, 2010, 05:35:50 ÖS
Gönderen: Texan
8 Yanıt
9075 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 19, 2009, 08:58:49 ÖS
Gönderen: cardiffmonster
16 Yanıt
16806 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 13, 2011, 10:39:41 ÖÖ
Gönderen: Genius Loci
2 Yanıt
4217 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 04, 2011, 02:01:17 ÖÖ
Gönderen: dogudan
0 Yanıt
2563 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 16, 2011, 12:12:20 ÖÖ
Gönderen: shakespeare
3 Yanıt
5687 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 03, 2011, 02:46:29 ÖÖ
Gönderen: Mozart
3 Yanıt
2536 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 08, 2012, 09:04:51 ÖS
Gönderen: moonlight
2 Yanıt
2819 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 24, 2013, 10:13:22 ÖÖ
Gönderen: ADAM
6 Yanıt
4647 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 18, 2016, 12:38:15 ÖS
Gönderen: mbulut
0 Yanıt
914 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 16, 2015, 09:52:05 ÖÖ
Gönderen: MEDUSA