Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Bu kargaşa, nereye gider?  (Okunma sayısı 1421 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 06, 2008, 05:10:30 ÖÖ
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 202
  • Cinsiyet: Bay

Sanıyorum, şiir yerine deneme demek daha doğru olur. Umarım doğru yere açmışımdır.

06. Ekim.2008 Pazartesi  tarihinde yazdığım günlüğümün bir sayfasından, birşeyler paylaşmak istedim.

Bu kargaşa, nereye gider?

Çok sesli bir ahenk ile renk, renk hüznün camekânından sızarak, meşk etmesine dem salarsın bazı geceler. Hani biraz kopuzlu, biraz nefesli ve biraz da kemanlı bir ruh halinde, yanık ve içli bir şeyler icra etme gayretindesindir. Bakarsın, bakarsın ve yıllar sonra halen bakıyor olursun. Yüzüne, az biraz yorgun coğrafyanın izleri yer, yer sağanak dokunuşlarla yer eder. Görenler; “kime acaba bu icabet?” der. Az biraz da içerlersin… Çünkü Hüzzam makamının sabahına, saba’ya yüz tutar her şey.

Neden konduramazsın kendine?  Neden susma eylemi içerisinde olursun? Neden, neden?



Neden her şey yine biraz daha müziğe dönüşmeye başlar? Kalbinin tam orta yerine, bir bıçak saplanmışçasına acıtıverir seni. Sen ki! Geniş bir zaman diliminde melodik cam kırıklarını müziğinle anlatma eylemi içindeydin.

Evet, bu doğru! Halen anlatmak isterim. Fakat üzerinden uzun yıllar geçtiğini bildiğin bir ömürlük sayfa için, bir şeyler yazma çabasına girmek, hiçte kolay olmaz! Mesela; Kokunu hissedebilirsin her yaşın deminde olduğu gibi, halen bakabilirsin umutla ya da duyabilirsin. Fakat bir daha asla dokunamazsın! Tadamazsın! Yeterince hayal edemezsin! Ettiklerinin yerine de yenilerini çoktan gelmiştir. Elindeki tek artı, bazen kendi gerçekliğindir.

Nidaların aşk ile şevke geldiği ve kadehlerin zevk-i sefa edilerek içilmeyi bırakıp, kırılmış şarap bardakları üzerinde nasırlaşmış insanlara, “nasıl oluyor da sizler halen kanatmadan yürüyebiliyorsunuz?” diye kolay, kolay soramazsın! Çünkü zamanında, gereğince sende o gerçeklerin içinde az biraz dans etmişsindir. Durmak zorundasındır.

Bir yaşam ki düşün! Üzerinde sayısız sofralar kurulmuş ve yine de yaşamsal bir yaklaşımla; “hani başkalaşım diyorlar, devran budur!” diyorlar da, “kime diyorlar?” Demeden kabullenebilmişsin bazı şeyleri.

…Susma konuş!

Ama kendine bile itiraf etmekten kaçınıyorsun.” Öyle değil mi?

Hülya’dan sonra sende de konuşacak derman kalmadı mı yoksa? Bu kadar mı usandırdılar seni? Yoksa sende mi sarhoştun o akşam?



Artık bu kadar karamsar olma! Az biraz da tebessümle bak bundan sonrasına. Zaten durman gereken nokta cilveli, cilveli çaldı kapını. Hani bazı inanmalar, melek diyor işte öyle…  Şimdi biraz daha sus ta bırak bari bugüne kadar yaptıkların devam etsin seni anlatmaya.

Sevgiler
M. Egemen DERVİŞOĞLU
« Son Düzenleme: Ekim 06, 2008, 05:14:52 ÖÖ Gönderen: lsleo »


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
kaos,kargaşa,karmaşa

Başlatan monasis « 1 2 » Felsefi Sorular

14 Yanıt
8236 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 06, 2008, 03:16:01 ÖS
Gönderen: Original Life
0 Yanıt
2282 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 15, 2007, 06:40:30 ÖS
Gönderen: Draug
9 Yanıt
4666 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 23, 2008, 01:38:41 ÖÖ
Gönderen: TMCW
16 Yanıt
6003 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 11, 2007, 08:37:07 ÖS
Gönderen: bilmeliyimgalilei
2 Yanıt
2779 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 04, 2011, 03:47:54 ÖS
Gönderen: Mustafa Kemal
10 Yanıt
7781 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 27, 2015, 01:49:41 ÖS
Gönderen: Alşah
0 Yanıt
1509 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 30, 2011, 12:27:02 ÖÖ
Gönderen: inanç
8 Yanıt
3503 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 28, 2012, 12:24:49 ÖS
Gönderen: Masor1976
2 Yanıt
1720 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 14, 2013, 05:58:30 ÖS
Gönderen: ozkann
0 Yanıt
1093 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2015, 04:21:45 ÖÖ
Gönderen: Risus