Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Sizce terör nasıl biter?  (Okunma sayısı 7179 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 12, 2008, 02:48:26 ös
  • Ziyaretçi

Bu forumda daha önce Türklük kavramı sosyal konular ve tarihten çokça bahsettik, her fikirde hemen hemen, kaliteli bir yazar topluluğu var en azından araştıran kişiler burada sizce yıllardır bizleri canlarımızdan eden ülkemizin birlik bütünlüğüne kast etmiş bu terör nasıl sonlanır.

Bence önce terör kavramından başlıyalım ve ülkemizde yaşanan bu olaylara tarih penceresinden tarafsızca yaklaşalım herkez şapkasını önüne koyup sağlıklı bir şekilde düşünürse ortaya bir fikir açılımı bir tartışma ortamı çıkarmış olabiliriz.

Üyelerin fikir ve görüşlerini şimdiden merak ediyorum..

Saygılarımla...


Ekim 12, 2008, 02:52:24 ös
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

TERÖRÜN TANIMI     

Terör, kavram olarak, Türkçe’deki karşılığı ile “korkutma, yıldırma” ve tedhiş anlamına gelmektedir. Ancak bu korkutma, yıldırma ve tedhiş, yoğunluk olarak oldukça büyük çaplı ve birey ya da bireylerin ruhsal yapılarını birden bire kaplayan korku durumunu ve şiddet halini ifade etmektedir.


Günümüzde çokça kullanılan bir terim olmasına rağmen terörün ortak kabul görmüş bir tanımı bulunmamaktadır. Konu ile ilgili birçok tanım yapılmış, ancak uluslararası arenada ortak bir kavram üzerinde birleşilememiştir. Bunun nedeni de bir tarafın terörist ilan ettiğini, diğer tarafın özgürlük savaşçısı olarak nitelemesidir.

Terör, tanım olarak, insanları yıldırmak, sindirmek yoluyla onlara belli düşünce ve davranışları benimsetmek için zor kullanma ya da tehdit etme eylemidir.

Terör, büyük çaplı korku veren ve bireylerde yılgınlık yaratan bir eylem durumunu ifade ederken; terörizm, siyasal amaçlar için mevcut durumu yasadışı yollardan değiştirmek amacıyla örgütlü, sistemli ve sürekli terör eylemlerini kullanmayı bir yöntem olarak benimseme durumudur.

Terörizm; siyasal hedeflere ulaşmak için toplumun demokratik ikna ve eylem yoluyla barışçı davranışına karşı, hukukun üstünlüğü ve devlet otoritesini tanımayan, güçsüzlüklerini gizlemek için demokratik otoriteleri kitlelerden kopararak halka karşı şiddet kullanmaya yöneltmeyi amaçlayan, kendi güç ve doktrinleri ile sağlayamadıkları halk desteğini ve ayaklanmasını sağlamak için tarihsel görevlerinin olduğuna inandırılmış çeşitli unsurlardan oluşan ve uluslararası destek gören örgütlerin, tahripkar silahlarla donanmış olarak gelişmiş taktikler kullanan, insanlığı hakir gören, ahlaki hiçbir temeli bulunmayan siyasi hedeflere ulaşmak için insan hayatını hiçe sayan, masum insanları hedef alan ve hiçbir savaş kuralı tanımayan, geleneksel politik suçlardan farklı, metodik, örgütlü, sistematik, öldürme, kaçırma, korkutma ve tahrip eylemleridir.

12.04.1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ise terörü şöyle tanımlamaktadır:

“Terör, baskı, cebir, şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyeti’nin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemlerdir.”

Burada yapılan tanımlama, her ne kadar terör tanımı olarak verilmiş olsa da asıl vurgulanan terörizmdir. Çünkü terörizm kavramına bakıldığında genellikle şiddet ve dehşet olgularının birleştiği siyasal içerikli ve kurulu bir düzene-sisteme yönelik amaçlı eyleme verilen ad olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hukukçu Sulhi DÖNMEZER ise terörü; şiddetin sosyal, ulusal, ırksal, dinsel, fesat çıkarıcı ve benzer diğer maksatlarla ve diğer sosyal sınıflar arasında çatışma, savaşa tahrik etmek üzere planlı ve hukuk dışı olarak kullanılması olarak tanımlamaktadır.

Büyük Larousse sözlük ve ansiklopedisinde terör; “Bir gücü, bir iktidarı zorla kabul ettirmek amacıyla sistemli bir biçimde şiddet kullanma, yıldırma, tedhiş” olarak; terörizm ise; “bireylerin ya da azınlıkların şiddete dayanan ve kişilere mallara ya da kurumlara yönelik siyasal eylem, bu şiddet eylemlerinin tümü” olarak tanımlanmaktadır

Terör ve güvenlik sitesinden alınmıştır...


Ekim 12, 2008, 02:56:58 ös
Yanıtla #2

Haklisin; simdiye kadar dunya genelinde ( sadece ulkemizi kastetmiyorum ) Teror konusunda ozellikle CIA cok basarili performans sergilemistir. Bitmeyecek bisey degil yani ;)
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Ekim 12, 2008, 03:10:55 ös
Yanıtla #3

Oncelikle kendi fikirlerimi su sekilde belirtmek isterim:

Ornegin iki taraf arasinda bir anlasmazlik vardir ve bu sorunun oyle ya da boyle eninde sonunda cozumlenmesi gereklidir. Siddet ve baski unsuru kolayca basvurulan yontemlerden biri oldugu icin cogunlukla sonuc vermez. Bariscil yontemlerle sorunu hallederek ana kaynagina inme metoduyla her iki taraf arasindaki anlazmazliklarin sorunsal bazda giderilebilinecegini dusunuyorum. Sadece ulkemizi kastetmiyorum, salt teror bazinda da dusuncelerimi dile getirmiyorum. Olaya genis acidan bakmaya calisiyorum. Soyleki;

İki Insan dusunun ve aralarinda bir sorun meydana gelmis. Hakli ya da haksiz bilemiyorum ama sonucta bir tarafi hakli bir tarafi haksiz olarak dusunursek hangi tarafin hakli olabilecegi konusunda neye ve kime gore baz alindigi olcuttur. Bunun yanisira karsindaki Insani her halukarda tanimak zorundasin. Tanimamaya devam ettigin surece hem kendini rahatsiz eder hem de sorunun uzun uzadiya devam etmesine paralel olarak seni bir hayli skbogaz edecektir.

Aramda bir problem olan Kisiyle bu cocuk dahi olsa ( misal olarak veriyorum; cocuk diye onu onemsememek sacmaliktir, ben buyugum diye boburlenip de kendimi bisey sanmak da .. cunku benim de buyuklerim vardir ;) ) aramda bir sorun varsa bunu ilk basta halletmeye calisirim. Cunku sonucun beni nereye dogru goturecegini bilemem. Durum aleyime de donusebilir. Bunun icin temkinli davranmak zorundayim. / Isa, bir Sozunde; dusmaninla daha yoldayken anlas yoksa mahkemeye gittiginde durum degisebilir ! aklima geldigi kadariyla ozetledim ama bence de en mantiklisi budur (:

Ulkeler arasi savas ve askeri platformda yetersiz bilgiye sahip oldugum icin Sayin Amurda; affiniza siginarak kendi dusuncelerimi bireysel bazda dile getirdim.

Degerli Paylasimlar,
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Ekim 12, 2008, 04:14:32 ös
Yanıtla #4

Hazir aklima gelmisken sunu da paylasmak isterim :) yoksa devamini getiremedigim icin ya da konuya gereken acikligi yapamadigimdan kendimi bir hayli huzursuz edecem.

Sunu da bilmemizde yarar vardir, Sevgili Amurdad;

Kisi ne olursa olsun karsi tarafa dair urettigimiz menfi dusunceler bizi bogma derecesine getirebilir. Dusmanima besleyecegim negatif duygularin bana geri donme ihtimalinin % 99 oldugu dusunulurse hatta buna direkt olarak %100 diyecem ancak gecen zamanin gidisatina bagimli olarak aninda ve otomotikman gerceklestirilmesi olayini hesaba aldigimda bir onceki yuzdelik oranima gore degerlendirmem soz konusu oldugundan, karsi taraf hakkinda asagilayici, kucuk dusurme ve alayvari gibi hususlar sergilendiginde otomotikman size karsi biranda yukseltecektir. Siz ne yaparsaniz yapin her olumsuz davranis size buyuk kayiplar verdirecektir. Baris ve Kardeslik icersinde yasamayi ogrenene dek, bu boyle surup gidecektir. En sonunda ise kotuler birbirini yok etme pozisyonuna gelecektir.

Bakiniz belki Konuyla bir ilgisi yoktur ama derinine dusundugumuzde Evren 'Sevgi' uzerine kuruldugundan dusmanimizi bile bagrimiza basmayi ogrenmemiz gerekmektedir. Bu arada Sayin Tansu Hanim'in cok guzel bir soylemi ile sozlerimi bitirmek istiyorum:

Ya ogrenecegiz, ya ogrenecegiz :)     

Baska caremiz yok Arkadaslar..
« Son Düzenleme: Ekim 12, 2008, 04:16:59 ös Gönderen: Sevil »
הדבר היחיד לשמור על אנשים בחיים הוא אהבה וכבוד

Aimer et être aimé c’est sentir le soleil des deux cotés.

«Ոսկե Տարիքը - Փոթորիկները, չի կարող կանխել մարդիկ սիրում են ծովը.


Ekim 12, 2008, 05:19:10 ös
Yanıtla #5
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 211
  • Cinsiyet: Bayan

Terör tanımı ülkeden ülkeye farklılık gösterse de , sanırım en yoğun ve keskin tanım , bunca kayıp yaşamış ve yaşamakta olan insanımızca yapılacaktır. Bazen , kişi olarak veya topluluk olarak veya ülke olarak birşeyi defalarca ve defalarca ve farklı biçimlerde dile getirirsiniz ancak mesajınız , muhatabınızın algıladığı kadardır .

Bu muhteşem ülkenin üniter yapıda olduğu ve sonsuza dek üniter kalacağını devlet hukuki , sosyal , askeri ve siyasal zeminlerde ifade ediyor ancak algılanmadığı anlaşılınca ve saldırıya maruz kalınca devlet bu mesajı karşı atakla yeniden ve yeniden ve yeniden ifade etmek zorunda kalıyor. Bu konu tıpkı "laiklik" konusunda olduğu gibi süregidiyor bence . Ülkenin iki ekseni üniter yapı ve laiklik ;  bu iki ana ilkeye saldırıldığında , bu ilkeler o kadar kuvvetli ki , saldıran , karşıya verdiği zarardan çok daha fazla hırpalanıyor bu iki duvara çarparak .

En anlaşılmaz olanı ise , bilindiği gibi , aynı metodu deneyerek "farklı sonuç alınabileceği beklentisidir." Çok bilindik bir ilke daha vardır : Hınçla ve saldırarak  birşeyi istediğinde  , alamaz insan , hatta bu tavırla haklıyken haksız konumda bulur kendisini  . Saldırı sürdüğüne göre , üniter yapının değiştirilemeyeceği tam algılanamamış demek ki . Saldırı sürdüğü sürece de bu saldırılardan alınacak sonuç da aynı olacaktır , kayıp ve üniter yapı duvarı , kayıp ve üniter yapı duvarı . ..

Ne zaman ki silah susar , o zaman karşılıkli dinleme - anlama -iyileştirmeler yapma aşamasına varılabilir .  Uzlaşı noktasını yakalamadan önce konuyu çok boyutlu ele almak gerekli , günümüzün şehit anneleri ile Çanakkale Şehitleri'nin anneleri aynı hissiyat içinde değildir . Çanakkale'de vefat oldu ama çok özel ve anlamlı bir sonuç alındı , ancak hergün izlediğimiz şehit yakınlarına baktığınızda , insanımızın artık pek "vatan sağolsun" demediği rahatça görülüyor . İdam cezası geri gelmediği ve bu infaz teşhir edilmediği müddetçe  artık hiç "vatan sağolsun" demeyen kamuoyu çok tehlikeli bir sessizlik içinde bekliyor olacaktır.

Hukukçu olmadığım için sadece herkesin bildiği genel bir hukuk ilkesini anarak devam edelim : her zaman azmettirmek , uygulayıcı olmaktan daha ağır yaptırımlara sebep olur , ancak Türkiye'nin yaşadığı temel problem "özgürlüklerin" ABD'den getirtilmesi ancak bu özgürlüklerin uygunluğunun denetlenmesinin Avrupa Birliği'nden ithal edilen hukukla yapılmaya çalışılmasıdır. Avrupa ve Amerika'nın bu konudaki sistemleri hiç örtüşmemekte ve böylece biz getirttiğimiz "özgürlükleri" uygun hukukla denetlettirememekteyiz . 

Bugün dünyanın en ileri demokrasisi kabul edilen ABD'de hala son derece sistematik ve rahat biçimde idam cezası uygulanıyor. Evet , infazın biçimi eyaletten eyalete değişkenlik gösteriyor ama nihayetinde bu ceza var ve bu nedenle ABD kamuoyunda ADALET duygusu mevcut . Üstelik infaz , kamuoyuna teşhir dahi ediliyor . Hemen her konuda ABD güdümünde hareket eden Türkiye'nin hukukta ABD'yi örnek almaması işte bu açmazı ortaya çıkartıyor. İdamın kaldırılmasıyla insanımızın tüm adalet nosyonu yerle bir olmuştur. Azmettirici hayatta tutulduğu sürece , gerçek bir uzlaşı yakalanamaz. Çünkü şu an kamuoyu , azmettiricinin bir "ceza halinde" olmadığını görüyor ;  dahası  kendisine çok konforlu koşullarda ve hepimizin vergileriyle 5 yıldızlı azmettiricilik yaptırıldığı düşüncesi , şehit sahiplerinde çok yoğun bir kin duygusunu hep canlı tutmakta .

Bir problemi "makyajlarla" ve geçici metotlarla "idare etmek" her zaman sorunu büyütür. Azmettirici yok edilip , sonrasında beraberce masaya oturulup sosyo-kültürel ve ekonomik alanlarda , genişletilmiş haklar ele alınmalı . Çünkü büyük şehirlerde plaza siyasetçiliği yapılarak sonuç alınamayacağını hayatımda ilk kez ülkemizin Güneydoğu'suna gittiğimde gördüm . Oradaki yapı , imkansızlıklar , çıkış gözükmemesi insanları istemeyerek teröre bulaştırıyor. Orada öyle manzaralar ve durumlar gördüm ki , kendi kendime "eğer bu durumda olsaydım belki ben de teröre hizmet ederdim." diye düşünmeden edemedim.

Öyle ya , siz , biz , niçin terörist değiliz ? Kendimizi ifade edebiliyoruz , eğitim , barınma , gelişim , kariyer, değerli olma duygusu , çevremiz , sanat, spor ...hayatın her alanında payımıza düşeni ama az ama çok almış olduğumuz için . Tüm bu koşulların aksini düşündüğümüzde , farklı koşullar insanları farklılaştırır ilkesini aklımızda tutmalıyız bence .  Bu nedenle cezalandırma sadece azmettiriciyle sınırlı kalmalı ve istemeyerek teröre bulaşmak durumunda kalmış insanların yaşamlarını iyileştirme yönünde alternatifler geliştirmeliyiz .  Ancak silah susmadığı için  o aşamaya bir türlü gelemiyoruz .   

Saygılarımla
Quality has no fear of time ..


Ekim 13, 2008, 12:10:07 öö
Yanıtla #6
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 353
  • Cinsiyet: Bay

Soruya tek kelime ile cevap vermek yetecektir; BITMEZ.

Sebebine gelince, teroru yaratan, besleyen, destekleyen ve kullanan basit hayalperestler degildir. Bu dunya uzerinde uyusturucu ticaretini de, teroru de, insan ticaretini de yonetenler Gizli Servislerdir, dolayisi ile devletlerdir. Kimse, hele iletisim ve teknoloji bu kadar ileri iken kendi kendine bir hayaln pesine dusemez, para gereklidir, destek gereklidir, lojistik gereklidir vs. Bin Ladin'i yaratan ABD'dir, sonra Rusya'ya kaptirmistir, ya da bilerek ve isteyerek birakmistir, ki 11/9 gibi cesitli konularda bahanesi olsun. Bizim cografyamizdaki teror belasi icin de bilinen ve soylenecek cok sey var ama burasi maalesef yeri degil.

Sonuc olarak, dunya uzerinde hegamonya kurma istekleri, guc savaslari, enerji koridorlarinin kontrol edilme istegi, kutup olma gereksinimi gibi konular bitmedikce ki bitmesi imkansizdir, teror de bitmeyecektir. Dikkat edilecek olursa, 21.yuzyilda sicak savaslar bitmis, yerine teror kullanilarak rakiplerin baslarina bela sarilmasi, ekonomik olarak zayiflamalari ve disa bagimli hale gelmeleri gibi bir yontem kullanilmaya baslamistir, bu bir YONTEM'dir.

Insanlarin bir hic ugruna olmedigi, aydinlik yarinlar bizlerin olur umarim.

Sevgi ve Saygilarimla,
 
Bakmak yetmez, gormek gerek...


Ekim 13, 2008, 12:11:45 öö
Yanıtla #7
  • Ziyaretçi

 Bende birşeyler yazayım;
 Terör; ülkemiz için konuşursak etnik olanı ve dinsel olanıyla genelde karşı karşıya kalıyoruz.Sadece demek ki etnik anlayışta bir sorun yok dinsel anlayışta da bir sorun var.Konuya burdan bakarsak iki açılım var.
1)Devlet çok baskıcı ve insanlar teröre yöneliyor.
2)Şiddet bir olgu bizler bir arada yaşamıyoruz.
İlk şık için şunu demek isterim evet bazı hak ve hurriyetler az olabilir devlet baskıcı olabilir ama direk bizleri teröre bulaştıracak bir ortamın olduğunuda düşünmüyorum.
İkinci şık bence çok geniş burda sömürülen insanlar bu kötü olaylardan nemalanan bir üst sınıftan bahsetmek mümkün.İşte burda şuna dikkat çekmek isterim bu şiddet olayların tabanı var mı eğer varsa haksız bile olsa buna en açık Sırbıstan Bosna örneğidir ordada bence bir terör vardı o zaman şiddet kendine meşru bir zemin bulmuştur.Demokraside kabaca tabir edersek çoğunluğun hükümdarlığıdır,gücün saltanatıdır.Çoğunluk şiddet eylemi içindeyse bu bir ayaklanma diye tabir edilen özgürlük mücadelesine dönüşür.
Bizler bu devleti doğu-batı bir kurduk kuzey güney bu topraklarda bir ırk ve düşünce bugun Amerikanın Irakı işgali gibi gelmedi aynı şekilde Laiklikte böyle gelmedi karşı çıkanlar olsada zamanında bunlar bir genellik teşkil etmedi.Demek istediğim şu bu topraklarda bir işgalci kuvvet aramak tarihi yalanlamaktır.
Bu sorun bu açıdan bakıldığında bile şiddet kısmını görmezden gelerek o kör kadın çocuk katleden kısmını görmesek bile bu kanlı eylemlerin haksız olduğunu gösterir.Zamanla büyüyen terör insanlar arasında uçurumlar açmıştır.Bu kısmınıda zararları bahsinde yazmak isterim.
Irk kavramı ve dinsel seçimler her insanda farklı bu özgürlükleri kazanmak elbetde çok önemli ama özgürlük başka insana zarar verdiğin yerde biter.Zaman ilerledikçe toplumun her katmanıda kendi payına düşen özgürlükten yararlanmalıdır.Bugun İranın büyük bölümü Türkmen ama bir ayaklanması ayrışması yok ona keza bir kürt ayaklanması var.Aynı şey Iraktada geçerliydi,Suriyede de var,ülkemizde de yani sorun Pkk terörü sadece bizim ülkemiz için ve ülke perspektifinden bakıp değerlendirmek yanlış olur.
Bu insanları bu yöne kanalize eden şey ne ise tampon oraya basılmalı.Dil sorunu mu var, evet ise bu cevap, bu çözülmeli.Başka bir şey ise o çözülmeli.
El kaide de yine global bir terör her ulkede var nerdeyse yani sorun musluman kimliğin ezilmesi ise bu yine çözülmeli neşter sorunun ortasına gelmeli.Ama ben burdan bakıp çok açık söyleyebilirim ki El Kaide 100%100 haksız nerdeyse.Bende müslümanım neden yolum şiddet değil.Bu iş değerlerin insanların sömürülmesinden başka bir şey değil.
Evet haklarını alamayan insanlar ve terör, belki zorbalıkla karşı karşıyalar ama dünyayı kurtarmak için insan öldürerek başlayanın vay haline.
Burdan devlet terörüne döneyim veya sistem terörüne maalesef burasıda iç açıcı değil yani terörün engellenmesi için yapılan insan dışı uygulamalardan vazgeçsek bile ki bunlarda çok acı ama devletlerde hizmet dışında bir baskı unsuru olarak yer alıyor.Elindeki imkanı en iyi en eşit şekilde kullanması gerekenler insanları kardeşliğe çağırması gerekenler dikta emirlerine devam edip çözülmesi gereken sorunları atlıyorlar.
Yani artık kökten dinci kökten ırkçı kökten kapitalist despot hiç bir düzen hiç bir fikir barışı ilerlemeyi getirmeyeceği açık bunun tam tersinide yapmak kendi sonunu hazırlamak oluyor.
Ben bir türk olarak bana dunyanın dayattığı kendini düşün gerisini boşver gömleğini red ediyorum.Bu da çünkü bir kimlik sorunu ama elime silah almıyorum.Böyle bir anlayış zaten küresel ısınma denen şeyle insanlık geleceğini karartmaya başladı bile.İşte sorun burda 2. madde yani şiddetin insanı olmamak.
Gelişi güzel yazdım çok kusur vardır af ola..
Saygılarımla...
« Son Düzenleme: Ekim 13, 2008, 12:16:05 öö Gönderen: amurdad »


Ekim 13, 2008, 11:19:18 öö
Yanıtla #8
  • Ziyaretçi

Hazır konuyu yakalamışken birazda özgürlük insan hakları savaş karşıtlığı olarak bilinen kurumlara değinmek isterim.
Böyle kurumların olması ülkemiz için son derece önemli hepimiz insanız ve temel hak ve hurriyetlerimizin farkında olmak,özgürlüğümüz için birşeyler yapmak bu kurumlardan faydalanmak ve iş birliği yapmak bizlerin çıkarına.Ülkemizdeki demokratik havanın oluşmasında öncülük etmeleride bizler için çok büyük avantaj.Ama gelin görünkü burda mevzilenen insanlar mevzilenmek diyorum ki hakikaten öyle bu yerlerde de bir kurum diktatörlüğü oluşmuş bizim sendikalarımızdan aşağı kalır yanları yok yani.Devletin egemen fikirine karşı olduklarını söyleyen bizlere öncülük etmesi gereken bu kurumlar A kişinin hurriyetini korumak istemekle B kişisinin acılarını görmüyorlar bile yani ne mi demek istiyorum son zamanlarda değişmelerini umsamda birer fikir diktasının altında ezilir olarak görüyorum onları.
İnsan hakları herkez için geçerli olan şeyler sizler politik olamassınız bir yerde şiddet varsa hepsini kınamalısınız ama onlarda öyle değil kendilerini konumlandırmışlar siyasi görüşlerinin altında eziliyorlar çünkü siz eçok kolay sayarım bu özgürlük isteyen insan hakkı deyen kurumların İslamcısı Ülkücüsü Bölücüsü Mezhepcisi var.Ne oldu şimdi ne mi oldu biz hak hukuk gümbürtüye gitti sivil toplum hareketi öldü.

Geçen savaş karşıtlarının sitesine girdim çok iyi bende savaş karşıtıyım ama ne buldum size anlatayım ordunun hatalarını yazıyor ama onlara saldıran bomba atan adamın hatalarını yazmıyor.Gerçek veya yalan birşeyler yapıyor ama kafası net değil hukuksuz bir örgütü göklere çıkarıyor ezilmiş gibi gösteriyor adamlar savaş karşıtı çıktılar anlıyacağınız ama terör destekçisi gibi olmuşlar.

Sol gazetelerde öyle çok sık girdiğim kominist bir partinin yayın organı yapılan terör saldırılarına yer vermiyor ülke çalkalanıyor millet yasta bunlar güncel haberlere devam kısa bir haberle geçiştirmişler.Am kuzey ıraka operasyon yapılırsa olmaz günlerce tartışılır.Devlet halk düşmanıdır.Denmedik laf kalmaz alttan alttan katil derler, çıkıp olmasın diyede avaz avaz bağırırlar saldırgan devlet ilan ederler.Ya terörist saldırdı pardon onlar gerilla der yani yok yazmaya gerek yok bomba koydular,bakalım kim koydu,karakol basıldı,devletin suçu,mayında korucular çocuklarıyla öldü,devlet politikası bu ne ya kardeşim bu nasıl sol bu nasıl özgürlük.Bahsedilen kardeşlik nerde,sosyalizm nerde o yüzden bu kısır beyinlerle iş yapılmaz.

Şiddete karşı çıkıyorsan hepsine karşı ol haksızlığa karşı çıkıyorsan hepsine karşı çık.Sırf başörtüsü yasağı delinsin diye kaç tane sivil toplum kuruluşu kuruldu biliyormusunuz.Olay budur benim ülkemde amaçlı kurulmuş insan hakları dernekleri sivil toplum kuruluşları.

Aynı şey devlet hata yaptığında eleştirmeyen örgütler içinde geçerli onlarında kutsal devletleri var,basın içinde geçerli ya işkence olmuş yazmazlar,bak kontra terör adına ne rezillikler oluyor,olabilir.Onlarda böyle işte.Hatta şunu söyleyeyim benim en sevdiğim sivil toplum hareketi son zamanlarda ergenekon oldu.Yalnız bunlar kurumsallaşamamışlar o.

İşte bu konu böyle uzar gözyaşı yine akar.Demekki olmuyor,eldeki maya bu.

Saygılarımla...



Ekim 15, 2008, 01:05:57 ös
Yanıtla #9
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 322
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Dino çok güzel yazmışlar,
Benim düşündüğüm buna nasıl engel olunabilir?


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
23 Yanıt
17683 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 03, 2010, 06:23:12 ös
Gönderen: shaGrot
18 Yanıt
8128 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 21, 2017, 04:17:02 öö
Gönderen: night manager
1 Yanıt
3085 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 23, 2007, 03:11:46 ös
Gönderen: ES
6 Yanıt
10328 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 08, 2014, 05:25:32 ös
Gönderen: Pilot
0 Yanıt
1733 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 31, 2010, 04:52:19 ös
Gönderen: amurdad
2 Yanıt
9028 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 06, 2010, 06:51:37 ös
Gönderen: popperist
25 Yanıt
14103 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 11, 2012, 02:28:17 ös
Gönderen: cerberus
0 Yanıt
3100 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 28, 2011, 04:35:08 öö
Gönderen: moonlight
4 Yanıt
3110 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 10, 2012, 09:54:26 ös
Gönderen: NOSAM33
10 Yanıt
4275 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 26, 2016, 02:59:06 ös
Gönderen: Surgeus