Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Zeki insanların Tanrı inancı daha düşük  (Okunma sayısı 27191 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Temmuz 12, 2013, 11:35:04 ÖS
Yanıtla #50
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 43
  • Cinsiyet: Bayan

Neye ve kime göre zekisin? Ona kalırsa Marilyn Monroe, Einstein'dan daha yüksek bir IQ'ya sahip diyorlar. Bizse bilimsel ve deneysel düşüncelerinden, eylemlerinden dolayı Einstein daha zekidir diyoruz. Bilemiyorum, ben mükemmel bir inanan değilim.
sol lucet omnibus.


Ocak 21, 2014, 07:49:29 ÖS
Yanıtla #51
  • Ziyaretçi

Aslında her insanın inandığı tanrı kavramı farklıdır. Bu inanç azlık veya çokluk olarak düşünülemez. Ya vardır ya da yoktur. Tanrı inancı en başta insan için bir güvendir ve en büyük dosttur. Varlığının veya yokluğunun tartışılması yıllardır yapılmış ve yine yıllarca yapılacaktır da... Ve her iki kesiminde havada kalan soruları yıllardır sorulmuş ve yine yıllarca sorulacaktır da. Başlık ise inançlı insanlar için tam tersidir onlara göre zeki insan en çok iman eden insandır. İnançsızlara göre ise durum tam tersidir onlara göre tum bu olup bitenler bu kavramlar bir çizgi roman gibidir. Hayaldir...


Ocak 21, 2014, 07:51:56 ÖS
Yanıtla #52

Tanri olmasa ne olurdu simdi insanlari kendi haline biraksa ne olurdu Şeytan ugrasmasa insanlarla nasil olurdu ?
Ne gecenin dehşetinden korkarsın,
Ne gündüz uçan oktan,
Ne karanlıkta dolaşan hastalıktan,
Ne de öğleyin yok eden kırgından.


Temmuz 21, 2014, 12:41:08 ÖÖ
Yanıtla #53
  • Ziyaretçi

Bu araştırmanın ortaya koyma çalıştığı şey;algılanıldığı gibi inançsızlığın zeki olma yönünde aşılması gereken bir engel olduğundan ziyade inancın hayatımızda ki yeridir. Tanrı inancı olması,bir nebze de olsa anlamlandırılamayan veya mana verilemeyen konularda tanrı böyle yarattı hazır cevabına sığınma gibi bir sebep sunmaktadır. İnanç sebebi ile bir çok insan sorgulama yapmamakta ve kendini dar kalıplar arasında sıkıştırmaktadır. Halbuki bir kutsala inanmak,onun kutsallığını bulmak yönünde daha açık bir beyin gerektirmez mi ? Bilim dünyası yüksek inanca sahip bilim adamları da görmüştür malumunuz ve sayıları oldukça da çoktur.
sağlıcakla..


Mayıs 08, 2015, 03:00:30 ÖS
Yanıtla #54
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 22
  • Cinsiyet: Bay

    Tanrı her birimizin içindeki duygu,düşünce ,merhamet.mantık,aşk ve diğer dillendiremediğim duyguların bütünü olabilirmi acaba aslında deist düşünceye sahibim ama okuduğum ve mantıklı gördüğüm kavramlar arada bir bu düşüncemide sorgulamıyor değil.  Ancak şu varki tanrı var ve hepimize göre farklı yorumlanıyor (yaratıcılık ve kalıtsal özellikleri dışında yani görünmez v.s gibi) dolayısı ile hepimiz Tanrının varlığına kendimizden birşeyler katıyoruz demektir. O zaman Tanrı benim ruhumda ve düşüncelerimdedir.  Benim varlığım kendi kabul mekanizmamda onun soyutluğunun göstergesidir. Her düşünen canlının içinde,  Tanrının varlığını kendi düşünce persfektifi ile değerlendirebileceği bir ışık vardır. Ve bu ışık Tanrının parçasıdır. Ben içimdeki bu ışığın çok parlamasını istiyorum çünkü ona yaklaşmanın yolu varsa, bu ışığın aydınlattığı yolu izlemektir.
Gelecekte varacağın nokta, geçmişte yaptıklarının eseridir.


Mayıs 08, 2015, 04:48:22 ÖS
Yanıtla #55
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 277
  • Cinsiyet: Bay

Pek çok ilkokul çocuğunun Tanrıya inandığını ancak ilerleyen yıllarda -zeka seviyeleri yükseldikçe- çocukların zihinlerinde şüpheler oluştuğunu belirten Profesöy Lynn, Times Higher Education dergisine verdiği demeçte "Niçin toplumun geri kalanına kıyasla daha az akademisyen Tanrı'ya inanıyor? Sanırım bu sadece IQ meselesi. Akademisyenlerin ortalama IQ düzeyleri toplumun genel ortalamasından yüksektir. Genel halk kitleleri üzerinde Gallup'un yaptığı çeşitli kamuoyu araştırmalarında yüksek IQ'ya sahip insanların Tanrı'ya inançlarının daha az olduğu zaten saptanmıştı." demişti.

Bu mantık doğrultusunda ben kesin gerizekalıyım

Saygılarımla
''Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pPslik olmak ayrıdır.''
- Dostoyevski -


Mayıs 09, 2015, 12:11:49 ÖÖ
Yanıtla #56
  • Ziyaretçi

Biz insanlar her zaman hayatdan bir şeyler isteriz. istemekle olmadığını anladığımız zaman kendimiz bişeyler yaparız. Ve bir çok şeye sahipleniriz. Sahiplendikce daha çok bilgi edindikce insanların bir kısmı ben hayatı çözdüm tanrı yok derler. bu zaman tanrını algılamak onu keşf etmek lazım.
NİYET+DÜŞÜNCE+ARZU=RUH   
İnsan Zeki oldukca, daha çok şey öğrendikce Tanrıya inancı azalmaz. Tam tersi olur. Sadece sıradan insanlar gibi bir inanc sergilemezler.

Saygılarla


Mayıs 09, 2015, 01:59:27 ÖÖ
Yanıtla #57
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 668
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Teo ve Teo gibi düşünenlere katılıyorum.
Ayrıca
Başlık mükemmel olmuş. Konuyu tam anlatıyor. Başlığı yazan devamını yazmasada olurmuş, zira hep duyduğumuz konular.
Benim anlamadığım bu kavga hep var. İnananlar, inanmayanlar. Başa sar. inananlar, inanmayanlar. Bıkılmıyorda. İnananlarda kendi içinde kavga ediyor Tarih din savaşlarıyla dolu. İnanmayanlar burada istikrarlı gözüküyor " herşey tesadüf" diyor "bunlar yesin birbirini,bak ben daha zekiyim" diyor. Komedinin son perdesini inanmayanlar oynuyor. Vs vs.





Saygılarımla


Mayıs 13, 2015, 02:08:36 ÖÖ
Yanıtla #58
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 45
  • Cinsiyet: Bay

Bir tanrının olmadığına dair size güvence verebilirim arkadaşlar. Bilmeyenlerinizin "bir tanrının olmadığı" haberini sevinçle karşılamış olmasınıı dilerim. Zira, bir tanrı olmuş olsaydı, bu tanrının adaletsiz, gaddar, acımasız, merhametsiz, haksız ve hukuksuz bir erk olması gerekirdi ki böylesi mel'un bir güce karşı biz yaşayan varlıkların topyekün ayaklanıp sonucu yenilgi de olsa kendimizi savunmamız gerekirdi. İyi ki böyle bir canavar yok. Bu gezegende keyfinizce yaşayabilirsiniz. Öldüğünüzde sizden ıvır zıvır saçma nedenlerden dolayı hesap sorulmayacak. Saçma suçlar isnat edilip cehenneme atılmayacaksınız. Ya da, bazılarınız hayal kırıklığına uğrayabilir ama, sözüm ona, sevaplarınızdan ötürü emrinize altından ırmaklar akan cennet bahçeleri, göğüsleri yeni tomurcuklanmaya başlamış ve fakat henüz el değemiş bakire sübyanlardan müteşekkil bir harem de verilmeyecek. Bunu umanlarınız varsa şimdiden avuçlarını yalamaya başlayabilirler. Öldüğünüz anda beyniniz işlevini yitirecek, duyularınız yok olacak, hiç bir şey hissedemez hale geleceksiniz. Cansız bedeniniz organik bir malzeme yığını olarak zamanla çürüyecek, gezegenimizin kütlesine moleküller olarak dahil olmaya devam edeceksiniz ve milyonlarca yıl sürecek dönemde bazen bir çiçeğin bedeninde, bazen bir hayvanın, bazen de bir kayanın bedeninde malzeme olarak yer alacaksınız. Bazen magmaya karışacaksınız. Bazen gaz olup atmosphere karışacaksınız. Hiç sorun değil. Hiç bir şey hissetmeyeceksiniz. Zira siz çoktan ve tümden yok olmuş olacaksınız. Kesilen saçlarınız, tırnaklarınız, derinizin döküntüleri bir zamanlar canlı idiler. Kesip attığınız bu vücut parçalarınız nasıl çürüyüp toz toprak olduysa/oluyorsa, bedeninizin tümü de siz ölünce toz ve toprak olacak. Ölülerin mezaralarına özenle yerleştirilmelerinin ölülere bir faydası yoktur. Okunan duaların, söylenen sözlerin de bir faydası yoktur. Sadece onu gömenleri bir parça rahatlatmaya yararlar... Bizim bu gezegende, zeka yönünden en gelişmiş canlı olarak yapmamız gereken tek şey, gezegendeki yaşamın, tüm canlıları kapsayacak şekilde barış, denge ve adalet içinde sürekliliğini sağlamaya çaba göstermektir. Bunun için yapmamız gerekenlerden çok yapmamamız gerekenler vardır. Yani, işimiz çok kolay. Egoya hakim olmak, başkalarının sınırlarının başladığı yerde durmayı bilebilmek.. Bunu sağlamak için gelecek nesilleri dindar yapmaya, onları ta başından yalanlarla kandırmaya da gerek yok. Günümüzde bilgi, eğitim herkese ulaşabiliyor. Eğitimi yaygınlaştırmalıyız. Bilgiyi yaymalıyız. İnsanların farkındalığını artırmalıyız. İnsanlara insani standartları öğretmeliyiz. Çocuklarımıza evrendeki konumumuzu, gezegendeki yaşama karşı olan sorumluluklarımızı öğretmeliyiz. İnsanlar olarak binlerce yıl süren yalan dolanlarla kandırılma sürecine bir son verip, evrenin ve üzerinde yaşadığımız gezegendeki yaşamın tüm gerçekleriyle, ne kadar acı ve çirkin olurlarsa olsunlar bilgece ve cesaretle yüzleşebilmeyi göze alabilmeliyiz. Bu yönde eğitilmeli ve eğitmeliyiz. Yoksa, çocuklarımızın daha binlerce yıl kandırılıp uyutulmalarını mı tercih ederiz ?

Zeki insanların tanrı inancının zayıf ya da hiç olmadığı konusuna gelince;

Bildiğiniz gibi tanrıya inanmayan insane ateist deniliyor..
Türkçe'de dinsiz, allahsız, kitapsız vs. Hatta her türlü kötülüğü yapmaya aday insan olarak da algılanıyor.. Nasıl ki "papaz", "ermeni", "gavur" sıfatları küfür olarak kullanılabiliyorsa, "ateist" sözü de hakaret olarak, "toplumun en aşağı sınıfından iğrenç insan" olarak kullanılabiliyor...

Oysa ateist, en basit ifadeyle, esirgeyen, bağışlayan, koruyan, seven bir tanrının var olmasını herkesten çok özleyip istemekle birlikte, çevresine, evrene baktığında böyle bir tanrının mevcut olamayacağını görerek hayal kırıklığına uğramış, zeka seviyesi kendisine anlatılan masallara inanamayacak derecede yüksek bir insandır...

İyi günler dilerim...


Mayıs 13, 2015, 05:22:35 ÖÖ
Yanıtla #59
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4147
  • Cinsiyet: Bay

Bir tanrının olmadığına dair size güvence verebilirim arkadaşlar. Bilmeyenlerinizin "bir tanrının olmadığı" haberini sevinçle karşılamış olmasınıı dilerim. Zira, bir tanrı olmuş olsaydı, bu tanrının adaletsiz, gaddar, acımasız, merhametsiz, haksız ve hukuksuz bir erk olması gerekirdi ki böylesi mel'un bir güce karşı biz yaşayan varlıkların topyekün ayaklanıp sonucu yenilgi de olsa kendimizi savunmamız gerekirdi. İyi ki böyle bir canavar yok. Bu gezegende keyfinizce yaşayabilirsiniz. Öldüğünüzde sizden ıvır zıvır saçma nedenlerden dolayı hesap sorulmayacak. Saçma suçlar isnat edilip cehenneme atılmayacaksınız. Ya da, bazılarınız hayal kırıklığına uğrayabilir ama, sözüm ona, sevaplarınızdan ötürü emrinize altından ırmaklar akan cennet bahçeleri, göğüsleri yeni tomurcuklanmaya başlamış ve fakat henüz el değemiş bakire sübyanlardan müteşekkil bir harem de verilmeyecek. Bunu umanlarınız varsa şimdiden avuçlarını yalamaya başlayabilirler. Öldüğünüz anda beyniniz işlevini yitirecek, duyularınız yok olacak, hiç bir şey hissedemez hale geleceksiniz. Cansız bedeniniz organik bir malzeme yığını olarak zamanla çürüyecek, gezegenimizin kütlesine moleküller olarak dahil olmaya devam edeceksiniz ve milyonlarca yıl sürecek dönemde bazen bir çiçeğin bedeninde, bazen bir hayvanın, bazen de bir kayanın bedeninde malzeme olarak yer alacaksınız. Bazen magmaya karışacaksınız. Bazen gaz olup atmosphere karışacaksınız. Hiç sorun değil. Hiç bir şey hissetmeyeceksiniz. Zira siz çoktan ve tümden yok olmuş olacaksınız. Kesilen saçlarınız, tırnaklarınız, derinizin döküntüleri bir zamanlar canlı idiler. Kesip attığınız bu vücut parçalarınız nasıl çürüyüp toz toprak olduysa/oluyorsa, bedeninizin tümü de siz ölünce toz ve toprak olacak. Ölülerin mezaralarına özenle yerleştirilmelerinin ölülere bir faydası yoktur. Okunan duaların, söylenen sözlerin de bir faydası yoktur. Sadece onu gömenleri bir parça rahatlatmaya yararlar... Bizim bu gezegende, zeka yönünden en gelişmiş canlı olarak yapmamız gereken tek şey, gezegendeki yaşamın, tüm canlıları kapsayacak şekilde barış, denge ve adalet içinde sürekliliğini sağlamaya çaba göstermektir. Bunun için yapmamız gerekenlerden çok yapmamamız gerekenler vardır. Yani, işimiz çok kolay. Egoya hakim olmak, başkalarının sınırlarının başladığı yerde durmayı bilebilmek.. Bunu sağlamak için gelecek nesilleri dindar yapmaya, onları ta başından yalanlarla kandırmaya da gerek yok. Günümüzde bilgi, eğitim herkese ulaşabiliyor. Eğitimi yaygınlaştırmalıyız. Bilgiyi yaymalıyız. İnsanların farkındalığını artırmalıyız. İnsanlara insani standartları öğretmeliyiz. Çocuklarımıza evrendeki konumumuzu, gezegendeki yaşama karşı olan sorumluluklarımızı öğretmeliyiz. İnsanlar olarak binlerce yıl süren yalan dolanlarla kandırılma sürecine bir son verip, evrenin ve üzerinde yaşadığımız gezegendeki yaşamın tüm gerçekleriyle, ne kadar acı ve çirkin olurlarsa olsunlar bilgece ve cesaretle yüzleşebilmeyi göze alabilmeliyiz. Bu yönde eğitilmeli ve eğitmeliyiz. Yoksa, çocuklarımızın daha binlerce yıl kandırılıp uyutulmalarını mı tercih ederiz ?

Zeki insanların tanrı inancının zayıf ya da hiç olmadığı konusuna gelince;

Bildiğiniz gibi tanrıya inanmayan insane ateist deniliyor..
Türkçe'de dinsiz, allahsız, kitapsız vs. Hatta her türlü kötülüğü yapmaya aday insan olarak da algılanıyor.. Nasıl ki "papaz", "ermeni", "gavur" sıfatları küfür olarak kullanılabiliyorsa, "ateist" sözü de hakaret olarak, "toplumun en aşağı sınıfından iğrenç insan" olarak kullanılabiliyor...

Oysa ateist, en basit ifadeyle, esirgeyen, bağışlayan, koruyan, seven bir tanrının var olmasını herkesten çok özleyip istemekle birlikte, çevresine, evrene baktığında böyle bir tanrının mevcut olamayacağını görerek hayal kırıklığına uğramış, zeka seviyesi kendisine anlatılan masallara inanamayacak derecede yüksek bir insandır...

İyi günler dilerim...

Sn.student

Burası Masonlar.org forum sitesidir, nerede olduğunuzu bilmenizi isterim.Forum kurallarınİda sanırım okumamissiniz.

Hatirlatirimki bu forum sitesinde inançlara  diğer forumlarda olduğu gibi hakaret edemezsiniz.

Inandigimiz varlığa melun, canavar vs.vs gibi tabirleri kullanamazsiniz. Bu tavır sizi ne daha çok zeki ne daha çok ahlaklı nede daha özel yapar.

Sizin ateist veyahut deist olmanız bu forumu ilgilendirmez aksine saygı duyulur. Sizden de aynı tavır beklenir. Biz inancı olan inanan insanlar ne bir meluna nede bir canavara inanmaktayiz.

Yazınızdaki üst perde tavır ve alaycı üslup hakaretvari tarz bu forum standartlarına aykırıdır. Tartışma konusuna aykırı düşen bu beyanlarinizdan dolayi sizi kiniyorum, ve bir düzeltme yapmanızı bekliyorum.

Karahan
« Son Düzenleme: Mayıs 13, 2015, 10:59:21 ÖÖ Gönderen: Arais »
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
Zeki Alasya

Başlatan MASON « 1 2 3 4 » Kardeslerimiz

34 Yanıt
34329 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 18, 2016, 10:42:32 ÖS
Gönderen: a.ytmist
9 Yanıt
6369 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 16, 2007, 04:32:47 ÖS
Gönderen: MASON
0 Yanıt
2298 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 12, 2007, 03:12:53 ÖÖ
Gönderen: Ittihatci
0 Yanıt
1390 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 22, 2008, 04:08:08 ÖÖ
Gönderen: nietzsche
3 Yanıt
6117 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 25, 2009, 04:01:01 ÖS
Gönderen: Mozart
59 Yanıt
54311 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 07, 2016, 09:22:02 ÖS
Gönderen: Alşah
7 Yanıt
7986 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 16, 2015, 09:34:25 ÖÖ
Gönderen: ruzber
13 Yanıt
11375 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 21, 2013, 05:03:19 ÖS
Gönderen: Tij
6 Yanıt
4184 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 31, 2014, 08:37:02 ÖS
Gönderen: KEMAL_7
1 Yanıt
1590 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 15, 2014, 05:57:17 ÖS
Gönderen: Waldow