Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Siyaset Felsefesi Nedir?  (Okunma sayısı 6120 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 07, 2007, 02:39:28 ös
  • Ziyaretçi

Siyaset Felsefesi Nedir?
Siyaset felsefesi, felsefenin oldukça netameli(Gizli bir tehlikesi olduğu sanılan) bir alanı. Netameli oluşundan olsa gerek, Türkiye’de üzerine pek fazla kafa yorulmamıştır. Oysa ki Batı’da bu konuda binlerce çalışma bulmak mümkün. Bir taraftan “hukuk devleti” hayata geçirilsin istenilecek, diğer taraftan siyaset felsefesiyle uğraşılmayacak,...........
.....................
yapmaya çalıştığımız şey; “iyi hayat, iyi toplum ve iyi devlet” özlemlerini dile getiren siyaset felsefesini, “giriş” mahiyetinde okuyucuya aktarmak.(sayfa 8-9)
Siyaset felsefesinin cevabını aradığı iki ana soru vardır: Birincisi, toplum halinde yaşayan insanlardan “Kimin neye hakkı olacak?” sorusu; ikincisi de “Herkes adına kim ya da kimler konuşacak?” sorusudur. Birinci soru hak ve özgürlüklerin dağılımı ile ikinci soru da siyasi otorite ile ilgilidir. Bir diğer açıdan bakıldığındaysa siyaset felsefesinin cevaplandırmaya çalıştığı temel sorunun, “devletin kökeni ve meşruiyeti” olduğu görülür.
Dün ve bugün olduğu gibi, yakın gelecek için de beklenen odur ki gerçek egemenliğin sınırları, devletin sınırlarını aşamayacak, en geniş çaplı siyasal örgüt olarak da varlığını sürdürecektir.
*Klasik dönemde devlet, genellikle “ortak iyiliğin en yüksek görünümü ve ahlaki değerlerin cisimleşmiş şekli” ya da “erdemli toplumun var oluşunu ve muhafazasını temin eden, itaatin mutlak gerekli olduğu kutsal bir kefalet” olarak tanımlanırken; *Modern dönemde “bir toplumda meşru şiddeti tekelinde bulunduran güç” veya “egemen sınıfın baskı aracı” ya da “soyguncu bir çete” şeklinde tanımlanmıştır. Her halükârda mensuplarından kendisine itaat edilmesini ister. İtaati sağlayan unsur da “meşruiyet” denilen şeydir. Meşruiyet, devlete niçin itaat edilmesi gerektiğini gösteren ahlaki bir argümandır.(sayfa 340)
“Hukuk devleti” deyiminin üç anlamı vardır: İlki, hukukun mutlak üstünlüğü; ikincisi, toplumu teşkil eden bütün bireylerin hukuki eşitliği; üçüncüsü de anayasa hukukunun bireylerin haklarının kaynağı değil, sonucu olması. ....
Hukuk devletinde hukuk, siyasi ve idari mekanizmaların hepsinin üstündedir.
Vurgulamak gerekirse: Bir hukuk devletinde, siyaset felsefesinin cevabını aradığı, toplum halinde yaşayan insanlardan, “kimin neye hakkı olacak?” sorusunun cevabı, “Herkesin evrensel, temel insan haklarına hakkı olacak”; “herkes adına kim ya da kimler konuşacak?” sorusunun cevabı da, “hukuk çerçevesinde yapılan seçimlerde seçilen insanlar.”; “Devletin kökeni ve meşruiyeti nedir?” sorusunun cevabı da, “halk ve evrensel temel insan hakları” şeklindedir. Türkiye’de neden olmasın ki? (sayfa 349)

Kaynak; Siyaset Felsefesine Giriş- Doç. Dr. Neşet Toku- Kaknüs Yayınları-2005



“Modern dünyanın, geleneksel dünyaya, geriye doğru evrilmesi de muhtemel olmadığına göre, “siyasi teoloji”nin “siyaset felsefesi”ne alternatif oluşturması da hayli zordur.” (sayfa 343)

Teoloji=İlahiyat, Tanrı Bilim

Kaynak; Siyaset Felsefesine Giriş- Doç. Dr. Neşet Toku- Kaknüs Yayınları-2005

Burada bizim bugünümüz “siyaset felsefesi”yle değerlendirilebilir. Osmanlının değerlendirilmesi ise “siyasi teoloji” ile yapılabilir.
Bu gün Ortadoğu geleneksel dünyanın felsefesiyle(Ortaçağ felsefesiyle) yani “siyasi teoloji” ile yönetilmeye çalışılıyor.
Biz ise “siyaset felsefesi”yle hareket ediyoruz. Geleneksel dünyadan sıyrılmışız, Modern dünyadayız. Geriye doğru dönüş olamayacağı için, “ılımlı islam” (siyasi teolojik) söylemleriyle bizi geriye doğru eviremiyeceklerdir.



“Siyaset Felsefesi” ile “Siyasi Düşünce” , ”Siyasi Teoloji” , “Siyaset Bilimi” ve “İdeoloji” arasındaki fark nedir?

“Siyaset felsefesi”, “siyasi düşünce”den farklıdır. Siyaset felsefesi bir siyasi düşüncedir, ama her siyasi düşünce siyaset felsefesi değildir. Çünkü siyasi düşünce siyasete yönelik kanaat ve bilgi ayrımına kayıtsızken, siyaset felsefesi kanaatlerin yerine bilgiyi geçirmeyi hedefleyen bir çabadır.
Siyasi düşünce, siyasete yönelik spesifik bir tutumu amaç edinirken, siyaset felsefesi hakikati amaç edinir. Siyasi düşünce insanlığın tarihi kadar eskidir, fakat siyaset felsefesi belli bir tarihi dönemde ortaya çıkmış farklı türden bir düşünce biçimidir.(Siyaset Felsefesinin tarihi M.Ö. 500 yıllarında Sokrates’le başladığı kabul ediliyor. İnsanlığın tarihinin başlangıcı yani ilk insanın ortaya çıkışı ise 2 milyon yıl öncesine tarihlendiriliyor.)

“Siyaset felsefesi”, “siyasi teoloji”den de farklıdır. Siyasi teoloji, doğruluğu peşinen kabul edilen kutsala ya da kutsal olduğuna inanılan öğretilere dayanılarak temellendirilen siyasal düşüncedir. Halbuki siyaset felsefesi, insani rasyoneliteyi esas aldığından, siyasal şeylerin doğruluğu veya yanlışlığı, rasyonalitenin alanıyla sınırlandırılır. Siyaset felsefesi için peşin doğrular ya da peşin yanlışlar söz konusu değildir.........
..........Çünkü, genel felsefede olduğu gibi, felsefenin bir dalı olan siyaset felsefesinde de esas ölçü, eleştiri ve rasyonalitedir.

“Siyaset felsefesi”nin “siyaset bilimi”nden farklı olduğunu da belirtmek gerekir. Siyaset biliminin iki anlamı vardır. Birincisi kendisine doğa bilimlerini rehber görür, deneysel verilerle açıklama yapmaya çalışır. İkincisi ise verilerin toplanması ve açıklanmasından ibaret olduğunu söyler.
Siyaset felsefesi, hem siyasal şeylerin doğasını hem de iyi siyasal düzeni bilme girişimi olup, verili olanla hareket etmekle birlikte, rasyonalitenin rehberliğinde olması gerekenin bilgisini hedefler.

Son olarak “siyaset felsefesi”, “ideoloji”lerden de farklıdır. İdeolojiler, siyaseti, rasyonel argümanlarla destekleme ihtiyacı duymaksızın, belirli bir perspektiften hareketle açıklamaya çalışan doktrinler iken; siyaset felsefesi muayyen bir persfektiften bakmaz ve onun için aslolan rasyonalitedir.

Kısacası siyaset felsefesi, insanın iyi toplum ve iyi hayat idealini aramasını ve bu idealden vazgeçmemesini isteyen, rasyonel ama sloganik olmayan bir çağrıdır.(sayfa3-4)


John Locke ve Siyaset Felsefesi-Neşet Toku-Liberte yayınları:78-Baskı Mart 2003


Ocak 15, 2009, 04:34:52 öö
Yanıtla #1
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 155
  • Cinsiyet: Bay

değerli bilgileriniz için teşekkürler bende özel olarak siyaset felsefesiyle uğraşıyorum ve bu bilgiler eminim herkese yararlı olacaktır.saygılar
Memento Mori


Kasım 09, 2015, 07:29:10 ös
Yanıtla #2
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 426
  • Cinsiyet: Bay

   Bence hayatta üç insan tipi var.Kurt,kuzu ve coban köpeği,siyasete uyarlarsak böyle bir sonuç cıkar.

Basit bir anlatımla,siyaset içinde siyasi lideri takip eden oy veren gruba,muhalefetten koyun bunlar benzetmesi yapılır,liderede coban derler,e tabi bu kadar cok koyun bunlar diyenin, koyunlarla bir derdi vardır.Koyunla derdi olan canlıda kurttur,azının tadı kaçar artık rahat sömüremez koyunları.

   Bide coban köpekleri var tabi, koyunlara asla inancını kaybetmeden,onurla sistemi ve onları korur,yani hayatta kurtmuyuz,koyunmu yoksa çoban köpeğimi,bunu iyi bile bilmeliyiz
.
« Son Düzenleme: Kasım 09, 2015, 07:53:19 ös Gönderen: GOASISG »
ܚܠܐ -ܕܡܐ- -ܩܪܒܐ


Kasım 10, 2015, 08:31:36 ös
Yanıtla #3
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1801
  • Cinsiyet: Bay

        Şimdi kime ait olduğunu hatırlayamadığım ve fakat bence siyasetin temelini oluşturan bir söz vardır. "Siyasette hiç bir şey tesadüfen olmaz".
Çok doğru ve yerinde bir söz.
        Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2313 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2008, 12:56:06 ös
Gönderen: bugfree
0 Yanıt
2159 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2008, 12:57:11 ös
Gönderen: bugfree
0 Yanıt
2137 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2008, 01:00:09 ös
Gönderen: bugfree
0 Yanıt
2106 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2008, 01:00:47 ös
Gönderen: bugfree
0 Yanıt
1875 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2008, 01:01:22 ös
Gönderen: bugfree
0 Yanıt
2229 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2008, 01:01:57 ös
Gönderen: bugfree
0 Yanıt
1882 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2008, 01:08:51 ös
Gönderen: bugfree
0 Yanıt
1919 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2008, 01:24:06 ös
Gönderen: bugfree
0 Yanıt
1800 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2008, 01:27:49 ös
Gönderen: bugfree
0 Yanıt
2084 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 21, 2008, 01:28:29 ös
Gönderen: bugfree