Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Rennes-la-Château Olayları - 12 (Piskopos)  (Okunma sayısı 2485 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Şubat 23, 2010, 10:24:56 öö
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Rahip Antoine Gélis cinayete kurban gittikten bir süre sonra, Carcassonne Piskoposu Félix Arsène Billard açığa alındı. Bunun gerekçesi, Marsilya’daki kiliseyi satın alırken elindeki paranın yetmemiş olması, borçlanması, borcunu ödeyebilmek için de olmadık işlere girişmesi, hakkında söylentiler çıkmasıydı.

Görevden alınmasına çok sıkıldığından mı, yoksa bir sağlık sorunu mu bilinmez, felç oldu. İki yıl kadar yatalak kaldı. 1901 yılında öldü.

Rennes-la-Château ile herhangi bir bakımdan bağlantısı olan her olayın ardında mutlaka bir gerekçe, hatta bir entrika arayanlar, piskoposun felç olarak ölümünü “çok iyi planlanmış bir cinayet” olarak nitelendirir.

Carcassonne piskoposluğuna atanan Félix Beuvain de Beauséjour, göreve başlar başlamaz, Rennes-la-Château köyünde birtakım uyumsuzluklar gördü. Belki de kimileri özellikle dikkatini oraya yöneltmişti. Dolayısıyla, ilk işlerinden biri, Bérenger’i bir süre için köyden uzak tutmak için bir başka kasabada düzenlenecek bir kongreye katılmasını istemek oldu.

Bérenger yeni piskoposun niyetinin farkına varmış mıydı bilinemez ama ona yazılı bir yanıt verdi. Köydeki görevinin başında ayrılamayacağını, bu nedenle piskoposun dileğini yerine getiremeyeceğini belirterek, özür diledi.

Yeni piskopos, önceleri Bérenger’in böyle davranışına ses çıkarmadı. Fakat ilettiği isteklerinden her biri sudan gerekçelerle geri çevrilince, nevri döndü. Hele görüşmek üzere onu Carcassonne’a çağırdığında, Bérenger’in gelmemek için bir başka bahane uydurması üzerine sabır taşı çatladı. Öfkelendi. Onu hizaya getirmesini bilirdi. Tutumunu sertleştirdi. Artık hiçbir konuda rica etmiyordu. Birbiri ardınca emir yağdırmaya girişti.

İki din adamı arasında sürtüşme başladı. Hatta buna savaş bile denebilir. Piskopos sık sık saldırıyor, Bérenger onun her atağını bir başka manevrayla atlatıyordu. Ne Bérenger Carcassonne’a kadar gidip piskoposla görüşmeye razı oluyor ne de piskopos Rennes-la-Château’ya gitmeyi kendine yedirebiliyordu.

Yazışma ile yürütülen bu uzaktan uzağa didişme yıllarca sürdü.

Piskopos Félix Beuvain de Beauséjour, bir gün Bérenger’i Carcassonne’da piskoposluğun bulunduğu kilisede yakalayıverdi. Hiç yüz yüze görüşmemiş olmalarına karşın hemen tanıdı. Belki de kim olduğunu sormuş, Bérenger yalan söyleyemediği için yakayı ele vermişti. Her nasıl olmuşsa...

Bérenger’i çekip odasına götürdü. Sıkı bir sorguya çekti. Ona niçin böyle aksilik ettiğini değil, özellikle satın almış olduğu mülk, köy ve çevresinde yaptığı işler için harcadığı parayı nereden bulduğunu sordu.

Bérenger şaşırdı. Bir an için şöyle düşündü: «Acaba bunu görevi gereği neler olup bittiğini anlamak için mi, yoksa pay almak için mi soruyor?»

Piskopos renk vermiyordu.

Bérenger, asıl niyetini anlayamayınca, kendisine bir tür miras kaldığını, bu parayı istediği gibi harcayabileceğini, aslında varlığının çoğunu kilise ve köy yararına kullandığını söyledi.

Şu son söylediği yalan değildi ama satın aldığı arsalar ve kullanmasa bile yaptırdığı kocaman villa çok dikkati çekmişti.

Yeni piskopos aptal değildi. Bérenger’in yaptığı açıklamanın aslında doğru olmadığını biliyordu. Bu kez görevinin gereği bakımından üzerine gitti. Köyde düzenlemekte olduğu âyinlerin karşılığında para alıp almadığını sordu.

Bérenger buna diplomatik bir yanıt verdi. Ne «Evet!» dedi ne «Hayır!». Bu konunun büyütülmesine hiç de gerek olmadığını, üstelik “din hizmeti” niteliği taşıdığını, ayinlerin de yöntemine tam uygun olarak gerçekleştirildiğini, yanlış bir şey yapılmadığını söyledi.

Piskopos kızıp sesini yükselttikçe Bérenger’in sakin davranıp sanki ortada hiçbir sorun yokmuş gibi davranması, hele bir de âdeta alaycı bir tavırla onu Rennes-la-Château’ya davet etmesi katlanılır gibi değildi. Ancak piskopos, her ne olursa olsun pes etmeyecekti. Bérenger’in canına okumaya kararlıydı. Kim bilir, belki çok içerlemişti; belki bu tutumunun asıl nedeni, amirinin talimatını yerine getirmesi gereken bir memurun takındığı bu kendini beğenmiş tavırdı. Bérenger’in foyasını meydana çıkarabilecek bir şeyi sormak, aklına bile gelmemişti. O da şu: Ona o gün Carcassonne’da ne aradığını, niçin geldiğini sormadı. Ara sıra sivil giyinerek Lyon’a gidip geldiğini, her keresinde orada birkaç gün kaldığını hatta bu nedenle orada bir ev bile tutmuş olduğunu, Carcassonne’dan bunun için transit geçtiğini bilmiyordu. O gün, her nedense Bérenger’in rahip cüppesini giyip, piskoposluğun bulunduğu kiliseye uğrayacağı tutmuştu. Bir rastlantı... Bunun sonucunda beklenmedik bir aksilik!

Bu açıklama yapılınca, şöyle bir soruyu sormak kaçınılmaz olur: «Bérenger Lyon’a niçin gidip geliyordu?»

Kimilerine göre Martinistlerin orada çalışan bir kolunun toplantılarına katılmak için. Fakat bu sadece bir söylenti... Bir de sonradan belgelenmiş bir olgu var: Lyon’daki banka hesabından para çekmek için.

Piskoposun o gün için, şimdilik, böyle ayaküstü, Bérenger’e yapabileceği bir şey yoktu. Sadece bundan böyle köyde para karşılığında ayin düzenlemeye hemen son vermesini emretti.

Bérenger ona «Fakat bunun için para yatırmış olup, sıra bekleyenler var.» demedi. Diyemezdi. Razı olmak zorundaydı.

Şimdi elbette şu da sorulacak: «Bu “para karşılığında ayin düzenleme” konusu nedir?»

İşte bu çok ilginç bir olay... Anlatayım.

Bérenger, gerek Fransa’da gerekse diğer bazı ülkelerde, gazetelere arada sırada çıkmak üzere ilan vermişti. Rennes-la-Château’da düzenlenen âyinlerde, ölüler anılmakta, ruhlarına dua edilmekteydi. İsteyen bundan yararlanabilirdi. Bunun için, her kişi ve her bir dua için 1 Frank ödemek, anılacak olan kişilerin adlarını mektupla bildirmek, parayı banka havalesiyle göndermek yetiyordu.

Bérenger’e sayısız mektup gelmiş, banka hesabına çok para gönderilmişti. Ödenecek para, hemen hiç kimse için önemli bir tutar olmadığından, bu olanak herkese çok çekici gelmişti. Düşünsenize... Kilisede tek bir mum yakacak olsanız bile daha çok bağış verirsiniz.

Bérenger önceleri başvuruları ajandasına yazıyor, düzenlenecek âyinler için bir plan ve program yapıyordu. Sonraları bununla başa çıkamaz hale geldi.

Kimilerine göre; Paris’te cebine konmuş olandan başka hiç kimseden para almamıştı. Zenginleşmesini bu çok ilginç işleme borçluydu. Jean-Jacques Bedu adlı yazar, “Autopsie d’un Mythe” (Bir Mitin Otopsisi) adı altında 1990 yılında yayımlanan kitabında, Bérenger Saunière’in yapmış olduğu bu işi “özgün bir sanayi” olarak nitelendirdikten sonra şöyle bir söz etmiş: «Bu işe bir kez başlandıktan sonra reklam yapmaya bile gerek kalmaz. Sonrası otomatiğe bağlanmış gibi gelir.»

Kimilerine göre de, bu iş sayesinde toplanan para her ne kadar “damlaya damlaya göl olur” deyişindeki gibi hayli yüksek bir tutara varmış olsa da, Bérenger’in Rennes-la-Château köyünde yapmış olduğu o işlere yetmezdi. Düşünün ki, günümüzün karşılığına dönüştürüldüğünde, yaklaşık 4 Milyon Amerikan Doları gibi bir tutardan söz ediliyor. Bunun mutlaka bir başka kaynağı vardı.

O kaynak bellidir.






Bellidir ama Rennes-la-Château’daki tüm olaylar derlenip toparlandığında ortaya çıkar. Dolayısıyla onun ne olduğunu belirtmeyi sonraya bırakıyorum. Şimdi bakalım, başka neler olup bitmiş…



ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
4 Yanıt
2537 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 05, 2019, 10:06:25 ös
Gönderen: ebedicirak
0 Yanıt
2350 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 13, 2010, 09:44:23 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2179 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 14, 2010, 11:23:44 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
3241 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 15, 2010, 02:32:01 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1973 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 16, 2010, 08:15:18 öö
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
3963 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 22, 2011, 08:21:55 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1799 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 27, 2010, 10:16:10 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1999 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 28, 2010, 11:06:40 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1699 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 01, 2010, 09:03:59 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1692 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 02, 2010, 08:38:19 öö
Gönderen: ADAM