Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Düzene Dönüş (İntizama avdet)  (Okunma sayısı 4387 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 24, 2010, 05:31:43 ÖS
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7252
  • Cinsiyet: Bay


Masonlukta kendi dileğiyle ayrılan (istifa eden) ya da düzensiz (gayri muntazam) ilân edilen bir masonun Masonluktan çıkarılmış olmadığına daha önce de değinmiştim. Şimdi bunun açıklamasını yapacağım.




Masonlukta “uyku” durumuna girmiş olan bir masonun “uyanma” olanağı vardır. Bunun için, hangi locadan ayrılmışsa o locaya başvurması gerekir.

Böyle bir dilek, locanın olağan oturumlarından birinde gündeme alınır. Üzerinde görüşme açılır. Söz alanlar bu dileğin yerine getirilmesine karşı çıkabilir. Herhangi bir karşıt görüşü olmayan ise dileğin kabul edilmesini destekleyen nitelikte bir konuşma yapmaz; buna gerek yoktur.

Görüşlerin olumsuz bir eğilim göstermesi durumunda, üstad-ı muhterem, her benzer durumda olduğu gibi konuyu “çekiçaltı” edebilir. Hiç kimse söz almaz ya da locanın eğilimi olumsuz gibi görünmüyorsa, dileğin kabul edilebilmesi için loca üyelerinin oylarına başvurmak gerekir. Oylama sonucunda ilgili masonun dileği kabul edilebileceği gibi geri çevrilebilir de.

İster kendi dileğiyle ayrıldıktan sonra üyeliğe dönüş dileği isterse düzensiz ilân edildikten sonra düzene dönüş dileğinde olsun, önceki işlemlere oranla farklı bir uygulama söz konusudur. Daha önce, bazı büyük locaların uygulamalarında Masonluktan ayrılma dileğinin locanın onayına sunulmadığından, keza bazı locaların uygulamalarında düzensiz duruma düşen bir mason için de üyesi olduğu locada görüşme açılmasına gerek kalmadığını belirtmiştim. Üyeliğe ya da düzene dönüşte ise böyle bir kolaylık yoktur. Uykuya girmiş olan bir masonun uyanması mutlaka locanın bu konuda olumlu karar vermesine bağlıdır. Bir diğer deyişle, uykuya yatmak bir masonun kendi elinde olsa bile, uyanmak kendi elinde değildir. Bunun için dilekte bulunur; uygun görülürse uyandırılır.

Kimi zaman, üyeliğe ya da düzene dönüş dileği çok kritik bir özellik taşıyabilir. Loca üyelerinden kimileri ilgili masonun geri dönmesine karşı çıkar; toplantıda dileğin kabul edilmesine karşıt hayli sert görüşler ileri sürülebilir. Böyle bir durumda üstad-ı muhterem konuyu kendi yetkisini kullanarak çekiçaltı edecek olursa, Masonluğun gelenekleri uyarınca konu sürüncemede kalır. Dolayısıyla, yetkisini kullanmamayı, olumlu ya da olumsuz, locanın karar vermesini daha uygun bulabilir. Bunun için de görüşmelere bir aşamada son vererek hatta belki söz isteyenlere söz vermeyerek oylama yaptırır. Bunun anlamı, üstad-ı muhteremin, verilecek olumsuz kararı locaya âdeta perçinletmek eğilimi olduğunu söyleyebiliriz.

Bu ne demek? Masonluk “güzellik” kavramına çok önem veriyor ama Masonlukta biye zorla güzellik olmuyor.

Gerçi çoğu kez böyle bir başvuru geri çevrilmez ve olumlu karar verilir ama dönüş yapmak isteyen masonun dileği loca tarafından kabul edilmezse, ilgili mason bu kez doğrudan büyük locaya başvurabilir. Bunun üzerine büyük locanın ilgili kurulu konuyu inceler, locadan da bilgi alır ve ilgili masonu loca üyelerinin duygusallığa kapılarak yanlış karar verdikleri görüşüyle başvuranı haklı bulabilir.

Şimdi ne olacak?... Locası dönüş yapma dileğinde bulunan masonu istememektedir. Loca ile büyük loca arasında görüş ayrılığı vardır. Çözüm: Demek ki o masonun Masonluktaki etkinliklerine yeniden başlayabilmesi ancak bir başka locada gerçekleşebilir.

Bu bakımdan önce onu kabul etmeye yanaşacak bir başka loca olup olmadığı araştırılır. Eğer hiçbir loca istemezse heyhat!... Artık o masonun o büyük locada Masonluğa dönme olanağı kalmamış demektir. Bir başka büyük locaya başvurması gerekir.

Bir başka büyük loca varsa böyle bir şey yapar mı?... Sanmam! Tersine, büyük olasılıkla Masonluğa cephe alır. Nitekim kimi masonların sonradan buna benzer gerekçelerle Masonluğa karşı çıktığı görülüyor. Bir antimasonik kampanyanın, daha önce “mason” omlar bir kişi tarafından yürütülmekte oluşu sizi hiç şaşırtmasın. Mutlaka o işin ardında böyle bir gerekçe, hınç, kin, öç alma duygusu vardır.

Böyle bir kişinin daha en başından masonluğa alınmamış olması gerektiğini, bunun büyük bir hata olduğunu düşünebilirsiniz. Haklısınız; öyledir.

Masonlara göre, böyle bir durum ile karşılaşılmaz; yeter ki ilgili locanın üstad-ı muhteremi önlemini önceden alsın. Nedir o önlem? Üstad-ı muhterem, düzene ya da üyeliğe dönüş ile ilgili dileği alır almaz, önce locasında geniş çaplı bir “nabız yoklaması” yaptırır. Böylece bu başvuruyu gündeme getirmek ya da hiç getirmemek bakımından bir ön kanıya varmış olur. Loca üyelerinden hiçbir olumsuz tepki görmeyecek olursa, işlemi gündeme alır. Tersine, bir karşıtlık sezecek olursa, dönüş yapma dileğinde bulunan masona bu işin olamayacağını (gerekçe belirtmeksizin ve ayrıntıya girmeksizin) bildirir.

Böyle bir durumda o mason gene büyük locaya başvuruda bulunamaz mı?... Bulunabilir elbette; onu kim engelleyebilir ki! Fakat sonuç değişmez; dönüp dolaşıp aynı noktayla geliriz.

Bu konuda akla gelen bir başka senaryo daha var: Ya aradan geçen süre içinde ilgili masonun daha önce üyesi olduğu loca kapanmışsa?...

Yapılacak olan iş, daha önce üyesi olduğu locanın onu yine üyeliğe kabul etmemesi durumundan farklı değil. Bu kez gereğini doğrudan büyük locanın yetkili organı yürütür.

Bir diğer soru: «Daha önce düzensiz olmuş, sonra düzene dönüş yapmış bir mason yine düzensizlik gösterirse ne yapılır?»

Gelin bunun yanıtına izleyecek bölümde bakalım.




« Son Düzenleme: Aralık 11, 2010, 11:49:25 ÖS Gönderen: dogudan »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Masonlar.org - Harici Forumu

Düzene Dönüş (İntizama avdet)
« : Nisan 24, 2010, 05:31:43 ÖS »

Kasım 05, 2010, 08:59:49 ÖS
Yanıtla #1
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 441
  • Cinsiyet: Bay

sn ADAM

kendi isteğiyle uykuya giren bir mason tekrra uyanmak istediğinden bağlı  bulunmuş olduğu locaya başvurduğunda locadaki kardeşleri tarafından geri alınmamasının amacı ne olabilirki. mason kardeşler birbirilerine derin bağlarla bağlanmamışmıdır . mason kardeşler herzaman manevi anlamda birbirilerini omuz omuza vererek ilerlemezlermi.  Locası tarafından istenmemek hatta diğer localar tarafından da istenmemek.
 cevabınıza göre bir soru daha sormak istiyorum

saygılarımla,


Kasım 06, 2010, 08:19:01 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7252
  • Cinsiyet: Bay


Kendi isteğiyle uykuya yatmış olan bir masonun yine uyanmak istemesi durumunda elbette ki locasının buna olumlu bakması, aradan ne kadar süre geçmiş olursa olsun, o locadaki masonların o kardeşi sıcak duygularla karşılaması beklenir. Zaten çoğu kez de öyle olur.

Ancak öyle olması zorunlu değildir. Zorunlu olsaydı, bir kişi yeniden düzene dönmek istediğinde hiçbir işlem yapılmadan dileği kabul edilirdi.

Bir masonun kendi dileğiyle uykuya yatmış olması, kimi zaman bu işin ardındaki gerekçelerin olumsuzluğundan ileri gelebelir. Uykuya yatmış olan bir mason aslında "mason" olamamışlığından ötürü birtakım yanlış deavranışlarda bulunmuş ve bundan dolayı da yeniden alınması uygun görülmemekte olabilir.

Bu bağlamda çok senaryo yazılabilir, üstelik bunlar kurgu değil gerçekçidir. Bir örnek varsem acasba yeter mi?

Kişi yıllardan beri o locanın üyesidir. Belli bir görevi üstlenmek istemektedir ve seçimlerde aday olur. Loca üyeleri ise aday olan bir diğerini seçer. Bunun üzerine o kişi kendisini çok incitilmiş sayar ve ayrılıp uykuya yatar. Aradan epeyce bir süre geçer; düzene dönmek ister, kabul edilmeyebilir. Çünkü onun istediği bir göreve seçilmediği için çekip gidişi hiç de uygun bir davranış değildir. Onun Masonluktan yeterince pay alamadığı, seçilmediği için niçin seçilemediğini düşüşünerek kendi öz eleştirisini yapacak yerde görevin gösterişi peşinde koştuğu anlaşılmaktadır. Demek ki o, Masonlukta kullanılan deyimle hamtayşını yontamamaktadır.   Sadece fazlalık etmektedir ve buna benzer nitelikli bir olay döndüğünde de söz konusu olabilecektir.

Burada loca üyelerinin zaten o masonu karakteri bakımından oldukça iyi tanıdığını da bilmeliyiz.

Bu bir tek örnek oldu. Başka türlü daha birçokları gösterilebilir. Olay hep dönüp dolaşıp bir mason locasının üyesi olup mason sıfatını taşımak ile gerçekten de "mason" olmanın arasındaki önemli farktan ileri gelir.

Sevgiler.
 


 
   








 
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 08, 2010, 09:40:39 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 441
  • Cinsiyet: Bay

örnek gerçekten soruyu tek başına yanıtlamakta yeterli oldu. teşekkür ederim sn ADAM

saygılarımla,


Haziran 01, 2014, 05:26:28 ÖS
Yanıtla #4
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 876
  • Cinsiyet: Bay

Diyelim ki bir mason uykuya yattı. Başka bir locada uyanamaz mı?

İşi dolayısıyla başka bir coğrafya ya gitti. Orada bir locaya kaydını yaptırıp devam edebilir mi?

Yeni bir loca, kabul için öncekinden onay ister mi?

Uykudan uyanan bir mason kaldığı dereceden devam edebilir mi?

Devlet memurlarının mason olamayacağı söyleniyor. Kişi memuriyet kazanmadan önce mason olmuş ve bu yolda devam etmek istiyorsa bu durumda nasıl bir yol izlemeli?

Saygılarımla.


Haziran 02, 2014, 08:04:40 ÖÖ
Yanıtla #5
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7252
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Waldow'un bu konudaki son sorularına bildiğimiz kadarıyla yanıt vermeye çalışalım….

Vereceğimiz yanıtlarda yanlış ya da eksik varsa, doğrusunu bilenin, düzeltmesini rica edelim…

Her şeyden önce, bu konu, ilgili mason kuruluşunun, localardan söz etmekte olduğumuza göre bir büyük locanın tüzükleri ya da yönetmelikleri uyarınca işlem görür.

Bu demektir ki, bu konudaki uygulama, bir büyük locadan diğerine değişiklik gösterebilir.

Eğer Türkiye’deki bir durumdan söz ediyorsak; Türkiye’de üç büyük loca bulunduğunu buluyoruz. Bunlardan en çok üyesi olan, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası olduğuna göre, bu büyük locanın tüzüğünde bu konuda ne yazdığına bakalım.

Uyku durumu iki şekilde oluşuyor. Birisi loca kararıyla düzensizlik, diğeri bireysel olarak istifa.

Önce istifa durumunu ele alalım. Bu konuda HKEMBL Tüzüğü, 115. maddesinde şöyle diyor: (Sadece Sayın Waldow’un sorusunun yanıtı olarak)

(3) İstifa eden Kardeş Loca çalışmalarına katılma hakkını yeniden kazanabilmek için istifa ettiği yılı takip eden takvim yılından itibaren herhangi bir Locaya yazılı olarak başvurabilir. Loca, gerekli tahkikatı yaptırdıktan sonra Büyük Sekreterden iç engelsizlik levhası alır.
(4) İç engelsizlik levhasının alınmasını müteakip müracaat, Locanın bir Üstat derecesi toplantısının gündemine alınarak görüşülür. Oylamaya yalnız Locanın üyeleri katılır. Karar skrütenle ve oy çokluğu ile alınır ve Büyük Sekretere bildirilir.
(5) Olumlu karar halinde Kardeş, eski Locasına müracaat etmişse ise eski matrikül numarası ile çalışmalarına başlar. Başka bir Locaya dönmüş ise, ritüeline uygun olarak gerçekleşen Tebenni töreni ile bu Locanın üyesi olur.

HKEMBL’nın son olarak 2011 yılında değişerek yürürlüğe girmiş olan tüzüğünde, masonlar için “gayrimuntazam” terimi kaldırılmış ve bunun yerine “istifa etmiş sayılma” terimi getirilmiş. Bu konuda nasıl bir işlem yapıldığı ise tüzüığün 116. maddesinde belirtilmiş. Orada şöyle diyor:

(4) Bu Kardeşlerin Loca çalışmalarına katılma hakkını yeniden kazanabilmeleri için 115. Maddedeki istifanın geri alınması hükümlerine göre işlem yapılması gerekir.

Demek ki uygulama aynı.

Çalışmalarına bir başka coğrafyadaki bir başka locada devam etmek isteyecek olan bir mason, böylece büyük loca değiştirme durumunda ise, elbette sonraki büyük loca, önceki büyük locanın bir onama ya da uygun görme yazısını isteyecektir. Bunun başka türlüsü düşünülemez.

Buradan belli olduğuna göre, ayrılmış olan mason, ayrılmadan önce hangi derecede idiyse, döndükten sonra aynı dereceden devam ediyor. Ancak bu konu üzerindeki soru yüksek derecelerle ilgili idiyse, o zaman ilgili örgütlerin tüzüklerine bakmak gerekir.

Devlet memurlarının mason olamayacağına gelince…

Bunu kim söylüyor? Böyle bir şey mi var? Söyleyen bunu neye göre söylüyor?

Bir zamanlar Dernekler Kanunu, devlet memurlarının ve öğrencilerin derneklere üye olabilmeleri bağlamında kısıtlayıcı hükümler getirmişti. Ancak sonradan yapılan değişikliklerle bu kısıtlamalar kaldırıldı.

Dernekler Kanunu’nun 32. maddesi şöyle diyor:

a) Dernek kurma hakkına sahip olmadıkları halde dernek kuranlar veya derneklere üye olmaları kanunlarla yasaklandığı halde dernek üyesi olanlar ile derneklere üye olması kanunlarla yasaklanmış kişileri bilerek dernek üyeliğine kabul eden veya kaydını silmeyen veya dernek üyesi iken derneklere üye olma hakkını kaybeden kişileri dernek üyeliğinden silmeyen dernek yöneticileri……

Eğer bir başka yasa genel olarak devlet memurlarının veya askerler ve kolluk güçleri gibi özel devlet memurlarının üye olabilecekleri dernekler bakımından bir sınırlama getirmiş ise, ilgili yasaya uyulması gerekir. Böyle bir sınırlama var mı? Devlet Memurları Kanunu’nun son halinde görünmüyor. Belki bazı kuruluşların kendi özel kanun ya da yönetmeliklerinde vardır.

Konunun bundan sonrasını, bu konuda daha ayrıntılı bilgisi olanlara bırakalım.




ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Haziran 02, 2014, 05:07:50 ÖS
Yanıtla #6
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3783
  • Cinsiyet: Bay

Devlet Memurları için Mason Derneklerine üye olma konusunda herhangi bir yasak mevcut değildir.


Haziran 02, 2014, 06:38:29 ÖS
Yanıtla #7
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 876
  • Cinsiyet: Bay

Sorularımı gayet açık ve anlaşılır şekilde yanıtladığınız için teşekkür ederim Sn.Adam. Son sorum ise yanlış bilgilendirilmem sonucu sormuş olduğum bir soru olmuş. Bunu da düzelttiğiniz için teşekkürler.


Haziran 03, 2014, 02:34:24 ÖÖ
Yanıtla #8
  • Yeni Katilimci
  • *
  • İleti: 18
  • Cinsiyet: Bay

Devlet memurlarının mason olabilmesi hakkında Sayın ADAM'ın verdiği bilgileri detaylandırmak isterim.

Bunun için Anayasa 33. Madde "Dernek Kurma Hürriyeti" ne bakalım:
Alıntı
(1) Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma, bunlara üye olma ve üyelikten ayrılma hürriyetine sahiptir.
...
(4) Birinci fıkra hükmü, Türk Silâhlı Kuvvetleri ve genel kolluk mensuplarına, hâkim ve savcılar ile bu meslekten sayılanlara ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde diğer kamu hizmeti görevlilerine sınırlamalar getirilmesine engel değildir.

Sınırlandırmalara açık kapı bırakıldığını görüyoruz.

5253 Sayılı Dernekler Kanunu 3. maddesine bakalım:
Alıntı
Madde 3- Fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişiler, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.
Ancak, Türk Silâhlı Kuvvetleri ve kolluk kuvvetleri mensupları ile kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri hakkında özel kanunlarında getirilen kısıtlamalar saklıdır.

Kamu görevlisi kişinin, kendi mesleğini ilgilendiren özel kanunda, dernek üyeliği konusunda sınırlandırma var mı yok mu kontrol etmesi gerektiğini anlıyoruz.

Örneğin, 3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu ek madde 11:
Alıntı
Emniyet Teşkilatı mensupları ile çarşı ve mahalle bekçileri dernek kurucusu ve üyesi olamazlar.
...
Yukarıdaki fıkralara aykırı hareket edenlere tüzükte belirtilen disiplin cezaları verilir.

Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları için, 211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu kontrol edilebilir.

Ya da yine belirttiğim gibi kişi hangi meslek gurubunda ise ilgili mevzuattan doğru bilgiye ulaşabilir.
Yani tüm memurlar mason olamaz demek yanlıştır.

Saygılarımla.
Chons


Masonlar.org - Harici Forumu

Ynt: Düzene Dönüş (İntizama avdet)
« Yanıtla #8 : Haziran 03, 2014, 02:34:24 ÖÖ »

 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
27 Yanıt
11515 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 28, 2009, 12:19:22 ÖÖ
Gönderen: Isis
0 Yanıt
1594 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 07, 2010, 01:50:03 ÖS
Gönderen: ceycet
0 Yanıt
3947 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 27, 2011, 02:36:35 ÖÖ
Gönderen: MMT
2 Yanıt
4064 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 27, 2011, 11:48:08 ÖS
Gönderen: MMT
0 Yanıt
2425 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 27, 2011, 11:02:58 ÖS
Gönderen: MMT
19 Yanıt
9426 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 01, 2011, 02:09:09 ÖÖ
Gönderen: smyrnali
2 Yanıt
1106 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 30, 2015, 08:46:25 ÖS
Gönderen: karahan