Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Evrensel Mutluluk ( 2)  (Okunma sayısı 1568 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 17, 2010, 07:38:34 ÖS
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 501
  • Cinsiyet: Bay

Bu konu başlığın da başlattığım yazı dizisinin birincisin de gerekli açıklamaları yapmıştım.Bu yüzden hiç uzatmadan öyküye giriyorum. Bundan sonraki devam yazıların da böyle bir açıklama cümlesi kullanmadan direk bir öncekinin kaldığı yerden devam edeceğim.

     Bütün ağırlığıyla avuçlarım da duruyordu hayat. Hani bir sevgiliye veya evlada nasıl davranılması gerektiğini anlatmaya çalışırken kullanılan  ''Bir kuşu tutar gibi tutacaksın. Çok sıkarsan ölür, gevşek tutarsan kaçar'' derler ya. Öylesi deyil. Ben tutamıyordum bile ,  açık avuçlarımın için de devinip duran hayatı seyredebiliyordum sadece. Hiçbir müdahale de bulunamadan. Biliyordum bir şeyler ters gidiyordu ve böyle devam edemezdi. Bir şey, henüz benim de bilmediğim bir şey olacak her şey deyişecekti. Gövdemin için de alevden kanatlarıyla, bir kalbime ,bir ciyerlerime, bir mideme çarpa çarpa uçmaya çalışan serçe, en sonun da bir yol bulup onu orada tutan engelleri yarıp özgürlüğüne kavuşacaktı. Ama ne olacaktı? Ne zaman olacaktı? Beklenen şeyin büyüklüğü karşısın da bir dakikanın bile bir asır kadar uzun geldiği yaşlardaydım henüz.

     Aslını sorarsanız her şeyin tam, ama hiçbir şeyin eksiksiz olmadığı zamanları yaşıyordum. Evet dışarıdan bakıldığın da şükretmek için binlerce sebebim vardı.Fakat gelin de bunu onaltı yaşımın yüzüme armağanı sivilcelere , yeni yeni kalınlaşan bana bile yabancı ses tonuma anlatın.

      Aynı zaman da kapıcılığını yaptığımız apartmana doğru yürüyordum. Hava her zaman olduğundan daha ağırdı. Okulun son günleriydi ve hemen hemen bütün dersler boş geçiyordu. Hoş derse öğretmen gelse bile ders verecek öğrenci bulması neredeyse imkansızdı. Bütün öğrenciler kızlı erkekli guruplar halin de ya caddebostan sahiline, ya bağdat caddesine, ya da adalara gidiyorlardı. Okul da kalanlar sadece ,ya yıl boyunca devamsızlık limitlerini doldurdukları için mecburen, ya da benim gibi maddi sebeblerden okuldaydılar. Yoo bu durumun beni üzdüğünü sanmayın sakın.Evet belki biraz buruktum ama parasızlığı o yaşlarımın arsızlığıyla bile dert eden biri olmadım. Babam nihayetin de bir kapıcıydı.'' Apatman görevlisi'' falan diye yumuşatmaya çalışmayın sakın. Kapıcıydı işte ve bunda da utanılacak hiç bir şey yoktu. Annem aynı apatman sakinlerinin evlerine gündelikçi olarak giderdi.İkisini de çok severim.Kardeşlerimi de öyle. Üç kardeşiz en büyükleri benim.Kardeşlerim kız. Biri altı diyeri sekiz yaşın da. Çok severim ailemi babam ve annem çok çalışkan insanlardır. Kardeşlerim de bütün tatlılıklarıyla neşe kaynaklarım.


     Burukluğumu merak ediyorsanız sebebi başkaydı. Ah! Bahar ne güzeldir. Neler düşündürür insana. Bütün kış dağlar da biriken kar ısınan havayla erir, damarlarınızdan akmaya başlar. Hele İstanbul da bahar. Bahar her yer de güzeldir ama İstanbul'a bir başka yakışır. Erguvanlar açmaya görsün en nemrut suratlara en azından bir tebessüm yerleşir. İçimi burkan ne baharı doyasıya yaşayamamak, ne de böyle güzel bir mevsim de merdiven silmek de babama yardım etme zorunluluğu deyildi.Bilakis babama çalışırken yardım etmeyi çok severdim. Beni böyle hüzünlü yapan okulların kapanacak olmasıydı. Okullar kapanacak ve O ailesiyle birlikte güney de bir yere yazı geçirmek için gidecekti. Özür dilerim size ondan bahsetmedim deyil mi? Arzu. Aynı apartman da yaşıyorduk. Dört numaranın Arzu ' annem böyle söylerdi'. Ne zaman matematik ödevi için benden yardım istemeye gelse '' matematik de çok başarılıydım'' annem yanıma gelip ''dört numaranın arzu geldi'' derdi. Arzu'yu çok severdim. Dağlarım da biriken karı eritmek için bahardan önce Arzu yeterdi. Fakat gelin görün ki koca bir yaz onu benden ayırmak için kapıya dayanmıştı.


     Kafam da bir sürü soruyla apartmanın bahçe kapısıdan girerken baçede ki kamelyanın gölgesinden Kevork amcanın sesini duydum. Kevork amca. Ah benim sevgili ,biricik Kevork'um . Sıkkınlıkla ve size başta anlattığım hayatımı deyiştirecek büyük şeyin O olduğunu bilmeden yanına doğru gittim. O'na doğru yürürken gözlerinin içindeki sevgi bu gün bile bütün canlılığıyla karşımdadır. O güne kadar hiç farkına varmadığım bu aydınlık gözler beni öyle içine çekmişti ki sanki ona doğru deyil gözlerinin içine yürüyordum
enelsır


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
MUTLULUK

Başlatan arte Diger Konular

0 Yanıt
1566 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 05, 2009, 12:05:06 ÖÖ
Gönderen: arte
1 Yanıt
1922 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 19, 2010, 02:05:53 ÖÖ
Gönderen: Genius Loci
0 Yanıt
1352 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 18, 2010, 11:43:06 ÖS
Gönderen: enelsır
0 Yanıt
1435 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 20, 2010, 01:22:47 ÖÖ
Gönderen: enelsır
3 Yanıt
3054 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 05, 2010, 02:10:37 ÖS
Gönderen: ozkann
0 Yanıt
1515 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 09, 2011, 10:53:17 ÖÖ
Gönderen: karahan
15 Yanıt
6074 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 19, 2011, 04:23:44 ÖS
Gönderen: Alşah
Psikoloji-mutluluk

Başlatan Özer Baysaling Psikoloji - Ruh bilimi

0 Yanıt
3433 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 24, 2011, 01:58:36 ÖS
Gönderen: Özer Baysaling
2 Yanıt
1256 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 29, 2013, 12:36:32 ÖS
Gönderen: Felix Steiner
2 Yanıt
1454 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 01, 2014, 02:01:45 ÖS
Gönderen: ABCDEF