Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Illuminati Tarikatı  (Okunma sayısı 84066 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ağustos 23, 2014, 05:27:42 ös
Yanıtla #50
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 257
  • Cinsiyet: Bay

"Sayın Metatron'un bu başlık altında pek özet olarak dediklerine bir diyecek olmasa da, özellikle 20. yüzyılda "illimunati" adını taşıyan örgütlerden birkaç tane birden olduğunu da göz ardı etmemek gerekir."

Kesinlikle Sayın ADAM. Özellikle kişisel gelişim adı altında başlayan akım ile sayıları bir hayli arttı.

1850 sonrası dönemi bir süreç olarak belirtmek istedim. Ezoterizm den uzaklaşmaya ve daha çok egzoterizme yakınlaştığı bir dönem olarak.

Egzoterik olduğu ise bence kaçınılmaz. Çünkü tamamiyle maddesel veya kapitalist bir örgüt. Hermes Trismegistus un anlatılarını tamamiyle çarpıtarak kullanılıyor. (1776 temelli İlluminati den bahsetmiyorum)

Bu bakımdan bana göre 1776 değil 1850 sonrası köklü ailelerin katılımıyla kurulan veya adı aynı isimle anılsa da değişen İlluminati yi ezoterizm le beraber anmak pek doğru gelmiyor. Ezoterizm değil de okültizm olarak ele alınmalı bence.

Zaten Masonluk veya diğer Gerçek ezoteri tabanlı cemiyetleri kötü gösteriyor olmaları da bu çarpıtma ve kapital odaklı yapıları.

Ezoteri ile değrlendirildiği için zaten Masonluk ile karıştırılıyor veya iç içeymiş gibi bir anlam doğuyor.

Benim yorumum açıkçası böyle.

Saygılarımla
''Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pPslik olmak ayrıdır.''
- Dostoyevski -


Ağustos 24, 2014, 07:46:57 ös
Yanıtla #51

Illuminati Tarikatı  
Illuminati Tarikatı 1776 yılında Almanya’da kuruldu. Latince “Illuminati” “Aydınlanmış olanlar” demektir. Cemiyetin hedefi cehaletle, batıl itikatlarla, dinsel baskıyla ve her çeşit tiranlıkla savaşmaktı. Her ne kadar amaç kilisenin bağnazlığı ile savaşarak Newton’cu pozitif bilimin önünü açmak idiyse de, cemiyet gizli emeller beslemek, Fransız İhtilâlini yönlendirmek, Avrupa’nın politik egemenliğini elde etmeye çalışmak gibi konularla suçlanmıştır.

Başlangıçta Bavyera’da gelişti ve üyeleri hep Alman ya da Avusturyalı olan Ilüminati Tarikati’nin şeflerinin kimlikleri gizliydi.

Cemiyetin kurucusu Adam Weishaupt (1748 – 1830) Cizvit eğitimi almıştı ve daha genç yaşında Ingolstadt Üniversitesi’nde Hukuk Profesörü oldu. Bilimin yayılması için, Adam Weishaupt Cizvit modelinde gizli bir cemiyet kurmak istiyordu.

Amacı, Fransız Ansiklopedistlerinin, Voltaire’in öğretilerinin kilise tarafından yasaklandığı bir ortamda, gizli cemiyet yoluyla, parlak gençlere eğitim vermekti. Cizvit rahiplerinden korunmak için de gizlilik şarttı.

Masonlar uzak durdu

Adam Weishaupt 1774’te Hanover’li bir Protestan Mason’la tanıştı. Önce, kurmuş olduğu cemiyeti Masonlukla birleştirmeyi düşünmüşse de, Masonluk bir “tarikat” (order – nizam) olmadığından ve Cizvitlerle kendi yöntemleriyle mücadele etmek istediğinden bu projeden vazgeçti. 1 Mayıs 1778’de şaşaalı takma adlı beş kişi Illuminati Tarikatını kurdu. Adam Weishaupt’un kod adı Spartacus idi. Beklentinin dışında, Alman Masonlar Illuminati tarikatına akın etmediler, tersine, birçok Illuminati Masonluğu seçti. Yalnızca Münih’te başarılı bir faaliyet gelişti, bu nedenle de, İlluminati’lerin adı Bavyera ile de özdeşleşmiştir.

Illuminati sisteminde Çıraklar Ansiklopedistlerin eserlerini okumak ve kendileri de yazı yazmaya mecburdular. Üst dereceler “Minerval” ve “Aydınlanmış Minerval” idi. Üst derecelilerin kimlikleri gizli tutulurdu. Her üye diğer üyelerin bilgilerini üstlerine raporlamak zorundaydı.

Masonları aralarına çekememişlerdi, o zaman Masonluğa sızıp Masonluğu kullanmak gerekiyordu. Münih’te hiç bir Büyük Loca’ya bağlı olmayan bir Mason Locası kuruldu, Locanın üyeleri Illuminati idi. Mason Illuminati’lerden Baron Adoph Knigge (1752 – 96), “Philo” kod adıyla Illuminati’lerin başına geçti, tarikatı Hürmasonluk modelinde yapılaştırdı ve bir çok yeni üye kaydetti. Üyeler arasında Brunswick Dükü Ferdinand, Dük Ernest von Gotha, ünlü şair Goethe de vardı.

Hegel’in etkisi

Tarikatın amaçları hakkında dolaşan iktidar söylentileri nedeniyle, 22 Haziran 1774’te, Bavyera’da cemiyet ve Hürmasonluk birlikte yasaklandı. Illuminati tarikatı böylece gücünü kaybetti, 19. yüzyılın başında Hegel’in katılmasıyla biraz canlandı, sonra da eridi, bitti. Hegel milli ve küresel olayları etkileyerek, tez ve antitezi çarpıştırarak yeni dünya düzenini oluşturacak senteze varmak istiyordu. Amerika’da, Yale Üniversitesi’nde odaklanan “Kuru Kafa ve Kemikler” Skulls and Bones cemiyeti bu düşüncenin mirasçısı olmuştur.

1906 yılında Leopold Engel Illuminati Cemiyeti’ni Berlin’de yeniden kurdu. Savaş sonrası, Frankfurt’ta da benzer bir gelişme oldu.

Şimdi anlamadığım bir yer var, izninize sığınarak ve konunun cahili olarak sormak istiyorum, bu örgüt kurulduktan 2 sene önce mi yoksa 4 sene önce mi yasaklanmış?


Ağustos 24, 2014, 08:33:42 ös
Yanıtla #52
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 257
  • Cinsiyet: Bay

Yanlış bilmiyorsam 22 Haziran 1784 te kapatıldı.

Sanıyorum rakam hatası olmuş.

Saygılarımla
''Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pPslik olmak ayrıdır.''
- Dostoyevski -


Ağustos 25, 2014, 04:36:13 öö
Yanıtla #53

Sekiz yıl önce açılmış bir konu yeniden canlanmış. Bu sayede yazılanların hepsini okudum. Ben şöyle bir katkıda bulunmak istiyorum, bunu çok önemli buluyorum. Bu konuda en azından bu başlık altında yazılanlar uluslararası ilişkiler ve politika hakkında bilgi sahibi olmayı gerektiriyor. Acaba İlluminati'yi merak edenler arasında bu alanlara yönelip araştırma yapan, bilgi edinmeye çalışan var mı? Bunun neden önemli olduğunu açıklamaya çalışayım.

Deniyor ki illuminati adında bir yapılanma var ve dünyayı yönetiyor. Önemli üniversiteler, uluslararası şirketler, üst düzey yöneticiler, bazı hükümetler bunlara bağlı bu sayede de çok güçlüler vs...

Peki bu anlatılanları gerçekçi biçimde zihninizde canlandırıyor musunuz? Nasıl bir bağ var arada? Bence canlandırıp anlamaya çalışan çok az. Canlandırabilmesi için de temel bilgilere sahip olması lazım. İşte bu temel bilgiler hiç de gizli saklı değil. Uluslararası ilişkiler alanına merak sarıp bu konuda okumadan, büyük şirketlerin nasıl yönetildiğine dair işletme bilgisine sahip olmadan böyle iddialarda bulunmak ya da böyle iddialara inanmak vakit kaybı.

Askerlik hakkında çok atar tutar insanlar. Askerliğini yapmış olanlar bu atıp tutmaların gerçeğe ne kadar yakın olduğuna dair fikir yürütebilirler. Ancak genel makro ekonomi okumadan, uluslararası hukuk okumadan illuminati'ye dair bu iddiaları değerlendirmeye çalışmak boş inanç sınıfına giriyor.

Ben şimdi bakkallar hakkında iddialarda bulunsam, bakkal olanlar buna gülüp geçer ya da doğru olmadığını açıklar. Ama illuminati söz konusu olduğunda bu konuda tek çare bilgilenmektir. Hukuk okumak, sosyoloji okumak, psikoloji okumak. Bu alanlara dair genel bilgi sahibi olmak. Bilgilenmek boş inançlar peşinde koşturup tuhaf iddialara inanma miktarınızı azaltacaktır.

Bu bahsettiğim alanlarda uzman olmanız da gerekmiyor. En azından büyük bir şirketin nasıl yönetildiğini kabaca bilseniz, amacının kar yapmak olduğunu ve bununla ilgili sorunlarını düşünseniz, illüminatiye dair bir sürü iddiayı bir kalemde silip atabilmeniz mümkündür.

Konuyu biraz uzatmış olabilirim ama ben bu yazdıklarımın çok temel, çok önemli şeyler olduğunu düşünüyorum. İllüminati beni ilgilendirmiyor ama masonluğa adım atarken ettiğim yeminde geçen boş inançlara karşı savaşma sözüm beni konunun bu kısmına dikkat çekmeye itiyor.


Ağustos 25, 2014, 04:51:57 ös
Yanıtla #54
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 257
  • Cinsiyet: Bay

Sayın resurrected  Illuminati konusuna farklı bir pencereden olaya bakmış. Kısmen katılmakla birlikte Mason olmayan cemiyetleri biraz hafife almış gibi anladım.

Bir kriter de belirlemiş x,y,z konularında bilgi veya eğitim almış olmak, en azından temel eğitim almış olmak. Illuminati konusuna daha objektif ve gerçekçi bakmayı sağlıyor. En azından ben böyle anladım.

Katırlırsınız katılmazsınız bilemem ama dünya iktisat tarihi bence yeterlidir,ezoterinin anlaşılması için.

Illuminati dünya yönetiyor mu bilemem. Ama gerçek şu ki dünyayı seçilmiş başkan veya yönetimlerin de yönetmediği bir gerçek.

Durun hemen kızmayın. Tezimi desteklemek için son 100 yıllık ekonomik tarihe ve ekonomik krizlerin seçilmiş yönetimlere neler yaptığına bakın!?

En basiti ABD demokrat parti! Büyük buhran öncesi ve sonrası lütfen bir bakın.

Veya 2001 krizi. Hükümet değişti.

2008 de patlak veren ve halen devam eden mortgage krizi ! Avurupa siyasi yapısını nasıl değiştirdi ?

Azınlık ve göçmenler üzerinde ki etkileri nelerdir ? Irkçı görüş avrupa coğrafyasında bir anda nasıl hortladı ?

Her neyse...

Kimine göre 1980 kimine göre 2. Dünya savaşı sonrası ekonomik anlayış ve yapılanmanın doğal sonucu olarak ekonomi odaklı bir siyasi sistem tarafından yönlendiriliyoruz.Veya odaklı demeyelim de tabanlı diyelim.

Ekonomi olmadan, ekonomi iyi olmadan hiçbir siyasi irade, savı söylemleri ne olursa olsun ayakta duramıyor.

Buraya kadar ekonominin siyasi irade üzerinde ki etkisi ve gücünü -ki bu güç bizzat siyasi irade tarafından yaratılmış ve büyütülmüştür- temel örneklerle açıklamaya çalıştım.

Peki ekonomi ekonomi dediğimiz şey nedir. Detaya girmeye gerek yok 3 farklı güzergah kullanarak bir ülke ekonomisini güçlü tutar.

1: Yeraltı maden kaynaklarına sahiptir pazarlamayı iyi yapar. Bu sayede sıcak para girişi yüksektir ve devamlıdır.Yatırımları bu sıcak para ile sağlar. Kişisel gelir ve hayat şartları yüksek olur.

2: Sanayiye daha doğrusu ağır sanayiye odaklanmıştır. Markalaşmaya ve ar-ge ye önem vermiştir. Hammaddeyi dışarıdan ithal etse bile markalaştığı için ithal ettiği rakamın çok üzerinde ihracat yapar. İşssizlik azdır, gelir oratalamadır. Orta gelir sınıfı güçlüdür. Eğitim doğal olarak kalitelidir.

3: Finans sistemi güçlüdür. Bankacılık ve sigorta konuları ülke de birinci iş koludur. Nakit para girişi düzenli ve sabittir. Doğal olarak istihdam ve istihdam edilen eleman kalitesi konusunda uzmandır. Uzmanlık yüksek maaş ve hayat standardı demektir.

Yukarıda bahsettiğim yollar temeldir. Artı ve eksileri boldur. Uzatmak istemediğim için kısaca değindim.

Şimdiye kadar ekonominin siyasi irade üzerinde ki etkisine ve sağlıklı ekonomilerin de güçlü şirketler üzerinden sağlandığını gördük.

Güçlü şirketleriniz varsa güçlü bir ekonomiye sahipsinizdir güçlü bir ekonominiz varsa hayat standardınız yüksektir. Hayat standardı yüksekse halk doğal olarak o satandardı koruyacak bir siyasi yapı ister ve ona oy verir...

...........

Yukarıda bahsettiğim 3 farklı yol için iyi bir eğitim gerekir. Yani eğitim, bilgi temeldir. Güçlü bir ekonominin dolayısı ile güçlü bir siyasi yapının temelidir,olmazsa olmazıdır.


Eğitime çok detaylı girmeyeceğim. Hem bildiklerimi hem yaşadıklarımı örneklerle açıklayacağım.

Lise hayatı ve üniversite de dahil olduğumuz sistem eğer gelenekçi ve köklü ise. Sınıf mevcudu az ve eğitim saatleri geniş olduğu için arkadaş, arkadaştan ziyade bir kardeşlik,dostluk halini alır.İyi ve kötü günlerde birliktesinizdir. Ailenizden daha fazla lise veya üniversite arkadaşlarınızla iletişim kurarsınız.

Bu yeni kardeşler sayesinde vizyonunuz genişler. Sıkıntılı anlarınızda ki bu lise de genellikle kız veya erkek arkadaştan kaynaklanan sıkıntılar olur  :D..Üniversite de ise ekonomik olabilir yaşam ve aile kaynaklı olabilir ama sorunlar ne olursa olsun günün neredeyse 3 te 2 sini geçirdiğiniz kişilerle bu sorunları konuşur ve çözüm bulur ve alırsınız.

İş hayatına geçtiniz. Size eleman lazım veya bir koltuk boşaldı. İş ilanı ile mi eleman arasınız yoksa tanıdığınız bildiğiniz ve aynı havayı eğitimi aldığınız bir yapıdan mı iş arkadaşınızı seçersiniz?

Örneklerle açıklayalım

Şu an face te bir lise arkadaşım iş yerinde oluşan boşluk için hiçbir gazete veya sosyal kariyer sitesine bakmadan direkt lise arkadaşlarına mesaj attı.

Geçmişte ben de yaptım diğer arkadaşlarımda.....

Veya size bir cv geldi aynı lisedensiniz!! Kimi seçersiniz başka bir liseden başvuranı mı yoksa kendi lisenizden olanı mı ?

2000 yılında iş hayatını merak edip üniye ara vererek bir otomotiv firmasında staja başlamıştım. Bir konuda sıkıntı yaşandı ve bu sıkıntıyı aşabilecek kişi ile randevu alınmaya çalışıldı. En üst düzey yönetici dahil 24 saat içinde randevuyu alamıyordu. En üst düzey yetkilinin alamadığı o randevuyu, aynı liseden alt dönem mezunu aldı!!! Aynı güne randevu aldı ve 2 saat içinde konu halloldu!!!!

Uzun oldu biliyorum ama Illuminati yi veya diğer yapıları geçersek makro boyutta baktığımızda siyasetin ekonomiden ekonominin şirketlerden şirketlerin iyi bir eğitimden iyi bir eğitimin de köklü kurumlardan geçtiğini kısmen de olsa gördük.

(Aç parantez kulüpler özelikle üniversite de Türkiye de çok yaygın değil daha doğrusu ivy league de ki gibi değil. Ama Türkiye de de lise gelenekçiliği çok güçlüdür)

Illuminati veya diğer ezoteri tabanlı cemiyetler dünyayı yönetiyor mu bilemem.

Ama dünyayı şirketler yönetir. Ve o şirketlere köklü eğitim almadan giremezsiniz. Köklü bir eğitim kurumundan mezunsanız çalışmaya başladığınız yerde sizden önce,sizinle aynı eğitim kurumundan mezun olmuş kişiler mutlaka olacaktır. Sizde sizden sonrası için aynı şeyi yapacaksınızdır.

Yorum sizin, değerlendirme sizin...

Saygılarımla
''Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pPslik olmak ayrıdır.''
- Dostoyevski -


Ağustos 25, 2014, 06:48:27 ös
Yanıtla #55
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7217
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Metatron'un değerlendirmesi çok güzel...

Ancak bu kesinlikle her şeye ekonomik gözle bakan bir değerlendirme.

Bu bağlamda bir sözü var ki hani ezoterinin anlaşılması için iktisat tarihinin yeterli olduğu bağlamında, işte o olmaz.

Ben ezoteriyi biraz bilirim örneğin ama iktisat tarihini hiç bilmem. Bu ikisini bağdaştırmak ve birinin bilgisini ötekine bağlamak bana yanlış gibi geldi.

Belki başka bir şey demek istemişti aslında.

Ancak öte yanda dinler bile ekonomi çevresinde döner: buna katılırım.

Fakat ekonomi çevresinde dönmeyen değerler de vardır; tinsel nitelikler gibi, erdemler gibi, sevgi gibi... Bunların gerçek olanlarını ekonomik değeri olan nesnelerle satın alamazsınız.

Dünyanın çoğunluğu hiç de buna katılmıyor ve bu nedenle dünya, ekonominin çevresinde dönüyor. Doğru! Katılırım. Öyle oluyor.

Ancak Masonluk gibi bazı ezoterik kurumların uğraşısı da işte bunun böyle oluşunun giderilip, ortak barış ve mutluluğun tüm insanlar ve tüm toplumlarca paylaşıldığı, bilimsel nitelikli, dogmaların ve bağnazlığın bulunmadığı, kör inançlrdan sıyrılınmış bir ortamın yaratılabilmesi için çaba göstermek.

Belki de karıncanın hacca giriş öyküsü gibi umutsuz gelebilir insana.

Fakat unutmayalım: İnsanın evrim yeteneğinin bilinen bir sınırı yok. 

Gerek tarihteki gerekse günümüzdeki Illuminatus (tekili böyle) kuruluşlarının hepsini aynı kefeye koymak ne doğru ne de olanaklı. Sayın Spock bunların çoğunu pek güzel bir tarzda listeledi. Konuya biraz daha geniş bir açıdan bakmak gerek. O durumda Sayın Metatron'un haklı olduğu alanlar vardır kuşkusuz ama tüm alanlar o kadar değil.


« Son Düzenleme: Ağustos 25, 2014, 06:58:03 ös Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ağustos 25, 2014, 08:06:29 ös
Yanıtla #56
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 257
  • Cinsiyet: Bay

Bu bağlamda bir sözü var ki hani ezoterinin anlaşılması için iktisat tarihinin yeterli olduğu bağlamında, işte o olmaz.

Açık yazmamışım kusura bakmayın. Bu başlık açısından yeterli olabilir anlamında kullandım. Illuminati gibi masonlukla paralelmiş gibi olan cemiyetlerin daha kolay anlaşılması için dünya iktisat tarihi nin yeterli olabileceğini düşünüyorum. Bu benim fikrim tabi.

Şöyle ki, Masonluk ezoterik bir cemiyettir. Illuminati gibi (1776 yılında ki değil son 159 yıl veya 100 yıl içinde adı Illuminati ile olarak anılan cemiyetler veya örgütler) örgütler daha önce belirttiğim gibi egzoterik tir. Veya ökültizm adı altında ele alınıp değerlendirilmelidir.

Magnum opus nasıl ki İç simya da inisiyatik bir sürecin sonunda ruhsal aydınlanmayı ifade ediyorsa, dış simya da da bu madenlerin dönüşümü anlamında kullanılır.

Günümüz kapitalist sisteminde maddenin veya değerli bir madenin, daha değerli bir maddeye dönüştürülmesi ise bu bahsettiğim egzoterik cemiyetlerde de paradan daha çok para kazanılması anlamında kullanılır.

Örnek vermek gerekirse farz edelim 1 milyon $ var bu para tek başına bir hisseyi veya emtianın alım satım değerini değiştirmenize olanak vermez ama 100 kişi eğer 1 er milyon$ verirse kısa süreli de olsa hedef hisse veya emtia üzerinde istediğiniz etkiyi yapmanızı sağlar.

Bu sebeple bu başlık altında ben dünya iktisat tarihinin az çok bilinmesinin bu ezoterizm ve ökültizm farkının daha kolay anlaşılmasında yardımcı olacağını düşünüyorum.

Tabi bu benim kendi yorumum.

Benim bir eşitliğim var. Belki biraz sert gelebilir ama bence para=bilgi=güç. Sonuçta da gücü elinde bulunduran değişim yapabilme kapasitesine sahiptir.

Saygılarımla

''Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pPslik olmak ayrıdır.''
- Dostoyevski -


Ağustos 25, 2014, 10:09:35 ös
Yanıtla #57
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 3236
  • Cinsiyet: Bay

Alıntı
para=bilgi=güç.

BİLGİ=PARA=GÜÇ diye sıralıyorum bende ...
Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Ağustos 26, 2014, 12:09:21 öö
Yanıtla #58
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 879
  • Cinsiyet: Bay

Para bilgiyi satın alabilir :)


Ağustos 26, 2014, 10:13:57 öö
Yanıtla #59
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 718
  • Cinsiyet: Bay

Günümüzün materialist ve maddeye dönük ilkel dünyasında evet belki para=güç denklemi geçerli olabilir. Fakat o denklemin ortasında bir başka faktör daha vardır ki onun adı da "zorbalık"tır. Bilgi değildir.

Para bilgiyi satın alamaz. Sadece parası olan zorbalıkla güç elde eder ve diğer insanlar üzerinde uygular. Uyguladıklarının saklı kalması için de medyayı satın alır ve halkı manipüle eder. Medya patronları da bunun karşılığı olarak aldıkları parayla daha da güçlendiklerini sanırlar ama birer kukla olduklarından haberleri yoktur.

Parası olan hakikate varır mı? Varamaz. Parası olanı bırakın, herhangi bir ezoterik kuruma üye olan kişi bile kendi inanış, algı ve sezgisi yeterli değilse bilgi edinemez. Boşuna denilmiyor, Masonluk sizi hakikate ulaştırmaz ama hakikate ulaşmanız için gerekli olan ortamı hazırlar, kapıyı açar. Gerisi kişiye kalmıştır. Kişi elindeki kabın kapasitesi neyse, o kadar bilgi edinebilir. Materialist bir kişi isterse trilyoner olsun, bilgiyi alıp hakikate varması çok zordur.

Yunus Emre, Mevlana, vb. parayla mı satın aldılar bilgiyi?

Okült yapılanmalar ise Masonluktaki gibi sadece ezoterik anlatı ve öğretilerle bilgiye ulaşmaya çalışmazlar. Onların Masonlukta olmayan başka yöntemleri de vardır. Çoğunda bu yöntemler inanç sistemlerinin farklılığı, material zenginliğe olan düşkünlükleri ve öte-alemciliği bir araç olarak kullanmaları ile pekişmiştir.

John F. Kennedy'nin son konuşmalarından birinden alıntıları aşağıya ekliyorum. Ne yazık ki tercüme edecek zamanım yok. Gerisi size kalmış. İstediğinize inanmakta serbestsiniz. Kendimin bu konuda neye inandığımı daha önce forumda belirttim. Bu konuda ne inanıyorum ne de inanmıyorum diyemem. Bu konuda agnostiğim. Tam ortadayım ve kendi inancım ve bilgim doğrultusunda, (+) veya (-) yönlerden birine kayma hakkımı saklı tutuyorum.

-------------------

"The very word "secrecy" is repugnant in a free and open society; and we are as a people inherently and historically opposed to secret societies, to secret oaths and secret proceedings. We decided long ago that the dangers of excessive and unwarranted concealment of pertinent facts far outweighed the dangers which are cited to justify it. Even today, there is little value in opposing the threat of a closed society by imitating its arbitrary restrictions. Even today, there is little value in insuring the survival of our nation if our traditions do not survive with it. And there is very grave danger that an announced need for increased security will be seized upon those anxious to expand its meaning to the very limits of official censorship and concealment. That I do not intend to permit to the extent that it is in my control. And no official of my Administration, whether his rank is high or low, civilian or military, should interpret my words here tonight as an excuse to censor the news, to stifle dissent, to cover up our mistakes or to withhold from the press and the public the facts they deserve to know."

-------------------

"For we are opposed around the world by a monolithic and ruthless conspiracy that relies on covert means for expanding its sphere of influence--on infiltration instead of invasion, on subversion instead of elections, on intimidation instead of free choice, on guerrillas by night instead of armies by day. It is a system which has conscripted vast human and material resources into the building of a tightly knit, highly efficient machine that combines military, diplomatic, intelligence, economic, scientific and political operations.

Its preparations are concealed, not published. Its mistakes are buried not headlined. Its dissenters are silenced, not praised. No expenditure is questioned, no rumor is printed, no secret is revealed."

-------------------

"No President should fear public scrutinity of his program. For from that scrutiny comes understanding; and from that understanding comes support or opposition. And both are necessary. I am not asking your newspapers to support the Administration, but I am asking your help in the tremendous task of informing and alerting the American people. For I have complete confidence in the response and dedication of our citizens whenever they are fully informed.

I not only could not stifle controversy among your readers-- I welcome it. This Administration intends to be candid about its errors; for as a wise man once said: "An error does not become a mistake until you refuse to correct it." We intend to accept full responsibility for our errors; and we expect you to point them out when we miss them.

Without debate, without criticism, no Administration and no country can succeed-- and no republic can survive. That is why the Athenian lawmaker Solon decreed it a crime for any citizen to shrink from controversy. And that is why our press was protected by the First (emphasized) Amendment-- the only business in America specifically protected by the Constitution-- not primarily to amuse and entertain, not to emphasize the trivial and sentimental, not to simply "give the public what it wants"--but to inform, to arouse, to reflect, to state our dangers and our opportunities, to indicate our crises and our choices, to lead, mold educate and sometimes even anger public opinion.

This means greater coverage and analysis of international news-- for it is no longer far away and foreign but close at hand and local. It means greater attention to improved understanding of the news as well as improved transmission. And it means, finally, that government at all levels, must meet its obligation to provide you with the fullest possible information outside the narrowest limits of national security...

-------------------

"And so it is to the printing press--to the recorder of mans deeds, the keeper of his conscience, the courier of his news-- that we look for strength and assistance, confident that with your help man will be what he was born to be: free and independent."
 
Live long and prosper.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
12 Yanıt
10671 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 28, 2008, 06:11:04 ös
Gönderen: blossom
Sion Tarikatı

Başlatan DaVinci « 1 2 3 4 » Diger

36 Yanıt
37177 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 11, 2009, 05:18:45 öö
Gönderen: Quantum
14 Yanıt
17324 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 27, 2014, 08:16:19 öö
Gönderen: ADAM
Illuminati korkusu!

Başlatan baron « 1 2 ... 6 7 » İlluminati

69 Yanıt
64066 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 23, 2014, 12:53:08 ös
Gönderen: davut
2 Yanıt
19799 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 23, 2011, 05:52:15 ös
Gönderen: Süvariler
2 Yanıt
7146 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 14, 2011, 01:59:52 öö
Gönderen: Masor1976
37 Yanıt
23157 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 31, 2016, 03:52:55 ös
Gönderen: Novayst
0 Yanıt
9369 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 21, 2013, 06:22:35 ös
Gönderen: peacewings
0 Yanıt
6253 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 21, 2013, 06:37:29 ös
Gönderen: peacewings
0 Yanıt
6472 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 21, 2013, 06:40:29 ös
Gönderen: peacewings