Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: “DEVLETİ ELE GEÇİRMEK İSTEYEN FETHULLAH GÜLEN”  (Okunma sayısı 5637 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Eylül 01, 2010, 11:02:02 öö
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 308
  • Cinsiyet: Bay

'Devleti ele geçirmek isteyen Fethullah Hoca'

“Bu ifade benim değil. Geçenlerde Milliyet'in 60. yılı vesilesiyle hazırlanan '60 Yılın Tanığı' kitabının sayfaları arasında geziniyordum ki 1999 yılından kalma bir birinci sayfaya gözüm takıldı. Diğer gazetelere göre kırmızı çizgileri her zaman daha keskin olan Milliyet net bir tavır koymuş ve 'Son marifeti' diye bir manşet atmış.

Kastedilen kişi Fethullah Gülen.

Ve manşetin spot'unda bugünkü gazete okurlarına çok uzak, gazeteleri hazırlayanların ise kullanmayı aklından dahi geçiremeyeceği bu ifade: 'Devleti ele geçirmek isteyen Fethullah Hoca...'

11 yıl geçmiş aradan.

Dün açık ve net bir şekilde Gülen için 'Devleti ele geçirmek isteyen' ifadesini kullanan bir medya vardı. Bugün ise Gülen'i eleştirmek hatta Cemaat hakkında yazılan kitaptan bahsetmek bile çok kolay değil.

Tek bir spot bile Türk medyası üzerindeki baskının nasıl gazeteciliği şekillendirdiğini göstermesi açısından önemli. Halbuki insan bekliyor ki yıllar geçince, iletişim kanalları arttıkça özgürlük de ona paralel olarak genişlesin. Oysa tam tersine evrim söz konusu basında.

Fethullah Gülen ve Cemaat aleyhindeki haberlere uygulanan gizli boykot kuşkusuz bu topluluğun 'hissedilen gücünün' artmasıyla ilişkili. İzlenmeyen kanallarına, satmayan gazetelerine falan bakınca doğrusu aritmetik olarak Cemaat'in sayısal olarak büyük bir topluluk olduğunu düşünmek mümkün değil.

Ancak yıllardır oya gibi işleye işleye kilit yerlere insan yerleştirmeyi, o insanları yetiştirmeyi ve gün geldikçe de işlerine göre kullanmayı başarmaları kendilerine güç sağladı. Mesela bugün yargıda Alevi yoğunluğu olduğunu söyleyenler Cemaat'çi savcıların, hakimlerin hiç hesabını sormuyor nedense?

Bir süre önce Elazığ'daydım. Bir dağın içine oyularak inşa edilmiş, sonra da yağmalanmış bir kilisenin kapısında liseli gençler bekliyordu ve kendilerini de içeri sokup sokamayacağımızı sordular.

Yardımcı olduk, ardından da sohbet ettik.

Bir yıldır durulduklarını, serserilik yıllarının geride kaldığını ve üniversiteye girmek istediklerini anlattılar. Okumak istedikleri bölümler uluslararası ilişkiler, kamu yönetimi ve hukuk... Hemen ardından da okudukları tek gazeteyi söylediler. Yanıt hiç şaşırtıcı değildi, Zaman okuyorlarmış.

Nasıl keşfedildikleri, nasıl devşirilip ileride nereye yerleştirilecekleri belli.

Elbette sokakta aylak aylak gezen insanları eğitip topluma kazandırmakta, onlara bir gelecek sunmakta onurlu bir tavır var. Ancak bu misyonda çarpık bir taraf varsa kuşkusuz bu da masaya yatırılmalıdır.

Kim bilir belki de geleceğin yandaş savcıları bu çocuklar olacak.

Ben her şeyden önce 'Cemaatçi' kafasının ne kadar özgür olduğunun tartışılmasından yanayım. Sadece Gülen'ciler değil dini her şeyin önünde tutan bütün cemaatler dogmatik, sorgulamaktan uzak, birey olamamış kişiler yetiştirir çünkü.

Dogma topluma fayda mı sağlar, zarar mı?

Bu çocuklar büyüyüp devletin önemli kademelerine yerleşince veya yerleştirilince geçmişlerinden gelen bu cemaatçi kafanın ne gibi sakıncalar doğurduğu ortada: F-Tipi polis, F-Tipi yargı diye boşuna mı kaygılanıyor? Cemaat kayırılıp, Cemaat karşıtları hapislerde süründürülmesi tesadüf olmadığına göre burada Fethullah Gülen'i de, yandaşlarının da, bu yapının da vermesi gereken bir hesap var demek ki.

Hanefi Avcı'nın 'Haliç'te Yaşayan Simonlar'ını bir de bu açıdan konuşalım.

Bir kere Avcı asla Fethullah Gülen'e rezervli biri değil. Hatta Cemaat'in bağrına bastığı bir isim. Dahası mütedeyyin bir kesimden geliyor. Çok inançlı biri olmanın ötesinde dürüstlüğüyle tanınan bir memur.

O bile Cemaat'in ulaştığı yer ve yaptıkları hakkında kaygı duymaya başladıysa, bütün somut gelişmelerden ve delilerden öte sadece bu kaygı bile Cemaat'in sorgulanmasını meşru kılar.

Unutmamak gerekir ki bu ülkede Cemaat'i seven insanlar olduğu kadar, o insanlardan daha da fazla Cemaat'in örgütlenmesinden, eylemlerinden, gizli ajandasından rahatsızlık duyan çok daha büyük bir insan grubu var.

Çok hoşgörülü, barışçıl, diyaloğa açık görünmekle beraber Cemaat iyi niyetine aklı başında bir kitleyi bir türlü ikna edemiyor ama. Başta şeffaf değiller, dahası çok fazla verilmeyecek hesapları var: Paranın kaynağından örgüt yapısına kadar... Hepsinden daha önemlisi giderek sicilleri kabarıyor.

Hanefi Avcı'nın kitabındaki iddialar teker teker ortalığa dökülmeden, her şeyin üzerine gidilmeden ve Cemaat şeffaflaşmadan da hiç kimseden şahsi kırmızı kitaplarından 'tehdit algısı'nı çıkarmaları beklenemez.”( ORAY EĞİN )


IŞIK ve SEVGİ İLE KALIN.......
Işık, sadece ışık ama daha fazla ışık.......


Temmuz 16, 2014, 02:11:51 ös
Yanıtla #1

Her devlet kendi çıkarları doğrultusunda belirli grup ve toplulukları kullanıyor düşüncesindeyim. Belirli grupların, belirli insanları yetiştirerek, işlerine yarayacak mevkilere getirdikleri günümüzde açık bir şekilde gözükmektedir. Özellikle din kullanılarak yapılan kadrolaşmaların bir çoğunda asıl amacından çok daha uzak olduğu ve faaliyetler gösterdiği tartışılmaz bir gerçektir. Adalet, devletlerin işine geldiği gibi işlemeye devam ediyor.


Temmuz 23, 2014, 10:26:41 ös
Yanıtla #2
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1801
  • Cinsiyet: Bay

         Sayın oasis'in Oray Eğinden alıp paylaştığı bu makale bazı gerçekleri açıklaması bakımından önemli. Ama esas mesele bu kadar mı acaba ! Ben söylemiyorum, devletin en üst makamları en yüksek perdeden her gün bilmem kaç kere avaz avaz bağırmıyorlar mı "paralel bunlar, paralel bunlar , darbeci bunlar , darbeci diye. Pekiyi nasıl oldu da bu paralel yapılar devletin tüm organlarına yerleştiler/yerleştirildiler.
          Biraz geçmişe dönelim. Bazıları gerek yazılı  ve gerekse görsel medyada fetva verip durmuyorlar mı idi " yavaş yavaş gireceksiniz askeriyeye , emniyete, yargıya oraları işgal edecek sonrada din düşmanı münafıkların boğazlarını sıkacağız" diye. Bağırmıyorlar mı idi, "İslam devletini kuracağız, ancak bunun kanlı mı? kansızmı?, yumuşak mı? sert mi? olacağına karar verilecektir" diye.
           Onlar örgütlenip içten içe fetihlerde buylundukça, cumhuriyetçiler, devrimciler, sözde aydınlar ne yaptılar? koskaca bir hiç ( gerçi bunun  ana sebeplerinden biride "netekim" diye nutuklar atan darbeci ama o zamanlar da istense idi pekala bir çok yanlışlığa mani olunabilirdi). Bunu yapmadı devrimciler, aydınlar. Orduya güveniyorlardı. Nitekim, "sözde değil, özde Atatürkçü" olduğunu söyleye söyleye uyuttular bu milleti. Sonra uydurma iddialarla koskoca paşaları, kahraman subayları, ateş cenberinde gözünü budaktan sakınmayan gencecik pırıl pırıl subaylarımızı  yaka-paça sorgusuz sualsiz  zindanlara atmadılar mı ? Şimdi gelinen şu noktaya bir bakın!. Hakimi paralel, savcısı paralel, polisi paralel, işçisi darbeci, köylüsü darbeci, öğrencisi darbeci, işadamları darbeci-paralel. Kabus gibi günler yaşıyoruz. Hangi ülkede yaşadığımızı şaşırmamak mümkün mü ?
         Yazacak o kadar çok şey  var ama ne yazık ki benim vaktim yok. Ariflere kısaca anlatmaya çalıştım.
          Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


Ekim 15, 2014, 09:19:07 öö
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

Sayin Alşah dedin gibi sölenicek okadar çok şey varki ama okadar çok şeyi sölemeden önce aydinlara biraz deyinelimmi bugüne kadar bişey yapmadilar derken galiba şaka yapiyorsun bence geçmişe biraz daha iyi bak.


Saygi ve sevgilerimle.


Ekim 17, 2014, 03:32:38 ös
Yanıtla #4
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1801
  • Cinsiyet: Bay

     Sayın  hayalet, ben sözümün arkasındayım. Evet hiç bir şey yapmadılar. Bunu söylerken ne manada hiçbir şeyler yapmadılar ifademi lütfen gelişmelerle kıyaslayınız. Evet , hala daha hiç bir şey yapmıyorlar. Siz yaptıkları şeyleri yazın, ben de yapmadıklarını.
      Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


Ekim 18, 2014, 12:31:11 öö
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi

Sayin  Alşah yapmadiklari şeyleri yazarmısınız?günümüze ben bakamiyorum ve yorumda yapamiyorum malesef dedin gibi hiç bişey yapmadilar.
Nasil yapsinlarki nekadar aydin,atatürk'çü gazeteci varsa ceza evine girdi birkaç kişide hayatini kaybetti.Bazılarıda gururuna yediremedi intahar etti.
Sen yapmadiklari şeyleri anlat eğer istersen konuyu dahada açariz.


Saygi ve sevgilerimle.


Ekim 18, 2014, 01:49:58 öö
Yanıtla #6
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1801
  • Cinsiyet: Bay

       Tamam sayın hayalet, her ne kadar vaktim kısıtlı da olsa kısaca bazı şeyleri hatırlatayım.
        Siz "nasıl yapsınlar ki ne kadar ...varsa cezaevine girdi, bir kaçı hayatını kaybetti, bazıları da ...intihar etti" demişsiniz ya ! bütün bunlar olmadan önce nerelerde idiler ? neler yapıyorlardı ?. Elin oğlu 40 yıldır din kısvesi altında işlemedi mi irticayı, yobazlığı işlemedi mi? şeriatı getireceğiz , kanlı mı olsun, kansız mı? demediler mi? Yerşil tanrılarından aldıkları güçlerle sokaklarda şeriat isterük şeriat isterük diye bağırıp yürümediler mi? Daha sayayım mı sayın hayalet?.
         Peki bütün bunlar olurken, diğerleri ne yaptı ? Hiç bir şey. Ordu var, yargı var dediler. Sonra ne oldu ? onları da sen anlat ben dinleyeyim.
         Saygılar-sevgiler.
"Vur ama dinle beni"


Ekim 18, 2014, 02:15:23 öö
Yanıtla #7
  • Ziyaretçi

Sayın  Alşah sizi anlıyorum.(Elin oğlu 40 yıldır din kısvesi altında işlemedi mi irticayı, yobazlığı işlemedi mi? şeriatı getireceğiz , kanlı mı olsun, kansız mı? demediler mi? Yerşil tanrılarından aldıkları güçlerle sokaklarda şeriat isterük şeriat isterük diye bağırıp yürümediler mi? Daha sayayım mı sayın hayalet?.)
Çok güzel şekilde açıklama yapmıssiniz ordudan karşı çıkanlar oldu aydinlardan karşı çıkan oldu gazeteciler bile oldu.Peki noldu sayın  Alşah
Eşref bitlis, uğur mumcu,ahmet taner kışlalı daha bir çok suikaste uğrayan insanlarimizi kaybettik.Ordu halen şehit vermekte ve unutmaki parelel yapi diye adlandiran bu günün iktidari gülenle kankaydi.İyiler iyilikle mücadele ediyor kötülerde kötülükle mücadele ediyor söz konusu kötülük olunca ister istemez üstünlük elde ediyorlar.Masonlar bile bişey yapmadı ona bakarsan daha çok yazmak isterim vaktiim kısıtlı benimde.


Ekim 22, 2014, 07:40:16 ös
Yanıtla #8
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 291
  • Cinsiyet: Bay

din her zaman için türk toplumunda insanları yönetmek, yönlendirmek ve amaçları için kullanmak için kullanılan silahlardan birisi olduğunu düşünüyorum, çünkü olan dindar olan bir kişi hiç bir zaman etrafında yaşananları veya olup bitini sorgulamaz. yıllarca fethullah gülen gibi pek çok isim güç elde etmek amacıyla dindarlığı amaçları için kullanmıştır ve halen siyasal iktidarlar dini konular üzerinden çıkar elde etmeye çalışmakta ve elde etmektedir.

bu gün fethullah gülen i incelediğimizde her kes net olarak biliniyor ki amerika birleşik devletlerine hizmet etmekte fakat ülkemizdeki siyasi yapınında fethullah gülenden hiç bir farkı bulunmamaktadır.paralel yapı komedisi ile insanlar kandırılarak her kes kendi derin devletini kurmakta
fırtınanın şiddeti ne olursa olsun martı sevdiği denizden asla vazgeçmez


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
28 Yanıt
69587 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 03, 2017, 08:24:27 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
3130 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 03, 2010, 03:21:56 ös
Gönderen: ADAM
8 Yanıt
6162 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 23, 2016, 09:26:57 öö
Gönderen: Ares
0 Yanıt
3552 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 05, 2010, 03:33:51 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
3269 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 06, 2010, 06:27:05 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
4765 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 09, 2010, 06:05:52 ös
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
16489 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 29, 2011, 11:48:57 ös
Gönderen: Masor1976
Fethullah Gülen

Başlatan oya « 1 2 » Islam

14 Yanıt
19153 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 30, 2011, 10:37:25 öö
Gönderen: Eser
0 Yanıt
4314 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 09, 2012, 10:20:00 ös
Gönderen: Tij
2 Yanıt
3977 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 16, 2013, 10:32:59 ös
Gönderen: Tij