Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonluktaki “Eşitlik” Anlayışı - 2  (Okunma sayısı 6888 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ekim 19, 2010, 01:48:35 ös
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Tarih boyunca genellikle eşitlik, “her bireyin kendi niteliklerine uygun varlık ve olanakları kendisine sağlamak ölçüsü” olarak tanımlanmıştır.

Bu tutum insanları çeşitli sınıf ve zümrelere bölmek, bu sınıf ve zümrelerin kendi içlerinde ayrı ayrı eşitlikler gözetmek ile özdeştir. Örneğin zenginlerin ancak zenginlerle eşit, soyluların ancak soylularla eşit sayılması gibi...

Dolayısıyla böyle bir tutum, sadece insanlar arasında önceden de var olan eşitsizliğin güçlenmesine yaramıştır.

Bunun nedeni de, eşitliğin nasıl olacağını belirleyenlerin aslında eşitlikten yana olmayışıdır. Eşitlik ilkeleri saptanırken, sosyal ve ekonomik görüşler öncelikli tutulmuştur.

Toplumda ayrıcalıklı kişiler ile sıradan halkın sosyal ve ekonomik düzeyleri zaten öteden beri birbirinden çok farklı olduğu için, aynı hak ve olanaklardan yararlanamayacakları ileri sürülmüştür.

Ekonomik güç ve düzeyleri bakımından farklı kişiler arasında uçurumlar yaratılmıştır.

Dili, inanç ve gelenekleri farklı olanlar, farklı ırk ya da soydan gelenler, “hiçbir zaman eşit sayılamayacak insanlar” olarak görülmüştür.

Masonluğun bu bağlamdaki genel görüşüne bakınca şöyle bir değerlendirme ile karşılaşıyoruz:

Her insan dünyaya insanlığın bir öğesi, bir diğer insandan farksız olarak gelir. Hiç kimsenin alnına doğuştan sosyal bir nitelik, bir unvan, bir üstünlük, özgürlük ya da kölelik, üstünlük ya da yoksunluk damgası vurulmamıştır. Dünyaya gelen iki insan yavrusu arasında görülebilecek tek fark, -cinsiyet bir yana bırakılacak olursa- ancak açıkça belli olabilen ten rengi ve biraz da soyudur. Bu belirgin fark, tarih boyunca ırkların ve soyların eşitsizliğinin benimsenmesi uğrunda kullanılmıştır. Her insan, kendi ırkını diğerlerinden üstün tutar edilmiştir. Her toplumda insanlara sadece dış görünüşünde benzerlerinden olanlarla toplum kurabileceği, onlarla birleşebilecekleri inancı işlenmiştir.

Böylece, eşitliğe karşı “eşitsizlik eğilimi” güçlendirilmiştir. Aile, okul ve diğer toplumsal çevrelerde özellikle çocuklara ve gençlere şöyle bir ilke işlenmiştir: «Senin dışındaki tüm diğer insanlar kendi aralarında eşit olabilir ama sen onlardan farklı ve daha üstünsün!»
Bunlar yanlıştır. İnsanları birbirlerinde düşürmekten, birbirlerine karşı çıkarmaktan, evrensel boyutta özlemi çekilen barış ve mutluluğu zedelemekten başka hiçbir işe yaramaz. Tüm insanlar doğuştan eşit olmasa bile gerek kendi toplumları içinde gerekse evrensel ölçekte eşit sayılmalıdır.

Bundan sonra eşitlik kavramının özgürlük kavramıyla bağlantısını özetle inceleyerek devam etmek istiyorum ama bu aşamada içimi burkan bir durum var.

Masonlukta eşitlik kavramı demek böyle görülüyor. Bu yüzden mason kuruluşları bu kavramı kendilerine bir temel ilke olarak almış. Bunun temel ilke olarak alınışı, aslında toplumlarda bulunmadığı ya da yeterli ölçüde gelişmediği, böylece insanların bu temel haklarından yoksun bırakılışından ileri geliyor.

Masonluk bunları düzeltebilecek bir kurum değil ama düzeltilmesi için savaşım verebilecek bir kurum.

Ne güzel… Biz de aynı görüşteysek masonları olanca gücümüzle destekleyelim.

Ancak masonlardan bir başka şey daha istemek hakkımız yok mu acaba?

Şöyle desek: Madem eşitlik Masonlukta bir temel ilkedir, herhalde Masonluk kendi kurumsal yapısı içinde bu konuyu çoktan çözümlemiştir.

Hani Konfüçyüs şöyle demiş ya: «Toplumlarına bir düzen vermek isteyen eski bilgeler, önce kendi aile yapıları içinde düzen sağlamayı öngörürlerdi.» (Bu söz tam olarak böyle değil ama bir özet çıkarırsak bu anlamı içerdiğini söylemek yanlış olmaz.)

Mason kuruluşlarında (genel olarak Masonlukta demek istemiyorum) bu konu çözümlenmiş midir?

Her mason kuruluşunda masonlar tüm yukarıda saydıklarım bakımından eşit sayılmakta mıdır?

Her mason kuruluşunda özellikle Masonluğa kabul edilecek kişiler bakımından her insan eşit sayılmakta olup, ayırım ve ayrıcalıklar ortadan kaldırılmış mıdır?

Masonluğa alınacak kişilerde birtakım bireysel nitelikler arandığını biliyoruz. :una pek bir itirazımız da olamaz. Masonluğun gereği budur. Örneğin Masonluğun öğretisini izleyebilecek ve kendini bu ortamda yetiştirebilme yeteneği bulunmayan kişilerin Masonluğa kabul edilmeyişi haklı görülebilir. Bu, kişiler arasında ayırım yapma, ayrıcalıklı bir topluluk oluşturma değildir. Masonluğa alınacak kişilerin her bakımdan özgür olmalarının aranışı da öyledir. (Eskiden İngiltere Birleşik Büyük Locası’nın “özgür doğmuş olmak” diye bir koşulu vardı. Bu bir Landmark olarak nitelendiriliyordu. Bereket bunun eşitliğe ne denli aykırı düştüğünü kavradı da bu koşulu “özgür olmak” biçiminde değiştirdi. Böylece Landmark denilen şeylerin çağın gereği uyarınca değiştirilebileceğini de ortaya koydu.)

Ancak dinler ve inançlar arasında da hiçbir ayırım gözetilmiyor mu acaba? (Bir zamanlar İngiltere Birleşik Büyük Locası’nın bu bağlamdaki koşulu teist nitelikli bir dine inanmış olmak idi. Sonradan bu da sakıncalı görüldü ve teist dinlere Hinduizm, Budizm, Konfüçyanizm ile Şintoizm gibi Doğu inançları da eklendi. Bu yetti mi? Yeter mi?)

Acaba ırk, soy ve cinsiyet ayırımı diye bir şey yok mu hiçbir mason kuruluşunun ilke ve tutumunda?

Bu kinik sorular konuyu ne tatsız bir boyuta taşıyor değil mi?

Korkarım mason kuruluşlarının Konfüçyüs’e biraz kulak vermelerinde yarar var.



Bu kadar eleştiri yeter. İşi ölçüsünde tutalım. Şu ortaya attığım soruları yanıtsız olarak bir yana bırakıp, izleyecek bölümde konumuza devam edelim.


« Son Düzenleme: Mayıs 14, 2012, 01:16:49 ös Gönderen: dogudan »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mart 29, 2012, 09:32:10 ös
Yanıtla #1
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1828

Selamlar,

sayin ADAM, iki bölümde yazmis oldugunuz bu yazi sizin görüslerinizmi, yani sizin " masonlukta sanirim böyledir veya böyle olmasini isterim" dediginiz seylermi, yoksa masonluktaki esitlik anlayisi gercekten bumu? Eger masonluktaki esitlik anlayisi budur diye yazdiysaniz ve göründügü kadariyla Mason arkadaslardanda bir itirazda gelmedigine göre, bunlari Masonlugun Esitlik Anlayisi diye alabilirmiyiz?

Saygilarimla
« Son Düzenleme: Mayıs 14, 2012, 01:19:35 ös Gönderen: dogudan »


Nisan 02, 2012, 10:23:45 öö
Yanıtla #2
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Bu yazıya yanıt vermeyi unutmuş olduğumu keşfettim.

Geçte olsa, yanıtlanmamış kalmasın dedim.

Benim incelemiş olduğum masonik yazından çıkarsadığım kadarıyla Masonluktaki eşitlik anlalyışı işte böyle, belirtmiş olduğum gibidir.

Öyledir de, belki de ben yanılıyorumdur.  Belki de bazı aktarımlarımda yanlışım vardır.

Bunların benim dediğim gibi değil, başka türlü olduğunu belirtecek olan varsa, işte forum, işte meydan, belirtir, paylaşır, gerekirse tartışırız.

Amacımız doğruları bulmak, elden geldiğince gerçeklere yaklaşmaktır.

Her ne kadar "Sükût ikrardan gelir." diye bir atasözümüz varsa, siz ona pek de itibar etmeyin. Bence bu bağlamda forumdaki suskun kalış başka gerekçelerden ileri geliyor.

   
« Son Düzenleme: Mayıs 14, 2012, 01:19:48 ös Gönderen: dogudan »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 14, 2012, 08:05:18 öö
Yanıtla #3
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 229

Sayin Adam,
Suskunlugumuzun gerekceleri neymis merak ettim gercekten. Bunu aciklarsaniz sevinirim.

Laus Deo
« Son Düzenleme: Mayıs 14, 2012, 01:18:14 ös Gönderen: dogudan »
YY & Y


Mayıs 14, 2012, 08:49:37 öö
Yanıtla #4
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Suskun kalanların suskunluk gerekçesi  bir harici forumunda değil ancak bir mason forumunda konu üzerinde görüş belirtecek denli kendilerini beğenmek ve üstün görmek değilse, Masonluğa girerken içtikleri andın/ettikleri yeminin gereği görevlerinin ne olduğunu tam olarak anlamışlarsa, üstelik bir de bu siteye üye olmuşlarsa, gereğini yerine getirirler.

Masonluktaki eşitlik anlayışı elbette sadace benim anlatmış olduğum kadar değildir. 
« Son Düzenleme: Mayıs 14, 2012, 01:17:51 ös Gönderen: dogudan »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 14, 2012, 10:42:31 öö
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi

Sn. ADAM

sizinle farklı görüşteyim bu konuda , herkez hür iradeye sahip , arzu eden yazar arzu etmeyen yazmaz insanlara zorlayarak hür iradelerine etki altına almak ne derece doğru ?
« Son Düzenleme: Mayıs 14, 2012, 01:20:05 ös Gönderen: dogudan »


Mayıs 14, 2012, 11:52:51 öö
Yanıtla #6
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Kesinlikle katılıyorum.

İsteyen yazar; istemeyen yazmaz.

Görev edinmiş olan yazar; görev üstlenmeyen yazmaz.

Kimseye görev edinsin diye baskı yapılamaz. Herkesin özgürlüğü var. Özgürlükten yana olanlar başkalarının da özgürlüğünü korur.

Kimseye mason olsun diye de baskı yapılamaz.

Mason olcak kişi birtkim görevler, sorumluluklar üstelenecek, yükümlülükler altına girecektir. Bunu önceden bilmelidir. Bildiğini varsayıyorum. Burada o yükümlülükleri anımsatıyorum hafiften.

Özgürlük Masonluğun temel ilkelerinin başında gelir. Bunu eşitlik izler. Eşitlik koşulsuz olmalıdır.  Ancak kimileri Masonlukta eşitliğin oluşabilmesi için ona bir inanç koşulu ekliyorsa, başkalarının (masonların) özgürlük hakkını çiğniyor, eşitliği zümreleştiriyor demektir.

Ben böyle düşünüyorum. Böyle düşünmeyen, kendi düşüncesini belirtir, tartışmaya girişebilir.

Burada, bu foruma üye olan masonların tartışmalara girişmeyişlerinden, bilgilerini aktarmayışlarından  ötürü yakınmada bulunan ben değilim. İsterim gelmelerini, şu çektiğim yükün bir bölümünü olsun almalarını. Ben onlara bu bağlamda âdeta bir suçlama yöneltmiş bulunuyorum. Buyursunlar, onu da tartışalım.

Buyurmak, tartışmak istemiyorlarsa, ben ne yapabilirim? Benim bu forumda yazdığım yanlışları düzeltmeye girişmezlerse, insanlar benim yüzümden yanlış bilgiler edinir. Gelsinler,. düzeltsinler. Gelmez, düzeltmezlerse ben ne yapabilirim? 

« Son Düzenleme: Mayıs 14, 2012, 01:17:34 ös Gönderen: dogudan »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Mayıs 14, 2012, 12:37:02 ös
Yanıtla #7
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 75
  • Cinsiyet: Bay

sn. adam

Bu yazıyı 1.5 yıl önce gördüğünüz bir takım negatif hadiseler üzerine yazmışsınız zannına kapıldım.. Masonluğun içinde elbetteki herkes eşit değildir. Neticede yapısı itibariyle burjuva bir kuruluştan bahsediyoruz. Tüm hayatını "statüler" elde edip, diğerlerinin üstüne çıkabilmek için harcayan insanların, kendi içlerinde eşitlik ilkesine bağlı olmaları elbette söz konusu olamaz. Hatta ben masonların gelir düzeyi ve konumlarına göre farklı localara ayrıldıklarını düşünüyorum.. Çok zengin masonların olduğu localar, orta zengin mason locaları, zengin sayılmayacak masonların locaları gibi.

Modern insana edilebilecek en büyük hakaret "diğerlerinden farklı olmadığını" söylemektir.. zira insanlık tarihinde kendi benliğini bu kadar yüceltip, milyarlarca insandan daha özel ve farklı bir insan olduğuna inanan başka bir canlı yaşamamıştır :) bu ayrıca çok da komik bir durum. düşünün ki hepsi birbirinin aynısı milyarlarca insan, ancak hepsi kendisinin diğerlerinden çok daha özel olduğuna inanıyor.. Bu aynı zamanda kibri, firavunlaşmayı, dolayısıyla helak edilmeyi çağıran bir psikoloji.
« Son Düzenleme: Mayıs 14, 2012, 01:20:52 ös Gönderen: dogudan »
Her emir özgürlüğün suratında patlayan bir tokattır!
Michail Bakunin


Mayıs 14, 2012, 01:07:31 ös
Yanıtla #8
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Eşitlik anlayışını herkesin eşit olması biçiminde alırsak, elbette yanlışlar yapar yanılgılara uğrarız.

Masonluktaki eşitlik anlayışı herkesin eşit olmasını sağlamak değildir. İnsanların, aralarındaki farklılıklarına karşın, belli kriterler karşısında, özellikle de hukuk bakımından (hukuk=haklar) eşit sayılmaları gerektiğinin savunulmasıdır.

George Orwell'in "Hayvanlar Çiftliği"ni okumamış olanlar bence mutlaka okumalı. Orada şöyle der:

«Bütün hayvanlar eşittir fakat bazıları daha eşittir.»


Bu söylenirken bir de ötede bu tartışmalara girmeyip, çalışmayı sürdüren görevini aksatmadan yerine getiren vardır. Eşitlerden değildir o; farklıdır. Eşitler laf üretir, o ise eşitlerin yaşam olanağını.

Eşitliği öncelikli tutarak savunanlar böyle yapmış, özgürlüğü ezmiş, bu nedenle kısa vadede sanki yoksullara eşitlik olanağı sağlar gibi görünmüşlerse de, uzun vadeye sıra gelemeden orta vadede  başarısız olmuşlardır.

Ben burada bir proleter ve burjuva terimi kullandıysam, bunu Engels'in manifestosundaki anlamda kullanmadım elbette. Günümüzde büyük kentlerimizin nüfusunun büyük çoğunluğu kıyılarda, varoşlarda yaşıyor. Orası kentsel kesim midir, kırsal mı? O insanlar proleter midir, değil mi? Aralarında burjuva sayılanları bile olabilir.

Buradaki konuyu polemik dışına çekelim. Gerçekleri görelim. Bilgi edinelim.

Bazı işler var ki, hep söylüyorum, tahminle olmuyor, bilgi gerekiyor.

Bu nedenle Sayın b12'nin dediği yanlış. Masonlukta öyle zenginler/kompradorlar locası, orta halliler ya da burjuvalar locası, dar geçimliler locası diye ayırımlar yok.

Şimdi diyeceksiniz ki, "Nereden biliyorsun. Belki de vardır." Hayır. Yok. Bu kesin bir sav. Aykırı bir savı olan belgesini getirmek durumundadır.

Fakat geçmişte başka ayırımlar varmış; şöyle: Askerler locası, mühendisler locası, zenciler locası, falanca meslekten olanlar locası, filanca memleketliler locası gibi... Böyleleri hâlâ var. Örneğin Almanya'da, Amerika'da sadece Türklerin üye olduğu localar var. İngiltere'de sadece hukukçuların locaları var. Türkiye'de sadece Amerikalıların üye olduğu localar var.

Fakat böylelerinin oluşu ne bir locanın kendi içindeki eşitliğin ölçüsü ne de dışında eşitliğe aykırı.                             

   
« Son Düzenleme: Mayıs 14, 2012, 01:20:31 ös Gönderen: dogudan »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
1 Yanıt
3604 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 12, 2012, 06:48:22 ös
Gönderen: yazbenide
0 Yanıt
2021 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 03, 2009, 01:27:34 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
4591 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 04, 2009, 07:55:10 öö
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
4422 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 06, 2009, 02:51:19 ös
Gönderen: Dino
1 Yanıt
2519 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 19, 2017, 11:41:52 ös
Gönderen: karahan
1 Yanıt
4148 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 01, 2010, 08:02:43 ös
Gönderen: ZAMAN
6 Yanıt
3815 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 03, 2013, 10:30:57 öö
Gönderen: ADAM
8 Yanıt
3816 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 08, 2013, 05:36:31 ös
Gönderen: karahan
1 Yanıt
1835 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 29, 2013, 12:52:36 öö
Gönderen: onur
0 Yanıt
1631 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 03, 2013, 04:54:16 ös
Gönderen: ADAM