Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Mısır İnisiyasyonu-3 Ölüm Deneyimi  (Okunma sayısı 5650 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 01, 2011, 12:32:08 öö
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 236
  • Cinsiyet: Bayan

Mısır İnisiyasyonu-3 Ölüm Deneyimi

    Derin bir vecd haline (letarji) giren rahip adayı, fizik ve astral bedenlerini gevşettikçe, o ana kadar yaşadığı tüm olaylar bir film şeridi gibi gözünün önünden geçmeye başlamakta, dünyasal şuuru da gitgide silikleşmekteydi. Dünyasal bağlantılarının eriyip dağıldığını hissettikçe, varlığının astral bölümü de serbeslleşmekte ve bir vecd halinin oluşması mümkün olmaktaydı. Artık o andan itibaren durugörü yeteneği devreye girmekte ve çeşitli imajları rahatlıkla algılayabilinekteydi.

    Dipsiz ve sonsuz karanlıklar içinde ilk fark ettiği, uzaklarda parlak küçük bir ışık noktası olmuştu... Nokta hızla kendisine yaklaşmakta ve yaklaştıkça da büyümekteydi... Sonunda her biri gökkuşağmdaki tüm renklere sahip beş ışınlı bir yıldız görünümü almıştı. Yıldızın tam merkezi ise sanki bembeyaz bir akkor halindeydi. Çevresine büyük bir manyetik etki saçmakta olan yıldıza hayranlıkla bakakalmıştı!...

    Adept bu gördüğünün ne olduğunu anlamaya çalışmaktaydı. Bu vizyonla mürşitleri ona bir şeyler mi anlatmaya çalışmakta yoksa görünmeyen alemin rehberlerinden kendisine bir mesaj mı gelmekteydi?... Her ikisi de olabilirdi ancak bunun şimdi hiç önemi yoktu. Bu yıldızın ne olduğunu daha sonra anlayacaktı...

    Biz bundan sonra olacakları izlemeye devam edelim...

    Bu vizyon az sonra yavaşça kaybolmakta ve aynı yerde bu kez bir çiçek tomurcuğu belirmekteydi. Karanlığın içinden açan bu çiçek, farklı bir duyarlılığa sahip gibi görünüyordu,.. Bunu çok kuvvetli olarak hissediyordu... Çiçek gözlerinin önünde beyaz bir gül halini alırken, taç yaprakları titreşmekte ve alev alev yanan orta kısmı kızıllaşmaktaydı...

    Adept, bu gülü görür görmez bunun "Isis Giilli" olduğunu anlamaktaydı. Bu uzun bir süredir koklamak istediği yani sırrına vakıf olmak istediği ''Mistik Bilgelik Giilii"ydü... O halde istediğine kavuşmak üzereydi... Rahip adayının zihninden bunlar geçerken, gül bir anda buharlaşmaya başlayıp, kendisinin üzerine doğru yayılmakta ve o ana kadar duymadığı hoşluktaki kokusu tüm benliğine işlemekteydi. Vecd halindeki Adept, işte o anda kendisini sıcak ve okşayıcı bir nefesin içine gömülmüş olduğunu hissetmekteydi.

    Buharlaşan gül, bulut haline gelmiş ve çeşitli şekillere bürünüp durmaktaydı. Kokusu hâlâ çevreye yayılmaktaydı... Sonunda bulut gittikçe daha fazla yoğunlaşmaya başlamakta ve bir insan yüzü görünümüne bürünmekteydi. Sonunda bir kadın yüzü oluşmuştu... Bu yüz daha önce mabette heykelini gördüğü îsis'in yüzüydü... Ama şimdi daha genç, daha sıcak ve içten bakışlıydı. Spiral beyaz bir tülle örtülü bedeni, tülün içinden yanmakta olan bir maytap gibi çevresine kıvılcımlı ışıklar saçmaktaydı.

    Elinde tuttuğu bir papirüs rülosuyla rahip adayına yaklaşan îsis "Ben senin görünmez kız kardeşinim" dedikten sonra, elinde tuttuğu papirüs rulosunu göstererek, sözlerine şöyle devam etmekteydi:
BU  GÖRMUS OLDUGUN SENIN YASAMLARININ KITABIDIR.KITAPTAKI  DOLU  SAYFALAR SENIN  GECMIS YASAMLARINI ICERMEKTEDIR.BOS  SAYFALARDA  GELECEK YASAMLARIN ICINDIR.BIR GUN BU SAYFALARIN TUMUNU GOZLERININ ONUNE SERECEGIM.ŞİMDİ ARTIK  BENI TANIYORSUN.NE ZAMAN CAGIRIRSAN YANINA GELECEGIM.
Bu sözler, İsis'in temsil ettiği ruhsal planla direkt irtibata girebildiği anlamına gelmekteydi. Artık bu planın bir zinciri haline gelmiş demekti. Bu da kendisinin bir "Adept" olduğu anlamına geliyordu.

İsis'in gözlerinden çıkan manyetik bir alanın tüm benliğini doldurduğunu ve bunun etkisiyle sanki bir tüy kadar hafiflediğini, ruhunun tüm evrene yayılmaya başladığını hissetmekteydi ki, inanılmaz bir ıstırap ve korkunç bir ağırlığın tüm benliğini sıkıştınnaya başlamasıyla, neredeyse nefesinin kesildiğini gördü. O inanılmaz huzur ortamından bir anda kendisini son derece kaba bir atmosferin içine hapsedilmiş olarak buldu. Gözlerini açtığında bedeninin verdiği ağırlıktan göz
kapaklarını bile açmakta zorlanıyordu. Elleri ve ayaklan sanki demir halkalara bağlıydı. Beyninin üzerinde onlarca kiloluk sanki taş bir blok oturtulmuş gibi hissediyordu. Yaşadığı fiziksel ıstırap tarif edilecek gibi değildi. Bir tüy gibi gökyüzünde gezinirken, bir anda kendisini demirden bir kalıbın sanki içine sıkıştırılarak konulmuş gibi hissetmeye başlamıştı!...

Bu yaşadıkları bedenine geri dönmesinin belirtileriydi... Nitekim gözlerini zorlukla açtığında, çevresinde Başrahibin ve mabedin en üst düzey majlannın bulunduğunu gördü. Değil ayağa kalkmak, gözlerini bile açık tutmakta zoriuk çekmekteydi. Kendisine sunulan teskin edici bir sıvıyı içtikten sonra ayağa kalkabildiginde, Majlardan biri ona doğru yaklaşıp şunları söylüyordu:
İŞTE YASAMA  DÖNDÜN.ŞİMDİ  GEL İNİSİYELER SÖLENİNE KATIL DA BİZE İSİSİN ISIGINDA YAPTIGIN SEYAHATI ANLAT.ARTIK INISIYE ADAYI DEGIL , SENDE BİR İNİSİYESİN.SENDE  BİZLERDEN BİRİSİN.
Bu yaşananlar, İsis İnisiyasyonu'nun sonu, Osiris İnisiyasyonu'nun ise başlangıcı anlamına geliyordu. Ezoterizm'de Küçük Sırlar'dan Büyük Sırlariar Aşaması'na geçişe karşılık gelen bir safhaydı bu... Ve bundan sonraki eğitimi Büyük Piramid'in içindeki merkezlerde geçecektir... Bu merkezlerden biri de piramidin rasathanesiydi. Astrolojik çalışmaların yapıldığı bu merkezde gökcisimleri izlenmekteydi. Özellikle de bu izlemede "Büyük Köpek Takım Yıldızı" ayrıcalıklı bir
yere sahipti.

Büyük Piramit'teki eğitimin önemli bir bölümünü Thot'un Kitabı'nda ve Mısır'ın Ölüler Kitabı'nda dile getirilen ezoterik bilgilerin inisiye adayına aktarılması oluşturulmak­taydı.



Quoddam ubiquae, Quoddam semper, Quoddam ab omnibus, creditum est!


Ocak 01, 2011, 05:36:26 öö
Yanıtla #1
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bay

İlginç bir kitapmış.
Ancak bir sorun var, maddi âleme olan bedensel bağların hepsinden kopmak bu dünyada bilemeyeceğimiz kadar güzel bir şeydir. Siz, ben veya kim ölürse ölsün, isis hikâye kalır gibi geliyor.
Bir yol göstericiye burada ihtiyacınız olabilir ama öteki tarafta gerekmese gerekir.
Yoksa ölmüş sayılmazsınız.
Neden bu kadar bilmişçesine yazıyorum açıklayayım; çünkü deneyimledim.
Bütün maddi âlemden kopunca, sizi hiçbir şeyin bağlamayacağını gördüm. İnanılmaz bir huzur, inanılmaz bir mutluluk ve inanılmaz bir özgürlük.
Bütün yaşadıklarım buydu.

İstediğiniz her türlü maddi âlemi yaratabilirdiniz, tabi isterseniz, tamamıyla keyfiyetinize kalmış bir şeydir.
Ancak şu var ki; aşırı bir inanç içindeyseniz, o âlemde bunları sürdürmeye devam etmeniz kaçınılmazdır.
Mantıklı değil mi?
Çünkü bilinciniz veya şuurunuz budur, bütün benliğinizle İslamiyete inanıyorsanız, hayal gücünüz sizi ancak ya cennete yada cehenneme götürür, yada bunların arasında dolaşır durursunuz. Ateistseniz sorgulamalardan başınızı kaldıramazsınız.
Ben yaşadım, pardon öldüm.:)
Tesadüf bir deneyimdi, hiç planlamamıştım ve hazırlık da yapmamıştım. Ama yaşadığım coşkuyu hala üstümden atamadım. O ne keyifti, o ne huzurdu, o ne özgürlüktü, anlatamam.

Tabiî ki beyni ritüeller veya inançlarla bir yola kanalize ederseniz onun içinden çıkamaz ve çıkmayı da istemezsiniz.
Bu doğal değil mi?
Bütün her şeyinizi, bedeninizi, sevdiklerinizi, güzelliklerinizi, çirkinliklerinizi, acılarınızı, mutluluklarınızı bırakabilirseniz, öldüğünüzde keyif almayı yaşayabilirsiniz gibi geliyor bana. Sanırım Budha da bunu anlatmak istiyordu, onun çemberini araştırırsanız, bağımlılığımızın sebeplerini, yanılgılarımızın sebeplerini ve birçok şeyi görebilirsiniz. Aslında konu çok uzun.

Söylediklerimde mantık hatası varsa lütfen söyleyiniz. Çünkü yaşadığım bu deneyi konuşmak, anlatmak, paylaşmak ve eleştirmek için insan arıyorum.

Saygılarımla...
« Son Düzenleme: Ocak 01, 2011, 05:39:16 öö Gönderen: Prometheus »
Bir yere ait olmayı hiç istemedim. Ya kendim olurum yada başkalarının arkamdan övgüleri ile ölmüş olurum.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
2 Yanıt
3155 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 22, 2007, 10:28:51 ös
Gönderen: GölGe
1 Yanıt
3037 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 10, 2008, 09:37:25 öö
Gönderen: Prenses Isabella
Mısır mitolojisi

Başlatan bugfree Mitoloji

0 Yanıt
2432 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 06, 2008, 01:48:26 öö
Gönderen: bugfree
2 Yanıt
11875 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 01, 2018, 04:03:42 ös
Gönderen: Zennn
0 Yanıt
4315 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 31, 2010, 11:45:25 ös
Gönderen: AQUA
0 Yanıt
4397 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 01, 2011, 12:24:44 öö
Gönderen: AQUA
2 Yanıt
3234 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 28, 2016, 12:59:14 öö
Gönderen: Tık-Tik-Tak
6 Yanıt
4566 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 28, 2013, 07:46:32 öö
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
2152 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 01, 2014, 08:06:40 öö
Gönderen: ADAM
7 Yanıt
4865 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 10, 2014, 07:41:59 öö
Gönderen: KAM