Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Ruh hakkında bir soru  (Okunma sayısı 7488 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 24, 2011, 05:58:22 ös
Yanıtla #10
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bay

Peki sayın MYSTICPROVOCATEUR,
Ne zaman yazarsanız yazın, zevkle bekleriz, sorun değil:)

Aşınmayan bir şey nasıl şekil alabilir? Yada ne etki ederde gelişir veya değişir? Yani düşünün tamamen izole edilmiş bir madde-hava, su, ısı, ışık, yer çekimi, manyetik alan, vb..- aklınıza ne gelirse artık, hiç bir etki altında kalmazsa ne şekilde değişebilir? Ruh hiçbir şeyin etki etmediği bir şeyse nasıl değişir? veya etki altında kalıyorsa, teorik olarak aşınması düşünülemez mi?

Bu konuyu açmamın sebebi, ruh, yaşamadan, içine girmeden, asıl kimliğini tamamen unutarak hayatın içinde olmadan nasıl öğrenebilir? Varoluşumuzun sebebi bu olabilir mi?
Kitaplardan okumakla veya sinema gibi seyretmekle bir acıyı öğrenebilir misiniz? Yada birlikte çalışmanın, başarmanın hazzını nasıl bilebilirsiniz? Üstelik size statik bir evrende sunulmuyor, sizinde etkinizle değişim gösterebilen, her an gelişen, değişen, dinamik bir evren sunuluyor. Hayatın güzel oluşu yoksa burada mı?
Yani bizim bildiğimiz acılar, mutluluklar aslında yapay ve biz bunlardan yeni şeyler mi çıkartacağız? "Biz Öğrenmeyi mi öğreniyoruz?"

Ulu mimarın mesajı derken, illa karmaşık ve evrenin gerçeklerini açıklayan bir mesajı kastetmemiştim.  Dinler kadar basit olmasa da, basit bir şeyde olabilir.

Hala merak ediyorum, hiçbir şeyden etkilenmeyen, sonsuzdan gelip sonsuza giden bir varlık nasıl öğrenir? Bir şeyler alan bir varlık nasıl olur da değişmez? Değişiyorsa, genişliyorsa, bunların arasında bir ölçü(boy, beden) farkı nasıl oluşmaz?

Saygılarımla..
Bir yere ait olmayı hiç istemedim. Ya kendim olurum yada başkalarının arkamdan övgüleri ile ölmüş olurum.


Temmuz 20, 2011, 03:48:43 ös
Yanıtla #11
  • Ziyaretçi

Sn. Prometheus, bana biraz hayatının belli bi bölümünü keşfetmek yerine başkalarının keşfettiklerini kullanarak geçirmişsin gibi geldi. Insanların ruh tanımı yapması, "acaba ruh nası bişey" diye sorması, içlerine bakıp cevabı bulmalarına engel olan şey bana göre, çünkü yazının sonunda da dediğim gibi ruh sadece bir semboldür. Ben bütün mesajın sembolik verildiğine inanırım, mesajın içeriği de hepimizin içinde yer alan birşey.

Eğer soruya cevap bulmaya yoğunlaşırsan konudan uzaklaşır doktrinlere girer tıpta çözüm ararsın. Fakat ben "Pi" sayısının ruhla olan ilgisinden bahsetmeye çalışıyorum burda. Çok sevdiğimiz matematik Pi sayısına bir patern bulamamıştır ve pi'nin küsuratı sonsuzdur.

Demek istediğim şey, ruh nedir sorusuna cevaba odaklanmak yerine, sorunun çıkış noktasına odaklan. Sessiz bir ortamda meditasyon yap. Akıl, vücut ve ruh üçlüsünün bütünlüğünü bi harmoniye aldığın zaman bütün bilgileri dışardan değil içerden almaya başlarsın.

Benim için ruh nedir? Benim için ruh yaptığın seçimlerin enerjilerinin yapıldığı andan itibaren sonsuzlukta dalgalanmasıdır. Sen nasıl seçimler yapmışsan ruhun da öyle sonsuzlukta dalgalanacaktır. Taş bir levhaya çiviyle yazı yazmanı isteseler, nası bi cümle bırakmak isterdin sonraki nesillere? Ben böyle bakıyorum, o cümlenin içeriği gibidir ruh. Zamana analitik olarak değil farklı bi şekilde bakmaya çalıştığında diğer insanlara ve etrafa sürekli etki eden bir oluşum olduğunu aklına getir. Eğer sen insanları bilinçlendirmek yerine keşfettiğin inanılmaz değerli bir bilgiyi kendine saklar ve bunu kullanarak etrafındakiler ve kendin yerine sadece kendini kalkındırırsan, kendini yükseliyor zannedersin. Herkes seni sever gibi gözükür, ama içini göremeyen biri olarak ruhun her zaman benlik bilincini aşamamış olur ve karanlık tarafta kalır. Ruh bir sembol. Bazıları ruhun gizli bir pembe manyetik alan olduğunu zannediyor galiba.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
30 Yanıt
44000 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 28, 2009, 06:38:16 ös
Gönderen: Waldow
1 Yanıt
2761 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 19, 2007, 03:37:09 öö
Gönderen: bilmeliyimgalilei
4 Yanıt
3300 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 15, 2008, 07:15:23 ös
Gönderen: Isis
18 Yanıt
10881 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 17, 2008, 07:44:19 ös
Gönderen: enes34
1 Yanıt
2317 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 20, 2010, 09:59:19 öö
Gönderen: zarathustra
5 Yanıt
5280 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 04, 2010, 02:19:31 öö
Gönderen: abdkeskin
5 Yanıt
5695 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 11, 2010, 10:44:55 öö
Gönderen: karahan
6 Yanıt
5321 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 30, 2011, 06:49:09 ös
Gönderen: Eagle35
1 Yanıt
2503 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 21, 2013, 06:52:46 ös
Gönderen: ceycet
1 Yanıt
1884 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 08, 2014, 10:09:51 ös
Gönderen: Melina