Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ ?  (Okunma sayısı 8730 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mayıs 29, 2007, 12:51:53 öö
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 153
  • Cinsiyet: Bay

Din, devlet, laiklik ve birey!

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlar arasında inanca dayalı ayrım yapmaktadır. Bu hükümet bu ayrımı daha da derinleştirmektedir.

 

Devletin Diyanet hizmetini sadece sunni mezhebi inancına sahip vatandaşlar almaktadır; imam-hatip okullarına ve kuran kurslarına sadece sunni mezhebi inancına sahip vatandaşların çocukları gitmektedir. Zorunlu din derslerinde sunni mezhebi her inançtan ailenin çocuğuna zorunlu öğretilmektedir. Oysa müslüman, hıristiyan, yahudi, sunni, alevi, dinsiz ve daha birçok inanca sahip vatandaşlardan alınan vergilerle bu hizmetler yapılmaktadır. Devlet inanca dayalı taraf olmaktadır, sadece bir kısım vatandaşına inanç hizmeti vermektedir ve bir mezhebi destekliyor durumundadır, kısaca inanca dayalı ayrımcılık yapmaktadır. Bu durum inanç özgürlüğüne, vicdan özgürlüğüne, insan haklarına karşıdır. Bütün bunlar, devletin ve hükümetin vatandaşlara inancından dolayı baskı anlamına gelmektedir.

 

Laik devlette devletin din öğretmesi ne demektir? Hangi dini öğretiyor ya da Müslümanlığın hangi mezhebini öğretiyor sorularına yanıt aranmalıdır.  Oysa ülkemizde birçok inançtan, dinden insan yaşamaktadır. Her inançtan insana sadece baskıyla bir din (mezhep) öğretilmektedir... Bu, yurttaşlara inançlarından dolayı  baskı ve zulüm anlamına gelir!

 

Her dinde birçok yorum ve farklı inanç biçimleri vardır. Devlet, din eğitimi ve hizmeti veriyorsa, ya bunlardan birini tercih edecek ya da kendi yorumuyla bir din/mezhep öğretecektir (Her inanç için eğitin/hizmet yapmak yapmak imkansızdır, çünkü çok sayıda farklı inanç vardır, bu nedenle devlet bu işi inanç sahiplerine bırakmalı, herkesten toplanan bütçeden pay ayırmamalıdır. Ya da inanç nüfusu tespiti yapıp her inanca nüfusu oranında bütçeden pay ayırmalıdır, ateisti dahil).

 

Devletin ve hükümetin sunni mezhebi dışındakilere yaklaşımı tamamen despotik, ayrımcı, saygısız bir yaklaşımdır. Bugüne kadar ki uygulamalarla sabittir artık. Unutmayalım, bu ülkede hem hıristiyanlar, hem yahudiler hem de dinsizler ya da farklı inanç biçimleri vardır. Devletin müslüman diyerek devamlı sunni mezhebiyle ve yurttaşlarıyla öz evlat ilişkisinde olması, hep onu düşünmesi inanılmaz boyutta ayrımcılıktır ve artık son bulmalıdır (Diyanet, imam-hatipler, kuran kursları, zorunlu din dersleri...).

 

Sonuç olarak, din eğitimi ve hizmetlerinin herkesten alınan vergilerle yapılması kaldırılmalıdır, devlet dine karışmamalıdır. Sunni mezhebi inancı dışındaki vatandaşlar, hıristiyan, yahudi ve diger dinlerdeki vatandaşlarımız din hizmetlerini, din ya da inanç eğitimlerini nasıl kendileri finanse edip organize ediyorlarsa her inanç öyle yapmalıdır!...

 

Türban:

 

1)      Okullarda giyim kuşam yönetmeliği varsa bu yönetmelik bazı giyim tarzlarını (kara çarşafla, dekolte (mayo şortla) okula gelmeyi) yasaklarken neden Türbanı serbest bıraksın, bu inanca dayalı ayrımcılık olmaz mı? Ya giyim-kuşam yönetmeliği kaldırılmalı ya da inanca dayalı giyim-kuşam yönetmeliği olmamalı, ayrımcılıktır.

 

2)      Bunca yıldır (tarih boyunca) müslümanlığın mezhepleri arasında çatışmalar savaşlar oluyorken devlet dairelerinde türban gibi dini simgelere izin verilebilir mi? Bu devletin vatandaşlarına karşı taraflı davranması değil midir?

 

3)      Diyanet işleri, imam-hatipler, kuran kursları, zorunlu din dersleri vatandaşların inançları üzerinde baskı oluştururken, sunni mezhebi inancı egemen olmak için uğraşırken, yine sunni inancına ait olan kadının türban takması ya da başını örtmesi baskı yaratmaz mı? Bu adaletsizlik çözülmeden inanç konusunda sağlıklı bir durum/davranış beklenebilir mi?

 

4)      Başbakan ve bazı bakanların açıklamaları, devlet imkanları içinde hareket eden eşlerinin davranışları örtünmeyen bayanlar üzerinde örtünmeleri yönünde baskı yaratmaktadır. Türkiye gittikçe sadece başı örtülü kadınların bulunduğu ve “özgür” olduğu bir ülkeye dönüşmektedir.

 
Devlete ve hükümete çağrı: Yurttaşın inancından elini çek, yurttaşlar arasında inanca dayalı ayrımcılık yapma!!!

(İNTERNETTEN ALINTIDIR)
İnsanoğlunun en büyük merakı, görmediği ve bilmediği gizli şeylere karşıdır.Merak ilmin hocası olduğu için  o, bu merakında haklıdır...


Mayıs 29, 2007, 01:42:13 öö
Yanıtla #1
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 788
  • Cinsiyet: Bay

komik bir yazı,olanca konu göz ardı edilmiş ve yazılmış..

sn.Hutgin copy-paste larda internet i kaynak gösteriyorsunuz ancak yazıların yazarlarını  o yoksa bile  website ismini gösterirseniz sevinirm.
« Son Düzenleme: Mayıs 29, 2007, 01:43:49 öö Gönderen: hiario »
Vostede é vostede. . Nunca perder o caducidade. .


Mayıs 29, 2007, 01:46:06 öö
Yanıtla #2
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 153
  • Cinsiyet: Bay

Ben site reklamı yapmam  kardeşim
Bu siteyede yakışmaz ayrıca bir bir grubun yazısıdır!
Ayrıca neye ve kime göre komik aydınlatırsanız sevinirim...
İnsanoğlunun en büyük merakı, görmediği ve bilmediği gizli şeylere karşıdır.Merak ilmin hocası olduğu için  o, bu merakında haklıdır...


Mayıs 29, 2007, 06:14:35 ös
Yanıtla #3
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 153
  • Cinsiyet: Bay

SN. hiario
Komik oldoğunu söylediniz tezinizi açıklayın hep birlikte gülelim....

SAYGILARIMLA.
« Son Düzenleme: Mayıs 29, 2007, 06:29:27 ös Gönderen: HUTGIN »
İnsanoğlunun en büyük merakı, görmediği ve bilmediği gizli şeylere karşıdır.Merak ilmin hocası olduğu için  o, bu merakında haklıdır...


Mayıs 30, 2007, 01:06:11 öö
Yanıtla #4

T.C Devleti'nin resmi dini ve mezhebi yoktur.
Devlet okullarında verilen dersin adı ''Din Dersi'' değil , ''Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi'' dersidir. Bu ders zorunlu değildir, isteğe bağlıdır. Eğer öğrenci yada velisi bu dersin alınmasını istemezse dersten muhafiyet ve yerine '' Vatandaşlık'' türü bir ders eklemesi yapılabiliniyor.
Diyanet İşleri kurumu bir tek dini temsil etmemektedir en azından isim olarak.
T.C vatandaşlık bilgilerinde kişi Din bölümüne istediği inancı yazdırmakta özgürdür ve isterse boş bırakabilir.

Türban konusu yılllardır siyasi bir oyuncaktır ancak insan haklarından bahsedeceksek bu duruma en güzel çözüm serbest giyimdir.( türban-haç-etek-mayo vs. benim için aynıdır.)

İbadet için açılan kurumlar, binalar her din ve düşünceye açık olmalı bununla birlikte insanlar dilediği inancı yaşayacakları ve öğretecekleri kurumlar açabilmelidir.

Yukarıdaki Alıntı yazının söylemi yanlıştır. İnsanlara olmayanı oldu diye anlatmakta yanlış bilgilendirmektedir. Siyasi bir amaç taşıdığı kanısındayım.
Şuanki Hükümetin eleştirilebilir başka yönleride olabilir ancak Hükümet üzerinden bunları söylemeleri saçma olmuş.

Sayın Hutgin, yazım internet haberi karşısındaki düşüncerimdir.

Saygılarımla.


Mayıs 30, 2007, 01:12:57 öö
Yanıtla #5
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 153
  • Cinsiyet: Bay

KOMİK BULMAYIP,   CİDDİ CİDDİ  YAZDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER...
KENDİ DÜŞÜNCEM DEĞİLDİ  FORUMDAKİLERİN NE DÜŞÜNDÜĞÜ MERAK ETTİM!
SAYGILARIMLA.
İnsanoğlunun en büyük merakı, görmediği ve bilmediği gizli şeylere karşıdır.Merak ilmin hocası olduğu için  o, bu merakında haklıdır...


Mayıs 30, 2007, 12:02:37 ös
Yanıtla #6
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1091
  • Cinsiyet: Bay

İlahyat fakültesine girerkn yani össye giriğ belli bir puanı alıp orayı tercih ettiğinde sana kimse sen hangi mezheptensin diye sorulmaz.İstersen yahudi ol ilahyat fakültesine girebilirsin. Yok şu mezheptekiler giriyorlar fakülteyede ayrımcılıkvar. Bu nasıl bir eleştiridir. Demek ki senin mezhebindekiler o fakülteyi tercih etmemiş.

İkincisi çocuğunu istersen din dersinden mahrum bırakabilirsin o zorunlu bir ders değildir.

üçüncüsü Din dersinde bütn mezhepleri öğreniyorsunuz ve diğer dinleride tanıyorsunuz. Liseyi bu sene bitiriyorum ben şahsen gördüm.

Dördüncüsü Amerikada türbanlı üziversite okuyabilyorsun orası özgürlük ülkesi değil mi ? Türbanın yönetmelikle ne alakası var. Size hoş gözükmüyor diye insanlar dinini yaşamamalı mı ?

Beşincisi başbakanın karısını başı örtülü olması başbakanı enterese etmez o o kadının kendi özgürlüğüdür. Anayasada başbakanın eşi başörtüsü takamaz diye bir şey yazıyor mu yada sokakta başörtü takamazlar diye ?

Ve en önemlisi bu ülkenin yüzde 30 u AKP yi seçti yani onun ideolojisini seçti o yüzden yüzde 30 a saygılı olucaksın.

''Kızıl elmada buluşalım''


Mayıs 30, 2007, 02:07:45 ös
Yanıtla #7
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 153
  • Cinsiyet: Bay

1.  Bu makalenin benim düşüncelerim olmadığını belirttimÖncelikle yazıların tamamını okumanızı rica ediyorum...
2.Devletin okulunda Din kültürü ve Ahlak bilgisi dersi seçmeli derstir ve nedense biz seçmediğimiz halde mecburi görürüz...
3.Ben liseyi bitireli 2  yıl oldu ama eğitimin içeriğini iyi bilirim...
4.Eşine sahip çıkamayan başbakan devletine hiç sahip çıkamaz...
5.Ülkenin %60 oy kullanmışsa bunların %30 AKPYE OY VERMİŞSE  O BENİ ALAKADAR ETMEZ
AİLECEK  AKP'YE OY VERMEDİK.DEMOKRASİYLE YÖNETİLİYORSAK EĞER DÜŞÜNCELERİMİ 
ÖZGÜRCE (KİMSEYİ İNCİTMEDEN)
SÖYLEYEBİLİRİM!

Ayrıca //Ve en önemlisi bu ülkenin yüzde 30 u AKP yi seçti yani onun ideolojisini seçti o yüzden yüzde 30 a saygılı olucaksın.// 
bu hayatta hiç tanımadıgın birine emir vermeye kalkma kardeşim...
2. Abdulhamid'e  laf diyen yok!O kadar çok AKP'yi savunuyorsan Abdulhamid'in resminin yerine ERDOĞAN'IN resmini koy...

Saygılarımla

« Son Düzenleme: Mayıs 30, 2007, 02:22:02 ös Gönderen: HUTGIN »
İnsanoğlunun en büyük merakı, görmediği ve bilmediği gizli şeylere karşıdır.Merak ilmin hocası olduğu için  o, bu merakında haklıdır...


Mayıs 30, 2007, 05:23:13 ös
Yanıtla #8
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 1091
  • Cinsiyet: Bay

Sen heralde o ailenin içindesin. Karısına sahip çıkamıyor he ? Erdoğanında savunduğum yok AKP yi savunuyorum.
''Kızıl elmada buluşalım''


Mayıs 30, 2007, 06:55:53 ös
Yanıtla #9
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 566
  • Cinsiyet: Bay
    • Yok site mite...

Din, devlet, laiklik ve birey!

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlar arasında inanca dayalı ayrım yapmaktadır. Bu hükümet bu ayrımı daha da derinleştirmektedir.

 
Su anda bir AYRIM yoktur, ama bulunan hukumetin bu ayrimi yaratmaya calistigi, ve ileride yaratacagi kesindir.
Alıntı
Devletin Diyanet hizmetini sadece sunni mezhebi inancına sahip vatandaşlar almaktadır; imam-hatip okullarına ve kuran kurslarına sadece sunni mezhebi inancına sahip vatandaşların çocukları gitmektedir. Zorunlu din derslerinde sunni mezhebi her inançtan ailenin çocuğuna zorunlu öğretilmektedir. Oysa müslüman, hıristiyan, yahudi, sunni, alevi, dinsiz ve daha birçok inanca sahip vatandaşlardan alınan vergilerle bu hizmetler yapılmaktadır. Devlet inanca dayalı taraf olmaktadır, sadece bir kısım vatandaşına inanç hizmeti vermektedir ve bir mezhebi destekliyor durumundadır, kısaca inanca dayalı ayrımcılık yapmaktadır. Bu durum inanç özgürlüğüne, vicdan özgürlüğüne, insan haklarına karşıdır. Bütün bunlar, devletin ve hükümetin vatandaşlara inancından dolayı baskı anlamına gelmektedir.
Alakasi yok, hicbir zorlama yok. Lisedeyken (uzuuun yillar once) istemeyen almiyordu bu dersi. O zamanlar simdiki gibi kredili ders uygulamasi da yoktu.
 
Alıntı
Laik devlette devletin din öğretmesi ne demektir? Hangi dini öğretiyor ya da Müslümanlığın hangi mezhebini öğretiyor sorularına yanıt aranmalıdır.  Oysa ülkemizde birçok inançtan, dinden insan yaşamaktadır. Her inançtan insana sadece baskıyla bir din (mezhep) öğretilmektedir... Bu, yurttaşlara inançlarından dolayı  baskı ve zulüm anlamına gelir!
Laik devlette din ogretilmesi demek EGITIM verilmesi demektir. Devletin alik olmasi demek DIN egitimi verilmeyecek demek degildir. Ayrica bir baski da soz konusu degildir.

 
Alıntı
Her dinde birçok yorum ve farklı inanç biçimleri vardır. Devlet, din eğitimi ve hizmeti veriyorsa, ya bunlardan birini tercih edecek ya da kendi yorumuyla bir din/mezhep öğretecektir (Her inanç için eğitin/hizmet yapmak yapmak imkansızdır, çünkü çok sayıda farklı inanç vardır, bu nedenle devlet bu işi inanç sahiplerine bırakmalı, herkesten toplanan bütçeden pay ayırmamalıdır. Ya da inanç nüfusu tespiti yapıp her inanca nüfusu oranında bütçeden pay ayırmalıdır, ateisti dahil).
Bu isi inanc sahiplerine biraktigin zaman bir cok tarikat turuyor. Hem bunu yasaklayip hem de okulda egitim vermezsen, gizli tarikatler olusacaktir. Bunlarin verecegi egitim devletinkinden daha yanli olaacktir ;)
Alıntı
Devletin ve hükümetin sunni mezhebi dışındakilere yaklaşımı tamamen despotik, ayrımcı, saygısız bir yaklaşımdır. Bugüne kadar ki uygulamalarla sabittir artık. Unutmayalım, bu ülkede hem hıristiyanlar, hem yahudiler hem de dinsizler ya da farklı inanç biçimleri vardır. Devletin müslüman diyerek devamlı sunni mezhebiyle ve yurttaşlarıyla öz evlat ilişkisinde olması, hep onu düşünmesi inanılmaz boyutta ayrımcılıktır ve artık son bulmalıdır (Diyanet, imam-hatipler, kuran kursları, zorunlu din dersleri...).
Fazla yorum yapmayacagim. Hala ZORUNLU DIN DERSI diyor. Bir arkadasin dedigi gibi Din Kulturu ve AHLAK bilgisi!

 
Alıntı

Sonuç olarak, din eğitimi ve hizmetlerinin herkesten alınan vergilerle yapılması kaldırılmalıdır, devlet dine karışmamalıdır. Sunni mezhebi inancı dışındaki vatandaşlar, hıristiyan, yahudi ve diger dinlerdeki vatandaşlarımız din hizmetlerini, din ya da inanç eğitimlerini nasıl kendileri finanse edip organize ediyorlarsa her inanç öyle yapmalıdır!...
Peki... Kurulacak olan BINLERCE dernegi (yani tarikati) nasil kontrol edeceksin?
 
Alıntı
Türban:

 

1)      Okullarda giyim kuşam yönetmeliği varsa bu yönetmelik bazı giyim tarzlarını (kara çarşafla, dekolte (mayo şortla) okula gelmeyi) yasaklarken neden Türbanı serbest bıraksın, bu inanca dayalı ayrımcılık olmaz mı? Ya giyim-kuşam yönetmeliği kaldırılmalı ya da inanca dayalı giyim-kuşam yönetmeliği olmamalı, ayrımcılıktır.
Dogru, ama turban yasagi sonradan gelmistir.
 
Alıntı
2)      Bunca yıldır (tarih boyunca) müslümanlığın mezhepleri arasında çatışmalar savaşlar oluyorken devlet dairelerinde türban gibi dini simgelere izin verilebilir mi? Bu devletin vatandaşlarına karşı taraflı davranması değil midir?

 
SIMGE olayina iyi bakmak lazimdir. Zaten SIMGE olunca yasaklanmistir. Inanc icin giyilecekse (ve giyiliyor olsa) ne zarari var? 30 yil once sorunmuydu bu!
Alıntı
3)      Diyanet işleri, imam-hatipler, kuran kursları, zorunlu din dersleri vatandaşların inançları üzerinde baskı oluştururken, sunni mezhebi inancı egemen olmak için uğraşırken, yine sunni inancına ait olan kadının türban takması ya da başını örtmesi baskı yaratmaz mı? Bu adaletsizlik çözülmeden inanç konusunda sağlıklı bir durum/davranış beklenebilir mi?
Herkese uygun adaleti ancak Allah dagitabilir. Devletlerin boyle bir adaleti dagitmasini beklemek utopya olur.

 
Alıntı

4)      Başbakan ve bazı bakanların açıklamaları, devlet imkanları içinde hareket eden eşlerinin davranışları örtünmeyen bayanlar üzerinde örtünmeleri yönünde baskı yaratmaktadır. Türkiye gittikçe sadece başı örtülü kadınların bulunduğu ve “özgür” olduğu bir ülkeye dönüşmektedir.
Bu aciklamalarin din ile alakasi yoktur. Bunlar siyasi oyunlardir. DIN icin yapiliyor olsa tartismasi bile yapilmazdi, merak etmeyin. Oylari etkileyecek bir aciklama goreniniz oldumu?
Alıntı
Devlete ve hükümete çağrı: Yurttaşın inancından elini çek, yurttaşlar arasında inanca dayalı ayrımcılık yapma!!!

(İNTERNETTEN ALINTIDIR)
Ayrimcilik olmamali tabiki. Ama unutmayin ki HUKUMET secmen bazinin dusunce yapisiyla hareket eder.
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlari sevmiyorum.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
4 Yanıt
2368 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 12, 2007, 08:28:07 ös
Gönderen: Prenses Isabella
14 Yanıt
6531 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 25, 2014, 09:21:53 ös
Gönderen: yazbenide
13 Yanıt
4322 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 09, 2014, 02:28:11 öö
Gönderen: student
6 Yanıt
2252 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 31, 2014, 07:14:55 ös
Gönderen: Nicolus
18 Yanıt
4214 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 19, 2015, 10:22:02 ös
Gönderen: Samuray
15 Yanıt
7765 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 03, 2015, 03:56:56 ös
Gönderen: propulsion